12:00 23 Ekim 2019
Canlı Yayın
    İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan

    İstanbul Emniyet Müdürü Çalışkan darbe gecesi yaşananları anlattı

    © AA / Murat Kula
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Darbe girişimi sonrası Türkiye (468)
    0 11
    Abone ol

    İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'na bilgi verdi.

    Çalışkan, darbe girişimi akşamında IŞİD'le ilgili önemli bir operasyon hazırlığındayken bir emniyet müdür yardımcısının kendisini aradığını ve "Bir askeri yetkilinin aradığını, sıkıyönetim ilan ettiklerini söylediğini" aktardı.

    Hayatın olağan akışına uymadığı için 'herhalde meczup' dediklerini belirten Çalışkan, "Sonra köprüden sorumlu müdürüm aradı ve 30-40 askerin polislerin silahını almaya çalıştıklarını söyledi. Darbe kısmını çok aklımıza getirmedik ama normal olmayan bir şey olduğu kesindi" dedi.

    ​Çalışkan, köprüye geldiğinde, askerlerin köprüyü kapattığını gördüğünü belirterek, şöyle devam etti: "Yaklaşmak istedik, havaya ateş ettiler. Komutanımız ve valimiz geldi. İlk başta 'bunları ikna ederiz ya da çatışır köprüyü açarız' diye düşündüm. Tam bu kararı verirken değişik yerlerde tankların geldiğini duyduk. Köprüye müdahale etmeyi beklemeye aldık. Tanklar devreye girince normal bir şey yaşamadığımızı fark ettim.

    '40 YARDIMCIM VAR, BİRİ ESNESEYDİ GÜCÜMÜZ YÜZDE 25 AZALIRDI'

    Saat 10.30 gibi telsizden 'Hiçbir şekilde silahımızı teslim etmeyeceğiz ve bulunduğumuz yerden ayrılmayacağız' diye anons yaptım. O anonstan sonra olayın şekli değişti. 'Vatandaşlarla beraber karşımızdakilere de zarar vermeden, onların da bu memleketin çocuklarını olduğunu bilerek…' dedim, esas zorluk oradaydı. Hiçbir yardımcımda esneme olmadı. 40 tane yardımcım var. Bir tanesi esneseydi gücümüz yüzde 25 azalırdı."

    "Vatandaşlarla beraber köprüye yürümeye başladık. 'Emniyet Müdürünü koruyun' diyerek önümde iki saf yapıldı. İnsanlar, tanımadıkları bir insanın önünde saf oluyorlar. Ben de onlara 'açılın, üzerimizde hiç olmazsa çelik yelek var' dedim ama hiç birisi seti açmadı" diyen Çalışkan, üzerlerine ateş açılması sonucu, yakın koruması polis memuru Münir Alkan'ın yaşamını yitirdiğini, bir korumasının ağır, özel kaleminin de hafif yaralandığını bildirdi.

    'DARBECİLERİ İKNA ETMEYE ÇALIŞTIK, ARA ARA ATEŞ ETTİK'

    Darbe gecesi hem vatandaşları korumak, hem de darbecileri ikna etmek için megafonla anonsta bulunduklarını, ara ara darbecilere ateş ettiklerini aktaran Çalışkan, "Nereden ateş ettiysek oraya tank atışı yaptılar. 4 defa tank atışı yapıldı. Direkt insanların olduğu yere doğru tank atışı yaptılar. Bir tanesi TOMA'yı delip geçti, 3-4 vatandaşı parçaladı" dedi.

    'CUMHURBAŞKANIMIZIN İZNİNİ ALMADAN BİR İŞ YAPTIK'

    "Cumhurbaşkanımızın kendi iznini almadan bir iş yaptık ama doğru bir iş yaptık. Bir emniyet müdür yardımcımız bir mesaj yayınladı gece saat 11.00-12.00 civarı. O mesaj halkı davet eden bir mesajdı. Selalar konusunda bir müdür yardımcımız müftümüzle görüştü. Müftümüz bunun Diyanet İşleri Başkanımızın talimatıyla olacağını söyledi. Orayla irtibat kuruldu" ifadesini kullanan Çalışkan, bir taraftan da tankların ilerleyişini durdurmak için metrobüsten ağır araçlara kadar ellerinde bulunan bütün araçları kullandıklarını bildirdi.

    'İSTANBUL'DA 26 NOKTADA MÜCADELE VERİLDİ'

    Darbe gecesi İstanbul'da 26 ayrı noktada darbecilere karşı mücadele verildiğini, bu sırada 6'sı polis teşkilatından 99 kişinin şehit olduğuna dikkati çeken Çalışkan, Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlüğü'ne tankla gelen bir darbeci yarbayın yakalandığını ve bu kişinin telefonundan 104 kişinin haberleştiği WatsApp grubunun belirlendiğini, bunun kendilerine çok büyük bir fayda sağladığını dile getirdi.

    Çalışkan, İstanbul Emniyet teşkilatının, darbe girişimi sırasında çok dikkatli davrandığına işaret ederek, "Yani karşı tarafta düşman olarak gördüğümüz insanlar var, bize ateş ediyorlar ve çok ağır hakaret ediyorlar. Ama polis buna bu şekilde karşılık vermedi. Askerler gözaltına alındığında yüzde 99, belki 100 diyeceğim, bilerek hiçbirine kötü muamele yapılmadı"  dedi.

    'CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN ŞİMDİ SORSA 1 SAAT DERİM'

    Çalışkan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kendisini arayarak, havaalanı kulesini ne kadar zamanda boşaltabileceklerini sorması üzerine o andaki heyecanla 10-15 dakikada alacaklarını söylediğini belirterek, "Ama şimdi sorsa 1 saat derim. İnanın enteresan bir şekilde 10-15 dakika içinde gerçekleşti. Allah bizi utandırmadı özel harekatçılar kuleyi aldı. Biz döndük Cumhurbaşkanımıza, 'Kule alındı' dedik ve ondan sonra indi" diye konuştu.

    O gece İstanbul Emniyeti'nden polislerin hiçbir mazeret göstermeden görevlerini yaptıklarına işaret eden Çalışkan, "Zor bir gündü. Allah bu memlekete böyle sınav bir daha vermesin. Düşmanla çatışmakta bir sıkıntı yok. Karşınızda düşman olsa hiç problem yok. Üniformalı, devletten maaş alan, aynı benim gibi yıllarca devletin ekmeğini yemiş o kişilerin tamamının kursağında devletin, o fakir milletin ekmeği var" ifadesini kullandı.

    'FETÖ'YÜ EN İYİ BİLENLER POLİSLERDİR'

    FETÖ denen yapıyı en iyi bilenlerin polisler olduğunu belirten Çalışkan, şu bilgileri verdi:

    "Bunların ciğerine kadar da her şeyini emniyet teşkilatında yaşayan herkes bilir. Seven olur, sevmeyen olur, karşı çıkan olur ama herkes bunların üç aşağı beş yukarı tarzını, duruşunu, her şeyini bilir. Biraz da okuyup araştıran, gündemi takip eden herkes için darbe girişimini hiç somut bir şey görmeden bu yapıyla alakalandırmak zor bir iş değil. Çok net bir şekilde yüzde 90, bunların bu işin içinde olduğu, bunların bu işin başını çektiği, tankları ve o askerleri gördüğümde kafamda canlandı."

    'BİR ÇILGINLIK YAPACAKLARINI KENDİLERİ DE SÖYLÜYORDU'

    "Böyle bir refleksin, hareket tarzının olacağını hepimiz tahmin ediyorduk, böyle bir şey bekliyorduk. 'Darbe yapacak' şeklinde değil ama bir çılgınlık yapacaklarını kendileri de söylüyordu, ima ediyorlardı, köşe yazısı yazdırıyorlardı, ilginç ilginç mesajlar veriyorlardı."

    Çalışkan, "Milli subay dediğimiz, yani bu devletin, bu milletin değerlerine bağlı subaylarımız refleksi çok hızlı vermiş olsaydı, biz çok daha az bir zaiyatla, sıkıntıyla bu darbeyi atlatırdık" dedi.

    '15 TEMMUZ GECESİ SOMUT HİÇBİR BİR BİLGİ GELMEDİ'

    Darbe girişimi
    © AP Photo / Emrah Gurel
    15 Temmuz gecesinden önce darbe girişimi olabileceğine ilişkin ellerinde bir bilginin olup olmadığı sorusu üzerine Çalışkan, "15 Temmuz gecesi bize köprünün üstünde askerler var diyene kadar somut hiçbir bir bilgi gelmedi" yanıtını verdi.

    O gece bir darbeciye hakaret ettiğini söyleyen Çalışkan, karşısındaki kişinin de kendisine "geri zekalı" diye hakarette bulunduğunu, bu konuşmaların emniyet teşkilatını kamçıladığını bildirdi.

    'BU BASİT BİR ÖRGÜT DEĞİL'

    Mustafa Çalışkan, "Karşımızdaki örgüt gerçekten devasa bir örgüt. Karşımızdaki örgüt, uluslararası hareket kabiliyeti, desteği olan, Türkiye'deki hassasiyetleri de çok kıvrak bir şekilde kullanmış bir örgüt. Bu insanları, kendi halkına ateş ettirecek kadar zehirleyebilmişler. Bu örgüt basit bir örgüt değil. Bu örgüt, düşündüğümüzden daha büyük bir örgüt" dedi.

    FETÖ'ye yönelik soruşturmaların yüzde 99 oranında doğru gittiğini vurgulayan Çalışkan, yüzde 1 oranında da hata veya yanlışlık payı olabileceğini belirtti.

    "Ülkücü polis, FETÖ'cü polis kavramını atmamız lazım. Bir tane polisimiz olacak, o da devletin polisi olacak" diyen Çalışkan, devletini seven ve kanunlara bağlı insanların, FETÖ denen bu yapıyla mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.

    EMNİYET TEŞKİLATINDAKİ TASFİYELER

    Emniyet teşkilatındaki tasfiyelere de değinen Çalışkan, "Benim yerimde olan kişi, eğer tasfiye olmasa, 17-25 Aralık'ta gerekli müdahale olmasa, üzülerek söylüyorum, selam durabilirdi. Yani İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde kim olurdu o zaman bilmiyorum ama bu yapının adamı olsaydı, 'Arkadaşlar oturun, askere bizim karşı durmamız gerekmez. Olar Türk askeri. Oturun oturduğunuz yerde' dese dahi bu zayiat iki üç katına çıkardı" diye konuştu.

    FETÖ denilen yapının, geçmişte kendisine de çok sıkıntı verdiğini ve eziyet çektirdiğini, eski savcı Mehmet Berk tarafından hakkında açılan dava nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 yıl yargılandığını ve terfi alamadığını anlatan Çalışkan, geçmişte kendisini yargılayan hakim ve savcılar ile emniyet mensuplarının, bugün ya cezaevinde ya da kaçak durumda olduğunu belirtti.

    'SNİPER KONUSU ŞEHİR EFSANESİ'

    Çalışkan, "15 Temmuz darbesini sadece askere indirgerseniz bu işi ıskalamış olursunuz. Asker bu işin bir boyutu. Devasa bir örgütten bahsediyoruz. Maliyesiyle, eğitimiyle, uluslararası ilişkileriyle şu an dünyanın bir çok yerinde düşman diaspora oluşturmaya çalışan yetkinlikte, birçok ülkenin desteklediği bir yapıdan bahsediyoruz" dedi.

    Darbe günü Boğaziçi Köprüsü'nde sniper olduğu iddiasına ilişkin de Çalışkan, "Sniper konusu şehir efsanesi. Sniper yoktu orada. O köprünün bir bacağının üzerindeki sallanan şey sniper değildi. Bu örgüt her şeyimize zarar verdi, istihbaratımıza da teşkilatımıza da zarar verdi. Bizi istihbarat manasında çok hırpaladılar. Bir takım dinlemeleri götürdükleri kesin. Ahlaksızca götürmüşler" ifadesini kullandı.

    Çalışkan, darbeciler tarafından hazırlandığı iddia edilen herhangi bir infaz listesini görmediğini başka bir ilde böyle bir liste olup olmadığını da bilmediğini kaydetti.

    Konu:
    Darbe girişimi sonrası Türkiye (468)

    İlgili konular:

    Nedim Şener: FETÖ yapılanmasında kilit isim Hilmi Özkök
    Kışanak: Ekrem Dumanlı'ya 'Yeter artık düşün milletin yakasından' dedim, kalkıp gitti
    Emekli Orgeneral Işık Koşaner, görevi neden erken bıraktığını açıkladı
    Fehmi Koru, ABD'nin Gülen'in iadesi için neyi beklediğini açıkladı
    Etiketler:
    15 Temmuz darbe girişimi, TBMM Darbe Komisyonu, FETÖ, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Mustafa Çalışkan, Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın