08:30 15 Aralık 2019
Canlı Yayın
    Özgür Özel

    CHP'li Özel: 2019'da ortak aday çıkarılmalı

    © AA / Arşiv
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 12
    Abone ol

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, referandum sonrası CHP'nin stratejisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin soruya, 'ortak aday' çıkarılmalı yanıtını verdi.

    Referandum sonrası CHP'de tartışmalar sürerken, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'ın sorularını yanıtladı.

    Seçimde şaibe tartışmaları ve 2019'a ilişkin Özel'in açıklamaları şöyle:

    Referandum akşamı Kılıçdaroğlu'nun yapacağı konuşma ile hayır oylarına yeterince sahip çıkılmadığı gibi bir algı oluştu.

    CHP, 'Hayır'a sahip çıkmak için elinden gelen her şeyi yaptı ve yapmaya devam ediyor. Liderler böyle zor zamanlarda bazı tercihlerde bulunurlar. Kılıçdaroğlu kendini düşünüp, sokaktaki gençleri, çocukları, üyeleri, Türkiye'nin tüm gençlerini düşünmeyen bir tavır içinde olabilirdi. Bugün, o geçe Kılıçdaroğlu büyük bir yanlış yaptı mı diye tartışıyor olabilirdik. Kılıçdaroğlu aslında bu alacağı tepkileri bile bile kendisini değil, Türkiye'yi ve gençleri düşünen bir adım attı. Kılıçdaroğlu'ndan duyacağımız çok sert tonda ve çok farklı çağrışımlar yaratan bir konuşma belki Kılıçdaroğlu'nun kendisine eleştiren çevrelerden çok ciddi bir kredi getirebilirdi ama sonuçları ne olurdu? Liderler kendi iç dünyalarda böyle kritik gecelerde farklı muhakemeler yaparlar ve karar verirler. O karar bazen kendilerine bir bedel de ödetir. Ben o gece Kemal Bey'in kendisine kazanç sağlayacak bir şey yapmak yerine o gecenin bir son değil başlangıç olduğunun bilincinde ve kendini de riske ederek atmış olduğu önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. O gece partinin tüm kurmaylarına da söylediği şuydu: ‘Ben bu gece sadece bu seçimdeki haksızlıklara değinerek bırakacağım bu meşruiyet tartışmasını yarından itibaren hep beraber en üst düzeyde seslendirmeye devam edeceğiz.' O gece ben onun gözlerinden deneyimli siyaset adamı, deneyimli bir bürokrat ve bir baba olarak herkesin çocuğunun sağ salim evine gitmesini düşündüğünü okudum.

    Kılıçdaroğlu 2019'daki seçimde gösterilecek adayın parti üyesi olmaması gerektiğini savunuyor. Oysa yeni sistem yürürlüğe girdi ve bir başkan seçilecek. Bu başkanın ülkeyi bu yetkilerle yönetebilmesi için siyasetçi olması gerekmiyor mu? Yoksa yeni bir Ekmeleddin vakası ile mi karşı karşıya kalacağız?

    Hayır'ın bileşenlerinin ‘bu sisteme göre yarışacağım' demesi, AKP'nin meşruiyet sorunundan daha büyük bir inandırıcılık ve tutarlılık sorunu olur. Bu sistem, Türkiye'yi siyaseten 70 yıl geriye götürüyor, partili cumhurbaşkanı açısından. Siyaset felsefesi açısından ise 250 yıl geriye götürüyor. Montesqiue tanımladığından beri kuvvetler ayrılığı demokrasinin temeli kabul ediliyor. Önümüzdeki seçimi, seçmene karşı tutarsızlık ve samimiyetsizlikle asla kazanamayız. Ne CHP'li biri, ne CHP'nin genel başkanının adaylığı, ne dışarıdan bulunacak ithal adayla ne başka bir şeyle… Oy oranları, Tayyip Erdoğan'ın ihtirası karşısında fiziki ve siyasi bir denge ve fren haline geldi. Biz şu hayalin peşinden gidemeyiz: ‘Rejim değişti, Tayyip Erdoğan gibi bir aday çıkaralım, yüzde 51'i biz alalım.' Bu oyunu Tayyip Erdoğan'ın kurallarına göre oynamaya başladığımız takdirde kaybederiz. İnandığımız, parlamenter sistem ve demokrasi ise yapılacak ilk seçimleri 16 Nisan referandumunun ikinci raundu ve final maçı olarak kabullenecek bir anlayışta birleşmemiz gerekiyor. Çok da güçlüyüz o açıdan. Bu 2 yıllık sürede Türkiye'de yaşanacak olayların Tayyip Erdoğan'ın lehine olacak bir süreç üreteceğini de düşünmüyorum.

    Ama yine de bu sistem yürürlüğe girdi.

    Erdoğan'ın getirmek istediği rejim ile parlamenter sisteme sahip çıkanlar siyasi pat durumunda şu anda. Bu iş Tayyip Erdoğan açısından bütünlemeye kaldı. Benim partinin yetkili kurullarında dile getirdiğim formül şu: Bizim hayıra karşı tek ve en önemli sorumluluğumuz bu seçimi 16 Nisan'a karşı, rejim değişikliği referandumu haline getirip bu işin bir kez daha oylanmasını sağlamak olacaktır. Çünkü yüzde 49 hayır çıktığını varsaysak bile anayasal sistemin yüzde 1 farkla değiştirilmesi kabul edilebilir bir şey değil. Çok ciddi bir meşruiyet krizi var. Bu kriz ilk gece başladı. Bunu sürdürmek ve bunu 2 yılın sonunda halka en azından bir kez daha sormak gerekiyor.

    Bunun yolu ne?

    Hayır diyenlerin birbirleri ile iletişimlerini artırarak sürdürmesi gerekiyor. Kemal Bey zaten tüm hayır bileşenlerini ziyaret edeceğini söyledi. Bunu sürdürüp hayırın basit bir çatı protokolünü yapmamız gerekiyor. Bu, iki sonuç üretecek. Birincisi, ortak aday. Adayımız, Cumhuriyetin, demokrasinin yeniden inşası ya da parlamenter rejimin restorasyon hükümetinin geçici başkanı, tarafsız bir cumhurbaşkanı olacak. Bunun için bir isimde anlaşmamız gerekiyor. İkincisi de, parlamenter sistemi güçlendirerek geri getirecek Anayasa değişiklik paketi önerisinin, bileşendeki bütün partilerin seçim vaatlerinin ilk maddesi olması gerekiyor.

    Peki ama eskiye dönüş mü olacak? 16 Nisan'dan önceki sistem de demokrasiyi sağlamaya yetmedi.

    Parlamenter sistem önermeliyiz. Yüzde 49'un şu anda birleştiği bir tek şey var: Parlamenter sistem, tek adam rejimine hayır, kuvvetler ayrılığı… Daha çok şeyde uzlaşması Türkiye'ye çok şey kazandırıyor ama hiçbirimiz hayal görmeyelim.

    Bu, Hayır cephesini zayıflatacak bir formül değil mi? (Cumhurbaşkanı Recep) Tayyip Erdoğan gibi karizmatik bir adayın karşısında ortak aday bu programla seçim kazanabilir mi?

    Zamanı hoyrat kullanmamak gerekiyor. Çünkü bir erken seçim riski de var. Hazır Hayır'ın başarısı bu kadar yüksek ve bu başarının arkasında olan herkesin duyguları bu kadar sıcak iken hızla iletişime geçmek gerekiyor. Hayır'ın bileşenlerinin ülkeyi hem 82 Anayasası'nın olumsuzlarından kurtaracak hem parlamenter sistemi yeniden getirecek yeni bir Anayasa'da birleşmesi gerekiyor. Üzerinde uzlaşacağımız metnin şöyle olması gerekiyor: Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimi aynı gün yapılacak. Liderler milletvekili adayı olmalı. Çünkü parlamenter sistemden umutlarını kesmediklerini göstermeliler. Bu yüzden bir metinle çıkacağız insanların karşısına: Tek adam rejimi Tayyip Erdoğan başkan seçildiği gün başlar. Biz seçimde kendi partilerimize oy istiyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise ortak adaya oy verilmesini istiyoruz. Bu adayın başkan yardımcıları da seçime girerken ilan edilecek. Bu aday seçildiği günün ertesi günü bir restorasyon kabinesi kuracak.

    Yardımcılar parti liderleri mi olacak?

    Hayır, liderler milletvekili olacaklar ama onların önerdiği kişiler geçiş döneminin Cumhurbaşkanı yardımcıları olacak. İsimler konuşulabilir. Geçiş döneminin bakanları da partilerin onaylarıyla geçiş döneminin hükümetini oluşturacak. Ortak adayın seçilmesi halinde, yapılacak ilk iş parlamentoya ortak anayasa değişikliği önerisinin verilmesi olacak.

    Etiketler:
    CHP, Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın