20:07 13 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Hüseyin Gülerce

    Hüseyin Gülerce: Böyle bir canavara destek verdik, Allah bizi affetsin

    © Fotoğraf : YouTube
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 23
    Abone ol

    Bir dönem adı Gülen Cemaati ile anılan Star gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, CIA’den destek aldığını söylediği Fethullah Gülen için "Böyle bir canavara destek verdik, Allah bizi affetsin" dedi.

    Habertürk'te konuşan Gülerce'nin açıklamalarından satır başları şöyle:

    • Darbeye kalkışacakları aklımdan geçtiği gibi bu konuyu son 5-6 aydır yazılarımda 'teşebbüs edebilirler fakat emir komuta zinciri içinde yapamazlar' diye yazdım. İki şeyi bilemedim; birincisi bu çapta yaygın ve derin olmasını, mesela Jandarma Genel Komutanı'nın 8 yıllık emir subayı ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın yaverleri. Sayın Cumhurbaşkanı en çok mücadele eden insan, kimbilir nasıl dikkat etmiştir yaverlerini seçerken ama bunların en önemli özelliği görülmemiş bir gizlilik. Çok iki yüzlüler.

    'CIA'DEN DESTEK ALIYOR'

    • "Bu FETÖ gibi bir emekli vaizin yapabileceği iş değildir" ifadesinin en önemli kanıtlarından biri bu kadar derin bir kumpas olması. CIA'den mutlaka destek alıyor. CIA, bu şahsa çok erken el atmış. Mahmut Övür 2014'te diyor ki, 1971'de Vehbi Koç'un evinde Fuat Doğu ile Fetullah Gülen görüştüler. O dönemin en çok bu işlerle ilgilenen insanları MİT ile CIA arasındaki ilişkilerin en yakın olduğu dönem olarak söylüyor. Bizim silahlı kuvvetler personelinin maaşını ABD ödemiş, bunları hatırlamadıktan sonra bir tane adam çıkmış şöyle böyle. Bunu ne zaman öğreniyoruz biz, 2014'te. Mahmut Bey'in bu yazısından sonra, bunu yalanlayan bir açıklama da olmadı.

    'WIKILEAKS BELGELERİNDE VAR'

    • Mesela Adil Öksüz, üste yakalandı değil mi? Kimdir bu diye merak ediliyor. Adam darbeden önceki son 25 günde 2 defa Pensilvanya'ya gitmiş, 2 gün önce dönmüş. Adil Öksüz 2002'den beri 109 defa gitmiş yurt dışına. Bütün bunları bir araya getirdiğiniz zaman, şunun araştırılması lazım; şu an kaçanların hepsinin Fethullah Gülen ABD'ye gittiği Mart 1999'dan itibaren hangileri bir bahaneyle ABD'ye gitmişler, bunun araştırılması lazım. Görülecektir ki, bir vesileyle Pensilvanya'ya gitmişlerdir. Ama CIA ile asıl irtibatları şuradan tespit edilebilir; özellikle emniyet içinden yükseltilmesi gereken insanlardan emniyet içinde ABD'ye gönderilen çok insan oldu. WikiLeaks belgelerinde var; Gülen bir dernek kurduruyor ve bu dernek CIA ile ortak toplantılar yapıyor.

    'BİLGİLER PENSİLVANYA'YA DÜŞTÜĞÜ GİBİ CIA'E DE DÜŞTÜ'

    • Bundan 15 sene öncesinden CIA ile o bağlantıları resmiyette göstermek için çalışmalar yapılmış. Fuat Avni Pensilvanya'da bir istihbarat havuzudur demiştim ben 2 sene önce. Başbakanlık'ta çalışan adam Fuat Avni'ye çalışıyor. Ama kötü olan şu; bu bilgiler Pensilvanya'ya düştüğü gibi CIA'e de düştü.

    'GÜLEN'E HÜSN-Ü ZAN İLE BAKTIK'

    • Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadesiyle, biz bu insanlara yani Fethullah Gülen'e, hüsn-ü zan ile baktık. Böyle baktığımız için de bu harekete destek vermiş olduk. Fiili bir desteğim olmadı, ama bu harekete destek oldum. Hiç tahmin etmediğimiz şekilde karşımızda kendi halkının üzerine tank süren canavar bir örgüt var. Benim gibi bir adam buna destek vermemeliydi. Cumhurbaşkanımız gibi şunu diyebilirim ancak; Allah bizi affetsin. Medya da susarak çok büyük destek verdi, kasedi çıktığında bir kez yayınlayıp bir daha yayınlamadılar. Böyle bir canavara destek verdik, Allah bizi affetsin.

    'ÜÇ SENEDİR BU CANAVARI ANLATMAYA ÇALIŞTIM'

    • Ben 25 Aralık'tan sonra çok net bir tavırla, "benim ülkemin Başbakanı'nı yabancılar götüremez" tweet'i attığım tarih 27 Aralık 2013. Üç senedir bu canavarı anlatmaya çalıştım.
    • Çok samimi olduklarım var içlerinde fakat o mübarek gördüklerim de dahil hepsinin küçük canavarcıklar olduğunu görüyorum şimdi. Büyük canavar Fethullah Gülen. Kendilerini bana karşı nasıl saklamışlar? Erdal Şen, bu Öksüz'ün kaçmasına yardım edenlerden biri için, Sayın Cumhurbaşkanı dün "aynı apartmanda komşuyduk, saygısında kusur ettiği yoktu" dedi. Bunlar böyle karaktersiz.

    'ADINI İLK KEZ 1977'DE DUYDUM'

    • Benim Gülen'in ismini duymam 1977'de fizik öğretmeni olduğum gün. Din Bilgisi öğretmenleri arkadaşlar bana onu anlatmaya çalıştılar. 1980, Gülen'in yanında 3-4 kişi Yalova'da bir vakıf şubesi vardı, oraya uğramış, bana gizli haber verdiler, "şu saatte vakfa gel." Gülen'i ilk defa görüyorum ama kim olduğunu bilmiyorum. Çıktıktan sonra dediler ki "Gülen yanında oturandı." Çünkü Gülen o yıllarda, mesela Yalova'da 2-3 kişide fotoğrafı olurdu. Sonra beni kazanma adına, ben eski Mücadeleci'yim, sarı basın kartlı, 77'de bayrak gazetesinin baş yazarıyım, fizik öğretmeniyim. Feleğin çemberinden geçmiştik hatta espiri yapıyordum; bizi çok açık tavlamaya çalışıyorlar diye.

    'KİMİN ADINI SÖYLEYEYİM, HİÇBİRİNİ GÖRMEDİM Kİ'

    • Beni vaazlara götürmeye başladılar. 89'da cemaate ait kolejin inşaatı devam ediyor. Geçerken görmeye gelmiş, orada tanıştırdılar işte. Orada konuşurken Zaman gazetesi 86'da geçmiş cemaate fakat söylemiyorlar bunu, dar bir çevre biliyor. Ben de dedim ki "Zaman gazetesi bizimmiş, efendim dedim ben dergide 5 yıl yazdım" deyince, orada ayak üstü dedi ki "rica etsem Zaman'da yazmaz mısınız?" Dedim "yazarım", "Ahmet Taşgetiren Bey'e de söyler misiniz?" dedi, söyledim. 89'da yazmaya başladık. Sonra 3 yıldan sonra dediler ki bize 3 isim gönderin, size köşe açalım. "Bize Göre" ismini seçtiler.
    • Ekrem Dumanlı genel yayın yönetmeni olduktan sonra dediler ki, "Bize Göre" biraz bağlayıcı oluyor, bunu değiştirmemiz daha güzel olacak, "Denge" olsun dedim. "Denge" koydular. 1991'de dediler ki sizin konferanslar vermenizi istiyoruz. Bu sırada işgalin temelleri atılmış. Bana diyorlar ki, subayların adını açıklasanıza. Bunlar kamp kurduklarında, ben Mücadele'de yazardım. Kimin adını söyleyeyim, ben hiçbirini görmedim ki.

    '1 KURUŞ ALMIYORUM'

    • 1991'de ben konferansçılığa başladım, 93'te Gülen dedi ki, Hüseyin Bey arkadaşlar Samanyolu Televizyonu'nda yorum yapmanızı istiyorlar. İlk defa kameranın karşısına geçiyorum, yorum yapacağım, "Yusuf ne olur dedim gel kameranın yanına otur sana konuşayım", öyle alıştım. Haftada 5 gün fizik dersi veriyorum 35-40 saat, Samanyolu'na geliyorum, yorumumu hazırlıyorum, tekrar evime dönüyorum, bir kuruş almıyorum. Bizde mücadelecilikten gelen bir dava adamı olma var. Yalova Lisesi'ne girince kardeşimle söz verdik, bir daha bu işlerle uğraşmayacağız dedik. 80 darbesi öncesi, lisede öğrenciler birbirine girmiş, ben de fizik dersinde başladım Allah'ı anlatmaya, bu duyulunca o din bilgisi öğretmeni arkadaşlar benle ilgilenmeye başladı. Tekrar havaya girdik.

    'BENİ ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİNDEN DİNLETMİŞ'

    • Öğrencilere ders veriyoruz, 68 kuşağının sağ tarafıyız ya, gülümsüyorum. Ben diyalogu Yalova Lisesi'nde öğrendiğim için eğitimle, diyalogla ilgili şeylere gönüllü oldum. Gazete var, televizyon var. Bunlar benim o kadar hoşuma giden şeylerdi ki, aradığım kaynağı buldum diye kendimi kaptırdım. 94'te Altunizade'de Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı için isimler belli olmuş. Hocaefendi 15 dakika sonra mütevelli heyeti başkanı Hüseyin Bey olsun, dedi. Beni mütevelli heyet başkanı yapıyor. 2009-2013 arasında beni organize suç örgütü üyeliğinden dinletmiş, bir sene öncesinde de başkanlıktan aldı. Ben meğerse Peygamberimizin hadisine uygun davranmışım. Ben hiçbir şey istemedim. Vicdan sahiplerine soruyorum, ben o kadar akıllı değilim, Gülen ABD'ye gitti, ben 5 sene Yalova'dan genel müdürlüğe gittim geldim, kimlerle ne konuştu bilmiyorum, arkasından ABD'ye gitti, ben de senede 2 defa gittim, iki hafta kaldım. Şimdi benden daha uyanık olun, Gülen'in 15 gün haricinde, 350 gün kimlerle ne görüştüğünü nasıl anlayacaktınız?

    'VALLAHİ BİLLAHİ CEMAATİN SÖZCÜSÜ DEĞİLİM'

    • Habertürk'te çalışan arkadaşlar şahittir, söze şöyle başlıyordum "vallahi billahi cemaatin sözcüsü değilim." Ama Gülen o kadar uyanık ki, bir Edirneli fizik öğretmenini bulmuş, açılıma uygun bir genel müdür olması lazım, biz de davamız için ne güzel zemin bulduk diye şahlanmışız. Ama ameller niyetlere göre. Bizi vitrine çıkardı. Bir arkadaş bana Altunizade'de dedi ki "Hocaefendi sizi izlemiş, işte yüzümüz demiş."
    • O gizli ilişkilerin hiçbirine şahitlik etmedim. Adam sıkıştırıyor, "bildiğini söylemiyorsun" diye. Allah şahit, bu yaşta insan yemin eder mi?
    • Bu sınav sorularının verilmesiyle ilgili birim, imamların da haberinin olmadığı bir birim.

    'HİSSESİNİN YÜZDE 1'İ DIŞARDA, 99'U İÇERİDE'

    • "Karşı karşıya olduğunuz hareketi tanımanız çok zor, 1 hissesi dışarıda, 99'u içeridedir" dedim. O gizli işleri kamuoyuyla birlikte öğreniyorum. Ben böyle konuşmaya başlayınca, 2 sene önce, bir tanıdığım vasıtasıyla biri evime geldi oturdu. Arkadaş, İstanbul İstihbarat'ta 10 yıl çalışmış. Benim ufkumu çok açtı. Bir de Mustafa Yeşil çok açtı benim ufkumu, 3 sene önce. Bu arkadaş dedi ki, bütün iş istihbaratta 2005'te değişti. "Nasıl?" dedim. 2005'ten itibaren bir ölçü getirdiler, tam itaatkar bıraktılar dedi. Ve dedi dikkat ettik sonradan, birinci ölçü bu, tam itaat, herhangi biri ağzından bir eleştiri kaçırmışsa müsamaha yok. Bir de hısım akrabalık bağları olanları bıraktılar, dedi.

    'EMNİYET İÇİNDEKİ HİYERARŞİYİ GÜLEN'İN ADAMLARI SAĞLIYOR'

    • Allah korusun darbe olsaydı, 1 milyon kişiyi öldüreceklerdi. Belki daha fazla. Bunlar Türkiye'yi teslim alıp, ABD'nin kucağına teslim etmek üzere, 40 yıllık bir işgal kuvveti. Bunlar birbirlerine düşerler durumunun bu arkadaş tarafından anlatılan örneği çok enteresan. Mustafa Özcan bunlardan beş altısının İstanbul dışına tayinini çıkarıyor. Birinin sigortası atıyor, atlıyor ABD'ye gidiyor. Fetullah Gülen'e diyor ki "yanlış bir şey oluyor." Ve durduruyor onu Gülen. Emniyet'in içindeki hiyerarşiyi Gülen'in adamları sağlıyor.

    'GÜLEN'İN YIKILMASI 3 AYAĞIN ÇÖKMESİNE BAĞLI'

    • Gülen'in yıkılması üç ayağın çökmesine bağlı; biri taban dediğimiz, ki dost halkası oluşturuyordu, iyice derin hipnozda olanlar var, bu darbe girişimini bile hala Erdoğan'ın filmi olduğunu söylüyorlar. Gülen öyle bir numaracı ki "ben yapmıyorum etrafım yapıyor" der. Benim yanımda diyor ki "yahu Hüseyin Bey, bu kız talebeler çok değişik rüyalar görüyorlar, bana gönderiyorlar, ben artık yasakladım, çünkü rüyalarla amel etmek doğru değil." Bir ses kaydı düşmüştü, o ses kaydında konuşan kişi Barbaros Kocakurt: Hocam arkadaşlar rüya görmüşler, Peygamberimiz tweetleri ikiye katlayın.

    'EN BÜYÜK HATAM…'

    • Benim en büyük hatam, 95'te Zaman Gazetesi Genel Müdürü olunca dualarını alayım düşüncesiyle vardığımda, görüşmeyi beklerken bir patırtı üzerine gidip bunun Cevdet Türkyolu'nu dövmesini görmem. Tekme tokat yahu. Neresine vurduğu belli değil. Bana bir eleştiri gelecekse, bunu gördükten sonra neden müdürlüğü kabul ettin? Bu haklı bir eleştiri. Gürültü patırtı olunca ben odamdan fırladım, baktım, gözümün önünde dövdü yani. Sonra çok mahcup oldu tabii. Benim şahit olmamdan çok rahatsız oldu. Cevdet Bey'in yaşıtı geldi, dedi ki "Cevdet'i 14-15 yaşından beri dövüyor, Cevdet çok sevinmiştir." Ben en çok neyi merak ediyorum biliyor musunuz, Cevdet Bey'in hanımı, Gülen'in yeğeni, acaba ne hissediyor?
    • Telefon dinlemeleri olduğu için, mucizevi konuşmalar yapıyor. En az 40 yıllık bir hadise. 40 yıldan beri dinletiyor.

    İlgili konular:

    Hüseyin Gülerce darbe girişiminin 1 numaralı ismini açıkladı
    Emekli Büyükelçi Elekdağ: ABD Gülen'i iade etmez, sığınması için başka ülkeye gönderebilir
    Gülen: Bir muhalif rüzgar eser, o binalar başınıza yıkılır
    Etiketler:
    Samanyolu Grubu, Zaman gazetesi, FETÖ, CIA, Ekrem Dumanlı, Fuat Avni, Fethullah Gülen, Hüseyin Gülerce, Pensilvanya, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın