09:17 20 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    IKBY bayrağı_Tilda

    Türkiye, IKBY’ye yönelik hangi adımları atabilir?

    © AFP 2019 / SAFIN HAMED
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Hüseyin Hayatsever
    164

    Türkiye, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) yapılan bağımsızlık referandumuna yönelik sert tepkisini sürerken Türkiye’nin bölgeye yönelik nasıl yaptırımlar uygulayabileceği tartışılıyor.

    ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Türkiye’nin IKBY’ye askeri müdahalede bulunacağını düşünmediği ifade ederken “Türkiye çok yüksek perdeden konuşuyor. Belki öyle konuşması gerekiyor, bilemiyorum. Ama bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum. Türkiye, Kuzey Irak’a müdahale edemez. Ederse çok pahalıya patlar” dedi.

    Emekli Tuğgeneral Ali Er ise Türkiye ve Irak’ın Habur’da yaptıkları ortak tatbikatın, IKBY’nin kontrolündeki sınır kapılarını Irak merkezi hükümetinin kontrol altına alma planının bir parçası olabileceğini ifade etti.

    IKBY’de dün gerçekleştirilen ve ilk sonuçlara göre yüzde 90’ın üzerinde 'evet' sonucu çıktığı açıklanan bağımsızlık referandumuna yönelik Türkiye’nin tepkisi sürüyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün yaptığı açıklamada “Son ana kadar Barzani’nin böyle yanlışa düşeceğine ihtimal vermiyorduk, demek yanılmışız” derken yaptırımlar konusunda “Ekonomik yaptırımlardan askeri seçeneklere kadar tüm ihtimaller şu anda masadadır. Hava sahaları, kara hepsi masadadır. Bütün bu opsiyonlar şu anda masada görüşülmektedir. Umut ediyorum ki bunların hiçbirine gerek kalmadan Kuzey Irak yönetimi aklını başına alır ve bu sonu karanlık olandan, maceradan vazgeçer” dedi.

    IKBY’deki bağımsızlık referandumu sonrası Türkiye’nin tepkisini Sputnik’e yorumlayan ODTÜ Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Hüseyin Bağcı “Kuzey Irak’ı yanan ateş olarak görürsek Türkiye, İran ve Irak gibi ülkeleri de ateşin etrafında ellerinde savaş baltalarıyla dans eden Kızılderililere benzetebiliriz. Ama ateşin etrafında dönüyorlar, kimse kestaneleri ateşten elleriyle almak istemiyor” dedi.

    'BİR GÜNDE DÜŞMAN OLMAK SAĞLIKLI BİR POLİTİKA DEĞİL'

    Türkiye’nin IKBY ile 1990’lardan itibaren yakın ilişki içinde olduğunu, çok yakın zamana kadar AK Parti hükümetinin IKBY Başkanı Mesud Barzani ile arasının çok iyi olduğunu kaydeden Bağcı, şöyle konuştu:

    “Özellikle Barzani Türkiye ile çok yakın ilişkiler geliştirdi ekonomik anlamda. Bu, Türkiye’nin de çok işine geldi. Bütün altyapısından tutun memur maaşlarına kadar Türkiye Kuzey Irak yönetimini çok destekledi. Bin 500’den fazla şirket, 35 binden fazla çalışan insan sayısı, çok sıkı bir gidip gelme vardı, Diyarbakır’da ‘Mahşere kadar kardeşiz’ mesajları ya da AK Parti kongresinde Barzani’ye yönelik ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ sloganlarını hatırlıyoruz. Bütün bunlar tabii ‘birdenbire nasıl oluyor da ertesi gün düşman haline geliyor’ sorusunu gündeme getiriyor. Türkiye bu konuda dünya şampiyonu. Hem Rusya ile hem İsrail ile hem Suriye ile şimdi de Kuzey Irak ile bir gün öncesine kadar çok iyi ilişkiler içindeyken ertesi gün düşman haline geliyor. Bu tabii sağlıklı bir politika da değil sağlıklı bir yaklaşım da değil.”  

    'NİYE AÇ KALSINLAR'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugünkü açıklamasında söylediği “Şimdi biz yaptırımlarımızı uygulamaya başladığımız andan itibaren zaten ortada kalacaksın. Bir vanayı kapadığımız anda iş bitti. Bütün geliri meliri hepsi ortadan kalkıyor. TIR'lar Kuzey Irak'a çalışmadığı anda bunlar yiyecek, giyecek bulamayacaklar” sözlerini “Türkiye Cumhuriyeti’ne hiç yakışmayan bir açıklama” olarak nitelendiren Bağcı, “Niye aç kalsınlar? Kuzey Irak yönetimi tamamıyla Türkiye’ye bağlı bir konumda değil. Türkiye’nin yaptırımları tabii ki önemlidir, tabii ki onları zora sokacaktır. Ama bu Kuzey Irak yönetiminin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor” dedi.

    'TÜRKİYE MÜDAHALE HAKKINA SAHİP DEĞİL'

    Türkiye'ninkiler dâhil tüm uluslararası itirazlara rağmen IKBY’de bağımsızlık referandumu yapıldığını kaydeden Bağcı, “Bundan sonraki aşamada Barzani eğer devlet kurmaya doğru giderse çarşı karışır. Ama Türkiye, Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurulduğunda da oraya hukuken müdahale etme hakkına sahip değil. Çünkü bu, Irak’ın bir iç sorunudur. Irak yönetimi Türkiye’yi davet ederse Türkiye oraya girebilir. Diyelim ki böyle bir davet oldu ve girdi, ne kadar kalacak? Bir gün mü, beş gün mü, bir yıl mı? Türkiye orada Irak’ı Kürtlere karşı mı koruyacak? Dolayısıyla ortalık çok karışık. Hiç kimse kesin bir politika belirlemiş durumda değil. Şu anda konuşulan, ekonomik yaptırımlar. Ama devlet henüz kurulmadı. Devlet kurulursa öncelik bu devletin uluslararası alanda tanınması söz konusu olacak. Türkiye tanımayabilir, Irak ve İran tanımayabilir. Ama baktığınızda Kosova’yı da AB’nin beş ülkesi tanımıyor fakat 105 ülke Kosova’yı tanıyor” diye konuştu.

    Türkiye’nin IKBY’deki referandum nedeniyle savaş ilan etme olasılığının olmadığını söyleyen Bağcı, “Türkiye, şunu dışarıdan bir koşul olarak getirebilir; Kuzey Irak’taki Türkmenlerin güvenliği konusunda bastırabilir, bu konuda Irak yönetimiyle ortak hareket edebilir. Zaten Barzani de hem Kerkük’ün hem de diğer Türkmen şehirlerinin yönetimi konusunda temkinli. Ama şu anda belli bir açıklama yok” dedi.

    'KUZEY IRAK'A SAVAŞ İLAN ETMEK, ABD VE İSRAİL'E SAVAŞ İLAN ETMEKTİR'

    Türkiye’nin IKBY’ye ekonomik yaptırım uygulasa da askeri müdahalede bulunmayacağını dile getiren Bağcı, “Türkiye burada daha güçlü ve büyük olan ülke. Şüphesiz Kuzey Irak’a büyük ekonomik zararlar verebilir. Ama aynı zamanda kendisi de birtakım ekonomik kayıplara uğrar. Türkiye bunu kaldırabilir. Ama Kuzey Irak da bunu bir şekilde aşar, aşamaz değil. Kuzey Irak’a yapılacak olan ekonomik yaptırımların pek fazla bir etkisi olmaz. Bu şuna benziyor; Almanya da Türkiye’ye yönelik birtakım üstü kapalı yaptırımlar yapıyor ama yaşam devam ediyor. Ama ABD ve İsrail’in arkasında olduğu bir Kuzey Irak’ın herhangi bir şekilde savaşa girmesi söz konusu değil. Türkiye bunu çok iyi biliyor; yani Kuzey Irak’a savaş ilan etmek, ABD ve İsrail’e savaş ilan etmektir” diye konuştu.

    'KABAK YİNE BİZİM BAŞIMIZA PATLAYACAK GİBİ GÖRÜNÜYOR'

    Referandumun hemen ardından IKBY’de bağımsızlık ilan edilmediğini belirten Bağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dün referandum yapıldı, bugün bağımsızlık ilan edilseydi durum farkı olacaktı. Ama şu an halen ilan edilmediğine göre demek ki müzakereler yapılıyor. Sonuçta bu tek celsede boşanma değil. Ayrıca boşanmak isteyen taraflara diğer tarafların katkıda bulunması lazım. Eğer birlikte yaşamak istemiyorlarsa o zaman birlikte yaşamayacaklar demektir. Aynen Kıbrıs’ta olduğu gibi. Orada Türkler ve Rumlar bir arada yaşamak istemiyorlar. O zaman sınırlar çizilir, bir arada yaşamazlar. Buna co-existence diyorlar, yani yan yana varlığını sürdürme. Yani Iraklılarla Kürtler bu coğrafyada iki ayrı devlet olarak bal gibi ayrı yaşarlar. İlişkilerini yeniden düzenlerler, öyle de olacak zaten. Kabak yine bizim başımıza patlayacak gibi görünüyor. Türkiye çok yüksek perdeden konuşuyor. Belki öyle konuşması gerekiyor, bilemiyorum. Ama bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum. Türkiye, Kuzey Irak’a müdahale edemez. Ederse çok pahalıya patlar. Türkiye işgalci olur, Türkiye’nin ekonomik olarak bunun altından kalkması mümkün değildir. Başika kampından bile bizi apar topar kovdular bizi geçen sene Başbakan Binali Yıldırım’ın Irak ziyaretinde. Irak yönetimi Türkiye’yi davet eder mi, buyursun etsinler. Davete icabet edilir. Ama oraya gittikten sonra ne kadar Türkiye’nin orada ne kadar kalacağını hesaplamaları lazım. Onu yaparlar mı, bence yapmazlar. Sonuçta Türkiye söyledikleriyle kalacak. Uzun vadede Türkiye Barzani ile görüşecek. Çünkü Barzani Türkiye Cumhuriyeti’ne katkıda bulundu, Türkiye Cumhuriyeti de Barzani’nin güçlenmesine çok katkıda bulundu. Şimdi böyle bir günde düşman olmak sağlıklı değil.”

    Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), dün Silopi/Habur bölgesinde 8 gündür devam eden tatbikatın üçüncü safhasına Irak Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı askerler de katıldı. Bu tatbikat, iki ülke arasında sınır hattında yapılan ilk ortak tatbikat olma niteliği taşıyor.

    'REFERANDUMU YAPIN, ONDAN SONRA KARAR VERİRİZ MESAJI VERİLDİ'

    TSK’nın Irak ordusu ile ortak tatbikat düzenlemesini Sputnik’e değerlendiren emekli Tümgeneral Ali Er, sınırda yapılan tatbikatın tatbikattan çok sınır ötesine yapılacak operasyon için yığınak yapma izlenimi verdiğini ifade eden Er, “Bence bunlar yapılırken siyasi irade pek gösterilmedi. Çünkü bu tatbikat yapılırken eğer hükümet tarafından ‘25 Eylül’e kadar referandum konusunda geri adım atılmazsa bu tatbikat gereken hedeflere yönelik askeri harekâta dönüşür’ mesajı verilseydi bir ikaz olabilirdi. Buradan da anladık ki ‘Siz referandumunuzu yapın, ondan sonra ne yapılacağına karar veririz’ mesajı verildi” dedi.

    'TÜRK VE IRAKLI ASKERLER SINIR KAPILARI İÇİN ORTAK HAREKÂT YAPABİLİR'

    Türk ve Irak özel kuvvetlerinin Türkiye topraklarında ortak tatbikat yapmasının, IKBY’nin kontrolündeki sınır kapılarını Irak merkezi hükümetinin kontrol altına alma planının bir parçası olabileceğini ifade eden Er, şöyle konuştu:

    “Bu (tatbikat) bence bölge ülkelerinin uluslararası hukuk çerçevesinde IKBY’yi referandumda çıkan sonuç ne olursa olsun bağımsızlık iradesinden vazgeçirmeye yönelik önemli bir adım. Çünkü sonuç olarak bu bölgedeki Irak sınır kapılarının yönetimi IKBY’de ve bundan büyük bir ekonomik gelir elde ediyorlar. Buna yönelik şu olabilir; önümüzdeki birkaç gün içerisinde Türk ve Iraklı askerlerden oluşan ortak birlikler önce Habur sınır kapısı ve bunun karşısında Irak tarafındaki bölgede peşmergenin kontrolünde gümrük sahalarındaki bölgeleri almaya yönelik bir harekât yaparlarsa şaşırmamak gerekir. Bu tatbikat bunun son teknik hazırlıkları olabilir.”

    'ABD TELAFER VE SİNCAR BÖLGESİNE OPERASYONA 'HAYIR' DER'

    'En uç senaryo olarak' Türkiye’nin Irak güçleriyle birlikte Telafer ve Sincar bölgesini kontrol altına almak için ortak bir harekat düzenleme olasılığından söz eden Er, “Tabii buna ABD hayır der. Çünkü bu bölgede yapılacak bir askeri harekat PKK-PYD-ABD işbirliğine büyük bir darbe olur çünkü lojistik destek bu bölgeden kesilmiş olur. En uç gelişme budur. Tabii bu tatbikat bunun hazırlığı mıdır, bunu bu aşamada bilemiyoruz” diye konuştu.

    'BARZANİ HEDEFİNE ULAŞTI'

    Barzani’nin referandum kararı alırken birincil amacının “Bağımsız Kürdistan” olmadığını dile getiren Er, “Barzani ‘eğer bu bölgede bir gün bağımsız bir Kürdistan kurulacaksa bunun çekirdeği IKBY yani KDP olmalı, bütün dünya kartlarını buna göre oynamalı’ mesajıyla hareket etti ve bence bu mesaj da bütün adreslere ulaştı. Barzani hedefine ulaşmıştır. Bütün dünya kamuoyuna bölgede kurulacak bir Kürdistan yapılanmasında IKBY’yi yok sayarak kimse bir adım atamaz’ mesajını vermiştir” diye konuştu.

    İlgili konular:

    Almanya: IKBY'de tüm taraflar gerilimi tırmandırmaktan uzak durmalı
    IKBY Referandum Yüksek Konseyi yetkilisi: Yakında Bağdat ile müzakerelere başlayacağız
    Bogdanov: IKBY'deki referandumun ardından bölgenin istikrarı Bağdat'ın tepkisine bağlı
    Novak: IKBY’deki Rus şirketler için riskleri inceleyeceğiz
    Perinçek'ten IKBY tepkisi: Güvenlik ancak askeri harekatla korunabilir, hükümet eyleme geçmeli
    Etiketler:
    Ali Er, Hüseyin Bağcı, Mesud Barzani, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın