13:34 18 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: Kuzey Suriye'de devlet kurmak isteyen cahiller var, müsaade etmeyiz

    © AA / Kayhan Özer
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 1018

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hele hele Kuzey Suriye'de bir devlet kurma teşebbüsü içerisine giren malum bazı cahiller var, 'Cahil cesur olur.' diyorlar ya o da o havalarda, kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor vesaire... Biz bunları karşılıksız bırakmayız ve Kuzey Suriye'de böyle bir devlet kuruluşuna da asla müsaade etmeyiz" dedi.

    Atlantik Konseyi İstanbul Zirvesi'nde konuşan Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    • Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanması kadar doğal bir şey yoktur. Biz bir hukuk devletiyiz, haklarımız neyse bunu kullanıyoruz ve kullanmaya devam edeceğiz. Tehditler sürdüğü müddetçe gereken her türlü tedbiri alacağız. Güney sınırımız boyunca bir terör koridorunun oluşmasına asla izin vermeyeceğiz. Hele hele Kuzey Suriye'de bir devlet kurma teşebbüsü içerisine giren malum bazı cahiller var, 'Cahil cesur olur.' diyorlar ya o da o havalarda, kendine göre bakanlar kurulu oluşturuyor vesaire… Biz bunları karşılıksız bırakmayız ve Kuzey Suriye'de böyle bir devlet kuruluşuna da asla müsaade etmeyiz. Çünkü Suriye'nin bölünmesine karşıyız, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunmasından yanayız. Terörle mücadeleyi sınırlarımız içinde ve dışında sürdürmekte kararlıyız. Bu konuda tüm dost ve müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz.

    'BM VE AB BİRKAÇ ÜLKENİN ÇIKARINA KURBAN EDİLİYOR'

    • Küresel müesses nizam coğrafyamızda meydana gelen krizler başta olmak üzere bizleri doğrudan etkileyen meseleler karşısında etkinliğini yitiriyor. BM Güvenlik Konseyi ve AB gibi platformların itibarı ise buralarda söz sahibi birkaç ülkenin kısa vadeli çıkar hesaplarına ne yazık ki kurban ediliyor. Çözüm için kurulan mekanizmalar değişim ihtiyacına cevap veremedikleri için artık daha ziyade sorun üretir hale gelmiştir.

    'ŞİDDET HİÇBİR SORUNA ÇARE OLMAZ'

    • Dün Makedonya'da yaşananları hep birlikte takip ettik, gördük. Ülkede meclis başkanlığı seçiminin ardından yaşanan hadiseler endişe vericidir. Şiddet, hiçbir soruna çare olamaz. Olaylarda zarar gören herkese ülkem adına 'geçmiş olsun' diyorum. En başından beri hadiselerden uzak duran Makedonya'daki Türk toplumundan itidalli tavırlarını korumalarını özellikle bekliyoruz. Dost ve kardeş Makedonya'nın bir an önce huzura ve istikrara kavuşmasını da arzu ediyoruz.

    'KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK BİZLERİN ELİNDEDİR'

    • Şu gerçeklerin artık idrak edilmesi gerektiğine özellikle inanıyorum. Ya mevcut mekanizmalara format atacak ya da karamsarlık virüsünün bünyemizi daha çok sarmasını seyredeceğiz. Ya yeni aktörlerin talep ve önerilerine daha çok kulak kesilecek ya da çözümsüzlük üreten sisteme suni teneffüs yapmaya devam edeceğiz. Ya tabandan gelen değişim rüzgarını yönetecek ya da bu rüzgarın kasırgaya dönüşüp bizleri yok etmesini bekleyeceğiz. Önümüzdeki seçenekler bu kadar açık ve nettir. Hiç şüphesiz karşımızdaki bu olumsuz tabloyu olumluya dönüştürmek, krizi fırsata çevirmek bizlerin elindedir.

    '3 MİLYAR AVRO GELECEKTİ, SES YOK'

    • 6 yıldır tamamen kendi imkanlarımızla 3 milyon sığınmacıyı ülkemizde barındırıyoruz ve şu ana kadar STK'larla beraber yapmış olduğumuz oradaki harcama 25 milyar doları bulmuştur. Peki bize gelen nedir? Avrupa Birliği'nden bugüne kadar söz verdikleri halde 2016'nın temmuzunda 3 milyar avro vereceklerdi, peki şu ana kadar ne geldi? 725 milyon avro geldi, hatta ikinci bir 3 milyar avro daha gelecekti, hiçbir ses yok. Peki BM Mülteciler Komiserliğ'inden bir şey gelmedi mi? Oradan da 550 milyon dolar geldi. Bize gelen bu ama yaptığımız harcama 25 milyar dolar.

    'BÖLGEYİ BİLEN BİZİZ, BİZE SORULMALI'

    • Sırf DEAŞ ile mücadele ediyor diye PKK, YPG gibi terör yapılarının etnik temizlik faaliyetlerine, bölgede işlediği cinayetlere tepkisiz kalmak, yeni insanlık suçlarına davetiye çıkarmaktır. PYD'yi biz tanırız, YPG'yi biz tanırız. Bizdeki PKK terör örgütünün bunlar düşük çocuklarıdır. Onların yetiştirmesidir. Bunları gayet iyi biliriz ve bu bölgede kim kimdir bunu bilen birisi biziz. Bu, bize sorulmalı. Dostlarımız bunu bizden öğrenmeli. Yoksa yanlış bilgiler üzerine geleceğe yönelik yanlış adımlar atılıyor ve bölge bir çöküşün içerisinde. Medeniyetler çöküyor, insanlar ölüme mahkum ediliyor.

    'TRUMP İLE İLİŞKİLERİMİZDE YENİ BİR SAYFA AÇACAĞIZ'

    • (Türkiye ile ABD) Geçmişte iki ülkenin ortak hareket ettiği durumlarda nasıl stratejik çarpan etkisi oluşturduğunu, ne gibi başarılar elde ettiğini hep birlikte gördük. Bilhassa içinden geçtiğimiz bu kritik dönemde müttefiklik ilişkimiz çok daha büyük önem kazanmıştır. (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimi ile üst düzey temaslarımız Ocak 2017'den beri yoğunlaşıyor. Sayın Trump ile Türk-Amerikan ilişkilerinde taze bir sayfa açacağımıza inanıyorum.
    • FETÖ liderinin tutuklanması veya yargılanmak üzere Türkiye'ye iadesi, Amerika'dan temel beklentimizdir.

    'NATO'NUN ÖZÜ BİRBİRİNE SAHİP ÇIKMAKTIR'

    • Demokrasimize kasteden, 249 insanımızın canına kıyan katillerin dost bildiğimiz ülkelerce himaye edilmelerini kabullenemeyiz. NATO'nun ve Atlantik ittifakının özü, birbirine sahip çıkmaktır, zor gününde dayanışma sergilemektir. Birbirimizin hassasiyetlerine sahip çıkmadan bu dayanışmayı gösteremeyiz. Türkiye'nin müttefiklerinden beklediği destek hem açıktır hem hakkıdır.

    'KOALİSYONUN İÇİNDE YER ALMAYA HAZIRIZ AMA BU TERÖR ÖRGÜTLERİYLE ASLA'

    • Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford
      © Fotoğraf : Genelkurmay Başkanlığı
      Türkiye, Atlantiğin her iki yakası için geçmişte olduğu gibi gelecekte de güçlü ve güvenilir bir ortaktır. İttifaka yeni bir soluk, yeni bir güç vermekse hepimizin bu dönemdeki tutumuna bağlıdır. İçinden geçmekte olduğumuz sancılı dönemde ittifakımızın ve ortaklığımızın temellerini yeniden tahkim etmeli, güçlendirmeliyiz. Öncelikle ilişkilerimizi terör örgütleri değil, devletler olarak birbirimiz üzerinden yürütmemiz gerektiğine inanıyorum. Terör örgütleri kim ki? Biz onları yanımıza niye alıyoruz ki? Bu terör örgütleri, NATO üyesi mi? Hayır. NATO'da biz beraberiz. Öyleyse terör örgütlerinden biz niçin yardım istiyoruz ki? Biz varız. Biz bölgede her türlü desteği vermeye hazırız, her türlü koalisyonun içerisinde yer almaya hazırız. Ama bu terör örgütleriyle asla… Çünkü onlar bizim can düşmanlarımızdır.

    'BENİM BUNLARI TRUMP'A ANLATMAM LAZIM'

    • Sayın Trump'tan beklediğimiz; biz hedefi sadece DEAŞ'a mı kilitleyeceğiz yoksa tüm terör örgütlerine mi kilitleyeceğiz? Eğer sadece DEAŞ'a bunu kilitleyecek olursak yanılırız. Yani bir terör örgütünü yok ederken diğer taraftan diğer terör örgütlerini orada güçlendirmiş oluruz çünkü onlara ne yazık ki silah yardımları geliyor. Onlara gelen silah yardımlarını DEAŞ ile paylaşıyor. Elimizde bütün belgeler var. Görüntülü var, kayıtlı var, bunları gayet iyi biliyoruz, bunları sağa sola kaçırmanın hiçbir anlamı yok. Bunu tabii ki benim Sayın Trump'a anlatmam lazım.

    'EKONOMİDEKİ SIÇRAMA SEÇİM NETİCESİNİN NEREYE VARDIĞINI GÖSTERİYOR'

    • (16 Nisan halk oylamasına ilişkin) Son birkaç gün içerisinde ekonomideki sıçramanın, özellikle yatırım alanlarının açılmasına yönelik atılmakta olan adımların, Türkiye'nin bir güvenli liman olarak görülmesi, tabii ki bu seçim neticesinin nereye vardığını gösteriyor.

    'TRUMP DA CLINTON'DAN AZ OY ALDI'

    • Amerika'daki seçimlere bakınız bütün seçimlerde yüzde 51-52 buralarda alınmış neticeler görürsünüz. Bu seçimleri Sayın Trump sizin sistem gereği (Hillary) Clinton'dan daha az oy alarak kazanmıştır. Ne yaptılar bazı yerleri yaktılar yıktılar. Asıl olan duruştur. Sayın Trump görevde devam ediyor, senatoda 100'e yakın farkla seçimi kazanmıştır. Bizim sistemimizde ise böyle bir durum yok sandıktan en fazla oyu yüzde 51.4'le evet diyenler kazanmıştır. Hayır diyenler 48.6 aldı. Bu evet diyenler hayır diyenleri dışlayacağız demek değil.

    'HAYIR' KAMPANYASINI YAPTINIZ KAYBETTİNİZ O DEFTERİ KAPAYIN'

    • Tamam 'Hayır' kampanyasına destek verdiniz kaybettiniz. Bundan sonra o defteri kapayın da Türkiye ile nasıl münasebetleri geliştireceğiz buna gayret edin. Biz o kampanyayı yapmanıza rağmen kapımızı açıyoruz. Şimdi de onları görelim.
    • 21. yüzyılda enerji, yıkıcı rekabetin değil, işbirliğinin anahtarı olmalıdır. Bu anlayışla uluslararası iş birliğini artırmak için birçok küresel etkinliğe ev sahipliği yapıyoruz.
    Etiketler:
    BMGK, AB, Recep Tayyip Erdoğan, Suriye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın