13:28 11 Ağustos 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Türkiye-AB ilişkilerinde kritik süreç (45)
    145
    Abone ol

    AB elçileriyle toplantı sonrası konuşan AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik "Sürekli Türkiye hakkında konuşmak bir Avrupa kurumu siyaseti olmamalıdır. Yapılan açıklamalar doğru bir yaklaşım değil" dedi.

    AB'ye üye ülkelerin Ankara büyükelçileri ile bir araya gelen Çelik, görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında HDP'nin eş genel başkanlarının da aralarında olduğu 9 milletvekilinin tutuklanmasının ardından Birlik ülkelerinin tutumunu eleştirdi. "Sürekli Türkiye hakkında konuşmak bir Avrupa kurumu siyaseti olmamalıdır. Yapılan açıklamalar doğru bir yaklaşım değil" diyen Çelik'in açıklamalarının satırbaşları şöyle:

    • Olağanüstü toplantıya davet edilecekse bu, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı terör saldırıları sonrasında yapılmalıdır. Yapılan açıklamalarda bazı milletvekilleriyle olan ilişkilerin bile kişiselleştirilerek Türkiye'ye karşı haksız yaklaşımlar üretilmesini kabul etmeyiz.

    'DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI MUTABAKATLA ORTAYA ÇIKTI'

    • 2004'ten 2009'a kadar olan süreçte AB içinde 44 dokunulmazlık dosyasından 24'ü kaldırılmıştır. Venedik Komisyonu kararları açıktır. Ağır cezalık suçlar, nefret suçları, suçüstü halleri, insan hakları gibi konularda dokunulmazlık himayesini Venedik Komisyonu öngörmemektedir. Türkiye'de ise dokunulmazlık belli milletvekillerine özel olarak kaldırılmadı. Meclisin tamamına yönelik bir düzenleme olarak meclisin mutabakatıyla ortaya çıktı.
    • Halkın oy verdiği herkese saygı duymak zorundayız ama bir milletvekili seçildikten sonra terör örgütünü himaye eden, terör propagandası yapan, terör faaliyetlerine katılan bir tutum içerisine giriyorsa hiçbir şekilde şu eleştiriyi kabul etmeyiz: 'Seçilmişlere dokunulamaz.' Seçilmişlere kanunlar çerçevesinde hareket ettiği, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti gibi alanlar içinde kaldığı sürece tabi ki dokunulmamalıdır.
    • Meclisteki diğer iki partinin genel başkanları dahil ifade vermeye gidecekler ama bir partide bazı milletvekilleri 'biz yargı kurumlarını tanımıyoruz' diyecekler. Böyle bir alan içinde sivil siyaset yaşayamaz. Sivil siyaseti geçmişten beri darbelerin sakatladığını söylüyoruz. Sivil siyaseti terör örgütlerinin de sakatlamasına izin vermemeliyiz.

    'PARTİ KAPATMALARA KARŞIYIZ DEDİK'

    • Deniliyor ki milletvekilleri tutuklanıyor. Milletvekilleri tutuklanmıyor. 'Bir kişinin milletvekili olarak seçildikten sonra terör faaliyeti yapması hususunda bir serbestiyet var' diye bir ilke yoktur. Burada terör propagandası yapan, teröre destek veren ve ifadeye çağrıldığı halde gitmeyenler hakkında işlem yapıldı. Nitekim çoğunun dosyasına bakalım, birçoğu da serbest bırakıldı. Eğer burada bir partiye dönük hasmane bir tavır söz konusu olsaydı o zaman biz parti kapatmalara karşı olan bir parti olmazdık. Biz her zaman söyledik, 'Biz parti kapatmalara karşıyız' dedik.

    'BİZİ ELEŞTİRENLER İSPANYA'NIN BATASUNA KARARINA BAKSIN'

    • ‘Bir milletvekilinin, üstelik İspanya'nın dışında Venezuela'da ETA terör örgütünü destekleyen bir mitinge katılması, Batasuna partisinin ETA tarafından oradaki sosyalist partinin tehdit edilmesine karşı çıkmaması, bir milletvekilinin terörist cenazesine katılması, ETA propagandası yapması. İspanya Yüksek Mahkemesi, bunların demokratik toplum düzenini tehdit eden faaliyetler olduğuna karar vermiştir. En son Cordoba kararında, bir milletvekili terör örgütü üyesi olduğu için cezalandırılıyor. Daha sonra da cezası bitmesine rağmen kamu haklarından men ediliyor.
    • (Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğan karşıtlığının altından Türkiye karşıtlığı çıkıyor. Onun altında İslamofobya var.
    • Türkiye-AB ilişkileri stratejik bir ilişkidir, pozitif bir ajandayla ilerlemelidir. Sürekli Türkiye'nin eleştirilmesi ve Türkiye karşıtlığı yapılması doğru değildir. (Almanya Başbakanı Angela) Merkel 'Birbirimiz hakkında konuşmayalım, birbirimizle konuşalım' der. AB de sürekli Türkiye hakkında konuşmamalı.

    'KAÇ KERE SÖYLEDİK SİZE?'

    • Sayın (Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude) Juncker, pek çok Avrupa sorununa değiniyor ama hiçbir çözüm öneremiyor. Avrupa Komisyonu Başkanı, Türkiye'de darbe girişimi olduktan sonra hala Türkiye'ye gelmemiştir. Buraya gelerek Türk kurumlarıyla dayanışmasını göstermemiştir. Maalesef Juncker'in döneminde göç sorunu, terör sorunu, Avrupa'nın güvenlik sorunu gibi konularda Avrupa komisyonu en başarısız dönemini geçirmektedir
    • Sayın (AP Başkanı Martin) Schulz, kaç kere söyledik size? AP koridorlarında PKK sergisinin açılması ne anlama gelmektedir? Niçin bunu kınamadınız? 
    • Ortada bir çifte standar koleksiyonu var, bir vizyonsuzluk var. Kimse kimseye parmak sallamaya kalkmasın, bir masanın etrafında buluşalım. AB'ye son mesajım budur.

    'FETÖ'NÜN YANINDA NAZİLER ÇIRAK KALIR'

    • Fethullahçı Terör Örgütü'nün yanında Naziler çırak kalır.
    • Cerablus'a girildi, ilk kez NATO sınırları DEAŞ'tan temizlendi. 55 ülkelik koalisyon bunu yapamadı.
    • Türkiye'nin içinde bu kadar ağır bir darbe girişimi olmuş, 12 saat içinde atlatmışız ve Türkiye'yi normale döndürmüşüz. Böyle bir ortamda yapılması gereken şey şudur: Avrupa liderlerinin Türkiye'ye yönelik, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Başbakanlık'ta Türk kurumlarıyla dayanışma içinde olduklarını göstermesi gerekir. Aynı Charlie Hebdo saldırısından sonra olduğu gibi, böyle olmalıydı
    • Türkiye ile müzakereler kesilsin diyenler emin olun Avrupa'nın da dostu değiller, AB'nin de dostu değiller. Bunlar ırkçılar.

    'AB'Nİ TÜRKİYE HAKKINDA VERDİĞİ HER KARAR ASLINDA KENDİ HAKKINDA VERDİĞİ KARARDIR'

    • Türkiye'nin milli çıkarları açısından AB'ye tam üyelik perspektifinin doğru olduğunu düşünüyorum. Bunun yanı sıra onların da düşünmesi gereken bir şey var. AB ile ilişkilerini kesmiş bir Türkiye, AB için iyi olmayacaktır. AB de bundan büyük kayıplar elde edecektir. AB, bundan kar elde etmeyecektir. Düşünün siz de artık, Türkiye hakkında verdiği her karar AB'nin aslında kendi hakkında verdiği karardır.
    • İdam cezasının gelip gelmeyeceği tamamen halkın takdiridir.

    ‘IRAK'TA IRAKÇIYIZ, SURİYE'DE SURİYECİYİZ’

    • Irak'ta Irakçıyız, Suriye'de Suriyeciyiz. Irak'ta Irak'ın toprak bütünlüğünü, Suriye'de Suriye'nin toprak bütünlüğünü istiyoruz.
    • Başika, hem Kuzey Irak'ın hem Bağdat'ın hem Musul'un hem de diğer yerlerin güvenliği için oraya getirilmiştir. Bu, herhangi bir grubun bir başka gruba karşı güvenlik tehdidi oluşturduğu bir şey değildir.
    • Hiçbir şekilde orada bulunmamız gayrimeşru değildir. Irak'taki bazı siyasetçiler de orada hesabı olan başka devletlerin telkiniyle Türkiye'ye karşı, Türkiye'nin oradaki askeri varlığına karşı herhangi bir şekilde açıklama yapmamalıdırlar. Bütün taraflarla görüşerek bu meseleyi sürdüreceğiz. Oradaki askeri varlığımız da gerektiği kadar, oradaki işlerini sürdürene kadar kalacak.
    Konu:
    Türkiye-AB ilişkilerinde kritik süreç (45)
    Etiketler:
    AB, HDP, Jean-Claude Juncker, Ömer Çelik, Martin Schulz, Angela Merkel
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın