23:45 24 Haziran 2018
Canlı Yayın
    Bekir Bozdağ

    Bozdağ: AB değerleri katledildi

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 11

    AB Adalet Divanı'nın başörtüsüyle ilgili aldığı kararı değerlendiren Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Avrupa Adalet Divanı'nın aldığı karar din ve vicdan hürriyeti, çalışma hürriyeti, insan haklarına ilişkin bütün uluslararası düzenlemeler ve AB değerlerinin katledilmesinden ibaret" ifadesini kullandı.

    Bozdağ, AK Parti İl Başkanlığı'nın Yozgat'ta bir otelde düzenlediği 'Geçmişten geleceğe teşkilat' konulu toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    AB Adalet Divanı'nın başörtüsüyle ilgili aldığı kararı nasıl değerlendirdiğini sormaları üzerine Bozdağ, "Avrupa Adalet Divanı'nın aldığı karar din ve vicdan hürriyeti, çalışma hürriyeti, insan haklarına ilişkin bütün uluslararası düzenlemeler ve AB değerlerinin katledilmesinden ibaret" ifadesini kullandı.

    'ORTAÇAĞ ZİHNİYETİ 21. YÜZYILDA MAHKEME ELİYLE HORTLATILDI'

    Çok net bir şekilde Adalet Divanı'nın adaleti ve hukukun evrensel ilkelerini ayaklar altına aldığını, Avrupa Birliği'nin değerlerini çiğnediğini vurgulayan Bozdağ, "İnsanları inancıyla işi arasında tercihe zorlamak demokratik bir hukuk devletine yakışmaz, büyük bir ilkelliktir, büyük bir çağ dışılıktır, ortaçağ zihniyetinin 21. yüzyılda mahkeme eliyle hortlatılmasından başka bir anlam taşımamaktadır" diye konuştu.

    Avrupa ülkelerinde ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi ve Türkiye karşıtlığı gibi çok ciddi hastalıklar olduğuna dikkati çeken Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

    "Bu hastalıklar serpici nitelikte toplumun tamamını etkisi altına almış durumda ve siyasi iktidarlar dahi bundan etkilenip bu hastalıklara karşı sesini yükseltmek ve bu hastalıkları tedaviyle uğraşmak yerine bu hastalıkların yaygınlaşmasına yol açan eylem ve söylemler içerisine girmişlerdir. Bu son derece üzücü bir gelişmedir. Avrupa'nın geleceğini, Avrupa ülkelerinde yaşayan insanların geleceğini, demokratik hak ve özgürlüklerini de tehdit eden gelişmelerdir. Tabi insanların bu tür yaklaşımlar içerisinde olması bir dereceye kadar izah edilebilir, bunların tedavisi vardır, belki tedavi edilebilir, bir şeyler yapılabilir ama ana görevi bütün bu hastalıklara rağmen ve her türlü olumsuzluğa rağmen insan haklarını adaleti ve hakkı ayakta tutan Avrupa Adalet Divanı veya Belçika Mahkemesi gibi mahkemelerin bu aşırılıklara prim vermesi ve onlardan daha ileri kararlar alarak adaleti ve hukuku yok etmesi kabul edilemez."

    'KARAR HUKUKU BOMBALADI'

    Avrupa ve Avrupa Birliği adına üzüldüğünü dile getiren Bozdağ, "Avrupa ortak hukukunu korumakla görevli olan bir Adalet Divanı'nın verdiği bu karar bu hukuku bombalamıştır, onlar adına çok üzgünüm" dedi.

    Bu tür kararların insanların din ve vicdan özgürlüklerini yok edemeyeceğine dikkati çeken Adalet Bakanı Bozdağ, şunları söyledi:

    "Bu kararların böyle bir gücü asla yoktur. Ama Türkiye'ye her defasında demokrasi, insan hakları hukuku dersi verenlerin Avrupa'daki demokrasinin, insan hakları, hukukun üstünlüğünün, ırkçıların, ayrımcıların, İslam düşmanlarının ve başkalarının inanç hürriyetine saygı göstermeyen radikallerin kabul ettiği kadar olduğunu göstermiş oldu bu karar. Sadece üzgünüz diyorum ve bu kararı verenleri bir hukukçu olarak kınıyorum."

    'ULUSLARARASI TOPLUMUN AYAĞA KALKMASI LAZIM'

    Bozdağ, Hollanda ile yaşanan krize dair ise "Orada vatandaşların üzerine polislerin ve polis köpeklerinin saldırtılması son derece büyük bir hak ihlalidir, insan hakları ihlalidir, toplanma gösteri hakkının ihlalidir. Sayın Bakan'ın yolunun kesilmesi seyahat hürriyetinin ihlalidir. Vatandaşların bir araya gelmesinin engellenmesi, toplantı ve ifade hürriyetinin ihlalidir. Basın mensuplarına yapılan saldırılar da basın hürriyetinin çok açık ihlali. Bu kadar hak ihlali yapılan bir yerde bütün uluslararası toplumun ayağa kalkması lazım" dedi.

    'VENEDİK KOMİSYONU RAPORU SUBJEKTİFTİR, SİYASİDİR'

    Bozdağ, Venedik Komisyonu'nun hazırladığı raporda, bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerin feshini talep etmesini nasıl değerlendiği sorusu üzerine, Komisyon'un Türkiye aleyhinde bir raporu kabul ettiğini söyledi.

    Venedik Komisyonunun teknik komisyon özelliği taşıdığını vurgulayan Bozdağ, sadece uzman görüşü verebileceğine dikkati çekti.

    'CHP VE HDP LOGOLARINI ÇIKARIP ALTINA VENEDİK KOMİSYONU YAZMIŞ OLSALAR…'

    Bozdağ, Türkiye hakkındaki raporun teknik değil, siyasi olduğunu belirterek şöyle konuştu:

    "Venedik Komisyonu, Türkiye'deki anayasanın halk oylaması sürecine bu ortaya koyduğu raporla 'hayır'dan yana çok net bir şekilde taraf olmuştur. Çünkü Venedik Komisyonu raporu, adil, objektif değildir, subjektiftir, siyasidir. Tamamen baştan sona CHP'nin ve HDP'nin ve Anayasa Komisyonu ve genel kurul görüşmeleri sırasında söylediklerinin ve kendi internet sitelerinde yayınladıkları görüşlerin derli toplu bir arada ifade edilmesinden ibaret bir rapordur. Türkiye'de inceleme yaptılar, boş yere para harcadılar. Ben buradan Venedik Komisyonuna diyorum ki keşke bu kadar zaman harcayacağınıza para harcayıp bu raporu yayınlayacağınıza HDP ve CHP'nin internet sitesinden indirip oradaki CHP ve HDP logolarını çıkarıp, altına Venedik Komisyonu yazmış olsalardı daha zahmetsiz ve masrafsız bir rapor olurdu. Venedik Komisyonunun bu raporu, komisyonun görüşlerini değil, esasında CHP ve HDP'nin görüşlerini Venedik Komisyonu görüşü olarak ortaya koyan siyasi bir rapordur."

    'RAPORTÖRLER YANILTIYOR'

    Raportörlerin, Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi üyelerini yanılttığına işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti:

    "Raporun dili ve üslubu da teknik bir rapor olmadığını gösteriyor. Tamamen siyasi bir dil ve üslupla yazılmıştır. Venedik Komisyonu, Türkiye'nin muhalefet partisi değildir. Teknik bir komisyondur ancak Türkiye'nin muhalefet partisi dili ve üslubuyla bir rapor alınmıştır. Komisyon, bu raporuyla Venedik Komisyonunun saygınlığına çok büyük bir leke sürmüştür. Bizim açımızdan Türkiye'de olup bitenleri objektif yansıtmayan, teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDP'nin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun itibarı yoktur. Buradan, bu raporu referans gibi gören ve göstermek isteyen çevrelere de seslenmek isterim. Kim ki bu raporu referans alarak Türkiye'deki anayasa değişiklikleri hakkında bir kanaat veya karar oluşturursa kesinlikle yanlış bir kanaat oluşturmuş olur ve yanlış bir karar vermiş olur. Çünkü gerçeklere dayanmayan bir rapor üzerinden kanaat oluşturulamaz."

    İlgili konular:

    AB Konseyi Başkanı Tusk: Eğer biri Rotterdam'da faşizm görüyorsa gerçeklikle bağı kopmuştur
    Çavuşoğlu: AB'den vize serbestisi gelmezse, göç anlaşmasıyla ilgili adım atarız
    AB'ye Hollanda tepkisi
    ‘AB, Türkiye’yi masadan kalkan taraf olmaya zorluyor’
    Etiketler:
    AB, Bekir Bozdağ, Hollanda
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın