19:10 10 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Fethullah Gülen

    Yıldırım'dan Interpol'ün Gülen'in iadesini reddettiği iddialarına yanıt

    © REUTERS / Charles Mostoller
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 10
    Abone ol

    İnterpol'ün Fethullah Gülen'in iadesine 'hayır' dediği iddiasına yönelik açıklama yapan Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım, iddiaların asılsız olduğunu belirterek, "Aksi yönde vermeyeceğiz şeklinde bir bilgi, bildirim söz konusu değildir" diye konuştu.

    Yıldırım, AK Parti'nin 25. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın gerçekleştirildiği Afyonkarahisar'da A Haber, CNN Türk, Habertürk, Kanal 24, NTV, TRT Haber ortak programına katılarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı. Başbakan Binali Yıldırım, Gülen'in iadesi konusunda İnterpol'un 'hayır' dediği iddialarına ilişkin, "Aksi yönde vermeyeceğiz şeklinde bir bilgi, bildirim söz konusu değildir. Bugün nereden çıktıysa, öyle bir haber de yayıldı. Sanal dünya, yalan dünya mecrası olmasın" dedi.

    'SANAL DÜNYA, YALAN DÜNYA MECRASI OLMASIN'

    Kendilerine ABD'den böyle bir şeyin gelmediğini belirten Yıldırım, "Adalet Bakanı'mız 26'sında davet edildi oraya gidecek. Bu konuları bütün ayrıntıları ile muhatapları ile görüşecek. Biz bunu kafamıza göre istemiyoruz. Amerika ile bizim yaptığımız adli yardım anlaşması var. Bunu yıllar boyunca uygulamışız. Şimdi de diyoruz ki bizim açıkça terör örgütü olarak belirlediğimiz Türkiye'deki darbe girişiminin kurgulayıcısı, uygulayıcısı olan bu terör örgütünün başını önce tutuklayın sonra da bize iade edin talebimiz budur ve her düzeyde söylenmiştir, sonuçlanmasını bekliyoruz. Aksi yönde vermeyeceğiz şeklinde bir bilgi, bildirim söz konusu değildir. Bugün nereden çıktıysa, öyle bir haber de yayıldı. Sanal dünya, yalan dünya mecrası olmasın" değerlendirmesinde bulundu.

    Yıldırım, FETÖ ile mücadelede titiz davranmalarına rağmen hatalar olabileceğine işaret ederek, "Onun da yolunu açtık şikayet etsin. Herkes durumunu gözden geçirsin hatalar varsa düzeltelim. Burası bir hukuk devleti mutlaka bir yanlış varsa düzelir ama ben vatandaşlarımdan iş adamlarından kamuda çalışan bütün bürokratlardan kendinize güveniyorsanız bu alçak örgütle hiçbir bağınız olmadığını düşünüyorsanız, hiç endişe etmeyin. Mutlaka yanlış varsa düzeltilecek" ifadelerini kullandı.

    AK Parti içerisinde milletvekili ve belediye başkanı bazında tespit edilen FETÖ mensubu olup olmadığının sorulması üzerine Başbakan Yıldırım, 12 Eylül darbesi olduğunda veya darbe olmadan siyasi tarafında kimlerin bulunduğunun bilinmediğini ve darbeyi yapanların başa geçtiğini, daha sonra Milli Güvenlik Konseyi oluşturulduğunu sonra başbakan ve bakanlardan oluşan ekibin kurulduğunu anımsattı.

    'TRT GENEL MÜDÜRÜ KİM OLACAK? AA'NIN BAŞINA KİM GEÇECEK? O DA BELLİ'

    "Bizim toplumdan, milletten saklayacak hiçbirşeyimiz yok" diyen Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:

    "Bizim elimizdeki bilgiler, Yurtta Sulh diye bir konsey var. Bunlar 5 tane generalden oluşuyor. Bu generallerin çıkardığı kalın bir talimat var. Orada bütün sıkı yönetim komutanlarının adı belli, askeri rütbelerde kuvvet komutanları kim olacak, kolordu, garnizon komutanları kim olacak? Hepsi belli. Büyükşehir belediye başkanları kim olacak? Onlar da belli. Bakanlıkların, müsteşarlıklar, TRT Genel Müdürü kim olacak, Anadolu Ajansı'nın (AA) başına kim geçecek? O da belli ama siyasetle ilgili bir liste yok. Mahkeme sürecinde soruşturma, kovuşturma, yargılama sürecinde elde edilen delillerle ortaya çıkarsa çıkar. Biz bir darbeyi yapalım ondan sonra kimi nereye getireceğimize karar verelim diye düşünmüş olabilirler. Siyasi ayağını toplumdan saklamak filan abuk sabuk görüşler ortaya konuyor. Kim varsa arkasında sonuna kadar gidilecek. Bundan herkes emin olabilir."

    Başbakan Binali Yıldırım
    © AA / Başbakanlık / Mustafa Aktaş
    'CHP'NİN ZAMAN GEÇ OLMADAN GÖRÜŞÜNÜ GÖZDEN GEÇİRMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM'

    Yıldırım, 15 Temmuz gecesi yaşamını yitiren 241 kişinin yakını ve 2 bin 194 yaralı insanın, ailelerinin, sokakları o karanlık gecede dolduran milyonların mağduriyetinin ne olacağının bırakıldığını ve hesap vermesi gereken FETÖ'cülerin en büyük mağdur olarak ilan edildiğini belirterek, "Bunları millet bir yere not ediyor. CHP'nin zaman geç olmadan bu görüşünü gözden geçirmesi 15 Temmuz gecesini mutlaka bir kez daha tezekkür etmesini ben tavsiye ediyorum" diye konuştu.

    'FETÖ GİZEMLİ BİR KARA KUTU'

    CHP'nin anayasa değişikliği ve FETÖ unsurları ile mücadele konusunda aklı selim davranması ve kısa vadeli parti hesaplarından kurtulmuş olarak bu hususa kulak vermelerini özellikle beklediklerini belirten Yıldırım, hata olmaması için gayret ettiklerini ancak örgütün yapısının karışık, gizemli bir kara kutu olduğunu söyledi.

    Yıldırım, FETÖ ile mücadelede titiz davranmalarına rağmen hatalar olabileceğine işaret ederek, "Onun da yolunu açtık şikayet etsin. Herkes durumunu gözden geçirsin hatalar varsa düzeltelim. Burası bir hukuk devleti mutlaka bir yanlış varsa düzelir ama ben vatandaşlarımdan iş adamlarından kamuda çalışan bütün bürokratlardan kendinize güveniyorsanız bu alçak örgütle hiçbir bağınız olmadığını düşünüyorsanız, hiç endişe etmeyin. Mutlaka yanlış varsa düzeltilecek." ifadelerini kullandı.

    AK Parti içerisinde milletvekili ve belediye başkanı bazında tespit edilen FETÖ mensubu olup olmadığının sorulması üzerine Başbakan Yıldırım, 12 Eylül darbesi olduğunda veya darbe olmadan siyasi tarafında kimlerin bulunduğunun bilinmediğini ve darbeyi yapanların başa geçtiğini, daha sonra Milli Güvenlik Konseyi oluşturulduğunu sonra başbakan ve bakanlardan oluşan ekibin kurulduğunu anımsattı.

    'CANI CEHENNEME, KİM İŞİN İÇİNDEYSE, İKİ GÖZÜM OLSA AFFETMEM'

    Yapılan temizlik harekatına karşı çıkmak ve bu konuda taraf olmanın darbecileri meşrulaştırmak anlamına geldiğini dile getiren Yıldırım, "Bunun da ağır bir sorumluluğu vardır" dedi.

    "AK Parti içinde darbeciler ne oluyor, ne bitiyor? Canı cehenneme kim işin içindeyse iki gözüm olsa hiç affetmem. Bunlarla bizi kimse test edemez. Bunların en büyük zararını gören bir partiyiz" diyen Yıldırım, şöyle konuştu:

    • "Bizim elimizdeki bilgiler, Yurtta Sulh diye bir konsey var. Bunlar 5 tane generalden oluşuyor. Bu generallerin çıkardığı kalın bir talimat var. Orada bütün sıkı yönetim komutanlarının adı belli, askeri rütbelerde kuvvet komutanları kim olacak, kolordu, garnizon komutanları kim olacak? Hepsi belli. Büyükşehir belediye başkanları kim olacak? Onlar da belli. Bakanlıkların, müsteşarlıklar, TRT Genel Müdürü, Anadolu Ajansının başına kim geçecek? O da belli ama siyasetle ilgili bir liste yok." Mahkeme sürecinde soruşturma, kovuşturma, yargılama sürecinde elde edilen delillerle ortaya çıkarsa çıkar. Biz bir darbeyi yapalım ondan sonra kimi nereye getireceğimize karar verelim diye düşünmüş olabilirler. Siyasi ayağını toplumdan saklamak filan abuk sabuk görüşler ortaya konuyor. Kim varsa arkasında sonuna kadar gidilecek. Bundan herkes emin olabilir."

    'SADECE 'SİZ NİYE YAPMIYORSUNUZ?' DİYECEĞİNİZE GÖSTERİN KARDEŞİM'

    • "Gerekli kontroller yapıldıktan sonra yolumuzu ayırıyoruz. Tutuklananlar, gözaltında olanlar, partimizden uzaklaştırılanlar var. Biz de diyoruz ki diğer partiler de bizim yaptığımızı yapsınlar. Sadece 'Siz niye yapmıyorsunuz?' diyeceğine siz gösterin kardeşim, elaleme ibret için 'Bizde şu FETÖ'cü var buna da şu işlemi yaptık' deyin. Siz bizi bırakın da AK Parti'nin işi bu, AK Parti gelsin bizdeki FETÖ'cüleri ayıklasın onu mu istiyorlar? Onu da yaparız istiyorlarsa."

    'BU DA TEZGAH'

    • ('Memuriyetten çıkarılanların sayısından fazla müracaat olduğu' iddiasına ilişkin) "Bu da bir tezgah. Sanal alemde bir şey başlatılıyor ya birisi bir şey başlatıyor ve herkes bunu yaysın diyor. On kişiye gönderince şöyle olur, böyle olur diye…Şu sevabı kazanırsınız diye…Bu da onun gibi bir şey. Yakında bir genelge yayımlandı bu pek fark edilmedi. İsmi olmayan, adresi olmayan ihbarları hiçbir şekilde dikkate almayacaksınız. Biz bu kadar titiz çalışıyoruz çünkü bir insanın, hayatı, geleceği söz konusu. Bu konuda çok üstün körü karar veremezsiniz. Kılı kırk yarmak mecburiyetindeyiz."

    'MİT TAMAMEN DIŞ İSTİHBARATA YÖNELECEK'

    • (Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın İçişleri Bakanlığı'na bağlanması ve Milli Savunma Bakanlığı'nın yetkilerinin yeniden tanımlanması kapsamında, iç istihbarat ve dış istihbarat olarak istihbarat teşkilatını yeniden yapılandırma çalışmaları) "Bunun çalışmalarının yapıldığını ancak henüz tamamlanmadığını dile getiren Yıldırım, "Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında gerçekleşecek bir bakanlar kuruluna önce takdim edilecek. Burada müzakere edilecek, istişare edilecek ve sonunda uygun görünen şekliyle KHK'ya girebilir. Buradaki düşünce, MİT şu anda iç istihbarat ile meşgul oluyor. Belirli bir zaman içerisinde birden bire olmaz. Yerine birşey koymadan bunu kaldırmak olmaz. İstihbaratta zafiyet kabul edilemez o yüzden diyelim iki, üç yıl gibi zaman diliminde iç istihbarattaki yapılanma tamamlanınca MİT tamamen dış istihbarata oraya yönelecek ve daha fazla etkin çalışma alanına sahip olacak."

    İlgili konular:

    Başbakan Yıldırım: Temizlik harekatı devam edecek
    Yıldırım'dan FETÖ ihbar dilekçeleri için genelge
    Yıldırım: Bizzat ben yöneteceğim
    Yıldırım'dan Fethullah Gülen yorumu: Adam şeytana pabucunu ters giydirmiş
    'Eğer ABD egemenliğimize saygı duyacaksa mutlaka Gülen'i iade etmeli'
    'Gülen'i iade etmek, ölüme göndermek olur'
    'ABD, Gülen'le işinin bittiğini düşünüyorsa iade edebilir'
    Etiketler:
    FETÖ, Interpol, MİT, CHP, Binali Yıldırım, Fethullah Gülen, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın