04:18 20 Ekim 2018
Canlı Yayın
    YSK

    YSK'nın ret kararına muhalif kalan tek üye Topaktaş: Bu şaibeyi tarih yazacak

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 66

    YSK, referandumunun iptali isteminin reddine ilişkin kararının gerekçesini açıklamasının ardından ilk tepki YSK'nın muhalif üyesinden geldi. YSK üyesi Cengiz Topaktaş'ın hazırladığı 12 sayfalık 'karşı oy' yazısında dikkat çekici tespitler yer alıyor.

    Cumhuriyet gazetesi muhabiri Alican Uludağ'ın haberine göre, YSK'nın, referandumun kesin sonuçlarını ve CHP'nin referandumun iptali için yaptığı başvuruyu reddetme gerekçesine ilk itiraz kendi üyesinden geldi. YSK'nın iptal isteminin reddine yönelik açıkladığı "Tam kanunsuz koşullar oluşmadı" gerekçesine itiraz eden ve referandumun iptal yönünde oy kullanan üyesi Cengiz Topaktaş, 12 sayfalık bir karşı oy yazısı kaleme aldı.

    Hazırladığı yazıda "YSK'nın tepeden inme kararı" nedeniyle mühürsüz oyların sayımının imkansız hale geldiğini belirten Topaktaş, referandum sonucunun geçersiz sayılması gerektiğini dikkat çekici tespitlerle dile getiriyor.

    'KARAR YSK'YI KAMUOYUNDA TARTIŞMALI HALE GETİRDİ'

    "Kurulumuz ilk defa bir seçimin devamı sırasında böyle bir karara imza atmıştır. Bu kararın 298 sayılı yasanın 98 ve 101. maddelerine ve 14/02/2017 tarihli 135/I sayılı genelgemize aykırı olması, seçmenlerin oy haklarını korumaya matuf olan bu kararı, kamuoyunda tartışmalı hale getirmiştir."

    'ALINAN KARAR TOPLUMU İKİYE BÖLDÜ'

    "Sandıklardaki sayım işlemleri kurulumuzun bu kararına göre yapılmış, dolayısıyla mühürsüz zarflar ve oy pusulalarının miktarının tespiti imkânsız hale gelmiştir. Gerek siyasi partilerce, gerekse Kurulumuzca, gerçekte ne kadar mühürsüz zarf ve oy pusulası olduğu bilinmemektedir. Kamuoyuna bu 2.5 milyon oy olduğu şeklinde yansımıştır. Yeniden sayımın kamuoyunda oluşturulan şüpheyi ortadan kaldırmaya yetmeyeceği gözetildiğinde, artık 2.5 milyon mühürsüz zarf ve mühürsüz oy pusulası olduğunu ya da olmadığını tartışmak anlamsız hale gelmiştir. Ülkemiz çıkan sonucun doğru olduğuna inanan ve inanmayan kesimler olarak ikiye bölünmüştür."

    'HATALARIMIZIN EN BAŞTA GELENİ, KANUN KOYUCU GİBİ HAREKET ETMEMİZ'

    "560 sayılı kararımızdaki hatalı yönlerden en başta geleni kanun koyucu gibi hareket etmemiz olmuştur. Bu kurallar, dışarıdan oy pusulası ve zarf getirilmesini, dolayısıyla hile yapılmasını önlemek amacıyla getirilmiştir. Oy verme hakkını anayasa ile güvence altına alan kanun koyucunun, 298 sayılı yasanın 98 ve 101. maddelerindeki düzenlemeyi yapmak suretiyle vatandaşının oy hakkını elinden aldığını söylememiz mümkün değildir. Bu itibarla 298 sayılı yasanın 98 ve 101. maddeleri anayasaya aykırı olmadığına ve böyle iddiada bulunmadığımıza göre uygulanması zorunludur."

    'SAHTECİLİK DENETİMİ SANDIK GÖREVLİSİNDEN BEKLENEMEZ'

    "Sandık görevlilerinin sahtecilik konusunda özel bir eğitimleri olmadığı için, bu denetimi yapmaları onlardan beklenemez. Oyların seri bir şekilde sayılması gerektiği düşünüldüğünde de bu denetimin yapılmasının pek mümkün olmadığı görülecektir. Mühürsüz zarflar ve oy pusulalarının, YSK tarafından gönderildiğinde şüphe bulunmadığının tespitini sandık görevlilerine yaptırmaya çalışmak, sandık başlarında gereksiz tartışmalara neden olabileceği gibi, ancak bir soruşturma ile ispatlanabilecek sahtecilik veya hile iddiasının, bu yükün altından kalkamayacak olan kişilere verilmesi doğru olmayacaktır."

    İlgili konular:

    YSK kesin sonuçları açıkladı: 'Evet' yüzde 51.41, 'Hayır' yüzde 48.59
    CHP, YSK kararının iptali için Danıştay'a başvurdu
    Yıldırım: Referandum sonucunu hiçbir mahkeme değiştiremez
    Etiketler:
    Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cengiz Topaktaş, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın