03:30 21 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    AP Türkiye Raportörü Kati Piri

    AP Türkiye raportörü Piri: Her geldiğimizde durum daha da kötüye gitmiş oluyor

    © Flickr / PvdA Europa
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 69

    AP Türkiye raportörü Kati Piri, "Hükümetin icraatlarının AB kriterlerine uymaktan bir hayli uzak olduğunu görmekle beraber, OHAL kaldırıldığında pozisyonumuzu yeniden değerlendirme niyetindeyiz. Maalesef her geldiğimizde durum daha da kötüye gitmiş oluyor" dedi.

    Kati Piri'nin Cumhuriyet'ten Mine Esen ve Berivan Aydın'a verdiği söyleşi şöyle:

    Referandum sonrası Türkiye'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

    Referandumun sonucu ne olursa olsun, OHAL kaldırılana dek Türkiye'nin normalleşme sürecine girebileceğini düşünmüyorum. Hükümetin vatandaşları etkilemeyeceğini söylediği OHAL'de on binlerce insan işten çıkarıldı, muhalif vekiller ve gazeteciler hapse atıldı. Türkiye'ye yönelik bir terör tehdidi olduğu açık, ancak insanların bu kadar kolay biçimde ‘terörist' olarak etiketlenmeleri ve savunma hakkı verilmemesi bizi endişelendiriyor.

    AP'de Türkiye'nin üyeliği konusundaki eğilim nedir?

    AP son yıllara dek Türkiye'nin üyeliğinin en büyük destekçisiydi. Sürece inandığı için, AB Konseyi'nin engellediği temel haklarla ilgili 23. ve 24. fasılların açılmasını istiyordu. Gezi protestolarından sonra durum değişmeye başladı. Cumhuriyet'e yönelik operasyonun, milletvekillerinin dokunulmazlığının anayasaya aykırı biçimde kaldırılıp 10 HDP'li vekilin hapse atılmasının ardından, kasımda vardığımız noktada "Türkiye'yle işbirliğimizi sürdürmeliyiz, fakat şu anda AB'ye entegrasyonundan bahsetmek gerçekçi değil" demek durumunda kaldık. Üyelikten bahsediyormuş gibi yapmamızın ne kendi vatandaşlarımıza, ne de Türkiye vatandaşlarına faydası yoktu. Hükümetin icraatlarının AB kriterlerine uymaktan bir hayli uzak olduğunu görmekle beraber, OHAL kaldırıldığında pozisyonumuzu yeniden değerlendirme niyetindeyiz. Ancak bu da aylardır gerçekleşmedi. Türkiye hükümeti de reformları gerçekleştirmeye istekli olduğunda, vatandaşların da bu müzakerelerin faydalarını göreceği farklı bir süreç inşa edeceğimizi umuyorum. Vize serbestisi de önemli bir gösterge olacaktır.

    Türkiye'yle yürütülen pazarlıkları görünce AB'nin demokrasi ve insan hakları savunuculuğuna olan inancınızı nasıl koruyorsunuz?

    Kimi siyasetçiler gibi Avrupa'ya ekonomik bir görüş açısından bakarsanız, Türkiye'de gazetecilere, muhaliflere ve insan hakları savunucularına uygulanan baskıları görmezden gelmeniz kolaydır. Umarım ki sonunda entegrasyonu düşünmeden işbirliğine odaklanmayız. Zira uzun vadede AB için yeni bir mülteci krizinden de büyük olan tehdit, istikrarsız ve demokratik olmayan bir Türkiye olacaktır. 79 milyon nüfuslu ve önemli bir NATO müttefiki olan komşumuzun istikrarlı olması ve bizimle aynı değerlere inanması, bizim ulusal çıkarımızadır.

    'HAPİSTE OLAN GAZETECİLERİ GÖRMEK ÜZÜCÜ'

    Piri ayrıca, beraberindeki parlamenterler Elisabetta Pietrobon, Mariska Heijs ve Jörgen Siil ile Cumhuriyet gazetesine destek ziyaretinde bulundu. Gazetenin İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç'ten bilgi alan Piri, "Türkiye'de Cumhuriyet ağır darbeler aldı ve gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hapiste olan gazetecileri görmek çok üzücü. Özellikle de AB üyelik sürecinde olan bir ülkede bunu görmek daha da vahim. Türkiye'ye her geldiğimizde Cumhuriyet gazetesini ziyaret etmeye çalışıyoruz. Maalesef her geldiğimizde durum daha da kötüye gitmiş oluyor. Avrupa Parlamentosu için bir ülkede basın haklarının nasıl ele alındığı, nasıl muamele gördüğü çok önemli. Çünkü o ülkede demokrasinin durumunu ifade ediyor" diye konuştu. Parlamenterler, programın devamında bir grup gazeteciyle görüştü.

    KILIÇDAROĞLU: FİİLEN KHK'LARLA TEK ADAM REJİMİ DEVAM EDER

    Türkiye'deki temaslarına dün başlayan Piri, Meclis'te CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya gelmişti. Piri görüşmede "Evet veya hayır, her iki durumda da Türkiye'de ne olur, evet çıkarsa OHAL kalkar izlenimi yaratılıyor ne düşünüyorsunuz, Rakka konusunda ne düşünüyorsunuz?" sorularını yöneltmişti.

    Piri, Kılıçdaroğlu'na referandumda nasıl bir kampanya yürüteceğini sorarken, Kılıçdaroğlu, OHAL şartlarında baskıların giderek arttığını belirterek, referanduma eşit olmayan şartlarda gidildiğini dile getirdi. Piri, Avrupa'nın referandumdan evet veya hayır çıkarsa Türkiye'deki durumun ne olacağını anlamaya çalıştığını söyledi. 'Evet' çıkması durumunda ciddi sıkıntılar yaşanacağını belirten Kılıçdaroğlu "Fillien KHK'larla tek adam rejimi devam eder" dedi.

    PIRI'DEN KILIÇDAROĞLU'NA: BEN ARA YOL OLARAK GEÇİCİ DONDURMAYI ÖNERDİM

    Kılıçdaroğlu, Piri'nin "Bu dönemde AB’den beklentiniz nedir?" sorusuna da "Bu süreci yakından takip edin, demokrasinin yanında yer alın" yanıtını verdi. Bunun üzerine Kati Piri, "Bu süreci yakından takip ediyoruz. 11 Mart’ta Venedik Komisyonu raporu yayımlanacak. Raporda hem referandum süreci hem de 15 Temmuz sonrasına ilişkin değerlendirmelerimiz de bulunacak" dedi.

    Piri, AB'ye Ankara ile müzakereleri derhal askıya alması çağrısı yaptıktan sonra CHP'den kendisine yöneltilen eleştirileri de anımsattı. Kılıçdaroğlu ise bir raportörün, Türkiye'nin AB üyeliği ile ilgili zor zamanlarında olumlu şeyler yazması gerektiğini savunarak, eleştirilerinin arkasında durdu. Piri de Avrupa Halk Partisi ve Liberallerin, müzakerelerin dondurulmasını önerdiğini, kendisinin de bir ara yol olarak geçici dondurmayı önerdiğini söyledi.

    ÇELİK: KATI PIRI'YE RANDEVU VERMEYECEĞİM

    Bu arada AB Bakanı Ömer Çelik, dün Polonya'nın başkenti Varşova'da yaptığı basın toplantısında gazetecilerin Piri'yle görüşüp görüşmeyeceği yönündeki sorusuna "Kati Piri ile görüşmedim ve randevu vermeyeceğim kendisine" demişti.

    Piri'nin HDP sözcülerinin tercümanlığını yaptığını savunan Çelik, kendilerinin defalarca iyi niyetli bir yaklaşım gösterdiklerini belirtmişti.

    Etiketler:
    AP, Kati Piri, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın