09:56 24 Ağustos 2017
Ankara+ 28°C
İstanbul+ 18°C
Canlı Yayın
    Türkiye Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç

    Arınç: Erdoğan'ın Dolmabahçe mutabakatından haberi vardı

    © AA/ Arşiv
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 205956

    Eski Başbakan Yardımcı Bülent Arınç, Cumhurbaşbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın karşı çıktığı 'Dolmabahçe mutabakatı'ndan daha önceden haberi olduğunu açıkladı. Arınç, çözüm sürecinin adı ve içeriği değiştirilerek de olsa yeniden başlatılması gerektiğini söyledi.

    CNN Türk'te Taha Akyol'un 'Eğrisi Doğrusu' programında konuşan Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mutabakata ilişkin sözlerine yönelik şunları söyledi:

    "Dolmabahçe mutabakatında okunan metin hükümetin önüne gelinmişti. Oturma düzenine kadar her şey kararlaştırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nın haberi olduğunu biliyorum, tahmin ediyorum. Yalçın Akdoğan anında haberi olduğunu aktarmıştı. Ben kendisiyle konuşmadım ama Yalçın Akdoğan ve Mahir Ünal'ın haberdar ettiğini belirttiler. Belki kendisine yeterince bilgi verilmemiş olabilir. Bu işlerde ben anı anına bilgi verilmeden yapılacağını tahmin etmiyorum. Bazı arkadaşlarımız özel işlerini bile sorarken böyle bir görüntüye girmeden önce sormuştur. Ben böyle düşünüyorum."

    'TOPLUMSAL BARIŞ SAĞLANMALI'

    "HDP dışında başka aktör yoksa onu güçlendirmek gerek" diyen Arınç, "Çözüm süreci yarından tezi yok başlatılmalıdır" ifadelerini kullandı.

    Arınç, "Şu anda çözüm sürecine benzer bir işe ihtiyacımız var. Birinci sebep şudur: Türkiye iç ve dış tehditlerle karşı karşıyadır ve şu anda dış tehditler, iç tehditlerin önüne geçmiştir. Bundan çıkmamızın tek yolu içi sağlam tutmaktır. Türkiye'nin kendi içinde toplumsal barışı sağlaması ve terörü mutlaka sonlandırması gerekiyor. Bunun silahla olmayacağını bilerek de söylüyorum. Bu da ancak çözüm sürecine benzer bir şeyin yarından itibaren olacak şekilde gerçekleşmesi gerekiyor" diye konuştu.

    'GEZİ'DE YAYIN YASAĞINI ENGELLEDİM'

    'Birileri penguen koysa da Gezi'de yayın yasağı konulmasını engelledim' diyen Arınç şöyle devam etti:

    "Ben RTÜK'ten sorumluydum, bir problem görmedim yayın akışlarında. Selim Kiraz'ın başına silah dayanmış fotoğrafın yayınlanması çok yanlış. Vicdanları çok yaralayan, bir insanın yıllar sonra bile bu fotoğrafa baktığında bile gözyaşı dökeceği bir fotoğraf. Terör olaylarının yayınlanma biçimleriyle ilgili düşüncelerimiz var. Paniğe sevk ediyor diye uluslararası camiada yayınlar nasıl yapılıyor diye örneklerini aldık. Biz de çok kötü yapılıyor ama iyi yapılıyor. Medya patronlarını davet edelim dedi o zamanki Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı. Ekim 2011'de, hafızamda tutuyorum.

    Oradakilerin hepsini temsilen Aydın Doğan, 'Hepsini kabul ediyoruz, biz de terörle mücadeleyi destekleriz. Hassasiyetleri aynen uygulayacağız. Siz yönetmenlerle de bir konuşun, onlara da anlatsın, biz talimat vereceğiz' dedi. Doğan'a teşekkür etti Başbakan. Bana görev verdi, bundan sonraki süreci sen götür diye. Bir toplantı için ricada bulundum. Yine bütün patronlar var. Turgay Ciner'le Zaman'dan kimse yoktu. Orada biz yine patronlara konuştuk, tamam dediler."

    'ÖYLE DAVALAR VAR Kİ ÜSTÜME CÜBBEYİ YENİDEN GEÇİRMEYİ ARZULUYORUM'

    Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmasını değerlendiren Arınç şöyle konuştu:

    "MİT TIR'ları konusunda, çok ağır suçlamalar var. Böyle bir suçtan dolayı ne tutuklanması, ne dava açılması ne de mahkemenin bir ceza kararı vermesi mümkün değil. İddianame kabul edildi, olabilir. Şimdi yargının en ağır yaralarından birisi, savcılara böyle çok iddialı davalar açtırmak. Yargının içine düştüğü acı bir durumdur, bundan yargının kurturulması gerekir. Hukuk herkese lazım. Sadece Can Dündar ve Erdem Gül hakkında açılan davalar da değil, bugün paralelle mücadele kapsamında açılan o kadar davalar var ki üstüme cübbeyi yeniden geçirmeyi arzu ediyorum. Bunlar, silahlı terör örgütü diye başlayan, öğrencilerinin önünden alınıp götürülen kadın öğretmenlerle, 2 aydır cezaevinden tutulan kadınlar. Yargının kendi içinde problemleri giderek arttı. Hakim ve savcıların adalet ve vicdandan başka bir takım korkularla hareket etmesi, bugün en büyük sorun. Belli yerlerden talimatlar almaktan korkuyorlar."

    'TAHİR ELÇİ'YE DAVA AÇILMASININ AYIP OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM'

    Arınç, öldürülen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi hakkında, "PKK terör örgütü değildir" sözleri nedeniyle dava açılmasını değerlendirerek, "Tahir Elçi hakkında bu dava açılamaz. Çünkü 2013 yılında Terörle Mücadele Kanunu'nun 7'nci maddesinin 2'nci fıkrasını değiştirdik, propaganda maddesidir. Şimdi orada, mesela 'Sayın Öcalan' dendiği zaman davalar açılmış, mahkumiyetler olmuş. Şiddete, teröre çağrı olmadıkça propaganda unsuru olmaz denildi. Kanun böyle düzenlenmişken Tahir Elçi hakkında dava açılmasının, mutlaka mahkeme beraat verecekti ama bir ayıp olduğunu düşünüyorum" dedi.

    'TROLİÇELER'

    Arınç, medyadaki bazı kişileri de isim vermeden eleştirdi: "Bazı yazarları okuyorum. Bak, akıllı ol, kabadayılanma, efelenme falan… Bugünkü görüşmemizden bile ne anlamlar çıkaracak akbabalar bile var. Troller diyorduk, onların kadın olanları da varmış. Bizim camiada onlara troliçe diyorlar. Bunlar isim isim de biliniyor. Bu troliçelerden bazıları, başlarındaki güzel örtüleriyle birlikte… Mesela Sayın Başbakan, bir gün Dolmabahçe ofisinde, şöyle hanımını da almış, yürüyelim demişler. Bir kitapçıya girmişler. Kitap bakmışlar. Kestaneciden kestane almışlar. Ertesi gün bu troliçelerden bir tanesi, ‘Senin gittiğin o kitapçı var ya, Taraf gazetesinin patronunun bilmem ne yayınevi. Sen oraya gittiğine göre, ertesi gün de Sözcü'ye gidersin.' Yani bunu Başbakan'a karşı söylüyorlar." 

    İlgili konular:

    Arınç: Yeni Türkiye'ye kapı açmak çok da kolay değil
    Arınç: AK Parti aleyhinde konuşmayacağım
    Arınç: Çok güzel saraylar yaptık, sıra adalette
    Arınç'tan 'paralel yapı' operasyonu tepkisi
    Demirtaş'tan Akdoğan'a: Mutabakat değilse niye Dolmabahçe'deydin?
    Erdoğan'dan HDP'ye: Dolmabahçe mutabakatını kabul etmiyorum
    Erdoğan: Dolmabahçe toplantısını doğru bulmuyorum
    Erdoğan: Dolmabahçe'deki o kare yanlıştı
    Etiketler:
    MİT, HDP, Mahir Ünal, Bülent Arınç, Yalçın Akdoğan, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın