18:10 27 Şubat 2021
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 108
    Abone ol

    Gazeteci yazar Ahmet Altan ve Prof. Mehmet Altan ile gazeteci Nazlı Ilıcak'ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin yargılandığı 'darbe girişimine iştirak' davasında 4. duruşma bugün görülüyor. 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada Ahmet Altan SEGBİS ile bağlanarak savunmasının 2. kısmını yaptı.

    SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmasını sürdüren Altan'ın savunmasından satırbaşları şöyle:

    'BİR KATİLLER SÜRÜSÜDÜR ERGENEKON'

    • Şimdi Balyoz haberine ‘kumpas' diyen herkes şu soruya cevap versin: Bugün Birinci Ordu'nun Genelkurmay'ın emrine karşı gelerek siyasi parti liderlerini gözaltına alma hazırlığı yapması yasal mıdır?Bugün generallerin bu hazırlığı yapmasının suç olduğunu kabul ediyorsanız 2003'te yapılmasının da suç olduğunu görün. Bugün bir gazeteci, generallerin böyle hazırlıklar yaptıklarının belgelerini bulursa yayımlamalı mı? Yoksa susmalı mı? Erdoğan, ‘Balyoz' konuşmalarını dinlediğinde şoke olduğunu söylemişti. Gidip sorun bakalım niye şoke olmuş?
    • Benim yayınladığım 'Balyoz' haberlerini daha önce yayınlama cesaretini gösterselerdi bu ülke böyle bir darbe çöplüğüne dönmezdi. 'Balyoz' haberleri gibi haberleri yayınlamak bir gazetecinin en önemli görevlerinden biridir. Bir katiller sürüsüdür Ergenekon… Ben bu çetelerin ortaya çıkarılmasını kesinlikle destekliyordum, bugün de destekliyorum.

    'HUKUK TANRISI BİZİ AFFETSİN'

    • Davada dün de Mehmet Altan ifade vermiş, "Demokrasinin katledilişine alkış tutmadığım için burada olduğumun bilincindeyim" diye başladığı savunmasını şöyle noktalamıştı: "Demokrasi ve hukuk mücadelemden vazgeçmeyeceğim." Savcı "Darbeyi biliyordunuz" iddiasına tek kanıt göstermedi. Utanç verici bir iddianame. Kanıt yok, hissiyat var. 'Subliminal mesaj' gerekçesi bütün dünyayı güldürüp alay konusu olunca hokkabaz topu gibi birden ortadan kayboluyor. Sanki savcı hiç bunu ileri sürmemiş, sanki biz 12 gün nezarethanede bu iddiayla tutulmamışız gibi 'subliminal' lafı unutuluyor.  'Subliminal' lafı yerine sahneye "Siz darbeyi biliyordunuz" iddiası çıkıyor. Savcının saçmalıklar tiyatrosunun yeni aktörü bu. Gayrıciddi iddialara ciddi cevaplar vermek zorunda kaldığımız için hukuk tanrısı bizi affetsin.

    'ENVER PAŞA İLE ERDOĞAN'I BİRBİRİNE BENZETİYORUM'

    • (Suçlandığı TV konuşmasıyla ilgili iddiaya cevaben) Enver Paşa ile Erdoğan'ı birbirine benzetiyorum. Çok benziyorlar. Erdoğan "Ben fiilî başkan oldum" diyerek açıkça suç işledi. Bu anayasal bir darbedir. Suçu Erdoğan işliyor, ben yargılanıyorum. Askerî vesayetin paşaları Türkiye'yi gelişmiş dünyadan koparmak istiyordu. Erdoğan ve AKP bunu bugün yapıyor. Askerî vesayet günlerine dönmeye karşı çıkmak nasıl askerî bir darbenin destekleyiciliği olarak algılanabilir? Erdoğan'ı eleştiriyorum. Siz de beni hapse atıyorsunuz. Bu hukuk değil. Fiilî başkanlığa uygun fiilî hukuk.
    'SAVCI AKP'NİN ASLA İKTİDARDAN GİTMEYECEĞİNİ Mİ DÜŞÜNÜYOR?'
    • "AKP iktidardan gidecek" demişim. Aynen böyle düşünüyorum. Bu savcı ne düşünüyor? AKP'nin asla iktidardan gitmeyeceğini mi? Gerçek ortadayken, ‘Balyoz' planlarını yayımladığım, 'Balyoz' seminerine 'darbe hazırlığı' dediğim için beni nasıl suçlayabilirsiniz? Referandumda toplumun yarısı korkmadı, sinmedi, dimdik ayakta durdu. Yeni bir demokrasi platformu oluştu. Yüzde 50'nin baskıya 'Hayır' dediği bir toplumda zorbalık rejimi çok uzun süremez. AKP askerî vesayet gibi ölümle özdeşleştiği için gidecek iktidardan. Suç mu böyle düşünmek? Darbecilik mi?

    'SAVCI HERAKLİT'İ BULSA ASACAK HERHALDE'

    Enis Berberoğlu ortada hiç kanıt yokken 25 yıla mahkum edildi. Peki ne oldu? MİT TIR'larının içinde ne olduğunu öğrenebildik mi? Devletin şeffaf olmasını istemek darbecilik mi? Bu sözlere darbecilik demek için hukukla, akılla, mantıkla ilişiğini kesmek gerekir ki bu savcı da böyle diyor zaten. Savcı değişim lafını sevmiyor. "Aynı suda iki kez yıkanılmaz" diyen Heraklit'i bulsa asacak herhalde. Savcının bizi tutuklatma nedeni olan konuşmanın her satırında hukuka sahip çıkıyoruz ama hukuku savunmak darbecilik sayılıyor.

    'İKTİDARIN HIRSIZLIK YAPTIĞINI DÜŞÜNÜYORUM VE BUNU SÖYLÜYORUM'

    • Bugünkü zorbalıklar, haksızlıklar, hukuksuzluklar da sürmeyecek. Baskı rejimleri kibrit gibi kendi ateşinde yanar kül olur. Bizi hapse atmak kurtarmaya yetmez bu iktidarı. Kendi ateşlerinde yanıp gidecekler. Çok uyardık onları, yine uyarıyoruz. İktidarın hırsızlık yaptığını düşünüyorum ve bunu söylüyorum. Bunu söylemek suç değildir, darbecilik hiç değildir. Bizim savcının en tahammül edemediği laf galiba 'Hukuksuzlukların hesabı sorulacak' lafı. Nasıl bir hukuk adamıysa… Bu savcının istediği düzende suç işleyenler değil, "Suç işleyenlerden hesap sorulacak" diyenler cezalandırılıyor. AKP aradığı savcıyı bulmuş. Bunlardan kaç tane daha var acaba? Yargı sisteminde kaç kişi hukuku, ekonomiyi çökertmeye çalışıyor?

    'ERDOĞAN'I 'HUKUK VARDIR' DİYEREK Mİ TEHDİT EDİYORUM'

    • Demirel de Mursî de kendi getirdikleri generaller tarafından devrildi. Sivil iktidarı bu tehlikeye karşı uyarmak darbecilik mi? Nasıl tehdit ediyorum ben Erdoğan'ı? "Hukuk vardır" diyerek mi? "Böyle giderse seçimi kaybedeceksin" diyerek mi? Bir de şu ‘hakaretvari söylemler' lafını çok sevdim. Ne demek ‘hakaretvari' sayın yargıç? Bu kavramın yasalardaki karşılığı ne? Eğer hakaret ettiysem ‘hakaret' demesi gerekir ki bu eylemin kanunda bir maddesi var zaten, darbecilikle ilgili bir suç değil. Bir siyasi iktidarın hukuksuz işler yapmasını eleştirmek, "Yapma" diye uyarmak suç mu? Darbecilik mi? Uyarmayalım mı iktidarı?AKP'nin ilk başkanlık seçimlerini kaybedeceğini düşünüyorum. Bunu söylemek suç değil. İktidarın yargılanacağını söylüyormuşum. Evet söylüyorum. Suç işledilerse neden yargılanmasınlar? AKP iktidarının yönetimden gideceğini söyleyerek, ‘bu söylemler kapsamında darbenin gerçekleşeceğini' beyan etmişiz.

    'BUGÜNKÜ ADALET SİSTEMİNE GÜVENİM YOK'

    Altan savunmasını şu ifadelerle bitirdi: "İnsanları nedensiz yere tutuklayan, yalan dolu iddianamelerle insanları yargılayan bugünkü adalet sistemine güvenim yok. O nedenle bir talebim de yok. Vereceğiniz kararın benimle bir ilgisi olmayacak. Bütün yargıçlar kendi kararlarıyla yargılanır."

    İlgili konular:

    Ahmet Altan: Tokatı yediler, 16 Nisan'da Türkiye'de korku çölüne umut yağmuru yağdı
    Kılıçdaroğlu'ndan 'Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşler' eleştirilerine yanıt
    Kılıçdaroğlu: Ben bilmiyor muyum, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak geçmişte ne yaptı?
    CHP'li Türkmen: Nazlı Ilıcak ve Altan kardeşleri alkışlamam
    Ahmet Altan: Atatürk'ü arar hale geldik
    Ahmet Altan'ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi
    Etiketler:
    Balyoz Davası, 15 Temmuz darbe girişimi, Hukuk, AKP, Taraf, Enver Paşa, Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın