14:41 23 Ekim 2017
Ankara+ 22°C
İstanbul+ 19°C
Canlı Yayın
    Nazlı Ilıcak

    Ilıcak: Gazete yazım için tuttuğum notları örgüt belgesi gibi anlatmışlar

    © AA/ İslam Yakut
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 328855

    Ahmet Altan, Mehmet Altan, Ekrem Dumanlı, Tuncay Opçin ve Emre Uslu'nun da aralarında bulunduğu 17 sanıklı 'FETÖ'nün medya yapılanması' davasının ikinci duruşması başladı. Nazlı Ilıcak'ın dün yarım kalan savunmasına devam etti. "Cemaat işini geç farkettim" diyen Ilıcak "Gazete yazım için tuttuğum notları örgüt belgesi gibi anlatmışlar" dedi.

    İstanbul Adalet Sarayı'ndaki 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanan ikinci duruşmaya tutuklu sanıklar Nazlı Ilıcak ve Mehmet Altan, Fevzi Yazıcı, Şükrü Tuğrul Özşangül ve Yakup Şimşek getirildi.

    Tutuklu sanık Ahmet Altan'ın duruşmaya SEGBİS ile katıldı. Tutuksuz sanık Tibet Murad Sanlıman duruşmada hazır bulundu. Firari sanıklar Abdulkerim Balcı, Mehmet Kamış, Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Osman Özsoy, Şemseddin Efe, Tuncay Opçin, Ali Çolak, Bülent Keneş ve Faruk Kardıç ise duruşmada yer almadı.

    Duruşmaya, gazeteci Hasan Cemal, Uluslararası Af Örgütü temsilcisi, İngiliz Barosu temsilcisi, İngiliz Barosu İnsan Hakları Komitesi temsilcisi, 19 basın örgütü temsilcisi, Uluslararası Kıdemli Avukatlar Projesi temsilcisi ve sanıkların yakınları katıldı.

    15 Temmuz darbe girişimine 'iştirak etmekle' suçlanan Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak hakkında 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya çalışmak', 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya çalışmak' ve 'Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya çalışmak' suçlamalarıyla üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 2Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme' suçlamasıyla da 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

    'GÖZYAŞLARI İÇİNDE SAVUNMA YAPTI ' DİYE HABERLER ÇIKTI, TEKZİP ETMEK İSTİYORUM'

    Duruşmada ilk gün yarım kalan savunmasına devam eden Nazlı Ilıcak, "Dün medyada 'Nazlı Ilıcak gözyaşları içinde savunma yaptı' diye haberler çıktı. Bunu tekzip etmek istiyorum. Yanlış bir anlama olmasın. Gözyaşı içerisinde aciz şekilde gösterilmek isteniyor" dedi.

    'TÜM AİDİYETİMİ LAİK CUMHURİYETE BORÇLUYUM'

    Ilıcak "Bu darbe iddiasına kaldığımız yerden devam ediyoruz. Aramızda yaptığımız 14 Temmuz'daki toplantıdan yola çıkarak, sayın savcı darbeye zemin hazırladığımız saikiyle o konuşmayı yaptığımızı söylüyor. Benim kimliğim teokratik bir darbeye uyar mı? Ben niye Fetullah Gülen'in ülkenin başına geçmesini isteyeyim? Tüm aidiyetimi laik cumhuriyete borçluyum. Suudi Arabistan'da bir Nazlı Ilıcak olmak ister miyim" ifadelerini kullandı.

    'BARIŞ SÜRECİNE TAMAMEN TARAFTARIM'

    Ilıcak savunmasında, "Ben kainat imamı denen bir kişinin neden peşine takılayım. Cemaat barış sürecine karşı denildi. Ben barış sürecine tamamen taraftarım. Bugün de taraftarım. Ne Oslo Sürecini eleştirdim, ne de KCK'yı onayladım. Onların Hakan Fidan'a düşman olduğu anlatılıyor. Fidan ifadeye gittiği an hükümet nasıl düşer, ben buna bir mantık veremedim. Teoman Koman ile Hakan Fidan'ı mukayese ettim. Ben sivil bir kişinin olmasını tercih ettim. Ben sivilleşmeden yanayım. Cemaat, Hanefi Avcı'ya karşıydı. Ben tutukluyken Hanefi Avcı'nın serbest bırakılması için gazetede yazı yazdım. Bütün hayatım bunlarla mücadeleyle geçmiş. Ben mağdur gördüğüm insanların yanında yer alırım" ifadelerini kullandı.

    'BEN TAYYİP ERDOĞAN'IN DÜŞMANI DEĞİLİM, MUHALİFİYİM'

    Kendisinin Ahmet Altan ile olan programda söylediği hiçbir sözün tehdit ve hakaret içermediğini savunan Ilıcak, "Benim hangi sözümle darbeye zemin hazırlanıyor. Ben Erdoğan'ın muhalifiyim, düşmanı değilim ki nasıl onun ölmesini isteyeyim, ölmesini isteyen planların içerisinde yer alayım. Geçmişte yol arkadaşlığımız var" dedi.

    'ERDOĞAN'LA YOL ARKADAŞLIĞIM VAR, NİYE DARBE İSTEYEYİM'

    Ilıcak "Ben 2013'e kadar Erdoğan'ı destekledim. Erdoğan'ın düşmanı değilim ki. Niye darbe isteyeyim. Onunla geçmişten gelen yol arkadaşlığım var, nasıl böyle bir yorum yapabilirim. Muhalefete geçmem buna nasıl sebep olabilir?" ifadelerini kullandı.

    HAKKINDA YAZILAN KÖŞE YAZILARINI OKUDU

    Hakkında Ayşe Kulin, Nuray Mert, Ertuğrul Özkök, Cengiz Çandar ve Taha Akyol'u yazdığı köşe yazılarını okuyan Ilıcak "Ben burada tanık dinletmek yerine meslektaşlarımın yazılarından örnekler okumak istiyorum. Benim kimliğimi tanımanız önemli. Siz belki beni gazetelerden tanıyorsunuz. Benim tanık olarak getirmektense 3-5 satır bir şey okumama müsade edin. Benim hangi sözüm darbeye zemin hazırlanıyor. Sözde plan semineri altında bir darbe hazırlığı yapılıyor hükümete karşı. Bunları yazarak Ben FETÖ'yü aklıyormuşum. Ben FETÖ'yü aklamıyorum. Ben mağdurların yanında yer alırım, her zaman yer aldım. Ahmet Altan diyor ki 'Bu şartlar değişecek. 2 yıl sonra seçim var' Ben de onu destekliyorum, darbe yönünde bir söz değil ki" dedi. 

    'BİZ GAZETECİ OLARAK CİZRE'Yİ KONUŞMAYACAK MIYIZ?

    "Cizre'yle ilgili İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün raporu var. Felaket bir rapor. Biz gazeteci olarak bunu konuşmayacak mıyız?" diyen Ilıcak "FETÖ'nün yaptığını ayıralım. Kötü niyetle hareket ediyor. Ama bunlar (yolsuzluklar) irdelensin diyen bir gazeteci iyi niyetli. Benim Twitter'da 1 milyon 300 bin takipçim vardı. Paylaştığım, RT yaptığım her şeye katıldığım anlamına gelmez. Fuat Avni'nin tweetlerini paylaşmış olmam onlara katıldığım anlamına gelmez, ben sadece duyurmuş oldum.

    'MECBUR MUYUM BALYOZ TAMAMEN KUMPASTI DEMEYE?'

     "Tv'de Balyoz'dan söz eden cümlelerim plan seminerindendir" diyen ve 1. Ordu'daki 'liderlerin tutuklanması' konuşmasını okuyan Ilıcak Balyoz seminerinin darbe hazırlığı olduğunu savundu " Bizi burada darbeden yargılıyorsunuz, şu seminerdeki konuşmalara bakın" dedi. Ilıcak "Balyoz planı diye çıkan belge sahte olabilir, listeler sahte olabilir. Bunu kimse hemen anlayamaz, büyük uzmanlık gerektirir" ifadelerini kullandı.

    Nazlı Ilıcak savunmasını "Ben mecbur muyum Balyoz tamamen kumpastı demeye? Erdoğan bunun savcılığını yaptı. Biz de destekledik. Bugün gelinen noktada Ergenekon'un sulandırıldığını, insanların bu kumpasın içine atıldığını biliyoruz. Yanlış yaptığım oluyor ama yalan söylemem, öz eleştirimi de yaparım. Ergenekon ve Balyoz için topyekün böyle bir şey yok demek yanlıştır. Tamamen kumpas olmadığına inanmak niye FETÖ'nün dümen suyuna girmek olsun? Ecevit 70'lerden beri kontrgerilladan söz etti. Kontrgerillayı araştırmak isteyen Doğan Öz suikasta kurban gitti. Biz biliyoruz. Kara propaganda siteleri vardı, kabul ediyorlar. Taraf onları yazınca, sonradan kabul edip kapattılar o siteleri. Hukukun üstünlüğüne saygı duyan biri olarak MGK kararına uymak zorunda değilim. O zaman 28 Şubat'ta başörtülülere cihat açardım. Ben bugün FETÖ'nün terör örgütü olduğuna yüzde yüz eminim. Hele 15 Temmuz darbesinden sonra" sözleriyle sürdürdü.

    'CUMHURBAŞKANI, BAŞBAKAN SÖZ EDİNCE BİR ŞEY OLMUYOR'

    Can Dündar'ın 'Ergenekon' kitabından 'Ergenekon'un varlığına ve örgütlenmesine ilişkin tanıklıkları' okuyan Ilıcak, Başbakan Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Balyoz, Ergenekon konusundaki 'darbecilerin, cuntacıların' varlığına işaret eden sözlerini hatırlattı.

    Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu, Hüseyin Çelik gibi isimlerin Fethullah Gülen'i öven açıklamalarını mahkemede okuyan Ilıcak "Ben 'FETÖ yanlısı dezenformasyon'la suçlanan kitabımı hükümet üyelerinin böyle açıklamalar yaptığı zamanda yazdım. 15 Temmuz'da belki bir cadı avı gerekliydi. Öyle büyük bir badireden geçti ki Türkiye. Gazete yazım için tuttuğum notlarımı örgüt belgesi gibi anlatmışlar. Ben kısa kısa not alıp irticalen sekreterime yazdırırdım. Dursun Çiçek'in İrticayla Mücadele Eylem Planı'nı yazdığım yazı Balyoz propagandası gibi gösterilmiş. Arada hiç ilişki yok. Savcıya göre Ergenekon, Balyoz'dan söz etmek FETÖ'cülük kriteri. Cumhurbaşkanı, Başbakan bunlardan söz edince bir şey olmuyor" dedi.

    'CEMAAT İŞİNİ GEÇ FARKETTİM'

    Ilıcak sözlerini "Koza İpek'ten aldığım para, Bugün'deki maaşlarım. Ben çok daha yüksek ücretle Sabah'ta çalışıyordum, TV programı yapıyordum. 15 Temmuz sabahı Bodrum'a gittim. Arkadaşlarımla briç partisi yapacak ve Yunan adasına gidecektik, darbe olunca iptal ettim. Bodrum'da yaz planları yaparken, oğlum, kızım, torunlarım gelecek diye beklerken darbeyle suçlanıp huzurunuza getirildim. Gelelim özeleştirime. Ben bu cemaat işini geç farkettim. Geç farketmemin sebebini izah etmek istiyorum. DP geleneğinden birisi olarak dindar kesime hep duyarlı oldum. Ben bir kafa karışıklığı yaşadım. Tam anlamıyla emin olamadım.

    DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel sadece Gülen cemaati aleyhine dava açmadı, Merve Kavakçı'nın da evini bastırdı. Ben itikat sahibi benim sahip çıktığım insanlardan tabanı olan bir cemaatin içyüzünü anlamakta geciktim, hemen farkedemedim. açmam, bu yaştan sonra Türkiye dışında yaşamam imkânsız. Evlerim var, torunlarım var. 3 müebbet talebine rağmen tahliye istiyorum" diyerek tamamladı.

    İlgili konular:

    Kılıçdaroğlu: Ben bilmiyor muyum, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak geçmişte ne yaptı?
    CHP'li Türkmen: Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşleri alkışlamam
    Ilıcak cezaevinden mesaj gönderdi: Zekeriya Öz bana kumpas kurdu
    Nazlı Ilıcak: AK Partili milletvekilleri ne ise ben de oyum
    Etiketler:
    15 Temmuz darbe girişimi, Balyoz Davası, Ergenekon Davası, FETÖ, Nazlı Ilıcak, Binali Yıldırım, Ahmet Altan, Can Dündar, Hakan Fidan, Fethullah Gülen, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın