14:58 19 Kasım 2017
Ankara+ 16°C
İstanbul+ 16°C
Canlı Yayın
    Enis Berberoğlu- Erdem Gül

    CHP'li Berberoğlu'na müebbet, Gül ve Dündar'a 10'ar yıl hapis istemi

    © Fotoğraf: DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 66324

    MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin davada savcı, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun 'gizli bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de 10'ar yıl hapis cezası talep edildi.

    MİT'e ait TIR'ların durdurulmasına ilişkin davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Yeşilkaya, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu'nun 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklar Enis Berberoğlu, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül ile MİT Müsteşarlığı avukatları katıldı.

    Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan Yeşilkaya, sanıklar (Eski Cumhuriye Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni) Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu hakkında 'örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçundan 7.5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep etti.

    Mütalaada Berberoğlu'nun ayrıca 'devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi.

    Öte yandan savcının mütalaasını açıkladığı dava sonrası Berberoğlu ile Gül adliye önünde açıklama yaptı.

    BERBEROĞLU: DÜNYANIN NERESİNDE NE DENİR, SİZİN TAKDİRLERİNİZE BIRAKIYORUM

    Berberoğlu şöyle konuştu: "Bu aslında mesleğime ve sizlere saygımdan ötürü. Şimdi Erdem Gül çok hafife aldı. Aslında kıdemli bir sanık pozisyonunda kendisi. Ben bir gözlemci olarak başladığım bu süreçte sanık olarak Erdem Gül'le beraber yargılanıyoruz. Can Dündar'la beraber yargılanıyoruz. İlk duruşmayla ikinci duruşmam arasındaki 55 gün içinde üç kişilik mahkeme heyetinin tamamı değişti, başkan dahil… Başka birşey söylememe gerek var mı bilmiyorum. Dolayısıyla bu sabah geldiğimde savcının mütalaasını okumaya tenezzül dahi etmedim. Çok açık söylüyorum. Çünkü bu mahkeme heyetinden zaten başka bir şey beklemenin de bir alemi yoktur. Bir ince detay var. Meclise gönderilen fezlekeyle şu anda benim yargılandığım madde değişti. Zaten yapılmak istenenin bu olduğunun farkında oldum. Şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Cumhuriyet Halk Partisi olarak, tek adamlık, tek kişilik diktatörlük rejimine karşı duruyoruz. Karşı durmaya da devam ediyoruz. Daha HSYK'nın tamamını atama yetkisini almadan, iki duruşma arasına bir mahkeme heyetinin tamamını değiştirip kendi çağırdığı tanığı dinlemeye gerek duymadan, savunmanın topladığı delilleri dinlemeye tenezzül etmeden müebbetle yargılamak üzere mütalaa yazan hukuk sistemi dünyanın neresinde ne denir? Sizin takdirlerinize bırakıyorum."

    GÜL: BİZ BİR ÖRGÜTÜN ÜYESİ OLABİLİRİZ…

    Gül de şu ifadeleri kullandı: "Geciken adalet, adalet değildir. Fakat biz bu sabah duruşmaya geldiğimizde savcının apar topar, ben hukukçu değilim ama, usulü bir kenara iterek alelacele cezalandırılmamızı talep etti. Cezalandırılmamız istenen iddia bizim bir silahlı örgüte üye olmaksızın bildiğimiz, halen hapiste 140-150 civarında gazeteci arkadaşımız tutuklu, onlar hakkında da talep edilen bir silahlı örgüte üye olmaksızın yardım etme suçlaması. Bunun dosyadaki delili sadece haber. Yani gazetecilik faaliyeti. Evet söylüyorum, biz bir örgütün üyesi olabiliriz, bu örgüt gazetecilik örgütüdür. Burada net olarak söylüyorum, üyesi olduğumuz örgüt gazetecilik örgütüdür. Bunun dışında hiçbir örgütün üyesi olmaksızın yardım yapmış değiliz. Ama ortada zaten acayip bir durum var gerçek üstü gibi bir ülke burası halen yaşadığımız ülke. Gazeteciler adliyeden ve cezaevlerinden biran önce çıkarılsın. Bu oyun son bulsun. Gerçek üstü oyun ve Türkiye'de. Şairin söylediği gibi Türkiye'de hepimiz ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi."

    SONER YALÇIN DURUŞMAYA KATILMADI

    Mahkeme Dündar ve Gül'ün 'darbeye teşebbüs' suçundan beraate hükmederken, 'silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme' iddiasının dosyadan ayrılarak başka bir dosya numarası üzerinden yürütülmesine karar vermişti.

    Mahkeme bir önceki duruşmada Berberoğlu hakkında 1 Eylül 2016'da 'Cemaatin CHP İmamı' başlıklı bir köşe yazısı kaleme alan gazeteci Soner Yalçın'ın tanık olarak dinlenmesine karar vermişti.

    Yazıyı kaleme alan Yalçın duruşmaya katılmadı. Duruşma savcısı Yeşilkaya da Yalçın'ın gelmemesine karşın mütalaasının hazır olduğunu, soruşturmanın genişletilmesi talebinin olmadığını belirtti.

    Berberoğlu'nun avukatlarından Zeynel Öztürk söz alarak gazeteci Yalçın'ın zorla getirilmesini istediklerini söyledi. Avukat Öztürk, dosyaya sunulan telefon sinyallerine ilişkin HTS kayıtlarını inceleyip beyanda bulunmak için süre talep ettiklerini kaydederek, "Savcının dosya tekemmül etmeden, ara kararlar ifa edilmeden ve Yargıtay'daki bekletici mesele yapılan dosya karara çıkmadan alelacele mütalaasını sunmasını anlayamadık. Hukuk adına tereddütlerimiz oluştu" diye konuştu.

    Berberoğlu'nun avukatlarından Yiğit Acar da, "Mütalaanın dosyadaki eksiklikler giderilmeden sunulmasını anlamış değiliz. Adil yargılanma ilkesine şüphe düştüğü kanaatindeyiz" dedi.

    SANIK SAVCININ SORUŞTURMASINA ATIF

    Savcı Yeşilkaya mütalaasında FETÖ'nün amaçlarına ulaşabilmek için, çoğu zaman kendi amaç ve stratejisine uygun haber ve yayınları kendi basın ve yayın kuruluşları üzerinde yayıp halka ulaştırmak yerine, doğrudan kendileri ile irtibatlı olmayan veya bu şekilde algılanan basın, yayın kuruluşlarına servis ederek kamuoyu algısı oluşturma stratejisi ile haretket ettiğini iddia etti.

    Yeşilkaya, 10 yazar ve yöneticimiz hakkında FETÖ üyeliği davası savcısı Murat İnam'ın yürüttüğü soruşturmayı anımsatarak, "Cumhuriyet gazetesinin 2013 yılından itibaren sanık Can Dünrdar da dahil olmak üzere birçok yöneticisi ve yazar kadrosunun klasik bilinen sosyal demoktrat yayın çizgisini terk ederek aşama aşama FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve stratejisi doğrultusunda yayın yapar şekilde eksen kaymasında oldukları…" sözlerini sarf etti.

    HABER TARİHİNDE YANLIŞLIK

    Savcı Yeşilkaya mütalaasında 29 Mayıs 2015 tarihli mühimmat yüklü MİT TIR'larına ilişkin haberin tarihini de 2016 olarak belirtti. Dündar ve Gül'ün hiçbir yaptığı haberlerde hiçbir kamu yararı olmadığını ileri süren Yeşilkaya, haberlerin Adana Ceyhan ve Hatay Kırıkhan ilçelerindeki adli soruşturma yürütülüyormuş görüntüsü altında yapıldığını savunarak görüntülerine yayınlamaktaki amacın Türkiye Cumhuriyet hükümetini yıpratarak görev yapamaz hale getirmek olduğu tespitini yaptı.  Ancak yargılamaya konu haberlerde Hatay Kırıkhan'da durdurulan TIR'lara ilişkin herhangi bir bilgi yer almıyordu.

    YALÇIN'A ZORLA GETİRME

    Gazeteci Soner Yalçın'ın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesine karar veren mahkeme, sanıklar ve avukatlarına süre vererek duruşmayı 1 Mart'a erteledi.

    İlgili konular:

    Berberoğlu: Açılan dava tam bir safsata, Soner Yalçın da bunun reklamını yapıyor
    Enis Berberoğlu hakkında casusluktan fezleke
    'CHP'li Berberoğlu hakkında casusluk fezlekesi hazırlanıyor' iddiası
    CHP'li Berberoğlu: Bu dava hukuki olsa yaptığımız büyük ayıp
    Berberoğlu: Medya, baskın siyasetçi ile korkak patron arasında sıkıştı
    Etiketler:
    MİT TIR'ları, CHP, Enis Berberoğlu, Erdem Gül, Can Dündar
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın