12:31 27 Haziran 2019
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim

    Erdoğan'ın ziyaretinin Körfez'deki etkisi ne oldu?

    © Fotoğraf : DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    Körfez’de Katar gerilimi (84)
    0 32

    Ortadoğu uzmanı Ferhat Pirinççi, Erdoğan'ın Körfez turunun Türkiye'nin tarafsızlığını göstermesi açısından önemli ve tansiyonu düşürecek nitelikte olduğunu ifade ediyor. Gazeteci Hüsnü Mahalli'ye göreyse, Erdoğan'ın ‘yarısı kendisine karşı olan Körfez'de Katar'ın yanında saf tutarken' ara buluculuk yapması zor.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar ve Körfez ülkeleri arasında yaşanan krize çözüm bulmak amacıyla sırasıyla Suudi Arabistan, Kuveyt ve Katar'a ziyarette bulundu. Erdoğan'ın turun son durağı olan Doha'da Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad el Sani ile görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, görüşmeler sonucu ‘krizin müzakere ve diyalog yoluyla çözümü için mevcut girişimlerin devam ettirilmesi hususunda muhataplarıyla mutabık kalınmış olduğu' yönünde açıklamada bulundu. Peki, Erdoğan bu geziyle neyi amaçladı ve amacına ne kadar ulaştı?

    Sputnik'e konuşan Ortadoğu uzmanı Ferhat Pirinççi'ye göre Erdoğan bu ziyaretiyle Türkiye'nin tarafsızlığını göstermesi ve bölgedeki tansiyonu düşürmek için önemli bir adım attı. 

    ‘ERDOĞAN'IN ÇABALARI ÖNEM ARZ EDİYOR'

    Krizin Türkiye'nin bölgedeki rolüne de zarar verebilecek nitelikte olduğunu söyleyen Pirinççi "Ortadoğu'nun gündeminin oldukça yoğun olduğu bir dönemde bir Körfez'de bu krizin çıkması zaten bölge için olumsuz sonuçları içeren bir şeydi. Türkiye'nin Katar'la olan ilişkilerini dikkate almak lazım. Türkiye AB'ye tabi bir ülkedir. Bir yandan Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleriyle makro politikaları üzerinde uyumlu politikalar içindeyken diğer yandan alt segmentlere kadar en uyumlu politikaları yürütebileceği Katar'dır. Katar'ın durumu Türkiye'nin bölgedeki etkisine olumsuz etkileyecek bir gelişmeydi" diye konuştu.

    Türkiye'nin Körfez krizinin çözümünde önemli bir aktör olduğunu savunan Pirinççi "Kuveyt'in başını çektiği bir ara buluculuğun alt yapısına Türkiye'nin sunduğu katkı önemli. Türkiye, Cumhurbaşkanının bu ziyaretinden önce de taraftarların özellikle Batı ülkeleriyle görüşerek ve Körfez ülkeleriyle görüşerek bu krizin etkilerini sonlandırmaya yönelik çalışmalar yürütüyordu. Ancak Cumhurbaşkanımızın Türkiye'deki bu yoğun gündemin içinde Körfez ziyareti gerçekleştirmesi konuya verdiği önemi gösteriyor" dedi.

    Pirinççi "Türkiye herhangi bir cepheleşmeye yol açmaksızın gerek bir ara bulucu olarak Kuveyt'e, gerek Suudi Arabistan'a; gerekse sorunun bir ‘kutupdaşı' olarak gerek Katar'a ziyarette bulunarak, Türkiye'nin bu bölgede tarafsızlık içinde olduğunu gösterdi" dedi ve ekledi:

    Ziyaret, tansiyonu düşürmeye yönelik bir girişim. Başarılı olup olamayacağını belki kısa vadede göremeyeceğiz. Ancak en azında gerilimin tırmanmamasına yönelik hassasiyetlerin gösterilmesi açısından önemli. Sanıyorum ki taraflar en azından krizi tırmandırmamak için çaba göstereceklerdir. Bu anlamda Türkiye'nin katkısına da yapıcı bir şekilde olduğunu düşünüyorum."

    ‘TÜRK ORDUSU SAVAŞ OLSA KİMİ KİME KARŞI KORUYACAK?

    Erdoğan'ın Körfez turunu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim, Gazeteci Hüsnü Mahalli'ye göreyse, gezinin herhangi bir şekilde krizin çözümüne katkı sağladığına inanmak çok zor. Erdoğan'ın Körfez turundaki duraklarının ve bu durakların sıralamasının ‘hatalı' olduğunu savunan Mahalli "Erdoğan önce Suudi Arabistan, sonra Kuveyt ve son olarak Katar'a gidiyor. Bu sıralama doğru değil. Türkiye başından beri Katar'dan yana tavır almış bir ülke olarak önce Katar'a gitmeli, Katar'ın mesajını Suudi Arabistan'a iletmeliydi. Dolayısıyla ara buluculuk yapılacaksa önce Katar'a gidilir. Ayrıca Kuveyt'e gitmek de elzem değildi, zira Kuveyt ara bulucu konumunda. Dolayısıyla ziyaretler hem sıralama hem anlam itibariyle sorunlu" ifadelerini kullandı.

    Türkiye'nin Katar yanlısı hamlelerinin ‘yanlış bir dış politika ürünü' olduğunu savunan Mahalli " Ankara'nın Katar'dan yana acele bir şekilde tavır almak başlı başına bir sorun. Türkiye, 2011 den bu yana Suriye'de yaptığı yanlışları bu krizde de tekrar ediyor. Zira eğer Türkiye, Suriye krizinde ara bulucu rolünde kalsaydı, belki de ülkedeki kriz çoktan çözüme ulaşmıştı ve bu çözümün teşekkürü de Erdoğan'a edilmişti" dedi.

    Katar'a asker göndermenin ‘anlaşılır olmadığına' işaret eden Mahalli " Türk ordusu neden Katar'a gidiyor, biri bize buna açıklasın. Diyelim ki Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE, Katar'a saldırdı. O zaman Katar'ı Türk askeri mi koruyacak? Şayet savunursa, bu üç ülkeyle savaş halinde mi olacak? Bu mantıklı değil" ifadelerini kullandı.

    Mahalli " Türk ordusu oraya gidiyor ama orada iki Amerikan üssü var ve üslerde de 100 savaş uçağı var. Olası bir savaşta, Türk ordusu Amerika'dan mı Katar'dan mı yoksa Suudi Arabistan'dan yana mı tavır alacak. Kaldı ki ABD'nin Suudi arabistan, Bahreyn ve BAE'de de ayrıca Amerikan üssü var kaldı ki. Oyun bir garip" diye ekledi.

    ‘KÖRFEZİN YARISI ERDOĞAN'A KARŞI'

    Körfez ülkelerinin Türkiye'ye yönelik bakış açısının Ankara'nın bölgede ara buluculuk yapmasına izin vermeyecek nitelikte olduğuna işaret eden Mahalli "Türkiye'den bakıldığında bir çok şey eksik gözüküyor. Ne Türk medyası ne de Türkiye politikası Ortadoğu özellikle Körfez ülkelerindeki siyasal gelişmeleri ve medyayı iyi takip etmiyor. Çünkü Körfez medyasına, özellikle Suudi Arabistan Bahreyn, Mısır medyası, bakıldığında bu ülkelerin Türkiye'ye ne kadar kırgın olduklarını, Türkiye'yle ne kadar dalga geçtiklerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili ne kadar olumsuz şey yazdıklarını görebilirler" dedi.

    Türkiye'nin kriz baş gösterdiği andan itibaren Katar'ın yanında saf tuttuğuna ve Türk askerini Katar'a gönderdiğine işaret eden Mahalli "Türkiye ara buluculuk yaptığını söylüyor ama öte yandan da Katar'dan yana taraf olduğunu açıklıyor, üstelik askerini de oraya gönderiyor. Bütün bunların üstüne de Suudi Arabistan'a gidiyor. İkincisi, Sayın Cumhurbaşkanı'nın Başdanışmanı Yiğit Bulut'un Suudi Arabistan ve kraliyet ailesiyle ne kadar ağır şeyler söylediğini biliyoruz. Bunlar bilinmiyor mu zannediliyor? Doğrusu,hiç mantıklı değil" dedi.

    Mahalli "Körfez'in yarısı Erdoğan'a karşı. Hem Katar'dan yana olduğu için hem de öncesinde 15 Temmuz ile ilgili Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan'a ağır ithamlarda bulunduğu için. Keza Mısır da aynı şekilde. Bilindiği üzere Türkiye'nin en büyük sorunu Mısır'la ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi ise ABD Başkanı Donald Trump'ın hem siyasi hem de insani anlamda en iyi arkadaşı. Bu mekanizmada Sisi'nin aktif bir rolü olduğu da aşikar" diye konuştu.

    Konu:
    Körfez’de Katar gerilimi (84)

    İlgili konular:

    Erdoğan'ın kritik Körfez ziyaretinin detayları netleşti
    'Körfez İşbirliği Konseyi, dağılmanın eşiğine geldi'
    Çavuşoğlu'ndan Körfez'de telefon diplomasisi
    Katar, Körfez ülkelerinin 13 maddelik talep listesini reddetti
    PYD: Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleriyle toplantı yaptığımız doğru değil
    Türk askeri ABD'nin silahlandırdığı Körfez'de savaşa mı sürükleniyor?
    'Türkiye, Körfez'de taraf seçmeye zorlanacak'
    Etiketler:
    askeri hava üssü, savaş, savaş uçağı, çatışma, Körfez-Katar krizi, AB, Elif Sudagezer, Şeyh Temim bin Hamad El Sani, Ferhat Pirinççi, Hüsnü Mahalli, Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkeleri, Doha, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Ortadoğu, Suriye, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın