18:06 23 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Akıncı Üssü davası -  Akın Öztürk

    Akın Öztürk: Keşke operasyonlardan birinde ölseydim de bu haksız suçlamayla karşı karşıya kalmasaydım

    © AA / Mustafa Kamacı
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 33

    15 Temmuz darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davada, darbenin askeri kanadının bir numarası olduğu iddiasıyla yargılanan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk savunmasını yaptı.

    Akıncı Üssü davası - Kemal Batmaz - Akın Öztürk
    © AA / Mustafa Kamacı
    15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı belirlenen Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişi hakkında açılan davanın 4. celsesi başladı.

    Eski YAŞ üyesi ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk savunmasında 46 yıllık pilotluk hayatında bir çok operasyona katıldığını belirterek, "Keşke bu operasyonlardan birinde ölseydim de bugün bu haksız suçlamayla karşı karşıya kalmasaydım" dedi.

    Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da arasında bulunduğu müşteki avukatları ve bazı müştekiler katılıyor.

    Öztürk, savunmasında şunları kaydetti:

    "Gerçekleştirilen hain darbe girişimiyle ilişkilendirilerek, hain suçlamasıyla yargılanmak bana bu dünyada verilecek en büyük cezadır. 46 yılını üniforma içinde geçiren biri için bundan üzücü ne olabilir? Bu rütbe ve yaşa gelmiş biri olarak silah arkadaşlarıma, devletin kurumlarına silah doğrultacak kişi değilim. Yüce milletim, komutanlarım, silah arkadaşlarım ve çok değerli aileler bilsinler ki bu hain girişimle hiçbir ilgim yok"

    Darbe teşebbüsüyle ülkenin ve insanların travma yaşadıklarını, çok üzücü olaylar meydana geldiğini belirten Öztürk, "Şehitlere rahmet, yaralılara şifa, ulusa başsağlığı diliyorum" dedi.

    Öztürk, darbe teşebbüsüne katılan, katkısı olan, gerçekleşmesi için bilerek veya isteyerek maddi ve manevi çaba gösterenlerin cezalandırılmaları gerektiğini söyledi.

    'LİNÇ KAMPANYASI HABERLERİ DELİL OLARAK DEĞERLENDİRİLİRSE ADİL YARGILAMADAN BAHSEDİLEMEZ'

    Bu yapılırken evrensel hukuk kurullarının uygulanması, suçlu ve suçsuzun kesin kriterlerle saptanması, sonuca göre eyleme katılanların cezalandırılması gerektiğini ifade eden Öztürk, darbe girişiminin hemen ardından, neyin ne olduğu belli değilken basın ve yayın organlarında yapılan linç kampanyası haberlerinin delil olarak değerlendirilmesi halinde adil yargılamadan bahsedilemeyeceğini öne sürdü.

    '2015'TE PKK'YA KARŞI EN BÜYÜK OPERASYONU YAPAN HAVA KUVVETLERİ KOMUTANI'YIM'

    Hakkında çıkan, doğru olmadığını iddia ettiği haberleri sıralayan Öztürk, bir kişinin, kendisinin PKK'lı olduğu yönünde ihbarda bulunduğunu anlattı.

    Öztürk, 2015'te PKK'ya karşı en büyük operasyonu yapan Hava Kuvvetleri Komutanı olduğunu ileri sürerek, "Ben bu ihbarla PKK'lılıkla suçlanıyorum. Aynen Balyoz ve Ergenekon olaylarında olduğu gibi, o davalarda eski Genelkurmay Başkanı'nın terör örgütü elebaşı olarak nitelendirildiği ve suçlandığı gibi bir senaryoyla TSK'yı yıpratmak ve küçük düşürmek isteyen mihraklar, FETÖ'nün bu faaliyetinden istifade etmek istiyorlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

    İddianamenin, basın yayın organlarının propagandası ve tanımadığı kişilerin gerçeğe aykırı beyanları baz alınarak hazırlandığı iddiasında bulunan Öztürk, 29 Haziran ve 21 Temmuz 2016 arasında Gümüldür'de askeri kampta tatil planı yaptığını ancak Güney Kore'den dönmesi nedeniyle 3 Temmuz'da kampa katıldığını söyledi.

    Kamptan, 9 Temmuz'da kardeşinin oğluna kız istemek amacıyla İzmir'den Çerkezköy'e gittiğini, ardından kampa döndüğünü anlatan Öztürk, eşinin rahatsızlığı nedeniyle tatili kısa kesip, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'a tahsisli uçakla Ankara'ya geldiklerini kaydetti.

    'ANKARA'DA DARBE TOPLANTILARINA KATILDIĞIM İDDİASI DOĞRU DEĞİL'

    Öztürk, 9 Temmuz'daki Trakya seyahati dışında, 3 ve 15 Temmuz arasında kampta olduğunu ifade ederek, general olduğu belirtilen gizli tanığın İzmir'de verdiği ve kendisinin darbe girişiminden önce Ankara'da darbe toplantılarına katıldığı iddiasının doğru olmadığını savundu.

    Öte yandan, savunması sırasında bazı müştekiler Öztürk'e, 'Geber' ve 'Amerika'nın köpeği' diye bağırdı.

    'BUNLAR BU İŞİ YAPTILAR, İKNA ET'

    Öztürk, saat 23.30 sıralarında dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın kendisini aradığını aktararak şunları kaydetti:

    "Abidün Ünal beni arayarak 'Ağabey, Ankara'da uçaklar havalanmış ne oluyor öğrenip bana aktarır mısın?' diye rica edince Akıncı Üssü'nü aradım. Kubilay Selçuk çıktı telefona ve 'Komutanım, operasyon var' dedi. Benim ona ne operasyonu olduğunu sormam üzerine, 'Komutanım da burada sizi bekliyor' cevabını verdi. Bu sözler üzerine de Akıncı Üssü'ne gittim ve karargah binasına geçtim. İçeride Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancık ve Mehmet Dişli vardı. Orgeneral Akar'ın yanına gittim 'Hayırdır Komutanım?' diye sordum. Akar, bu sorumdan sonra bana hitaben odada bulunanları göstererek, 'Bunlar bu işi yaptılar, bunlarla konuş, onları ikna et, darbeye kalkışıyorlar' demesiyle olayı öğrendim.

    Bir süre TV'den olayları takip ettikten sonra Akar'ın isteğiyle darbecileri ikna etmek için 143. Filoya gittim. Orada çok sayıda silahlı, tam teçhizatlı personel vardı. Ben direkt komutanların bulunduğu gazino binasına gittim.

    Orada Kubilay Selçuk, Ömer Faruk Harmancık ve irili ufaklı rütbedeki askerler vardı. Genelkurmay Başkanından almış olduğum talimatla onlara bu işin yanlış olduğunu söyledim. Onlardaki kararlılığı görünce komutanın yanına geri döndüm. Ben kimin ne olduğunu bilemediğim için mülayim bir şekilde onlarla konuştum."

    'BAŞKASININ KIYAFETLERİNİ GİYDİM'

    Öztürk, bu olaylar esnasında sivil kıyafetli olduğunu, emir astsubayından üniformasını getirmesini istediğini aktardı. Emir astsubayının dışarısının müsait olmadığını söylemesi üzerine kendisinden bir üniforma bulmasını istediğini anlatan Öztürk, "Başkasının pantolonunu, başkasının gömleğini giydim. Pantolon kısa geldi. Üzerime uymayan kıyafetle bir konsey liderliğini yapıyor durumdayım. Ben hazırlıklı değilim, demek ki bir elbise bile getirmemişim. Bu da benim hazırlıklı bir insan olmadığımı, bilgim olmadığını gösteriyor" şeklinde konuştu.

    'GÖZALTINDA YAPILAN İŞKENCELERİ İFADE ETMEYE UTANIYORUM'

    Hulusi Akar, Abidin Ünal ve Yaşar Güler’in tanık olarak dinlenmesini isteyen Öztürk 1 saat süren savunmasını 'yuh' sesleri arasında tamamlarken, “Gözaltında yapılan işkenceleri ifade etmeye utanıyorum. Sorumluların tespit edilerek cezalandırılmasını ve tahliyemi talep ediyorum” dedi. Saat 15.00 itibarıyla Öztürk’ün çapraz sorgusuna geçildi.

    İlgili konular:

    Akıncı Üssü'ndeki sivillerden Çiçek 'Avukat, Gülen'in kitaplarını okumuş' dedi, pet şişeler havada uçuştu
    Akıncı Üssü'nde yakalanan sivillerden Çiçek: 'Happy hour' için gittim
    Etiketler:
    Akıncı Üssü davası, Savunma, 15 Temmuz darbe girişimi, Akın Öztürk
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın