06:57 19 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: Kongre akşamı hükümeti kurma görevi vereceğim

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 10

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 2. Olağanüstü Kongresi'nin yapılacağı 22 Mayıs akşamı yeni başbakanı süratle görevlendirip, yeni kabinenin oluşturulmasına imkan vereceğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATV ve A Haber televizyonlarının ortak yayınında, 'Gençlerle Büyük Buluşma' programına katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen programda gençlerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın AK Parti Genel Başkan adayı gösterilmesine ilişkin bir soruyu yanıtladı.

    'PARTİMİZİN GENEL BAŞKANI PAZAR GÜNÜ BELLİ OLACAK'

    Erdoğan, "Görünen o ki bu olağanüstü genel kurula temayül tek adayla gitme istikametinde. O da yüzde 81-82 oranında bir bütünleşmeyi gösteriyor. Böylece pazar günü yapılacak kongreyle de genel kurul, tüm delegeler, artık oradaki adayla ilgili kararını verecektir ve pazar akşamı da artık partimizin diyeceğim çünkü kurucu genel başkanı olduğum için bunu söyleyebiliyorum, genel başbakanı belli olacaktır. Bunun yanında da tabii aynı şekilde bundan sonraki sürece yönelik 'Başbakan kim olacak?' sorusunun cevabı da tabii o gün öyle zannediyorum ki Başbakanımız Ahmet Bey istifasını verecektir. İstifayı verdikten sonra, ben de geciktirmeyi düşünmüyorum, hemen o akşam o gece yeni başbakanı görevlendirip, süratle kabinesini oluşturma imkanını verelim istiyorum" diye konuştu.

    'BUGÜN YARGILANMASAN YARIN ZATEN YARGILANACAKSIN'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, dokunulmazlıklarla ilgili anayasa değişikliği teklifinin TBMM Genel Kurulundaki oylamasına ilişkin, "Bir taraftan diyorlar ki 'hodri meydan'. 'Hodri meydan' diyorsanız o zaman açın önünü, gitsin yargıya, hepsi yargılansın. Burada kaçmanın bir anlamı var mı, yok. Çünkü bugün yargılanmasan yarın zaten yargılanacaksın. Ne zaman? Milletvekilliği bittiği anda gene yargılanacak. Bu işten kaçış yok, şimdi yargılan, hiç olmazsa Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisinin başına dert olmayın" dedi.

    Dokunulmazlık konusunun bir diğer yönü daha olduğuna vurgu yapan Erdoğan şöyle devam etti: "Dokunulmazlık olayında bu karar ile birlikte, Türkiye'nin önünde bana göre demokrasi mücadelesinde, şu andaki parlamenter demokraside bir sınav kazanılmış olacak. 'Bu sınavı yarın Türkiye Cumhuriyeti'nin parlamentosu verecektir' düşüncesindeyim, kanaatindeyim, çünkü ilk turlarda ortaya çıkan buydu. Bunu gördük ve bu sürece destek veren tüm milletvekili arkadaşlarımızı kutluyorum."

    'BU HALK NİÇİN DARBE ANAYASASIYLA YÖNETİLSİN?'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa konusunda ise "Ülkede bir darbe anayasasıyla bir yere varılamayacağının üzerinde ittifak hasıl olduğu için talep ettik, bunu böyle konuştuk. Zira bu halk, bu millet niçin bir darbe anayasasıyla yönetilsin ki? Kendi iradesi var, kendi iradesi ile ortaya koyabileceği bir anayasa var ve bu anayasa ile bu ülke çok daha demokratik bir şekilde yönetilebilir" ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, 'partili cumhurbaşkanlığı' sistemine ilişkin bir soru üzerine, bu konuda Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, 'mademki başkanlık sistemine karşısınız, gelin partili başkanlık sistemi yapalım' dediğini hatırlattı.

    'PARTİNİN MENSUPLARI SİZDEN KOPUK YAŞAYABİLİR Mİ?'

    Bunu söylemesinin nedenini açıklayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Salt bir başkanlık sistemi sizi partinizden koparıyor ya, partinizden kopardığı zaman siz belli bir yerde gücü bir yere kadar kaybediyorsunuz. Bu tabi bir şey daha getiriyor, nedir? Muvaza yapıyorsunuz. Kurucusu olduğum bir partinin lideri olarak, partinin mensupları sizden kopuk yaşayabilir mi? Yaşayamaz. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir annenin evladından koparılması gibi bir şey. Koparılabilir mi ya? Ne yapacak, yapacak o evladına ulaşacak, evladı da ona ulaşacak. Ama neymiş tarafsızmış, mümkün mü, böyle bir şey olabilir mi? Siz yasal olarak tarafsızlığın gerekleri neyse bunu yaparsınız bu ayrı bir şey ama burayı kimse ayıramaz, bu mümkün değil. Onun için de yasalar içerisinde, yasal çerçevede olması gerekenler neyse bunlar yapılır."

    'BU GÜCÜ CUMHURBAŞKANINDAN ESİRGEMEMEK GEREKİR'

    ABD, Rusya ve Fransa'dan başkanlık sistemine ilişkin örnekler veren Erdoğan, "Öyleyse bu niye birilerini rahatsız ediyor? Niye koparıyoruz? Dünyada bizim gibi olan iki tane ya da üç tane ülke var. Diğerlerinin hepsinin partisiyle bağı devam etmektedir ve o güç ülkeye yansımaktadır. Bu gücü bence asla ne başkandan ne cumhurbaşkanından esirgememek gerekir diye düşünüyorum. Arkadaşlarımızın da, akademisyenlerimizin, bu alanda yetki sahibi olanların hepsinin ortak kanaati budur. Dünyanın ortak kanaati budur aslında" diye konuştu.

    'BÜTÜN EVLERİ YIKALIM, YENİDEN İNŞA EDELİM'

    Sur içinde bin 160-bin 168 kadar tarihi tescilli bina olduğunu belirten Erdoğan, kendisi arzusunun, tarihi tescilli binaların renövesinin ve restorasyonun yapılmasının ardından sahiplerine bunları teslim etmek olduğunu ancak orada yaşayan tüm vatandaşların bunları almasının mümkün olmadığını söyledi.

    "Ben buradan bir sinyal veriyorum" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan "Evlerini terk edenler, evlerini tamirle falan uğraşmasınlar. Burada bir hedef var, bütün evlerin yıkılması. Hepsini diyorum, yıkalım. Biz burayı, tarihi konutları söylemiyorum, yeniden inşa edelim ve buralardaki konut sahipleri, aynen kentsel dönüşümü nasıl yapıyorsak kentsel dönüşümü burada uygulayalım ve ondan sonra yeni evlerine gelsinler bey bey, hanım hanım, çocuklarıyla otursunlar" dedi.

    'VİZE KONUSUNDA YAN ÇİZİYORLAR'

    Erdoğan, "Avrupa Birliği'nin vize engeli ne zaman son bulacak? Bu konuda ne gibi gelişmeler var?" sorusu üzerine, "Vize konusunda, şu anda Sayın Davutoğlu'nun başbakanlığı döneminde, benim başbakanlığım döneminde atılmış adımlar var. Yani 'verdik veriyoruz' havasına girdiler. Haziran ayı içerisinde olacağını söylediler fakat son gelişmelere baktığımızda biraz tekrar, sanki böyle yan çiziyorlar gibi bir hava var" ifadesini kullandı.

    'BİZ BURALARA VİZELERLE DEĞİL DURUŞUMUZLA GELDİK'

    "Ben de genç kardeşlerime özellikle şunu hatırlatmak isterim, biz buralara vizelerle gelmedik, hep duruşumuzla geldik" yorumunu yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Bizim duruşumuz çok önemli. Vize verirler verirler, vermezler vermezler. Hiç önemli değil. Er veya geç Türkiye'ye ben vize vereceklerine inanıyorum. Vermezlerse de şahsen Türkiye Cumhuriyeti'nin bir cumhurbaşkanı olarak bunu kendime dert edinmiyorum. Şu anda Avrupa, maalesef iki yüzlülük yapıyor. Bakıyorsunuz Latin Amerika ülkelerine vize veriyor, yani Schengen'e tabi tutuyor. Ne alakası var bunların Avrupa Birliği'yle? Onlara bu imkanı veriyorsun da müzakereci bir ülke olan Türkiye'ye niye bunu vermiyorsun? Türkiye, sene 63, sene 2016, 53 yıldır Avrupa Birliği ile bu görüşmeleri yapıyor. Ben yıllarca Liderler Zirvesi'ne katıldım, Ahmet Bey işte burada birkaç Liderler Zirvesi'ne de o katıldı. Ben katıldığım zaman 15 ülke vardı daha sonra bunu 28'e çıkardılar ki şu anda o var ama maalesef bu konularda atılması gereken adımları atmadılar."

    'BEYEFENDİLER BENİM ÇIKIŞIMDAN RAHATSIZ OLMUŞLAR'

    Avrupa Birliği içinde, halkı Müslüman olan başka bir ülke olmadığına işaret eden Erdoğan, şunları ifade etti:

    "Halkı Müslüman olan ülkelere karşı zaten maalesef tavırları değişik. Fakat bir şeyi özellikle söylüyorum. Şu anda Almanya'da 3 milyon Müslüman var. Diğerlerinde de bir o kadar. 6 milyon şu anda sadece bizim vatandaşımız olan Müslüman var. Bir de Afrika ülkelerinden Müslümanlar var. Bunları da aldığınız zaman tam toplam sayıyı çıkarmadım ama nereden bakarsanız bakın, 15-20 milyon Müslüman, Avrupa Birliği ülkelerinde var. Bize bu tür yaklaşımla gelmeleri bizi üzüyor. Bunu Suriye'de de gördük. Aynı şekilde mesela bir Medeniyetler İttifakı oluşumu yaptık, İspanya ile beraber. İkimiz bu adımı attık ama diğerleri geldikçe bu iş yumuşamadı, tam tersine Medeniyetler İttifakı'na bile sahip çıkmadılar. Eğer Medeniyetler İttifakı diyorsanız, o zaman halkının yüzde 99'u Müslüman olan Türkiye'ye karşı niye bunu uyguluyorsunuz. Şimdi de vizeyi kalkıyorlar, Suriye için koz olarak kullanmaya yöneldiler. Ben biraz farklı çıkış yapınca beyefendiler herhalde rahatsız olmuşlar. Biz yine iyi niyetle devam edeceğiz yolumuza. Temennim odur ki bir netice alınır. Sabır gerekir ama er veya geç ben yine de bu olacak diye düşünüyorum."

    İlgili konular:

    Almanya’dan Erdoğan’a ‘otokrasi heveslisi’ suçlaması
    FT: Erdoğan'ın tek adam olma mücadelesinin riskleri
    Etiketler:
    AK Parti, Binali Yıldırım, Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın