07:10 21 Eylül 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 01
    Abone ol

    TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Binali Yıldırım, Eusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastiyle ilgili "FETÖ'cüler bunu, El Nusra'nın yaptığını göstermeye çalışıyor. Ama ilk günden El Nusra (yeni adıyla Fetih el Şam) açıklama ile bunu yalanladı. FETÖ'cülerin bu işten sıyrılma gayreti var" ifadelerini kullandı.

    Yıldırım, TBMM Genel Kurulunda anayasa değişikliği teklifinin 2. tur görüşmeleri yapılırken, makam odasında basın kuruluşlarının Ankara temsilcilerinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

    Yıldırım, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un silahlı saldırı sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında yeni bir gelişme olup olmadığına ilişkin bir soruya, "Birtakım şeyler var. FETÖ'cüler bunu, El Nusra'nın yaptığını göstermeye çalışıyor. Ama ilk günden El Nusra açıklama ile bunu yalanladı. FETÖ'cülerin bu işten sıyrılma gayreti var" şeklinde yanıt verdi.

    'TAKTİK HAMLENİN MHP SEÇMENİ ÜZERİNDE ETKİSİ OLMAZ'

    "Anayasa oylamaları nasıl gidiyor, rakamlar tatmin edici mi?" sorusu üzerine Yıldırım, birinci turdaki oy ortalamasıyla uygun ve güzel gittiğini belirtti.

    Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün gerçekleştirdikleri görüşmeye ilişkin soru üzerine, "Ben, aşağı yukarı Sayın Bahçeli ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun ne konuştuğunu bilemem ancak tahmin ediyorum. Devlet Bahçeli konuşacaklarını, ipucunu kamuoyuna iki gün önce duyurdu. O çerçevede konuşma olmuştur herhalde. Sınırlı yansımalar da bunu doğruluyor herhalde." dedi.

    Bu görüşmenin, MHP seçmenini referandumda meydanlarda etkilemeye dönük, 'üzerime düşeni yaptım ama ikna edemedim' gibi bir taktik hamleyi içerip içermediğine yönelik soru üzerine Yıldırım, "Doğrusu bir taktik hamlenin, MHP seçmeni üzerinde etkisi olmaz. Böyle bir taktik hamle olacağı kanaatinde değilim. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu değişikliğe karşı olma anlamında demokratik kurallar içerisinde neler yapılabileceğini kendi tabanına göstermesi gayet doğal. Dikkat ederseniz ilk zamanlardaki sert söylemlerini daha bir demokratik şekilde dillendirmeye başladı. Daha demokratik hukuk devleti çerçevesinde sürdürüyor. Bu iyi bir gelişme" değerlendirmesinde bulundu.

    'HDP VE CHP DE ALEYHTE KAMPANYA YAPACAKTIR'

    Yıldırım sözlerini "Gayet tabii herkes her konuda anlaşamaz ama Meclis süreci tamamlandıktan sonra söylemler kampanyaya dönüşecek. Vatandaşın kararını etkilemeye yönelik söylemler, demokrasinin bir güzelliğidir. Herkes derdini anlatacak. Siyasi rakiplerimizde de benzer ikili bir yapı ortaya çıkıyor. Bahçeli, "Oyum evettir, referandumda da tutumum aynı olacak" dedi. AK Parti, MHP olarak meydanlarda anlatacağız. HDP ve CHP de aleyhte, karşı kampanya yapacaktır. Bu kampanyadaki ayrışmanın, vatandaşın vereceği oyla birebir örtüşeceğini düşünmüyorum. Toplumsal kutuplaşma ve husumete dönüşmesi söz konusu olmaz. Demokratik yollarla 19. kez anayasa değişikliği yapıyoruz. Yönetim şeklinde köklü bir değişiklik getiriyor. Ufak tefek şeyleri dışarıda tutarsak, gayet demokratik sınırlar içerisinde geçti. Böyle görmek lazım" şeklinde sürdürdü.

    "Referandum sürecinde tehdit olursa, mitingler yapılır mı?" şeklindeki soruya Yıldırım, "Tehdit her yerde var. Hiçbir ülke güvenli değil. Avrupa'dakilerin rahat mı olduğunu düşünüyorsunuz?" karşılığını verdi.

    Yıldırım, "MHP ile birlikte miting yapar mısınız?" sorusu üzerine "Bunları konuşmadık, konuşmadığımız bir şey hakkında fikir yürütmemiz olmaz" dedi.

    'GÜÇLÜ BİR YÖNETİM OLACAK'

    Başbakan Yıldırım, terörün ülke için ekonomiden çok daha hassasiyet arz ettiğini ve vatandaşın  bunu gördüğünü belirterek, "Devlet, terörle mücadele ediyor, vatandaş görüyor. Terörle mücadeleye destek yüksek. Türkiye genelinde de Güneydoğu'da, Doğu'da da kayda değer ölçüde destek var. Bizim için önemli bir güç kaynağı. Bu destek, verdiğimiz mücadelenin anlamlı ve yerinde olduğunu gösteriyor. Orta ve uzun vadede, Türkiye'nin terörle mücadelede gücüne güç katacak. Bir değişiklikle istikrar ve güçlü bir yönetim olacak, zamanı etkin kullanacak." ifadesini kullandı.

    'AVRUPALILAR HAZIRDAN YİYOR'

    Ekonomideki dalgalanmanın konjonktürel olduğunu söyleyen Yıldırım, dünyada da belirsizliklerin yaşandığına dikkat çekerek "Avrupalılar hazırdan yiyorlar, istirahatteler" dedi ve şöyle devam etti:

    "Büyüme yok, eksi düzeyde. Birkaç ülkede seçim olacak, 2017 bakımından durgunluk buralarda devam edecek. Tabii ki bu durum Türkiye'yi de etkileyecek. ABD, 8 Kasım'dan beri dünyanın hesaplarını bozdu. Dolar tırmandı, gelişmekte olan ülkeler etkilendi. Bizim ilave risklerimizi koyarsak bu dalgalanmanın normal izahı var. Darbe girişimi yaşandı. PKK, uzantıları, DEAŞ ve FETÖ ile mücadeleyi yürütüyoruz. Aynı anda bu kadar örgütle mücadele yapan başka bir ülke yok. Bu şer ittifaklar, çeşitli algı operasyonlarıyla ülkemiz üzerinde etki etmeye çalışıyorlar. Biz mücadelemizi sürdürüyoruz. Her türlü olumsuzluğa rağmen, makroekonomik göstergeler açısından, Türkiye birçok ülkeye göre daha sağlam. Bankalar iyi durumda, cari açığımız da iyi durumda. Her türlü olumsuzluğa rağmen ülkemiz büyümeye devam ediyor."

    'TRUMP'IN MESAJLARI OLUMSUZ DEĞİL'

    ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump ile yakın zaman içinde temas olup olmadığıyla ilgili soruya Yıldırım, "Danışmanım İhsan Durdu'yu devir teslim töreni için davet ettiler" yanıtını verdi.

    Yıldırım, "Trump, Obama'dan daha mı olumlu olacak?" şeklindeki soru üzerine, "Verdiği mesajlar öyle, bekleyelim, vaziyeti görelim. Ama mesajları olumsuz değil. Tarzın değişeceğini düşünüyorum. ABD yönetiminin Suriye, Irak politikalarındaki olumsuz tutumunun değişeceğini düşünüyorum. Bölgedeki varlığının etkisizleştiğini söylüyorlar. Bu bölgedeki gelecek politikalarda, Türkiye ile daha yakın çalışacağını söylüyor. Bunlar güzel şeyler" değerlendirmesinde bulundu.

    'REİNA SALDIRGANI KONUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR'

    "Reina saldırganının arkasında bir istihbarat örgütü, yabancı gizli servis var mı?" sorusuna Yıldırım, "Soruşturma devam ediyor, bunun için şu anda erken. Emniyet güçlerimiz yakalanan teröristi konuşturmaya çalışıyorlar" karşılığını verdi.

    YENİ ABD YÖNETİMİNDEN 3 TALEP

    Yıldırım, ABD'deki yeni yönetimin Gülen'i iade edip etmeyeceğine yönelik soru üzerine, yeni yönetimin, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmesi için 3 somut adım atması gerektiğini vurguladı.

    Başbakan Yıldırım, şunları ifade etti: "Bir, ilişkilerimizi olumsuz noktaya getiren FETÖ terör örgütünün başını bize iade etmesi lazım. Hukuki süreci hızlandırmalı. İki, PYD, YPG ile işbirliğini silah vererek desteklemeyi bırakması lazım. Bir terör örgütü ile bir diğer terör örgütü yok edilemez. Devlete uygun bir iş değil. ABD yıllardır NATO'da ortağımız. Terörle mücadele yapacaksa yanlış muhataplarla yapmamalı, Türkiye ile yapması lazım. Yeni yönetimin bu düşüncede olduğunu işitiyoruz. Üç, Türk halkının ABD konusunda çok olumsuz bir algısı var. 15 Temmuz'da derinleşen bu olumsuz algıyı düzeltmek için gözle görülür adımlar bekliyoruz. PYD konusunda gök kubbede söylenecek ne kadar laf varsa söyledik. Artık 'bilemiyoruz' diyecek halleri yok. ABD son zamanlarda Fırat Kalkanı ve DEAŞ ile mücadele konusuna daha olumlu yaklaşıyor. Türkiye, Rusya ve kısmen İran'ın aldığı inisiyatifi desteklemek konusunda bizimle birlikte hareket etmek istiyorlar. Bu da önemli bir şey."

    İlgili konular:

    Erdoğan: Ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun?
    YAŞ kararlarını Erdoğan'a sunan Albay, savcıya 'Hocam' deyince tutuklanmış
    Erdoğan: Bazı tuzakları geç gördük
    Etiketler:
    Reina saldırısı, Türkiye-ABD ilişkileri, FETÖ, TBMM, MHP, PYD, IŞİD, HDP, CHP, Binali Yıldırım, Donald Trump, Andrey Karlov, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın