12:53 15 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Vakıf Katılım Bankası Açılış Töreni'ne katılarak konuşma yaptı.

    Aydınlar: Erdoğan rejimi ülkeyi korkunç bir sona götürüyor

    © AA / Kayhan Özer
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 41

    Aralarında Baskın Oran, Lale Mansur, Hasan Cemal, Fikret Başkaya gibi isimlerin yer aldığı bir grup aydın, sanatçı ve gazeteci, Türkiye'de son dönemde yaşanan hak ihlallerine dikkat çektikleri ‘Yetti Artık-Erdoğan Rejimi'ne İhtar' başlıklı bir bildiri yayımladı.

    "Erdoğan rejimi ülkeyi korkunç bir sona götürüyor. Durdurulamayan bir felakete. Yaşanamaz bir Türkiye'ye" sözleriyle başlayan bildiride, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı'na dair son açıklamasında kullandığı "Gezi Parkı'na o tarihi eseri inşa edeceğiz" sözlerine ve Özgür Gündem gazetesiyle dayanışmak için başlatılan ‘nöbetçi yayın yönetmeni' kampanyasına destek veren Erol Önderoğlu, Ahmet Nesin ve Şebnem Korur Fincancı'nın tutuklanmasına değinildi.
    Bildirinin tamamı ve imzacıları şöyle:

    "Erdoğan rejimi ve yandaşlarını uyarıyoruz: Bu ülke hiçbir zaman bu kadar emniyet supabsız bırakılmadı. Bizi bu kadar korkuttuğun için asıl sen korkacaksın.
    Arttıkça artan rezaletler bu ülkede hâlâ kim ve ne kalmışsa süpürüp götürecek. Erdoğan rejimi kendini bunun dışında tutabileceğini sakın sanmasın.

    ‘ÖĞRENCİ KILIĞINDAKİ YARATIKLAR HOCANIN KONUŞMASINI KAYDEDİP MUHBİR VATANDAŞLIĞA SOYUNUYOR'

    Üniversitede ders vermek bile kabus oldu. Öğrenci kılığındaki yaratıklar hocanın konuşmasını kaydedip muhbir vatandaşlığa soyunuyor. Ve şimdiye kadar üniversitedir diye bildiğimiz o binalar kompleksi de utanmıyor, hocayı işten atmayı kendine yedirebiliyor. Ondan sonra da, korkunç para cezaları ve tehditlerle ödü koparılmış bir amiral gemisinde köşe yazarı kalkıyor, bir profesöre üniversite dersinde neyin nasıl konuşulacağını öğretmeye yelteniyor. Cür'ete bak.

    ‘EMEKLİ OLMUŞ HOCALARIN ÖDÜ KOPUYOR'

    Bir başka üniversite diye bildiğimiz binalar kompleksi, incelemek üzere taş parçaları toplayan arkeolog hocasını işten atıp taşları toprağa geri gömme emri çıkartıyor.

    Üniversitelerin ödü kopuyor. Nasıl kopmasın ki Erdoğan rejimi üniversitelere bile kayyum tayin etmekte; şu an itibariyle 3 oldu.

    Gencecik, bütün geliri maaşı olan genç akademisyenlerin ödü kopuyor. Nasıl kopmasın ki, emekli olmuş hocaların ödü kopuyor, korkudan korkuyorlar.

    Liseliler bir baktılar ki üniversitelerin utanacağı yok, eğitimin namusunu kurtarmak onlara, ‘Hey Onbeşli, Onbeşli'lere kaldı; "Türkiye ne durumda?" diye sual eyleyen olursa öyle dersiniz.

    Korkuyu her yerde egemen kılmak sayesinde bütün bunları Erdoğan rejimi adım adım ve yıldırım hızıyla yaptı ve yapıyor ve kimsenin gıkı çıkamadığı için yapmaya devam edecek. Ama bunlar kıymetli zamanlar: Kurumların ve insanların tıyneti böyle günlerde anlaşılıyor.

    TBMM boşaltılıyor. İkinci büyük muhalefet partisinin dokunulmazlıkları kaldırıldı. Polis yarın kapılarında. Zaten eşbaşkanın evi basıldı bile.

    Yargıtay ve Danıştay diz çöktürülmek üzere boşaltılıyor, yerlerini Erdoğan rejimi dolduracak. Sıradaki: Anayasa Mahkemesi. Yargı bitmiştir. Umut bitmiştir.

    Erdoğan'ın esnafı alperen ilan etmesi yetmedi, devletin polisi, jandarması, MİT'i, askeri kafi gelmedi, şimdi de özel güvenlik elemanları olağanüstü yetkilerle Erdoğan rejiminin hizmetinde. Bu kadarını, SA ve SS'leri kuranlar bile düşünmemişti.

    ‘GÜLENCİLERE YAKINDA FIRINLARIN EKMEK SATMASI DA YASAKLANACAK'

    Sur, Şırnak, Cizre, Yüksekova yakılmış yıkılmış ne kelime; artık büyük özel mülkiyet bile güvencede değil; İşbank ve Doğan Holding gibi en verimli banka ve holdingler eğer biat etmiyorlarsa işleri ‘bir kayyumluk'. Önce zarar, sonra iflas ettiriliyorlar. İflas uzayacaksa haraç mezat satılıyorlar. Her türlü eleştiri yapılabilecek ama ‘silahlı terör örgütü' asla denemeyecek Gülencilere yakında fırınların ekmek satması da yasaklanacak.

    Eğitimin "İmanlı nesil yetiştiriyoruz" diye perperişan edildiği, ortaokul binalarının boşaltılıp imam-hatip yapıldığı ülkede Milli Eğitim Bakanlığı'nın adını Maarif Bakanlığı'na çevirmekten bahsediliyor. TÜRGEV ve Ensar cinsinden bir Maarif Vakfı kurup yetkilerin bir kısmını ona devretmek kolaylık sağlıyor.

    Gazetecileri hapsetmek ve işten attırmak yetmiyor, artık doğrudan hedef Erdoğan rejiminin yaptıklarını belgeleyen STK yöneticileri. Özgür Gündem'e sembolik genel yayın müdürlüğü yaptılar bahanesiyle tutuklananlar arasında Cizre bodrumlarında öldürülenlerin otopsisine giren Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Ahmet Nesin ve insan hakları ihlallerini sürekli raporlaştırıp İngilizce yayınlayan Erol Önderoğlu yer alıyor.

    ‘CUMHURİYET ANITI'NI VE 1880 TARİHLİ AYA TRİADA KİLİSESİNİ BASTIRACAK CAMİ'

    Ne kadar büyük toplumsal tepki doğuran iş varsa, Erdoğan sırf inat diye yapıyor: Taksim'e Topçu Kışlası adı altında AVM, Cumhuriyet Anıtı'nı ve 1880 tarihli Aya Triada kilisesini bastıracak cami, mevcut Atatürk Kültür Merkezi'ni yıkıp uygun bir külliye. Ayasofya Müzesi'ni cami yapmanın eli kulağında.

    Kolaysa karşı çık. Basınçlı su, gaz, cop, tutuklanma; bu sırayla. İster ücretini alamadan işten atılan madencileri savunmak, isterse adam gibi eğitim istemek için olsun. İnsanlar gıkını çıkartamaz hale geldi.

    ‘TÜRKİYE ULUSLARARASI ORTAMDA HİÇ BU KADAR ‘KOKARCA' MUAMELESİ GÖRMEDİ'

    Türkiye'nin yurtdışı itibarı hiç bu kadar sürünmedi yerlerde. Türkiye uluslararası ortamda hiç bu kadar ‘kokarca' muamelesi görmedi. Hiçbir zaman bu kadar aşağılanmadı.

    Balık baştan kokunca kuyruk da leş gibi tütüyor: Galeriler ve plak evleri Ramazan münasebetiyle basılıyor. Farklı cinsel eğilimdeki insanların Anayasa'daki ‘silahsız ve saldırısız' yürüyüş hakları mağara tehdidiyle önleniyor.

    Bu gidiş durmayacak. Turizmden başlamış olan ekonomik çöküşü de hızlandıracak. Türkiye'nin dibi gümm diye kayaya oturacak.

    Bütün bunların hesabı asla öteki dünyaya falan kalmaz. Hem kurum hem birey olarak hesabı sorulacak; emir verdiler deyip kurtulmak yok.

    Erdoğan rejimi ve yandaşlarını uyarıyoruz: Bu ülke hiçbir zaman bu kadar emniyet subapsız bırakılmadı. Bizi bu kadar korkuttuğun için asıl sen korkacaksın."

    İmzacılar

    A. Hicri İzgören
    Adil Okay
    Ahmet Aykaç
    Ahmet Gülabi Dere
    Ahmet Hulusi Kırım
    Ahmet Şekercioğlu
    Akın Atauz
    Alev Er
    Ali Fuat karaöz
    Ali Kemaloğlu
    Ali Korkmaz
    Anjel Dikme

    Ankara Düşünceye Özgürlük Girişim
    iAttila TuyganAyfer Tuzcu Uysal
    Ayşe İmren
    Ayşe Karabulut
    Ayten Bakır
    Aziz Tunç
    Baskın Oran
    Buket Katabil
    Bülent Tekin
    Cengiz Aktar
    Cumali Tekin
    Dalyan Ertaş
    Deniz Köker
    Dilaver Erbilgin
    Doğan Özgüden
    Emrah Zeylek
    Engin Ender Çetin
    Ercan İpekçi
    Erdal Doğan
    Erdoğan Doğan
    Ergin Cinmen
    Ergin Şehirli
    Ergün Eşsizoğlu
    Erol Özkoray
    Ersoy Yıldırım
    Esra Çiftçi
    Eşref Erdem
    Faik Bulut
    Fatoş Akdemir
    Ferhat Tunç

    Fethiye Çetin

    Feyzullah Tunç
    Fikret Başkaya
    Garbis Hatemo
    Gençay Gürsoy
    Gül Gökbulut
    Gülcan Koçer
    Güngör Şenkal
    Gürhan Ertür
    Habip Taşkın
    Hakkı Aksak
    Haldun Açıksözlü
    Halil Poyrazlı
    Halil Savda
    Halim Bulutoğlu
    Hanna Beth-Sawoce
    Hasan Cemal
    Hasan Kaya
    Hasan Oğuz
    Hasan Yürekli
    Hasan Zeydan
    Hüseyin Karakuş
    İbrahim Seven
    İlyas Danyeli
    İnci Hekimoğlu
    İnci Tuğsavul
    İsmail Beşikçi

    İsmail Cem Özkan
    İsmail Özşahin
    Jean Pierre Dopagne
    Kazım Genç
    Lale Mansur
    Ludmilla Denizenko
    Mahmut Cantekin
    Mahmut Gökbora
    Mahmut Konuk
    Mehmet Demirok
    Mehmet Töz
    Mehmet Uluışık
    Mesut Şahindokuyucu
    Metin Gülbay
    Meymet Seyhan
    Mihail Vasiliadis
    Muhammet Yasin
    Murad Mıhçı
    Murat Güneş
    Murat Kuseyri
    Murat Morova
    Mustafa Atıcı
    Mustafa Elveren
    Mustafa Taycur
    Muzaffer Erdoğdu
    Naci Sönmez

    Nadya Uygun
    Nazım Alpman
    Necati Abay
    Nesrin Nas
    Neşe Erdilek
    Nihat Kayman
    Nilgün Yıldırım
    Nurcan Baysal
    Oktay Etiman
    Orhan Bas
    Ömer Ersun
    Ömer Kavili
    Özcan Soysal
    Özlem Dalkıran
    Özlem Sen Gencel
    Perihan Mağden
    Ragıp Zarakol
    Remzi İnanç
    Rıdvan Bilek
    Robert Cabi Akman
    Sait Çetinoğlu
    Salih Yıldız
    Samim Akgönül
    Selahattin Esmer
    Semra Somersan
    Serdar Dağ

    Serdar Temiz
    Serhat Oran
    Serhat Özdemir
    Sibel Özbudun
    Sinan Çiftyürek
    Süleyman Eryılmaz
    Şaban İba
    Şanar Yurdatapan
    Şengün Kılıç
    Tamer Çilingir
    Taner Bayrak
    Tarık Ziya Ekinci
    Temel Demirer
    Temel İskit
    Tülay Karacaörenli
    Ubeydullah Er
    Ümit Kaya
    Viki Ciprut
    Yalçın Erdoğan
    Yasin Yetişgen
    Yücel Demirer
    Zeynep Tanbay
    Ziya Bayram
    Zübeyde Bilget

    İlgili konular:

    Almanya'dan Erdoğan'ın temyiz başvurusuna ret
    'Erdoğan, Almanya ve Avrupa için güvenilir bir partner değil'
    Bahçeli: Erdoğan'ın Putin'e yazdığı mektup önemli bir adım
    Erdoğan: Mültecilerin onurlu hayatı uluslararası toplumun sorumluluğu
    Schulz: Türkiye'ye vize serbestisi süreci Erdoğan yüzünden durduruldu
    CHP'li Özel: Erdoğan, Gezi meselesi üzerinden yeni bir çatışma istiyor
    Erdoğan: Cesur olacağız, korkmayacağız, Gezi Parkı'na o tarihi eseri yapacağız
    Etiketler:
    Lale Mansur, Baskın Oran, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Gezi Parkı
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın