09:06 22 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Şükrü Seymen

    Erdoğan'a suikast davasının sanığı Binbaşı Seymen: Evet darbe yaptım, oturup çocuk gibi ağlayacak mıyım?

    © AA / Arşiv
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Darbe girişimi sonrası Türkiye (467)
    0 78

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 15 Temmuz gecesi Marmaris'te suikast girişimi ve iki polisin hayatını kaybetmesine ilişkin davanın sanıklarından Özel Kuvvetler timinin başındaki Binbaşı Şükrü Seymen, "Evet ben darbeciyim. İdam da olsa cezası vicdanım acımaz. Oturup çocuk gibi ağlayacak mıyım?" dedi.

    Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen davanın duruşmasına tutuklu 44 sanığın yanı sıra taraf avukatları ve sanıkların yakınları katıldı. Yargılananlardan Binbaşı Şükrü Seymen darbe gecesi öldürülen Tuğgeneral Semih Terzi'nin kendisini aradığını söyleyerek, şöyle konuştu:

    "14 Temmuz günü Semih Paşa rahmetli beni aradı. 12 kişilik tim kurmamı istedi. Gökhan Paşa ile de görüşmemi söyledi. Özel Kuvvetlerde verilen emri sorgulamak yoktur. Ben de emri yerine getirdim. Semih Paşa'yı da teğmenliğimden beri tanırım. Kendisi kahraman bir komutanımızdı."

    'İNTİHAR OLMASA İDAM SANDALYESİNE KENDİM VURURUM'

    Gökhan Şahin Sönmezateş'in kendisine TSK'nın emir ve komutası içerisinde darbe yapacağını da söyleyen Seymen, “Biz Gökhan Paşamla aynı uçakta İstarbul'a gelmişiz. Ama bizim aynı karede görüntümüz yok. Ben biletimi eşimin kredi kartıyla aldım. İddianamedeki gibi bir durum yok. Gökhan Paşa buluşmamızda, ekibimle 15 Temmuz günü havalimanında olmamı istedi. Biz de limana gittik. Uçağı beklemeye başladık. Ancak uçaklar gelemedi. Bunun üzerine B planına geçildi ve helikopterle İzmir'e Çiğli'ye ulaştık" dedi.

    Telefonlarını da evde bıraktıkları için gelişmelerden haberdar olmadıklarını anlatan Şükrü Seymen, “Ancak benim plan yaptığım söylendi. Gökhan Paşa bize tuzak kurulduğunu söylüyor, kimin yaptığını bilmiyorsa, ben binbaşı nasıl bileyim ben bu işin nasıl yöneticisi olurum. Evet ben darbeciyim. İdam da olsa cezası vicdanım acımaz. İntihar olmasa kendim idam sandalyesine vururum. Ama hangi darbeyi planlamışım. Gökhan Paşa ve Semih Paşa'nın verdiği emri yaptım. Korgeneralin orgeneralin işin içinde olduğunun tartışıldığı ortamda bir binbaşı olarak ben neresindeyim" dedi.

    Çiğli'de plansızlık yaşadıklarını da ifadesinde anlatan Seymen, “Bu tür olaylarda ayrıntılı planlama, provaya ihtiyaç vardı. Burada olmadı. Plansızlık vardı. Bu arada Osman Kılıç Albay beni aradı ve görevin iptal olduğunu söyledi. Ben de bunu Gökhan Paşa'ya anlattım. Gökhan Paşa, 'Ankara'ya dönelim' teklifinde bulundu. Ben de kabul ettim ama sonra da göreve devam denildi. Havalanıp Marmaris'e gittik" diye konuştu.

    'SUİKASTIN MANTIĞI TUTMUYOR'

    Gökhan Şahin Sönmezateş gibi Cumhurbaşkanı'nın sağ olarak ele geçirilmesi talimatının kendilerine verildiğini ileri süren  Seymen, "Suikastın ne olduğunu bir asker olarak biliyorum. Ancak Kuzgun ve Şapka gibi gizli tanıklar da ifadelerinde suikasttan bahsetmiyor. Gökhan Paşa da suikast olmadığını söyledi. Zaten suikastın mantığı da tutmuyor. Bunu da kayda geçmesi için söyledim" dedi.

    Marmaris'e otelin olduğu bölüme indikten sonra otelin içerisinde girdiklerini ifade eden Seymen, şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanı korumalarının bulunduğu bölüme gittik. Burada birkaç kez havaya ateş açıldı. Ben hemen ateşi durdurdum. Ben zaten biliyorum Cumhurbaşkanı'nın orada olduğunu neden küfür edeyim. Vatandaşlara sadece burada mı kalıyor diye sorduk. Ama tehdit etmedim. Bu sırada korumalar kapılarını kapatıp ateş etmeselerdi yerlerini tespit etme durumumuz yoktu. İlk ateşi polisler açmasaydı, yerlerini bulma ihtimalimiz sıfırdı. Biz de buna karşılık baskı ateşi ile hedef gözetmeden karşılık verdik. Bizim silahlarımızda gece görüşü yoktu. Bu nedenle hedef gözeterek ateş etmem mümkün değil."

    'CUMHURBAŞKANINA HAKARET ETMEDİM'

    Cumhurbaşkanı'na ve koruma polislerine hakaret, küfür ettiğine yönelik iddiaları kabul etmeyen Seymen, “Polislerin cüzdanlarının alınması ve kelepçelenmesiyle ilgim yok. Ben sadece silahları bırakıp uzaklaşılması talimatı verdim. El bombasını da İsmail Yüzbaşı, personel dışarıya çıktıktan sonra camın kenarına bıraktı. Polisler zarar görmesin diye de patladığı sırada üzerlerine kapandı. Polislere Cumhurbaşkanı'nın ne zaman gittiğini sordum. Ancak hakaret etmedim. Hakaret ettiğim iddiasını şiddetle reddediyorum. Ben kimsenin de darp ettiğini görmedim. Cumhurbaşkanı'nın olmadığını söyledim. Gökhan Paşa'ya çekileceğimizi söyledim. Çekildiğimiz sırada polislerin atışlarından bizim yerimizi tespit edemediklerini anladım. O yüzden mala zarara verme suçlamasını da kabul etmiyorum. Hatta ben iki sebepten dolayı, otelin içerisinde camlar olduğu ve yerimizin tespit edilmesini istemediğim için timin ateş etmemesi konusunda emir verdim. Biz oraya adam öldürme kastıyla gitseydik kimse canlı çıkamazdı. Bugün 2 şehitten bahsedilmezdi daha fazla olurdu. Darbe yaptım mı? Evet yaptım. Oturup çocuk gibi ağlayacak mıyım? Tabii ki hayır. Ancak en çok üzüldüğüm konu 2 polisin şehit olması" dedi.

    Helikoptere ateş ettiği iddialarını da kabul etmeyen Şükrü Seymen, arazide yanlarındaki tüm paralarını bir araya toplayıp üçe böldüklerini, bu sırada Zekeriye Kuzu'nun cüzdanları aldığını öğrenince de çok kızdığını anlattı. Seymen'in ifadesinin tamamlanmasından sonra, duruşma yarına ertelendi.

    Konu:
    Darbe girişimi sonrası Türkiye (467)

    İlgili konular:

    'Erdoğan'a suikast timi' hakim karşısına çıkıyor
    Marmaris'e gönderilen ekipteki albay: Erdoğan'ı almaya gittiğimizi tahmin ettik
    Tuğgeneral Sönmezateş: Amacımız Erdoğan'ı öldürmek değildi
    Etiketler:
    15 Temmuz darbe girişimi, TSK, Recep Tayyip Erdoğan, Semih Terzi, Gökhan Şahin Sözmezateş, Şükrü Seymen, Marmaris, Muğla
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın