18:54 21 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Nuriye Gülmen ve Semih Özakça

    Gülmen, 178 gün sonra ifade verdi: Katılmak istediğim halde mahkemelere getirilmedim

    © REUTERS / Alp Eren Kaya
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 01
    Abone ol

    Semih Özakça ile birlikte 254 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Nuriye Gülmen’in 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla yargılandığı davanın dördüncü duruşması görülüyor.

    Davanın 20 Ekim’de görülen 3. duruşmasında tahliye edilen Özakça, eylemine evinde devam ederken, Gülmen ise konulduğu Ankara Numune Hastanesi’nde açlık grevini sürdürüyor. 

    Açlık grevi eyleminin 75. gününde gözaltına alınan ve tutuklanan Gülmen, Sincan Cezaevi Kampüsü içerisindeki duruşma salonunda görülen davaya SEGBİS yöntemiyle katıldı. 

    Mahkeme heyetinin karşısına 178 gün sonra ilk kez çıkan Gülmen'in bitkin olduğu gözlendi. 

    SEGBİS bağlantısının kurulmasının ardından salonda bulunanlara el sallayan Gülmen, sağ elini kalbinin üstüne götürerek, kendisine destek olanlara teşekkür etti.

    Gülmen, ifadesinde özetle şunları söyledi: 

    'TAŞ DUYDU, BETON DUYDU, BİR SİZ DUYMADINIZ'

    • Esra Özakça, Mehmet Güvel, Feridun Osmanağaoğlu ve İsmail Erdoğan, açlığımızı paylaştılar. Onları sevgiyle selamlıyorum. Yüksel direnişçilerini, Acun hocayı, Veli abiyi, Nazife’yi, Mehmet’i, Sultan’ı ve artık tanımadığım gazetelerden gördüğüm Yüksel’i sahiplenen direnişçilere ayrıca selamlarımı gönderiyorum. Destek olup ceza alan, cezaevlerine giren, gözaltına alınan Türkiye’nin dört bir yanındaki insanlara teşekkür ediyorum. Terör demagojilerine inanmayıp bizim için bir şeyler yapan herkese teşekkür ediyorum.
    • Mahkemelere getirilmedim, katılmak istediğim halde. Numune Hastanesi’nde çok sağlıksız koşullar altında kalıyorum. Odada sürekli bir ışık yanıyor. Açlık grevindeki bir insan olmasam bile bu ışık altında uyuyamam.
    • Bugün yine benden savunma alamayacaksınız. Mahkemeden kaçırıldım. Duruşmaya getirilerek konuşmak istiyorum. Açlık grevine neden başladığımı anlatacağım. Ancak bu asla bir savunma değil.
    • Mesai saatleri dışında katıldığım eylemlerden dolayı soruşturma geçirdim. Ali İsmail Korkmaz’ın duruşmalarına katıldığım için soruşturma geçirdim. Sendikamın çağrılarına katıldığım için soruşturma geçirdim. Ali İsmail uyanacak diye 38 gün boyunca bekleyen Emel annenin yaşlarına gözlerine şahidim. Ben her fırsatta o uyanacak diye oraya gittim.
    • Bitirdiğim tezimi bitirmedim diye haksız şekilde açığa alındım. Oysa ben onca emekle bitirdim. Ben hakkımı arayan bir insanım. Haksızlığa uğrayanların yanında olan bir insanım. Soruşturma geçirdiğim halde acısı olanı paylaşan insanım.
    • Bu direniş halkımıza sözümüzdü. Açlık grevimiz ve direnişimiz AKP’nin KHK’larının meşruluğunu ortadan kaldırdı. Haksız yere insanlar, hiç bir gerekçe gösterilmeden işlerinden atılıyor. Biz bunun bu kadar kolay olmadığını anlattık. KHK sonrası YÖK’le buluşmak istedik karşımızda muhatap bulamadık. 
    • Ben 9 Kasım’da o eyleme başladım. Kendi savunma yeteneğim ve direncim boyun eğmez! AKP iktidarı beni işimden atamaz! Ben ondan hesap soruyorum. Sadece işimi geri istiyorum. Hesap soruyorum.
    • Açıklamalar yaptık. Muhatap bulamadık. Taş duydu, beton duydu, bir siz duymadınız.Sonrasında açlık grevi kararı aldık. Semih ile açlık grevi kararı sonrası gözaltına alındık. 5 gün TEM’de tutulduk. Adli kontrolle serbest kaldık. Tekrar Yüksel’e gittik. Açlık grevinin 75. günü gözaltına alındık, dosyalar üzerine oynamalar yapılarak, birleştirilerek tutuklandık.
    • Saldırılar halka karşı ne kadar yoğun olursa, siz de o kadar açlık grevi göreceksiniz. Bizim açlık grevi dünya çapında görüldü. Faşizmin arttığı oranda halk açlık grevi yapmaya devam edecektir.
    • Hapishane hastanesinde ya da Numune’de tecrit altındaydım. Hayati tehlikesi var, refakatçisiz yapamaz diye doktor raporu olduğu halde beni 18 gün tek başıma bıraktılar. Hapishanede tutsaklar ile dayanışma var, havalandırma var. Oraya çıkıp vücudumun ihtiyacı olan güneşi alabiliyordum. Bir buçuk aydır buradayım güneşi görmedim.
    • Tedavi edilecek bir hastalığım yok ama hastanede kalıyorum. Tabi ki tahliye edilmek istiyorum ama ben tutsak düşen bir direnişçiyim. Kalacaksam da hapishanede kalmak istiyorum. Bir gece hapishane müdürü geldi beni hastaneye götüreceğiz dediler. Zorla çarşaflardan tutarak, hastanede 3. derece yoğun bakım ünitesine koydular. Zorla müdahaleye zemin hazırladılar.
    • Gülsüm Elvan’ın kolunun kırılması, Antalya’da adımızın geçtiği pankart açan öğrencilerin tutuklanması, bunların hepsi halkın bizi sahiplenmesinin önüne geçmek için yapılmıştır. İçişleri Bakanlığı’nın özel bir saldırısı oldu. Adımıza kitapçık çıkardı. Vasat bir İngilizce ile sonra akşam 9’da eve gidip yiyorlar dedi. Twitter paylaşımlarımızı sordular, soracak soruları bile yoktu. Neden tutuklandığını bilmiyorum. Sorulan sorulara hayır diyorum. Sorulacak soruları kalmadı. Dosyaları birleştirip aniden tutuklandık. Sincan Hapishanesi’nde kaldım. Orası bir tecrit hapishanesi, çok ağır koşullar altında kaldım.
    • Açlık grevime uygun olmayan tecrit ortamında bulundum. Sonra Numune Hastanesi yoğun bakım ünitesine getirildim. Ancak hapishaneye dönmek için dilekçe verdim. Çünkü hapishanede devrimci dayanışma vardı. Numune Hastanesi’nde hayati tehlikesi vardır, refakatçisiz kalamaz raporuna rağmen 18 gün refakatçisiz kaldım. Kendi ihtiyaçlarımı karşılayacak durumda olmama rağmen. Sincan cezaevinde tecritte bile olsam tekerlekli sandalye ile hava alma güneşi görme şansım vardı. Hastaneye getirilmeye itiraz etmemin en önemli nedeni, beni hasta olarak görmeleriydi. Ben tedavi olmak istemiyorum. Ben direnişçiyim, niçin hastanede kalıyorum?
    • Bir gece hapishane müdürü geldi, hasteneye götüreceğiz dediler. Zorla çarşaflardan tutarak üçüncü derece yoğun bakım ünitesine koyuldum. Zorla müdahaleye zemin hazırladılar. 24 saat perdemi aralayıp rapor verdiler birilerine. Bir gün jandarma gelip sen yürüyebiliyorsun seni yatağa bağlayalım dedi kabul etmedim. Çok gergin bir ortam sürekli baskı altındayım. İçeride tuvaletimi yapmak, insanlar izlerken onur kırıcıydı. Yoğun bakımda kalmak istemedim. Hekimlere 'sizi hekim olarak görmüyorum' dedim.
    • Yoğun bakım ünitesine kaldırıldığımda ise perdeyle kapatılan bir bölmeydi burası sadece. Sürekli perde arkasından beni gözetliyorlardı. Duyabiliyordum, 'Komutanım kalktı bu' diye bilgi veriyordu. Aynı perdenin arkasında poşet geçirilmiş bir sandalyede tuvaletimi yapmamı istediler. İçeride tuvaletimi yapmak, insanlar izlerken onur kırıcıydı. Sonra mahkum koğuşuna götürüleceğimi, oranın daha iyi olduğunu söylediler. Getirdikleri yerde gözlerime inanamadım. Gün ışığı yok. Havakandırması yok. Gece gündüz kafamda yanan bir ışıkla yaşıyorum. Uyuyamıyorum. 
    • Hapishanede açık görüş yapma hakkım var. Burada demir parmaklıkların ardında ailem ile gardiyanların karar verdiği kadarıyla görüşebiliyorum. 15 dakika belki. Avukatlarım ile avukat görüşünü koridorda diğer tutsakların gardiyanların yanında yapmak zorunda kalıyorum. Dışarıda iken bizimle birlikte olan bizimle ilgilenen hekimlerimiz vardı. Onlara kendimizi anlatabilmiştik, hasta doktor güven ilişkisini onlarla kurmuştuk. AİHM karar verdi, kendi doktorlarının görmesine izin verin diye. Ben dilekçe verdim, doktorlarım dilekçe verdi. Ama AİHM kararına ve onca dilekçeye rağmen beni hala kendi doktorlarım ile görüştürmediler.
    • Benim kaçma şüphem yok, şuradan iki adım tuvalete gidebiliyorum sadece. Ne diyerek beni hala burada tutacaksınız. Semih'i basından takip ettiğim kadarıyla tahliye sonrasında çok daha iyi görünüyor. Çünkü sevdiklerinin yanında.
    • Tarih direnenleri, bizi yazacak. Ancak sizi de yazacak. Kimse ölmek istemez, biz ölmek için açlık grevi yapmıyoruz. Ancak karşımızda bizi ısrarla öldürmek isteyenler var. Bu olmak zorunda değil. Beni tahliye etmenizi istiyorum.

    SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI 

    Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, örgüt üyeliği ve propaganda suclarından delil olmadığı gerekçesiyle Acun Karadağ'ın beraatini talep etti. 

    Semih Özakça'nın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan TCK 220/7 maddesi gereği cezalandırmasını, diğer suçlardan beraatini isteyen savcı, Nuriye Gülmen’in ise eylemlerini örgüt talimatıyla gerçekleştirdiği, çakmak gazı ve torpille patlayıcı hazırladığı iddiasıyla, örgüt üyeliğinden 1 kez TCK 314/2 maddesi gereği cezalandırması ve tutukluluğunun devamı yönünde mütalaa verdi. 

    İlgili konular:

    Avukat Timtik: İktidar, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın taleplerini kabul edecek
    Açlık grevindeki eğitimciler: 'Nuriye açısından her şeyi bekleyebilecek durumdayız'
    Gülmen: İade edildiğimde açlık grevim bitecek
    Gülmen ve Özakça'nın doktoru: Her an her şey olabilir
    Özakça'ya tahliye, Gülmen'e tutukluluğa devam kararı
    Etiketler:
    Semih Özakça, Nuriye Gülmen
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın