04:58 19 Ağustos 2017
Ankara+ 18°C
İstanbul+ 23°C
Canlı Yayın
    Gazeteci Can Dündar

    Can Dündar 17-25 Aralık nedeniyle hakim karşısına çıktı

    © AA/ Arşiv
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 234 0 0

    MİT TIR'ları haberi nedeniyle tutuklanan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, 17-25 Aralık fezleke ve soruşturmalarıyla ilgili köşe yazıları ve yazı dizisi nedeniyle hakim karşısına çıktı.

    İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki dava, büyük salonda görüldü. Davaya Can Dündar'ın eşi Dilek Dündar ve oğlu Ege Dündar'ın yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, gazeteciler Ruşen Çakır, Ceyda Karan, Pınar Türenç, Tarık Akan, Rutkay Aziz gibi çok sayıda ünlü isim izleyici olarak geldi. Duruşmaya, tutuklu gazeteci Can Dündar jandarmalar eşliğinde getirildi. Can Dündar salona girdiğinde kalabalık tarafından alkışlandı. Dündar, duruşmayı izleyen kalabalığı selamladı.

    CEVAP-DÜZELTME YAYIMLAMAMAKTAN BERAAT

    Can Dündar ilk olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın cevap ve düzeltme metnini mahkeme kararına rağmen yayımlamadıkları gerekçesiyle hakim karşısına çıktı. Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Abbas Yalçın'ın da sanık olduğu davadaki savunmalarında, tebligatın usulüne uygun yapılmadığını, buna rağmen cevap metnini yayımladıklarını, suçun unsurları oluşmadığından beraatlerini talep ettiler. Mahkeme, Basın Yasası gereğince kesinleşmiş cezanın önkoşul olduğunu belirterek Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararına yönelik itiraz yolu açık olup kesinleştirilmemiş olduğu anlaşıldığından Dündar ve Yalçın'ın beraatlerine karar verdi.

    ‘İSPAT HAKKIMIZI KULLANMAK İSTİYORUZ'

    Can Dündar, daha sonra Recep Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan'ın şikâyetçi oldukları ‘hakaret' davası kapsamında ifade verdi. 18 Temmuz 2014 tarihli ‘Fezleke okumak hakkımız', 1Temmuz 2014'te ise ‘Erdoğan'ın yumuşak karnı' başlıklı yazıları nedeniyle hakaret suçundan yargılanan Dündar'ın avukatı Akın Atalay, ‘Müdahil taraf onur, şeref ve saygınlığının rencide edildiği iddiasında bulunmuştur. TCK 127'inci maddeye göre şikâyetçilere yöneltilen isnadın ispat edilmesi halinde sanığa ceza verilmeyeceği belirtilmektedir. Bu nedenle ispat hakkımıza ilişkin şikâyetçi tarafın rızası olup olmadığının sorulmasını talep ediyoruz" dedi.

    İSPAT TALEBİ REDDEDİLDİ

    Bunun üzerine şikâyetçilerin avukatı Hatice Özay, "Bilal Erdoğan hakkında zaten düzenlenmiş bir takipsizlik kararı vardır. Bu nedenle isnatların yersiz olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bir ispata gerek yoktur. Bu istem davayı sürüncemede bırakmaya yöneliktir" diye konuştu. Hakim ara kararında, mevcut delil durumu, takipsizlik kararını dikkate alarak bu talebin gözetilmeksizin yargılamaya devam edilmesine karar verdi.

    17-25 ARALIK FEZLEKELERİ GETİRTİLMESİ TALEP EDİLDİ

    Can Dündar'ın avukatları, 17-25 Aralık fezlekelerinin dosyaya getirtilmesini talep ettiler. Bunun üzerine hakim, hangi fezlekeyi talep ettiklerini sordu. Dündar'ın avukatları, her iki fezlekenin de getirtilmesini istediler. Hakim, "İstedikleriniz 900 sayfayı buluyor. Mahkememizin kağıt stokunu bitirdiniz" deyince salonda gülüşmeler oldu. Dündar'ın avukatı Bülent Utku, suça konu yazıların takipsizlik verilmeden önce yazıldığını belirterek yazının yayınlandığı tarihte, gerçekliğe uygun olup olmadığının fezlekelerin getirtilmesiyle anlaşılacağını ifade etti.

    FEZLEKELERİN GETİRTİLME TALEBİNE RET

    Bunun üzerine hakim, Can Dündar'a 1 ve 18 Temmuz tarihlerindeki yazıların yayımlandığı tarihte, fezlekeler ve soruşturma evrakıyla ilgili gizliliğin sürdüğünü, bilgilerin ne suretle elde edildiğini sordu. Can Dündar, "Hükümet Sözcüsü Hüseyin Çelik, herkesin fezlekelere internet üzerinden ulaşabileceğini açıklamıştı. Biz, açık kaynaklardan bu bilgileri edindik, yazıyı o şekilde yazdık. Bilgilerin hepsine erişmek mümkün değildi. Eğer fezlekelerin tümü gelirse biz ne kadarının bizim yorumumuz, ne kadarının fezlekeyi düzenleyenlerin yorumu olduğunu öğrenmiş oluruz. Bu nedenle fezlekelerin getirtilmesini talep ediyoruz. Ayrıca iki şeye dikkat ettim. Birincisi fezlekenin öne sürüldüğünü bildirdim. İkincisi karşı tarafın yanıtlarını da yazı kapsamına aldım" dedi. Şikâyetçilerin avukatı Hatice Özay ise sanığın basın yoluyla hakaret suçunu işlediği gerekçesiyle talebin reddini istedi. Ara kararını açıklayan hakim, fezlekelerin getirtilmesi talebini reddetti.

    DÜNDAR'IN AVUKATLARI SAVUNMA İÇİN SÜRE İSTEDİ

    Ara kararın ardından şikâyetçilerin avukatı Hatice Özay, "İddia edildi denmesi bir anlam ifade etmiyor. Kamuoyunda suçlu algısı oluşturulmaya yönelik bir yazı. Suçun işlendiğini ortadan kaldırmaz. Şikâyetimiz devam ediyor" dedi. Can Dündar'ın avukatlarıysa esasa yönelik savunma yapmak için süre ve müvekkilerinin bir sonraki celseye getirilmesi için talepte bulundular. Mahkeme, süre talebini kabul ederek duruşmayı bitirdi. Bir sonraki duruşma için mahkeme ara verdi.

    CAN DÜNDAR'A DESTEK VEREN CHP'Lİ VEKİLLERDEN ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

    Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'a destek vermek için İstanbul Adalet Sarayı'na gelen Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri adliye önünde açıklamalarda bulundu.
    CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin ve CHP Milletvekili Hilmi Yarayıcı duruşma çıkışında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
    CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, "Meslektaşınız Can Dündar'ın hapiste geçirdiği yaklaşık 3 hafta sonunda ilk defa özgürlükleri bir davada, bir mahkeme salonunda selamlaşmasını izlemek üzere geldik. Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutukluğu haksızdır, yersizdir, hukuksuzdur. Zaten hukuku kendine göre üstünler hukukundan da çıkarıp sadece kendisine göre tarif eden bir zihniyetin, bir otoritenin emri neticesinde Can Dündar ve Erdem Gül Silivri'de yatıyorlar. Bugün de şu tesadüfe bakın ki 17-25 Aralık dizisiyle ilgili 17-25 Aralık soruşturması 17-25 Aralık yolsuzluk haftası ile ilgili yaptığı bir yayın nedeniyle Can Dündar tam 17'sinde yeniden hakim önüne çıkarılıyor. Umudumuz Can'ın bu davadan berat ettiği gibi Silivri'deki tutukluğunun da en kısa zamanda sona ermesidir. Bu konuda parti olarak üzerimize düşen ne varsa yapacağız. Biliyorum ki sizlerin meslek örgütleri bu işin peşindedir. Biliyorum ki Avrupa'daki meslek örgütleri bu işin peşindedir. Türkiye'de demokrasiye inanan herkes bu işin peşindedir" dedi.

    GÜRSEL TEKİN: ÇALANLAR DEĞİL, ÇALANLARI HABER YAPANLAR HESAP VERİYOR

    CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, "Bugün yeni Türkiye manzarası ile karşı karşıyayız. Adliye sarayına geldiğinizde yeni Türkiye'nin nasıl bir rezil durumda olduğunu hep beraber görebilirsiniz. Şu adliyeye girdiğinizden itibaren bu ülkenin mağdurları, bu ülkenin hak arayanları, bu ülkenin gazetecilerinin sürekli bu adliyelerde olduğuna tanık olacaksınız. Ama kim buralarda yok bu ülkede kim yolsuzluk yapmışsa, kim çalmışsa, kim hırsızlık yapmışsa maalesef buralarda yargılanmış değillerdir. İstanbul'un adı ne kadar gerçekse Sayın Ahmet Davutoğlu'nun ismi ne kadar gerçekse 17 Aralık rezaleti bu kadar açık ve bu kadar gerçektir. Yargıyı baypas ettik, istediğimiz dosyaları kapattık bu kapanacak sevdası içinde olmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece 17-25 Aralık'ın hesabı sorulacaktır. Dönemsel olarak dosyaları kapatabilirsiniz. Birçok kupon arsaların, birçok ihalelerin kamu imkânlarını kullanarak paraların nasıl toplandığını, gazete ve televizyon alındığını hepimiz iyi biliyoruz. Devletin hafızasını silemeyeceksiniz. Buna emin olun. Sayın Davutoğlu sizin seçimden sonra kullanmış olduğunuz bir cümle var. Eğer bu rezaletten kurtulmak istiyorsanız, Türkiye'yi bu ayıptan kurtarmak istiyorsanız TBMM'de yapacağınız şeffaf, hesap verebilir bir siyaset anlayışını hayata geçirmemiz lazım. Bunun için de hukuku evrensel kurallar içerisinde işletmemiz lazım. Aksi takdirde bütün bu vebal altında kalacaksınız. Ve bunun hesabını ömür boyu vermeye devam edeceksiniz. Çalanlar değil çalanları haber yapanlar ne yazık ki hesap veriyor. Bunlar geçici günlerdir. Bunlar geçecektir. Bu ülkede bu rezaletin içine bulaşmışlar kim olursa olsun, hangi ideolojik yapıda olursa olsun, hangi siyasal düşüncede olursa olsun kesinlikle bir gün hesap vereceklerdir. Bunun hesabını sormakta CHP'nin boynunun borcu olacaktır" diye konuştu.

    İlgili konular:

    TBMM'de Dündar ve Gül'e tecrit incelensin başvurusu
    Kılıçdaroğlu'ndan Can Dündar ve Erdem Gül'e ziyaret
    Dündar ve Gül'ün tahliye taleplerine ret
    Dündar ve Gül'e mektup gönderen hakim: Konuşmaktan korkarsam karar verirken de korkarım
    Can Dündar ve Erdem Gül aynı hücrede kalacak
    Dündar ve Gül için #Tutuklandık belgeseli
    Kılıçdaroğlu: Dündar'ı hapse atan yargıç, yargıç değildir
    Can Dündar ve Erdem Gül, Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu
    Etiketler:
    yolsuzluk, 17 ve 25 Aralık operasyonları, Bilal Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan, Can Dündar, İstanbul
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın