10:30 25 Şubat 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 92
    Abone ol

    İstanbul'da Abdi İpekçi Spor Salonu'nda 4.TÜGVA Gençlik Buluşması'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "İsviçre'de benim posterimi devasa yapıp, şakağıma silah dayayanlar kimse, onlarla beraber yürüyenler kimse, şu anda bunlar, burada da işbirliği yaptılar.

    Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

    'BİZİM ARZUMUZ KİTAPLA, KALEMLE YETİŞEN BİR NESİL'

    • Bizim arzumuz bu ülkenin gençliğinin elinde molotof, silah değil, kitapla, kalemle yetişen bir nesildir. Gençlik zihnini Pensilvanya'ya kiraya verenler gibi olmamalı, adam profesör ama kiracı. Manevi kalkınma olmadan, maddi kalkınmanın bir kıymet-i harbiyesi yoktur. Aşk ve hikmetle yoğrulmayan bilgi sahibine yüktür.
    • Ülke ve bölge olarak kritik bir dönemden geçiyoruz. İçinde bulunduğumuz coğrafya çok büyük kırılmalara sahip oluyor. Sizler bu genç yaşınızda, kimisi yürek yaralayıcı olsa da tarihin zulüm dolu bir anına şahitlik ediyoruz. Suriye'de 7. yılına giren çatışma ortamı nedeniyle 3 milyon kişi ülkemize göç etti. Irak'ta, Yemen'de etnik ve mezhep temelli çıkar kavgaları sebebiyle kardeş kardeşi katlediyor. Tarihe yön vermiş medreselere ev sahipliği yapmış İslam beldeleri harap oluyor. İnsan hakları karneleri hazırlayanların, insanlığını geride bıraktığına şahitlik ediyoruz. 
    • Avrupa'nın ulvi değerleri diye parlatılan kavramların, bizzat o değerlerin sahipleri tarafından ayaklar altına alındığını görüyoruz. Eşref-i mahlukat denen insana ruh katan ne kadar ilke varsa hepsinin içinin boşaltıldığı günler yaşıyoruz. Bu süreçte öne çıkan DEAŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin, FETÖ gibi örgütlerin en büyük zararı İslam'a verdiğini görüyoruz. Bu katil sürüleri, bölgemizin parçalanmasına taşeronluk yapıyorlar. Nasıl 1 asır önce coğrafyamızdaki ülkelerin sınırları kanla, fitneyle çizildiyse bugün aynısı terör örgütleri şebekesiyle yapılmak isteniyor.

    'BUGÜN MODERN LAWRENCE'LAR AYNI ŞEYİ YAPIYOR'

    • Nasıl bir asır önce coğrafyamızdaki ülkemizin sınırları kanla, gözyaşıyla ve fitneyle çizilmişse bugün de aynısı terör şebekeleri üzerinden yapılmak isteniyor. Yüzyıl önce Arapça konuşan, faaliyet gösterdiği yerin insanları gibi giyinen Lawrence vardı. Bugün de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence'lar aynı şeyi yapıyor. Bir asır evvel Sykes ile Picot arasında yapılan gizli anlaşmalar vardı, bugün de kapalı kapılar arkasında süren kirli pazarlıklar var.

    'CUMHURİYET BİZİM İÇİN YENİ BİR DÖNEM DEĞİLDİR, OSMANLI'NIN DEVAMIDIR'

    • Bizler, zulüm ile yapılan binanın hiçbir zaman payidar olmayacağına yüzlerce kez şahit olmuş bir inancın mensuplarıyız. Birilerinin sizin duygularınızı istismar etmesine asla izin vermeyin. Unutmayın, her imtihan bir imkandır. Gecenin en karanlık olduğu an, şafağın sökme anıdır. Şairin dediği gibi; tasalanma yiğidim, zaman bizden yanadır. Külümüzden yükselen duman bizden yanadır. Son durak, son ilahi ferman bizden yanadır. Dünya düşman olsa da iman bizden yanadır. Kapıları açacak coşkun bin niyaz kaldı. Ufuka bir bak yiğidim, inkılaba az kaldı. Asla umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. Çünkü istikbal, Allah'ın izniyle bizimdir. Hiç şüpheniz olmasın.
    • Çünkü sizler, çok büyük bir medeniyetin, destan yazmış köklü bir milletin evlatlarısınız. Bizim atamız Sultan Alparslandır, Osman Bey'dir, Yavuz'dur, Kanuni'dir, Abdülhamid'dir. Cumhuriyet bizim için yeni bir dönem değildir. Selçuklu'nun, Osmanlı'nın devamıdır. Sizler, Seyid onbaşılar, Yahya çavuşlar ve başlarında Gazi Mustafa Kemaller olmak üzere Çanakkale Destanı'nı yazmış bir neslin evlatlarısınız. Bu savaş gençlerin, körpe fidanların, ana kuzusu 15'lilerin savaşıydı.

    'EY KILIÇDAROĞLU SEN NEREDEYDİN? HAVALİMANI'NDAN KAÇIYORDUN'

    •  Ey Kılıçdaroğlu, sen o 15'lileri gördün mü? Gazi Mustafa Kemal'in partisinin başıyım diyorsun. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal, "Gençler, cumhuriyeti size emanet ediyorum" diyor. Her şey ortada. Çanakkale, ayağında çarığı olmayan, silahında mermisi olmayan o genç Mehmetçiklerin savaşıydı. İşte sizler, tüm yoksulluklara rağmen tarihe "Çanakkale geçilmez" diye yazdırmış bir neslin evlatlarısınız. Bazıları, ülkemize baktıkça yeni Sevr'lerin hayallerini kurabilir. Ama ben bunlara 15 Temmuz'da yazılan kahramanlık destanınDan bahsetmek istiyorum. Orada, mermilere göğsünü siper eden, F-16'lara kafa tutan gençler vardı. Kılıçdaroğlu sen neredeydin? Atatürk Havalimanı'ndan kaçıyordun. Halbuki biz seninle orada buluşabilirdik. Ama yoktun. 15 Temmuz gecesi bir hilal uğruna 249 güneşimizin batışına şahitlik ettik. Bizde güneşler bitmez.

    'İMRALI, PENSİLVANYA HAYIR DEDİĞİNE GÖRE BİZ DOĞRU YOLDAYIZ'

    • Şu anda, işte bu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine karşı çıkanlar, dün üniversite önlerinde bizim başörtülü kızlarımızı boynu bükük bekletenlerin ta kendileridir. İkna odalarını kuranlar onlardı. İkna odalarında bizim kızlarımızı inim inim inletenler onlardı. İşte ben de o kızlardan iki tanesinin babasıyım. Biz damdan düştük. Damdan düşerek buralara geldik. Biz inanç özgürlüğü nedir biliriz. Düşünce özgürlüğü nedir biliriz. Ama bunların kitabında böyle bir şey yok. İşte buyurun, şu anda İsviçre'de benim posterimi devasa yapıp, şakağıma silah dayayanlar kimse, onlarla beraber yürüyenler kimse, şu anda bunlar, burada da iş birliği yaptılar. Gençler soruyorum, 'hayır' diyenler kim? Kandil, 'Hayır' diyor. Kandil'in verdiği talimatla Avrupa'da ve Türkiye'de çalışmalar yürütülüyor. İmralı 'Hayır' diyor, Pensilvanya "Hayır" diyor. Gençler, onlar 'Hayır' dediğine göre biz, doğru yoldayız.
    • Hani bunlarda kadın hakları ilgili olarak saik vardı. Bunlar dürüst değil, bunlar samimi değil. Bunlar cahiliye dönemini yaşıyorlar. Hani o kız çocuklarını diri diri toprağa gömenler var ya, bunlar onların devamıdır. Hiç farkı yok. Genç kızlarımız artık üniversite kapılarında boynu bükük beklemiyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra istedikleri devlet kurumunda hepsi, elhamdülillah görev alabiliyor. Artık TSK'da, üst yargıda başörtülü hanım kardeşlerimiz var mı, var. Bak nerelere geldik. Daha da olacak, daha da olacak. Hak yerini buluyor.

    'BU ZAT BİR YALAN MAKİNESİDİR'

    • 18 yaşa beyefendi karşı çıkıyor. Diyor ki; "18 yaşındaki gençler gelecekler ve iki yıl içinde oradan emekli olup maaşlarını almaya başlayacaklar". Bunlarda yalan gani. Bu zat bir yalan makinesidir. Akşam başka, sabah başka. Utanmadan, sıkılmadan diyorlar ki "Sabah, öğle, akşam benimle uğraşıyorlar". Ya uğraşılmayacak gibi değil ki, sabah, akşam yalan söylüyorlar. Yaşlı amcaları kandırmaya çalışıyorlar. Yaşlı amca diyor ki "Biz hastanelere giderdik, ne çileler çekerdik. Şimdi beş kuruş para almıyorlar". Bu diyor ki "Sizden açıktan para almıyorlar". Yaşlı adamcağız "Almıyorlar" diyor ya, niye yalan söylüyorsun.Yıldırım Bey ve Bahçeli Bey görevlerini yaptılar, şimdi milletçe görev bizde"

    'YILDIRIM VE BAHÇELİ PARLAMENTODA GÖREVLERİNİ YAPTI'

    • Ben gerek sayın Başbakan Binali Yıldırım Bey'e, gerekse sayın Devlet Bahçeli'ye, 339 milletvekilinin oyuyla ülkemizi halk oylamasına taşıma noktasındaki kararlılıkları dolayısıyla teşekkür ediyorum.
    • Onlar parlamentoda görevlerini yaptılar. Şimdi milletçe görev bize düşüyor. 20 gün kaldı. Kapı kapı dolaşacağız. 

    'BU ALTIN ÖĞÜTLERİ UNUTMAYIN'

    • Mevlana hazretlerine atfedilen şu tavsiyeleri çok sevdim. Her daim kulağınıza küpe olmasını istiyorum; paranı ver, gönlünü ver, canını ver ama sırrını verme. Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say ama yerinde sayma. İşini beğen, harçlığını beğen, eşini beğen ama kendini beğenme. Emek ver, kulak ver, bilgi ver ama sakın boş verme. Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle, ama kin besleme. Davet et, hayret, affet ama ihanet etme. Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini geç ama gülüp geçme. Gönül al, dost al, yoldaş al, ama beddua alma. Yaklaş, tanış, konuş, uzaklaş ama uşaklaşma. Doğrul, sıyrıl, evril, devril ama eğrilme. Hislen, tasalan, seslen, uslan ama paslanma. İtil, ütül, atıl, katıl ama satılma. Evet, bu altın öğütleri asla unutmayın.

    ERDOĞAN'A 'RAP'Lİ KARŞILAMA

    Diğer taraftan Erdoğan Abdi İpekçi Spor Salonu'na girdiği sırada "Erdoğan nerede, Erdoğan burada" sözlerinin yer aldığı rap şarkısı çalındı.

    Cumhurbaşkanı kgençlere çiçek atarak karşılık verdi.

    Erdoğan'ın katılacağı etkinlik öncesi ve sırasında da geniş güvenlik önlemi alındı.

    Salonun bulunduğu 10 yıl caddesi araç trafiğine kapatıldı. T

    arihi surların üzerinde özel harekat polisleri önlem aldı. 

    İlgili konular:

    Yıldırım: Kritik durum görmüyorum, rahat 'Evet' ile sonuçlanır
    CHP'li Böke: Hükümet, kamu bankalarının genel kurulunu referandum sonrasına erteledi
    İstanbul Başsavcılığı, İsviçre'deki Erdoğan pankartı hakkında soruşturma açtı
    Etiketler:
    Anayasa değişikliği referandumu, FETÖ, PKK, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan, İsviçre, İstanbul
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın