02:24 21 Şubat 2018
Ankara+ 2°C
İstanbul+ 8°C
Canlı Yayın
    Avrupa Birliği ve Türkiye.

    'Türkiye, Türk toplumu üzerinden Avrupa'nın politikasını etkilemeyi amaçlamıyor'

    © REUTERS/ MURAD SEZER
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Amur Gadjiev
    171

    Türk hükümet yetkililerinin 16 Nisan referandumu öncesi Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları ile ‘evet’ kampanyası kapsamında yapmak istediği toplantılar, Avrupa Birliği’ne üye Almanya ve Hollanda tarafından iptal edilince olay AB-Türkiye krizine dönüştü.

    Avrupa’daki aşırı sağın yabancı ve Müslüman karşıtı dalgası merkez siyaseti de kendine benzetmeye başladı.

    Avrupa’daki seçimlerde ‘Türkiye ve Erdoğan karşıtlığı’ iç siyaset malzemesine çevrildi. Türkiye’nin dış politikası da Avrupa’da yayılmacılıkla eleştirilmeye başladı.

    ‘Ekonomi Yüksek Okulu’ Ulusal Araştırma Üniversitesi baş öğretim görevlisi Grigoriy Lukyanov, Sputnik’e verdiği röportajda bu süreç ile ilgili açıklamalarda bulundu. Lukyanov, “Avrupalı toplumda Türkiye ve Türklere bir takım damgalar vurulduğunu görüyoruz. Türk diasporasının medeni bir sorun olarak incelenmesi, öncelikle sağ meyilli güçlerin işi. Solcular ve merkez siyaset yanlıları bu konuya nadiren değiniyor. Buradan, Türkiye dâhil dış ülkelerin politikalarıyla ilgili değerlendirmeler, (İslam korkusu, Türk korkusu gibi) korkular ortaya çıkmaya başlıyor” diye konuştu.

    Türkiye’nin dış politikasının Avrupa’da yayılmayı amaçlamadığını söyleyen Rus uzman, “Türkiye’nin dış politikasının ilkelerini öne süren belgelerde Avrupa’nın üzerindeki etkinin yayılması gibi tezler, amaçlar ve stratejilerle ilgili açıklamaları bulmak çok zor. Türkiye’nin dış politikası Avrupa’da genişlemeye yönelik olarak anlatılırken, sağ güçlerin eline esir düşüyor ve objektif gerçeklilik kavramını anlamaktan uzaklaşmış oluyorsunuz. Zira Türkiye yönetiminin Avrupa ülkelerindeki Türk diasporasıyla kurmaya çalıştığı temas ve diyalog çabaları yalnızca referandum ile ilgili kısa vadeli amaçlara yönelikti. Avrupa’daki Türk toplumu üzerinden Avrupa ülkelerinin politikasını etkilemeye yönelik uzun vadeli amaçlar güdülmedi. Burada somut bir amaç vardı, o da referandumda belli bir pozisyonun desteklenmesini sağlamaktı, çünkü son ve bir önceki parlamento seçimleri, diasporanın fikrinin çok önemli olduğunu gösterdi” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
    © AA/ Cumhurbaşkanlığı / Yasin Bülbül

    Avrupa’daki Türk toplumun Türkiye’nin dışında olduğunu, ancak Türk vatandaşlardan oluştuğunu ve hükümetin kendileriyle çalışması gerektiğini savunan Lukyanov, “Türk dış politikasının, Balkan ülkelerini ve halklarını yutmaya, etki alanını genişletmeye yönelik bir genişleme politikası olarak görülmesi yaklaşımı bence Türkiye anayasasında ve temel taşı olan diğer dış politika belgelerinde yer alan maddelere aykırıdır. Bu belgeleri incelersek, ne ‘yeni Osmanlıcılık’  ne de ‘jeopolitik çıkar bölgeleri’ hakkında herhangi bir şey yazmadığını göreceğiz. Bu terimler yalnızca değerlendirme kategorileri. Bu tür klişeler belki de kullanım bakımından rahat olabilir, ancak Türkiye’nin dış politika gerçekliliğini hiçbir şekilde yansıtmıyor” dedi.

    İlgili konular:

    AK Parti Avrupa gezilerini tamamladı
    Kurtulmuş'tan Avrupa'ya: Sana ne? Niye burnunu sokuyorsun? Sana soran mı var?
    Zaharova: Avrupa için kader anı geldi
    Avrupa Komisyonu Türkiye'nin AB Daimi temsilcisini çağırdı, sözlü nota verildi
    Çavuşoğlu: Durup dururken Avrupa'ya niye sataşalım?
    Erdoğan'dan Avrupa'ya: Size rahat olmayacak
    Göç dalgasının geleceği belirsiz: Milyonlarca Afrikalı Avrupa'ya akın edebilir
    Papa Francis: Avrupa Birliği kendini sorgulamalı
    Erdoğan'dan Avrupa'ya: 16 Nisan'dan sonra konuşacağız
    Etiketler:
    Grigoriy Lukyanov, Hollanda, Almanya, Avrupa, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın