15:42 22 Nisan 2018
Ankara+ 19°C
İstanbul+ 15°C
Canlı Yayın
    Emine Erdoğan

    Emine Erdoğan: Brooklyn Köprüsü tanklarla kapatılsaydı, ABD ne yapardı?

    © AA / Mohammed Elshamy
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 0 0

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu görüşmeleri haftasında New York'ta, Türkiye İşkadınları Derneği (TİKAD) tarafından düzenlenen konferansta "Brooklyn köprüsü tanklarla kapatılsaydı Amerikan devleti ne yapardı?" diye konuştu.

    New York'ta düzenlenen ‘Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi' panelinde bir konuşma yapan Emine Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine bazı ülkelerin sessiz kalmasını eleştiren açıklamarında "Böyle zamanlarda, düşmanlarınızın ne yaptığından çok, dostlarınızın ne yaptığı önem kazanır. Nitekim dost bildiğimiz bazı ülkeler, bu açık darbe girişimini kınamakta dahi çekimser kalmışlardır" ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler 71. Genel Kurul Toplantısı'na katılmak üzere gittiği ABD ziyaretine refakat eden Emine Erdoğan, New York'ta Türkiye İş Kadınları Derneği'nin (TİKAD) düzenlediği "Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi' paneline onur konuğu olarak katıldı. Harvard Club'da gerçekleştirilen toplantıya ABD'nin seçkin akademisyen, gazeteci, iş kadınları ve iş adamları iştirak etti.

    'PARLAMENTOMUZUN BOMBALANDIĞI BİR OLAYDA NE YAZIK Kİ, BAZI DOSTLARIMIZ SESSİZ KALDI'

    Panele katılanlarla 15 Temmuz sürecinde yaşanılan büyük bir hayal kırıklığını da paylaşmak istediğini dile getiren Emine Erdoğan "Yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz, binlercesinin yaralandığı, parlamentomuzun bombalandığı bir olayda ne yazık ki, bazı dostlarımız sessiz kalmıştır. Böyle zamanlarda, düşmanlarınızın ne yaptığından çok, dostlarınızın ne yaptığı önem kazanır. Nitekim dost bildiğimiz bazı ülkeler, bu açık darbe girişimini kınamakta dahi çekimser kalmışlardır. Türkiye'ye her fırsatta demokrasi karnesi veren kurum ve kuruluşlar, milletimizin kararlı mücadelesini görmezden gelmiştir. ‘Kim kazanırsa' bekleyişi içinde, yarım ağızlı kınamalar yapmış, hatta darbenin kurgu olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir. Bu akla ziyan yorumların, ölümle burun buruna gelmiş bir milletin hissiyatında neler uyandırabileceğini, vicdanlarınıza bırakıyorum" şeklinde konuştu.

    'TANKLARIN SOKAKLARDA SİVİLLERİ EZMESİ GERÇEĞİN TA KENDİSİ'

    "Lütfen bir empati yapın. Benzer bir hadise, ABD'de yaşansaydı, mesela Brooklyn Köprüsü tanklarla kapatılsaydı, ABD ne yapardı Ya da Capitol binası bombalansaydı, sorumluların tespiti için nasıl bir seferberlik başlatılırdı" diye soran Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Ankara'da, İstanbul'da yaşananlar da bunlardır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin, Meclisimizin ve önemli devlet kurumlarının bombalanması, film sahnelerinden alınmış görüntüler değildir. Tankların sokaklarda sivilleri ezmesi, F16'ların milletimizin üzerine bombalar yağdırması gerçeğin ta kendisidir."

    Türkiye'de darbe girişimi
    © AP Photo / Petros Karadjias
    'MİLLET, 15 TEMMUZ'DA MÜCADELESİNİ BİZZAT TANKLARIN YÜRÜMESİNE ENGEL OLARAK VERMİŞTİR'

    Konuşmasında 15 Temmuz gecesini anlatan Erdoğan, darbe girişimini tarihi bir dönüm noktası olarak tanımlayarak "55 yıl önce kendi seçtiği başbakanın idam edilmesine engel olamayan bir millet 15 Temmuz'da mücadelesini bizzat tankların yürümesine engel olarak vermiştir" dedi.

    'DÜNYA SİYASETİ ÇOK ÖNEMLİ DÖNEMEÇLERDEN GEÇİYOR'

    Panelin açılışında bir konuşma yapan Emine Erdoğan, dünya siyasetinin, çok önemli dönemeçlerden geçtiğini ifade etti. ABD'nin seçimlere hazırlandığına dikkat çeken Emine Erdoğan, ABD toplumu için de siyasetin öncelikli gündem maddesi haline geldiğini belirterek yaklaşan seçimlerin, ABD toplumuna hayırlar getirmesini diledi.

    ABD'nin insanlık tarihinin en önemli tecrübelerinden biri olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, "Bu göçmenler ülkesi, en büyük küresel sorunlarımızdan birisi olan mültecilik meselesinin çözümü konusunda ilham kaynağı olabilir. Farklı dinlerden, farklı etnik yapılardan insanların, bir arada, barış içinde yaşaması, medeniyetin önemli bir göstergesidir" şeklinde konuştu.

    'FARKLILIKLARIN BİR ARADA YAŞAMASI, TÜRKİYE'DE SENTETİK BİR OLGU DEĞİL'

    Emine Erdoğan, Ortaçağın büyük sosyoloğu İbn Haldun'un ‘Coğrafya kaderdir' şeklindeki sözlerini hatırlatarak şöyle devam etti:

    "Gerçekten de, bir ada toplumunda yaşamakla, geniş bozkırlarda yaşamak, aynı şey değildir. Her coğrafyanın alın yazısı farklıdır. Türkiye coğrafyası da, göç yolları üzerinde bulunmanın getirdiği zenginlikleriyle, insanlık tarihinin en müstesna tecrübesini taşımaktadır. Bugün üzerinde yaşadığımız topraklar, pek çok modern ülkenin de ilgi alanına girmektedir. Zira 40'dan fazla ülke, kendi tarihini yazmak için, bizim arşivlerimizi kullanmak durumundadır. Farklılıkların bir arada yaşaması, Türkiye'de sentetik bir olgu değildir. Binlerce yıllık tarihsel tecrübeye dayanmaktadır. Bu yönüyle, modern demokrasimiz için de, doğal bir beslenme kaynağıdır. Böylesine zengin bir geçmişi, ancak paylaşımcı bir demokrasi anlayışı ile taşıyabileceğimize inanıyoruz. Bu duygu, milletimizin tüm fertlerinde mayalanmıştır."

    'HER DARBE, ÜLKEMİZİN ENERJİSİNDEN ÇALMIŞTIR'

    Güncel gelişmelere bakarak, ‘Türkiye'de neler oluyor' sorusunun akla geleceğini ifade eden Emine Erdoğan, "Türkiye'de yaşanan, bir milletin demokrasi yolculuğudur. Bu öyle bir yolculuktur ki, Türkiye Cumhuriyeti'ni, kuruluşunun 100. yılında, vesayetlerden arınmış, her açıdan güçlü bir ülke olmaya hazırlamaktadır. Yoldaki bozuk satıhlar zaman zaman bizleri sarssa da, bazen birileri menzile varmamızı engellemek istese de, motive olduğumuz temel mesele, budur. 2023'te, ekonomisiyle ve demokratik kazanımlarıyla, yaşadığımız coğrafyanın hakkını verecek bir noktaya varabilmektir" dedi.

    Emine Erdoğan, Türkiye'yi yakından takip eden dostların demokrasimizi hedef alan darbeler tarihini çok iyi bildiğini belirterek, "Ne yazık ki çeşitli vesayet odakları, her on yılda bir, milletimizin iradesini yok sayan girişimlerde bulunmuştur. Her darbe, ülkemizin enerjisinden çalmış, milletimize yıllar kaybettirmiştir. Ta ki, 15 Temmuz'a kadar. 15 Temmuz darbe girişimi, demokrasi tarihimiz için bir dönüm noktasıdır. 55 yıl önce, kendi seçtiği Başbakan'ın idam edilmesine engel olamayan bir millet, 15 Temmuz'da, mücadelesini bizzat tankların yürümesine engel olarak vermiştir. Bu gelişmenin tesadüf olmadığına inanıyorum" şeklinde konuştu.

    'İKTİDARIN MİLLETTEN BAŞKA HİÇBİR DAYANAĞI OLMADI'

    Türkiye'nin 2002'den bu yana, ‘millî iradeyi hâkim kılmak' felsefesiyle yönetildiğine dikkat çeken Emine Erdoğan şöyle devam etti "Bu iktidarın, milletten başka hiçbir dayanağı olmamıştır. Bütün yatırımını da, ‘milli irade' bilincini güçlendirmeye yapmıştır. Yani demokrasiyi, ilmek ilmek dokumuştur. Nitekim 15 Temmuz, bu yatırımın ne kadar değerli olduğunu hepimize göstermiştir. Gencecik insanlar, kadınlar, bir gece yarısı, herhangi bir silahları olmaksızın, sadece bayraklarını alarak, donanımlı tankları durdurmak üzere sokağa çıkmıştır. Burada biraz durup, düşünmenizi isterim. Parlamentoyu bombalayacak, Cumhurbaşkanı'na suikast düzenleyecek kadar gözü dönmüş hainlerin karşısına, sadece bayrağınızı kuşanarak çıkıyorsunuz. Ölümü göze alıyor, hayatınızı ülkenize siper ediyorsunuz."

    'TEPEMİZE BOMBALAR YAĞDIRMAK ÜZERE BEKLEŞEN F16'LARIN ARASINDAN GEÇEREK İSTANBUL'A GİTTİK'

    Milletin bu tavrının tek başına rasyonel bir akılla izah etmenin mümkün olamayacağını dile getiren Emine Erdoğan, "15 Temmuz gecesi, biz de Cumhurbaşkanımızla birlikte, tepemize bombalar yağdırmak üzere bekleşen F16'ların arasından geçerek Marmaris'ten İstanbul'a gittik. Yolculuğumuz boyunca, gözlerimizden okunan tek şey, yürüdüğümüz yolun değerine olan inancımız ve kararlılığımızdı. Her ne yaşayacaksak, milletimizle birlikte yaşayacaktık. O gece, tarihe bir demokrasi hareketi olarak geçeceğine inandığım demokrasi nöbetlerine karışarak İstanbul'a indik" dedi.

    Darbe girişimi sırasında 173 sivil, 63 polis ve 5 askerin hayatını kaybettiğini; 2 bin 194 vatandaşın yaralandığını kaydeden Emine Erdoğan, "Acımız hâlâ taze. Buraya gelmeden önce, bayram vesilesiyle gazilerimizi ve şehit ailelerimizi ziyaret ettik. Ve kendimizi yine milletimizin geniş yüreğinde teselli ettik. Zira bütün acılarımıza rağmen 15 Temmuz'a dair en büyük tesellimiz, ‘milli irade' mayasının, bu ülkede ne kadar sağlam şekilde tuttuğunu görmek oldu. Bu süreçte, vesayet odaklarına yaşam alanı kalmamıştır" şeklinde devam etti.

    'DARBEYİ MEŞRU GÖSTERECEK SÜREÇ İLMEK İLMEK ÖRÜLDÜ'

    Vesayet odaklarının çeşitli güç merkezleriyle yaptıkları hain ittifaklarla, Türkiye'yi darbeye hazırladıklarına dikkat çeken Emine Erdoğan, "Son üç yılda Türkiye'de yaşanan olaylara baktığınızda bu konuda sistemli bir gayret olduğunu görürsünüz. Gezi olayları, 1725 Aralık hadiseleri bunun adımlarıdır. 15 Temmuz darbe girişimi itibarıyla, olayları geriye doğru sardığınızda, birilerinin de darbeyi meşru gösterecek süreci ilmek ilmek ördüğünü görürsünüz. Geldiğimiz noktada, şunu kesin olarak biliyoruz ki, 15 Temmuz darbe girişimi, 50 yıldır ülkemizin maddi ve manevi birikimini sömüren Fetullahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu konuda hiçbir kuşku yoktur. Örgüt mensuplarının itirafları bunu göstermektedir. Yargı, emniyet ve askerî kurumlardaki FETÖ yapılanması, bunu açık biçimde ortaya koymaktadır" dedi.

    'FETÖ, PEK ÇOK ÜLKEDE MASUM GÖRÜNÜMLER ALTINDA TEŞKİLATLANMIŞ'

    Emine Erdoğan, tüm dünyaya kendini barışçıl bir hareket olarak tanıtan bu örgütün pek çok ülkede, eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşları gibi masum görünümler altında teşkilatlandığına dikkat çekti. Şeffaflıktan uzak bu sinsi yapının kendi ülkesinin gerçeklerini çarpıtarak, uluslararası kamuoyunu da yanlış bilgilendirdiğini ifade eden Emine Erdoğan, FETÖ'nün kendi amaçları uğruna tüm insani değerleri hunharca kullandığını; verdiği zararın boyutlarının sınırlarımızı da aştığını kaydetti.

    Türkiye'nin şu anda, bu terör örgütünün devlet kurumları içindeki yapılanmasına karşı büyük bir mücadele yürüttüğünü bildiren Emine Erdoğan şöyle devam etti "İlişki ağı son derece karmaşık bu yapının temizliği, elbette kolay olmayacaktır. Bu noktada, hukuk dairesinde devletimizin titiz çalışmaları sürmektedir. Burada hepimizin en büyük arzusu, bu sürecin en adil ve hızlı biçimde yürütülmesidir." Erdoğan şöyle devam etti:

    'SAVAŞLARIN BİTTİĞİ BİR DÜNYA UMUDUNDA BİRLEŞELİM'

    "Doğrusu burada sizlere, Türkiye'de son 14 yılda yaşanan değişimin hikâyesini anlatmak isterdim. Eğitim alanında, kadın-erkek fırsat eşitliği konusunda, ekonomik büyümede kat ettiğimiz mesafeyi, rakamlarla dile getirmeyi arzu ederdim. Uluslararası toplumun sessiz kaldığı bir konuda, 3 milyon mülteciye kucak açan ülkemizde, 150 binden fazla yeni doğan Suriyeli bebeğin hikâyesini anlatmak isterdim. Ödediğimiz onca bedele rağmen, kadınları, çocukları ve en önemlisi insanlığı ayakta tutmanın verdiği hazzı, paylaşmayı çok isterdim. Ama tüm bunları anlatacak vaktimiz yok. Bu nedenle, sizleri Türkiye'ye, gelişmeleri bizzat yerinde görmeye davet ediyorum. Bir darbe anayasasının ve bazı sistemik sorunların gölgesi altında, 14 yıldır bir milletin kendini adadığı demokrasi yolculuğunu, farklı kaynaklardan dinlemenizi isterim. Sivil toplum kuruluşlarımız bu diyaloğun aracılığını yapabilirler."

    Katılımcılara ve TİKAD üyelerine teşekkürlerini ileten Emine Erdoğan konuşmasını şu cümlelerle tamamladı:

    "Mevlana Hazretleri, ‘Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir' diyor. Bizler de, herkes için demokrasi istediğimiz, savaşların bittiği bir dünya umudunda birleşelim. Denizlerin, çocuk ölümlerini değil, insanlığın parlak geleceğini hatırlattığı bir ufuk olması dileğinde buluşalım. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi Paneli'nin hayırlara vesile olmasını diliyorum."

    Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu görüşmeleri haftasında New York’ta, TİKAD  tarafından düzenlenen 'Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi başlıklı konferansın ardından katılımcılarla fotoğraf çektirdi.
    © AA / Murat Çetinmühürdar
    Emine Erdoğan, BM Genel Kurulu görüşmeleri haftasında New York’ta, TİKAD tarafından düzenlenen 'Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi" başlıklı konferansın ardından katılımcılarla fotoğraf çektirdi.

    TOPLANTIYA AİLE VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA DA KATILDI

    ADP Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ahu Yıldırmaz, Dünya Kadınlar Genel Konseyi Kurucusu Dilshad Dayani, Hürriyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila, KALE Group Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay ve CNN Türk Programcısı Hande Fırat'ın panelist olarak katıldığı toplantının moderatörlüğünü, William Newman Gayrimenkul Başkanı ve CUNY-Baruch College öğretim üyesi Yıldıray Yıldırım yaptı.

    Toplantıda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da bir konuşma yaptı ve 15 Temmuz gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaşananları anlattı.

    ‘Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi' paneline ayrıca Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak'ın eşi Şule Kaynak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun eşi Hülya Çavuşoğlu, BM Daimi Temsilcisi Yaşar Halit Çevik'in eşi Nihal Çevik, Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç'ın eşi Sinem Kılıç ve TİKAD yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    İlgili konular:

    Emine Erdoğan: Kararlı dış politikayla Türkiye bilinen bir ülke oldu
    'FETÖ'cü olduğu öne sürülen eski emniyet amiri, ABD Kongresi'nde sunum yaptı'
    Kurtulmuş: FETÖ, ABD için de tehdit
    Erdoğan: ABD bir tercih yapacak, ya Türkiye ya da darbeci FETÖ
    Erdoğan, BM Genel Kurulu'nda uyardı: FETÖ'ye karşı önlem alın, yarın çok geç olabilir
    Çavuşoğlu: 500'den fazla FETÖ'cü bakanlığa sızdı
    Etiketler:
    Darbe girişimi, FETÖ, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD), Fatma Betül Sayan Kaya, Emine Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan, New York, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın