04:24 24 Ağustos 2019
Canlı Yayın
    Taciz sanığı öğretmenden öğrenci velisine: Şeriata gidelim

    Taciz sanığı öğretmenden öğrenci velisine: Şeriata gidelim

    DHA
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 17

    Diyarbakır'da bir kız imam hatip lisesindeki öğretmen olan A.B. hakkında cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öğretmen, hakkındaki şikayetini çekmeyen veliye, "Şeriata gidelim, cezam ölüm de olsa razıyım" mesajı gönderdi.

    Diyarbakır'daki bir kız imam hatip lisesinde coğrafya öğretmeni olan evli ve 3 çocuk babası A.B. (34) hakkında, öğrencisi 16 yaşındaki öğrencisi A.D.'ye cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla 4.5 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İddianın ardından Lice'de bir okula atanan A.B., şikayetini geri çekmeyen mağdurun babasına, "Bir hata işledim. Bu suçun Allah'ın şeriati doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Davayı şeriate taşımak yerine, Allah'ın yasakladığı tağut ve hükmüne havale ettin. Şeriata gidelim, cezam ölüm de olsa razıyım" mesajı attı.

    A.D.'nin babası, 25 Temmuz 2016 günü Milli Eğitim Müdürlüğü'ne giderek, öğretmen A.B.'nin kızına cinsel tacizde bulunduğunu bildirmişti. İddianın iletilmesi üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatılırken, A.B., ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Hakkında idari soruşturma başlatılan A.B., daha sonra Lice ilçesindeki bir okula atandı. Taciz iddiasının savcılığa taşınmaması için çaba gösteren öğretmen A.B., ikna çabaları sonuçsuz kalınca mağdurun babasına çok sayıda mesaj gönderdi. Mesajlarda davayı ‘şeriat yoluyla' çözmeyi teklif eden A.B., ‘Devlet' için ‘Allah'a karşı isyan eden' anlamına gelen ‘Tağut' ve ‘Tağutun mahkemesi ifadesi kullandı.

    'BU İŞ UZADIKÇA DAHA ÇOK KOKU VERİR'

    DHA'nın haberine göre, 17 Ağustos 2016 günü yazdığı ve 6 kez üst üste gönderdiği mesajda aileyi şeriata davet eden öğretmen, şunları yazdı: "Bir hata işledim. Suçun Allahın şeriatı doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir. Allah ve şeriatına iman ettiğini söyleyen biri olarak, davayı şeriata taşımak yerine Allah'ın yasakladığı tağuta ve tağutun hükmüne havale ettin. Şeriatçı biri olarak Allah'ın hükmüne değil tağutun hükmüne müracaat ettin. Gel senin söyleyeceğin bir imama meseleyi götürelim. Allahın hükmü nedir aramızda imam hakim olsun. Şeriat benim ölümüme hükmetsin, eğer ölümden kaçarsam yerlerin ve göklerin laneti üzerime olsun. Kendi elimle tuttuğum parmak izleri bana ait bir silahla canımı sana teslim ederim ki intihar gibi görünüp sana ceza verilmesin.Tağutun hükmü adalet sağlamaz. Seni tağuta müracaattan vazgeçip Allahın hükmüne müracaat etmeye çağırıyorum. Şeriatçılık sözle olmaz, yaşantıda kendini gösterme zamanı. Şeriata gidelim, cezam ölüm de olsa razıyım. Bu rezil ve kötülerin dünyasından bir an önce defolup gitmek istiyorum. Haram olan namusuna zarar verecek bir şey yapmadım. Allahın helalini talep etmekten dolayı bu leke üzerime sürülürse bununla asla yaşayamam. Gençlerinizin bir eline keleş bir eline satır da verseniz geleceğim. Bir hiç yüzünden hayatım zehir oldu. Yaptığınız günah ve iğrençliklerin haddi hesabı yok. Helalinden bir işe yönelik adım attım. Bana zani, cani, vahşi, kafir muamelesi yapıyorsunuz. O Allahtan korkmaz iftiracı, kalleş, yalancı kızına inanarak namusuna zarar geldiğini iddia ediyordun. Bu iş uzadıkça daha çok koku verir. Bu durumda bütün köy, okul ve yakınlarınız öğrenecek."

    SAVCILIK: CİNSEL İSTİSMAR

    A.B. hakkında ‘Çocuğa karşı cinsel taciz' suçundan 4.5 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Şüpheli ve mağdurun 2016 yılında yakınlaşmaya başladığı belirtilen iddianamede, yakınlaşmanın cinsel istismar boyutuna varmadığı kaydedildi.

    Mağdura cinsel istismar suçunu işlediğine dair kanıt bulunamadığını belirten savcı, eylemin ‘Cinsel taciz' olarak değerlendirildiğini belirtti. İddianamenin kabulü ardından A.B.'nin yargılamasına 2017 yılında İlçe Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Sosyal inceleme uzmanı, olay nedeniyle psikolojisi bozulan mağdurun ifadesine itibar edilmesini istedi. Eylemin ‘cinsel taciz' değil, ‘çocuğun cinsel istismarı' olabileceğini belirten mahkeme, görevsizlik kararı vererek, dosyayı Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi.

    'HEM SENİ HEM KENDİMİ ÖLDÜRÜRÜM'

    Görevsizlik kararının ardından A.B.'nin dosyası Diyarbakır 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. 6 Temmuz'da yapılan ilk duruşmaya katılmayan sanık A.B. hakkında zorla getirme kararı çıkarılırken, ekim ayında yapılan 2'nci duruşmada avukatı olmadığı için savunması alınamadı. İfadesinde başından geçenleri anlatan mağdur A.D., öğretmenin tacizinin 5-6 ay devam ettiğini, korktuğu için şikayetçi olamadığını "Hem seni, hem kendimi öldürürüm" diye tehdit ettiğini söyledi.

    'KENDİSİYLE EVLENECEKTİM'

    Sanık A.B., öğrencisiyle evlenmeyi düşündüğü için mesajlaştığını, o sırada ve halen evli olduğunu ifade ederken, "Kendisiyle evlenecektim. Mağdura, ‘Benimle kaçar mısın?' diye sorduğumda ‘Evet' dedi. Kendisi mağdur olmasına rağmen, benim psikolojim bozuldu. İntihara bile teşebbüs ettim. Suçlamayı kısmen kabul ediyorum. Cezam neyse razıyım. İyi hal indirimi yapılmasın diye mahkemeye sakallı geldim. Cinsel saldırıda bulunmadım" dedi.

    Davanın son duruşmasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Remzi Atalay ve mağdur avukatı Gizem Miran, sanığın ‘Çocuğun cinsel istismarı' suçundan tutuklanmasını istedi. Diyarbakır Barosu Çocuk Haklan Merkezi avukatı Ümit Asye Demir ise öğretmenin açığa alması gerektiğini belirterek, "İddia ispat olana kadar uzaklaştırılması ve tutuklu yargılanması gerekir" dedi. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin katılma talebini, suçtan doğrudan zarar görme sıfatı bulunmaması nedeniyle kabul etmeyen mahkeme, Cumhuriyet Savcısı'nın bu yönde bir talebi olmaması nedeniyle, tutuklaması istemini reddetti.

    Etiketler:
    Lice, Diyarbakır
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın