15:05 25 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan'dan ABD'ye: Suriye'deki 20 üs niye kuruldu?

    © AA / Kayhan Özer
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2218

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen 14 Mart Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde Tıp Bayramı dolayısıyla hekimleri kabul etti. 

    Burada yaptığı konuşmaya tüm sağlık çalışanlarını selamlayarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, "Kadınlar Gününde, 8 Mart'ta 'sadece 8 Mart Kadınlar Günü olmaz, 365 gün Kadınlar Günüdür, Anneler Günüdür' demiştik. Ben Tıp Bayramı için de 'her an Tıp Bayramıdır' diyorum. Çünkü nerede, ne zaman, hangi an doktora ihtiyacımızın olacağı belli mi? Değil. Öyleyse her an Tıp Bayramı" diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

    • Bizim medeniyetimizde tıp ilmiyle meşgul olmak Allah'ın mucizelerine de şahit olmak demektir. Lokman Hekim hikayeleri bunun örneği. Devasa dünyaya bakmaya gerek yok insanın yaradılışındaki bir damla herşeyi anlatıyor. İnsan hayatına doğdan dokunan hayatın kalitesini yükselten bir konumda bulunuyorsunuz. Size kalkan elleri affetmek mümkün değil. Bunların teröristten hiçbir farkı yoktur. Bizim için teröristlerin konumu neyse bunlarında odur.

    'DEDEM SARIKAMIŞ'TA DONARAK ÖLDÜ'

    • Millet olarak biz bu ülkeyi kahramanlıklar üzerinde kurduk. Hala da aynı şekilde yaşatıyoruz. Hekimlerimizin kahramanlıkları bu tablonun bir parçasını oluşturuyor. Şuanda onlar cephedeler. Bir taraftan Mehmedimiz savaşırken onlarda arka planda tedavileri için hazır kıta bekliyorlar. Balkan savaşında, 1. dünya savaşında hekimlerimizin yaptığı hizmetler varki insanın gözleri yaşarıyor. Mehmedimiz bir başka düşmanla mücadele ediyordu o zaman. O da hastalıklardı. Çanakkale Savaşı'nda cephe gerisinde hastalıktan hayatlarını kaybetmişler. Aynı şekilde Sarıkamış'ta da soğuk ve hastalık vardı. Benim dedemde orada donarak öldü. Sarıkamış'ta çıkarılan askerlerin üstlerinin çıplak olduğu görülür. Ayaklarında çarıkları yoktu. Tüfekleri ona sarılmış donarak şehit olmuşlardı.
    • Şimdi askerlerimiz cephede her türlü şartlarda koşullarda donanımlara haiz giysileriyle. Ne gerekiyorsa yapacağız. Tifus başta olmak üzere bu hastalıklarla mücadele eden sağlık personellerimizde o zamanlar büyük tehdit yaşıyordu. Balkan Savaşı'nda cephede görevli doktorumuzun icat ettiği basit ama etkili serumun hikayesi bunun bir örneği. Serum sonra tüm askere uygulanmıştır. Irak Cephesi'nde güvenmedikleri için bunu kullanmayan Alman askerleri hayatını kaybetmiştir. Kazım Karabekir başta olmak üzere kendi askerlerimiz görevlerine devam etmişlerdir.

    'EY ABD, BAK BUNLAR PKK'NIN TA KENDİSİ'

    • Aynı fedakarlıkların terörle mücadele dönemimizde sınırlarımız içinde ve dışında pek çok örneği var. İşte Güneydoğu'da bu teröristler okullarımızı bombalamadı mı, yakmadı mı? Hastanelerimizi yakmadı mı, bombalamadı mı? Sen tedavi olacaksın, senin yakınların tedavi olacak. 'Ben Kürtlerin temsilcisiyim' diyorsun ama geliyorsun benim Kürt vatandaşımın, Kürt kardeşimin tedavi olduğu hastaneyi yakıyorsun. Benim Kürt evladımın, Kürt kardeşimin okuduğu okulu yakıyorsun. Bunlar bu şekilde cani, vahşi. Bunların Afrin'de olanlardan ne farkı var?  PYD/YPG, biz hep ne diyoruz? 'Ey Amerika bak, bunlar PKK'nın ta kendisidir', 'PKK'yı terör örgütü olarak tanıyorum' diyorsun, ama senin askerin, subayın PYD'ye Amerika'nın kokartını takıyor ve onunla kol kola, yan yana benim askerime karşı savaşıyor. Geri adım yok, sonuna kadar.
    • Zeytin Dalı'nda tüm sorumluluğu üstlenerek cephe hattına koşan Yelda hemşiremiz gibi. Çığ altında kalan askerlerimize yardım için gittiği dağda mahsur kalan Samet Akar gibi kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz. Görev yaptığı hastaneyi terketmeyen Ömer Faruk Bilen gibi nice kardeşlerimiz olduğunu biliyoruz.

    'SAĞLIK ÇALIŞANLARINA SALDIRILARA MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ'

    • Hiçbir acı hiçbir mazeret sağlık personele fiziki saldırı yapılmasını normal gösteremez. Sağlık çalışanlarımızın daima yanlarında olduğumuzun, onlara yönelik saldırılara müsamaha göstermeyeceğimizin bilinmesini istiyorum.

    'ETKİSİZ HALE GETİRİLEN TERÖRİST SAYISI 3 BİN 486 OLDU'

    • Etkisiz hale getirilen terörist sayısı 3 bin 486'ya çıktı. Afrin'e girdik, giriyoruz. İyice yaklaşmış vaziyetteyiz. Çünkü bizim derdimiz işgal değil. Bizim derdimiz, bu terör koridorunu en doğusundan en batısına teröristlerden tamamen temizlemektir. Temizleyeceğiz ki bizim sınırlarımız rahat olsun. 911 kilometre sınırımız var. Kolay değil.

    'AMERİKA'NIN BURADA NE İŞİ VAR?'

    • Amerika'nın burada sınırı mı var? Koalisyon güçlerinin burada sınırı mı var? Ne işi var onların burada? Niye geliyorlar buraya? Kimi korumaya geliyorlar? Suriye zaten şu anda Rusya ile beraber rejim hareket ediyor. Öyleyse koalisyon güçleri kimle hareket ediyor? Söyleyeyim. YPG ve burada beraber hareket ettiği PYD. İlk anlarda 5 bin tır buraya silah getirdiler. 2 bin buraya bunlar kargo uçaklarıyla silah, mühimmat getirdiler. Düşünebiliyor musunuz, onların bu kadar silah, mühimmat getirdikleri yere biz, Kızılayımız ile AFAD'ımız ile Diyanet Vakfımız ile insani yardım taşıyoruz. Aramızdaki fark bu.

    'SURİYE'DEKİ 20 ÜS NİYE KURULDU?'

    • Kendilerine bunları hep söyledim. Sayın Tillerson'a da özellikle bunları anlattım. 'Siz bu silahları buraya niye getiriyorsunuz? Kime karşı getiriyorsunuz? Çünkü bu sınırın ötesinde sadece biz varız. Bunları buraya niye getiriyorsunuz?' İnanır mısınız ses yok. Suriye'de 20 tane üs kuruldu. Peki bu üsler burada niye var? Akla 2 şey gelir. Ya Türkiye, ya İran. Herhalde Rusya'ya karşı bu işi kullanacak değil. O zaten 3. Dünya Savaşı'nın ifadesi anlamına gelir. Bunları hep konuşuyoruz. Ama Tıp Bayramı'nda da bunları konuşmamızda fayda var. Çünkü her şeye hazır olacağız.

    'BEN EKONOMİSTİM, NÜFUSUMUZ YAŞLANIRSA BU MİLLETE YAZIK OLUR'

    • Eğer nüfusumuz yaşlanırsa bu millete yazık olur. Bazıları bizim üç çocuk tavsiyemize kendilerince istihza ile yaklaşıyor. Ama nüfusumuz millet olarak en büyük gücümüzdür, bunu korumak zorundayız. Siz doktorlarımızdan da bu konuda yardım istiyorum. Genç dinamik nüfus, asıl sermaye budur. Bir ekonomistim ben. Ülkelerin kalkınmasında bize ekonomide dört madde sayarlardı; insan, emek, sermaye, üretim. Ben siyasette bunu teke indirdim. Başarının sırrı sadece insandır.

    'ŞEHİR HASTANELERİ BENİM AŞKIM'

    • Bu benim aşkımdır, şehir hastanelerimiz. Belediye Başkanlığı döneminden bu benim geleceğe yönelik projelerim içindeydi. Elhamdülillah buna başladık. Birinci derecede 30 büyük şehrimizde bunların olması şart. Ondan sonra sıra sıra diğer şehirlerimize bunları küçülterek devam ettirmek. Bu projeyi geleceğin sağlık modeli olarak görüyorum.

    İlgili konular:

    Erdoğan: Temenni ederim ki Afrin akşama kadar düşmüş olur
    Erdoğan, Selin Şekerci hakkındaki şikayetinden vazgeçti
    Çavuşoğlu, Moskova'da açıkladı: Erdoğan ve Putin, 3 Nisan'da Ankara'da bir araya gelecek
    Etiketler:
    Zeytin Dalı Harekatı, YPG, PKK, Recep Tayyip Erdoğan, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın