20:25 22 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Reşat Petek

    Darbe Komisyonu raporu açıklandı: Girişiminin haber alınamaması istihbarat zaafı

    © AA / Mustafa Kamacı
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 56

    TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun taslak raporunu açıklayan Komisyon Başkanı Reşat Petek, "Darbe girişiminin önceden haber alınamaması bir istihbarat zaafıdır" dedi. Petek gecikme eleştirilerine yanıt olarak ise "Takiyeci hain örgütü araştırmak uzun sürdü" ifadelerini kullandı.

    Petek'in açıklamaları şöyle:

    • Darbe girişiminin haber alınamaması istihbarat zaafı.
    • Geçikme eleştirisi, ilave sürede alınmadı şeklinde bunu soranlar penceresinde haklılık payı olan eleştiriler oldu. Gizlilik duvarının arkasına saklanan bu takiyeci hain örgütü araştırmak takdir edersiniz ki pek çok zorluğu da beraberinde getirmektedir. Çok miktarda belge geldi ama bunları komisyon toplantılarında sadece biz, şu kurumdan şu rapor tarafından geldi şeklinde bildirik ama o raporlar çok kapsamlı raporlar. Hassasiyetle inceleyip neleri alabiliriz dedik, bu zamanımızı aldı arkadaşlar. Yurtta Sulh Konseyi olarak anılan 221 kişilik dava devam ediyor. 38 sanık konsey olarak belirlenen isimler. Biz çalışmalarımızı tamamladığımızda işin yargı bağlamında bilgiler bize soruşturmanın gizliliği gereği pekçoğu gelmiyordu. Bu süreç de bizim çalışmalarımızı bir anlamda sürekli güncelleme yapmamızı gerektirdi.

    'RAPOR 4 AY 15 GÜN GİBİ BİR SÜREDE TAMAMLANDI'

    •  Bu süreçte siyasi çalışmalarımızla doğrudan ilgilenmek durumunda olduğumuzdan yaklaşık 3.5 ay çalışmalara yoğunluk veremememize neden oldu. Raporun 4 ay 15 gün gibi bir sürede tamamlanmış olduğunu da ifade etmeliyim.
    • 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında FETÖ'nün olduğu gerçeğine ilişkin somut bilgi ve belgelere sahibiz.
    • Tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, 15 Temmuz darbe girişimine, ülkemiz dışındaki bazı odakların bulup yetiştirdiği, himaye ettiği, yurtiçi ve yurtdışında yarım asırdır hep desteklediği, Fetullah Gülen'in sözde liderliğinde FETÖ/PDY örgütünün karar verdiği ve icra ettiği anlaşılmıştır.

    'GÜLEN BİR SAHTEKARDIR'

    • Elde ettiğimiz bütün bilgiler, belgeler şu gerçeği ortaya koyuyor: Fetullah Gülen bir sahtekardır, sahtecilik suçları işlemiştir. Başka bir kişi yaptığında ağır cezaya çarptırılacak sahtecilik eylemlerinden dolayı hiçbir soruşturma geçirmemiştir. Yeşil pasaportu, düzenlediği sahte belgelerle almıştır. Emeklilik işlemlerini yine sahte evraklarla sağlamıştır. Komisyonumuza ulaşan bilgi ve belgeler bu sahtelikleri hep teyit etmektedir.
    • Külliye'yi vuran pilotun "Bizim yani hizmet hareketinin darbe yaptığını biliyordum" seklinde beyanı var.
    • FETÖ mensubu Prof. Osman Özsoy 15 Temmuz'dan bir ay önce "Keşke profesör olacağıma albay olsaydım" demiştir.

    'FETÖ'NÜN DİNLERARASI DİYALOG VATİKAN PROJESİDİR'

    • FETÖ'nün dinlerarası diyalog söylemi bir Vatikan projesidir.

    'GÜLEN CIA ÜYESİ FULLER İLE YAKIN İRTİBATLI'

    • Gülen'in eski CIA üyesi Graham Fuller ile yakın irtibatı görülmüştür. Vaiz olarak tayin edilmesi dikkate şayandır. Vaizliğe müracaatından 1 ay sonra diplomasını almıştır.10 Temmuz 1959 tariginde göreve başlamış, kendisini bir gizli el himaye etmiş, 1966'da asalete tasdik olmuştur. Normal bir memurun 1 yıl adaylığı olur. 7 yıl aday memur olarak çalıştığı gözüküyor.

    'ÖRGÜTÜN DIŞ İSTİHBARAT SERVİSLERİYLE İLİŞKİSİ KANITLANDI'

    • Örgütün dış istihbarat servisleriyle ilişkisi kesin olarak kanıtlanmıştır.
    • MGK, paralel devlet yapılanması tabirini ilk kez 2005 yılındaki toplantısında kullanmıştır.
    • FETÖ mensupları 03.00 olarak belirlenen darbe saatini 20.30 olarak değiştirmiştir.
    • Saat 21.20'de Akıncı Üssü'nden hareket eden Özel Kuvvetler Personeli Genelkurmay'a ulaşmıştır.
    • Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar, darbeciler tarafından kaçırıldığını açıklamıştır.

    'FETÖ'NÜN SADECE BİR SİYASİ PARTİYLE YAKINLIĞI YOK'

    • FETÖ dönemsel olarak siyasi iktidarada bulunan partilere yakın davranmıştır. Sadece bir siyasi partiyle irtibat ya da yakınlık tespit edemedik.

    'SİYASİ BİR İSİM YOK'

    • Siyasi kimlik olarak şu ana kadar komisyonumuzu gelen bir isim yok. Yargıda da şimdiye kadar siyasi bir isim ortaya çıkmadı. Yurtta Sulh Konseyi'nde hangi partiden insanların olduğuna değil kimlerden oluşuyor onlara bakmak lazım.

    'CHP'YE 5 BİN TL BAĞIŞ'

    • Sözlerim yanlış anlaşılmasın, Gülen CHP'ye 5 bin lira bağışta bulunmuş.

    'ECEVİT DESTEKLEDİ'

    • Bu yapı sadece merkez sağ partilerle değil merkez sol partilerle de işbirliği yapmıştır. Bunun en çarpıcı örneği ANASOL-D hükümeti dönemidir. 1999-2002 arasında Bülent Ecevit tarafından kurulan 56'ncı ve 57'nci hükümetler döneminde Başbakan Ecevit'le yakın ilişkiler kuran Örgütün o dönemdeki seçimlerde Bülent Ecevit'i desteklediği iddia edilmiştir. Nitekim Bülent Ecevit FETÖ elebaşıyla olan ilişkisini gizlememiş, onu diğer dini cemaatler ve liderleri arasında farklı bir yere koyup desteklediğini de saklamamıştır. 1998'in Mart ayında gerçekleştirilen MGK'da, Fethullah Gülen'in orduya sızma girişiminden ve çeşitli faaliyetlerinden rahatsızlık duyduklarını söyleyen komutanlara dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit karşı çıkmış ve "Siz, Gülen'in geçmişinden yola çıkarak bu kanıya varıyorsunuz. Kendisini tanısanız bunları söylemezdiniz. İnsanlar değişip gelişebilir" demek suretiyle FETÖ elebaşını savunmuştur.

    'ECEVİT, GÜLEN'İN ABD'YE GİTMESİNDE HAYATİ ROL ÜSTLENDİ'

    • Hatta Bülent Ecevit'in FETÖ elebaşının ABD'ye gitmesinde de 'hayati bir rol' üstlendiği FETÖ örgütü üyesi firari gazeteci Faruk Mercan tarafından aktarılmıştır.  Ecevit'e karşı duyduğu bu minnet duygusundan olsa gerek FETÖ elebaşı da "Ecevit hayatı boyunca oruç tutmadı… Namaz kılmadı ama inancı sağlamdı… Sosyal demokrat bir zeminde doğdu ve İsmet İnönü'ye ortanın solu dedirtti… Okullara çok sahip çıktı… İşin büyüklüğünü sezmişti… Önüne bir dosya getirildiğinde elinin tersiyle itti… Eğer ahirette Allah bana şefaat etme imkanı verirse, bunu ilk önce Ecevit için kullanırım…" demiştir.

    'ERDOĞAN HEDEF ALINDI'

    • AK Parti'nin yurt içi ve dışındaki itibarını sarsmak için muhalif yapılarla işbirliği içine girmesi üzerine ipler kopmuş ve şiddeti gittikçe artan bir çatışmaya dönüşmüştür. FETÖ bundan sonra doğrudan Başbakan Tayyip Erdoğan'ı hedef alan yayınlar yapmaya başlamış, AK Parti'yi 'şeriatçı' bir parti Erdoğan'ı da 'islamcı' bir siyasetçi olarak göstererek Batı'nın islamofobik yönlerini okşayarak karşıt propaganda yapmaya başlamıştır.13 Bunun karşısında dershanelerin kapatılması hamlesi gelmiştir. Buna rağmen 2011 genel seçimlerinde AK Parti'nin FETÖ kontenjanından milletvekili adaylarını meclise taşıdığı görülmektedir. Bu aşamadan sonra örgüte karşı açılan mücadele safhasında Tayyip Erdoğan'ın ailesi ve yakınındakiler doğrudan hedef alınmıştır. FETÖ'nün yargıdaki mensupları eliyle gerçekleştirilen 17-25 Aralık yargı darbesi girişimiyle ipler tamamen kopmuş ve bu tarihten itibaren FETÖ ve PDY bir terör örgütü olarak tanımlanmıştır.

    'FİDAN, İHBAR ÜZERİNE CUMHURBAŞKANI'NIN KORUMA MÜDÜRÜNÜ ARAMIŞ'

    • 15 Temmuz'da MİT'e gelen bir şahıs tarafından MİT Müsteşarlığı'na saldırı yapılacağı ihbarı yapılmıştır. MİT Müsteşarı (Hakan Fidan), Sayın Cumhurbaşkanı'nın (Recep Tayyip Erdoğan) koruma müdürünü aramış ve herhangi bir anormallik olup olmadığını sormuştur. MİT raporunda FETÖ'nün yurtiçi ve yurtdışı yapılanmasına yönelik şematik bilgiler sunuldu.
    • MİT'in 36 sayfalık raporuna baktığınızda dış kaynaklara ilişkin irtibatları bulacaksınız. MİT kamuoyuyla paylaşılması gereken bilgilere raporunda yer verdi. Dünyanın hiçbir yerinde istihbarat örgütleri tüm bilgileri paylaşmaz.

    'GÜLEN DOĞUM TARİHİNİ 1938 YAPTIRMIŞ, ANNE ADINA 'RABİN' YAZMIŞ'

    • Nüfus kayıt örneği bile şaibeli bile karışık. Bazı yerlerde doğum tarihi 1942 olarak geçer, kendi yazılı beyanlarında da 1938 olarak geçmiştir. Farklı yorumlarla Atatürk'ün ölümünden sonraki tarihi işaret etmesi bakımından kullandığı şekilde yorumlara sebebiyet vermiştir. Pasaport istek formu var. Anne adını nüfus kayıtlarına aykırı olarak 'Rabin' olarak doldurduğu görülüyor.

    'KONTROLLÜ DARBE' İFADESİ FETÖ'NÜN KONTROLÜNDE'

    • Bunun kontrollü darbe olduğu ifadesi, baştan sona FETÖ'nün kontrolünde olduğu şeklinde söylenebilir. Anlaşmalı birlikte yürütülen darbe demek 80 milyon insanı saf ve aptal yerine koymaktır. Ben 15 Temmuz'la ilgili kontrollü yorumunun FETÖ'ye hizmet edeceğini düşünüyorum.

    'ADİL ÖKSÜZ PENSİLVANYA'DA GÖRÜLMÜŞ'

    • Raporda Adil Öksüz ve silahlı kuvvetler bünyesi içinde orada bulunmaması gereken sivil unsurlar raporda değerlendiriliyor. Bunlarla ilgili yargısal süreçten ve iddianamelerden alıntıları raporda göreceksiniz. Somut olarak Adil Öksüz, FETÖ irtibatı kesin. Darbenin yönetilmesinde aktif olan kişi. Yakalanmamış olması, serbest bırakılması ne yazık ki şu ana kadar Adil Öksüz yakalanamamış. Adil Öksüz'ün FETÖ bağlantısına Zaman Gazetesi Yazarı Ali Ünal'ın ifadesinde Pensilvanya'da Gülen'in yanında kendisini Adil Hoca olarak gördüğünü söylemesidir.

    'AKAR'A SORDUĞUMUZ SORULARA YANIT ALAMADIK'

    • Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'a sorduğumuz sorulara şu ana kadar bir yanıt alamadık.

    'YARIM ASIR HAZIRLIK YAPILMIŞ'

    • Darbe girişiminden önceki genel durum, olaylar, bastırma olayında rol alan kişiler, kurumlar ve aktörler anlatılmıştır. Raporun sonuna koyduğumuz bazı kavramlar, FETÖ'ye mensup kişilerin kullandığı kavramlar. Bunu da terminoloji olarak belirttik. FETÖ yarım asırdır darbe için hazırlık yapmış.

    'MİT'TEN BYLOCK RAPORU İSTEMEDİK'

    • MİT'ten gelen raporda bir ByLock listesi yok. Böyle bir rapor istemedik MİT de göndermedi. Bu adli mercilerin işidir. ByLock kullanan ne kadar milletvekili varsa açıklansın deniliyor. Yetkili makamlar ByLock kullanıcısı olmadığını açıkladı. Biz zaten bunu talep etmedik. Bu görev yargınındır. Bir milletvekilinin ByLock kullandığı iddiası varsa savcılar inceleme başlatır. Şu ana kadar bu konuda herhangi bir fezleke gündeme gelmedi.
    Etiketler:
    Reşat Petek
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın