03:44 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan, Diyarbakır'da: Afrin'de sona geldik

    © AA / Cumhurbaşkanlığı/Murat Çetinmühürdar
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 828

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da Ak Parti il kongresinde ve dışarıdaki kalabalığa halka hitap etti. Erdoğan, "Afrin'de her an müjdeyi alabilirsiniz" dedi.

    Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

    • Biliyorum çok çektiniz, çok çektik. Yeni bir Diyarbakır inşa ediyoruz. Sizler de artık bu yeni Diyarbakır'ın ev sahiplerisiniz
    • Ne olurdu sanki kardeşçe yaşasaydık? Ne olurdu? Ama sabrettik Sabreden zafere ulaşır dedik. Ve ulaştık. Çok şehit verdik. İşte şu anda Afrin'de de sona geldik. Şu an itibarıyla 3569 teröristi etkisiz hale getirdik. Ne tüneller açmışlar. İçinden kamyon geçiyor. Ama kimlerden geldiğini biliyoruz. Ama artık oyun bozuldu. Biz biriz dedik. Diriyiz, beraberiz, kardeşiz dedik ve yürüdük. Hamdolsun Mehmetçiklerimiz oyunu bozdu.

    'HER AN OLABİLİR'

    • Nereye yürüdüler söyleyeyim. Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz. Şimdi onlar bizi takip ediyor. Yüce bir makamdalar. Paygamberimize komşular. Allah bize de o makamı nasip etsin.
    • Her an müjdeyi alabilirsiniz. Allah'ın yardımı yakındır. Fatih yakındır. İnşallah yakın. Her an olabilir. 
    • O çukurlar tarih oldu. Suriçi nasıl? Camilerimizi delik deşik ettiler. Saat kulesiyle ne işiniz vardı delik deşik ettiniz? Kesilen sakal daha gür biter. Ve gür bitti.

    Erdoğan ardından, Seyrantepe Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Diyarbakır 6. Olağan İl Kongresi'ndeki konuşmasına "Diyarbakır'ı bölemediler, parçalayamadılar. Bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk" sözleriyle başladı.

    Cumhurbaşkanı'nın burada gerçekleştirdiği konuşmasından satır başları şöyle:

    • Diyarbakır'la aramıza kimsenin girmesine de izin vermeyeceğiz. Bizim Diyarbakır'la aramızdaki kardeşlik hukuku öyle düne, önceki güne dayanmaz. Bizim kardeşlik hukukumuz, Hz. Adem ile başlamış, sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'in ümmeti olmakla perçinlenmiş, coğrafyamızdaki bin yıllık birlikteliğimizle de mühürlenmiştir.  Bizim Diyarbakır'la olan muhabbetimiz, öyle buzdan heykel gibi güneşi görünce eriyen türden değildir. Biz, Diyarbakır'la etle tırnak gibiyiz. Biz, Diyarbakır'la aynı bedenin iki yarısı gibiyiz, hangi yarımız olmazsa diğeri de eksik kalır. Onun için Diyarbakır'la birlikteliğimiz inşallah hep devam edecek.
    • Diyarbakır, yaşadığı tüm sıkıntıları, uğradığı tüm haksızlıkları, maruz kaldığı tüm zulümleri geride bırakarak aydınlık bir geleceğe doğru kararlı adımlarla Allah'ın izniyle ilerleyecek.
    • Diyarbakır'a geçmişte çok büyük yanlışlar yapıldı. Biraz da bu yüzden Diyarbakır, terör örgütlerinin cirit attığı bir yer haline geldi. Bu güzel şehir, adeta rahmetli Gaffar Okkan gibi emniyet müdürlerini dahi acımasız çarkları içinde yutan bir şiddet düzeninden ne yazık ki böyle bir zulme terk edildi.

    'BUGÜN OHAL'İN YÜZDE 5'İ BİLE KULLANILMIYOR'

    • AK Parti'yi kurma çalışmalarımız sırasında buradaki dostlarımıza hükümete geldiğimiz de bizden ne istersiniz diye sorduğumuz da olağanüstü hali kaldırın bize yeter diyorlardı. O dönemdeki OHAL öyle bir uygulamaydı ki tüm vatandaşların üstünde demokrasi kılıcı gibi dolanıyordu. Sakın ha o zamanın olağanüstü halini bugünle kıyaslamayın. Bugün olağanüstü hal yetkilerinin yüzde 5'i bile kullanılmıyor. Özellikle hak ve özgürlükler noktasında en küçük bir kısıtlama dahi söz konusu değildir. O dönemdeki olağanüstü hal öyle bir uygulamaydı ki tüm vatandaşlarımızın başının üstünde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyordu. İktidara geldiğimizde ilk iş, daha ilk ayında olağanüstü hali kaldırdık. Ama bununla kalmadık, bürokratik vesayeti kırdıkça demokrasimizin güçlendirilmesi konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atma imkanı bulduk.
    • Ülkemizde hangi kesimin nerede bir sorunu varsa bunun çözümü için çalışmak, mücadele etmek bizim boynumuzun borcudur. Ama katettiğimiz mesafenin önemini de asla gözden ırak tutmamalıyız. Türkiye'nin son 15 yılda gerçekleştirdiği sessiz devrimin, geçmiş 150 yılın tüm taleplerinin ötesine geçtiğini inkar etmek, bu ülkeye, bu devlete ve bu millete yapılabilecek en büyük haksızlıktır. Biz, inancımız gereği kimsenin kökenine, meşrebine, doğduğu yere bakmayız. Bizi sadece Allah'ın yarattığı bir kul olan, karşımızdaki insanın bu sıfatıyla sahip bulunduğu haklarını kullanıp, kullanmadığı ilgilendirir. Rizeli Tayyip Erdoğan da Allah'ın bir kuludur, Diyarbakırlı Mehmet, Bekir, Baran, Hatice, Zeynep, Hazal da Allah'ın bir kuludur. Şayet illa bir üstünlük sebebi arayacaksak, bakacağımız tek yer o da ittika yani takva olacaktır. Hal böyleyken birilerinin illa kökeninden veya meşrebinden dolayı birtakım ayrıcalıklar, ilave haklar istemesini maşeri vicdana kabul ettirmek mümkün değildir.
    • Ülkemizde, sadece Kürt olduğu için baskı gören, haksızlığa uğrayan kim varsa Tayyip Erdoğan olarak onun yanında yer alır, onunla birlikte mücadele ederim. Ülkemizde ister Müslüman ister bir başka dinin müntesibi olsun, sırf inancından dolayı ayrımcılığa maruz kalan varsa onun da yanında olurum.
    • Vatanımızı böldürmeyiz. Yok bilmem PYD, yok bilmem PKK böyle bir şey olamaz. Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok.
    • Devlet kurmanın, devleti yaşatmanın öyle kolay olmadığını çevremizde yaşanan hadiseler bizlere gösteriyor. Ne dedik? Kimse bu ülkeyi bölmeye gayret etmesin. İnlerine gireriz. Cudi'de, Gabar, Tendürek'te, Bestler Deresi'nde girdik. Gerekirse Kandil'de de gireriz dedik. Orada da girdik. Bu devlet, hiç kimsenin şahsi malı değildir. 81 milyonun tamamının malıdır. Bu dört ilke, ülke ve millet olarak istiklalimizin ve istikbalimizin teminatıdır. Bunlardan birinin dahi yıpratılmasına, örselenmesine, tehdit edilmesine rıza gösteremeyiz. Ülkemizin birliğine, beraberliğine, geleceğine yönelik saldırılara karşı Diyarbakırlı kardeşlerimin de canları pahasına karşı koyduklarını biliyorum.
    • Evlerden evlere ne gibi tüneller kazıldığını biliyorum. Diyarbakır'ın 15 Temmuz'da 2 şehidi var. Kardeşlerim; yıllarca bu ülkenin kanını adeta bir kene gibi emen bölücü terör örgütünün Diyarbakır'a ve bölgeye en küçük bir hayrı dokunmamıştır. PKK'nın Diyarbakır'a ve bölgeye en küçük hayrı dokunmamıştır. Kırklar Dağı'nın halini gördünüz değil mi? Ne oldu? Gereği yapıldı mı, yapıldı.  Olay bu. Bu ülkede bölücü terör örgütü, benim halkıma, vatandaşıma, Kürt kardeşlerime çok çektirdi. Ama artık çektiremeyecek. Bitti bu işler. Artık bir huzur, refah toplumunun bu bölgede inşallah erdemine erecekler.
    • Örgütün yol açtığı yıkımı devlet olarak biz yeniden inşa ederek ortadan kaldırdık. Özellikle Suriçi Diyarbakır'ın kültürüne, tarihine yakışır hale getirildi. Ya vicdansızlar siz nasıl Diyarbakırlısınız? O güzelim camileri nasıl yıkmaya kalkıştınız? Sadece Suriçi için 2 katrilyon harcadık. Helali hoş olsun. Sizlere bu yakışır.
    • 13,14,15 yaşında kızları dağlara kaçırmak suretiyle, onlara orada nelerin yapıldığını televizyonlarda izlediniz değil mi? İşte bunlar, bu. Özellikle 2015 yılındaki çukur eylemlerinde bu örgütün sergilediği hoyratlık ve alçaklık, hakikatleri gün gibi ortaya dökmüştür. Örgütün yol açtığı yıkımı, devlet olarak biz yeni baştan inşa ederek ortadan kaldırdık. Diyarbakır içinde adeta yepyeni bir Diyarbakır ortaya çıkardık.

    Erdoğan, Kongre'nin ardından Sur'daki bir açılış ve temel atma töreninde şöyle konuştu:

    • Artık akşamları buralarda rahatlıkla benim Diyarbakırlı kardeşim dolaşabilecek. Alışverişini yapabilecek. Bunlardan mahrum hale getirilmişti. Belli saatlerden sonra benim Diyarbakırlı kardeşim dışarı çıkamıyordu ama şimdi artık bu yollar, bu kapılar inşallah açılıyor. Diyarbakır, niye turist almasın?  Şimdi turisti de gelecek buraya. Terör bittiği zaman buraya turisti de gelir, ülkemin değişik yerlerinden benim vatandaşlarım da gelir, dolayısıyla buradaki ekonomi çok çok hareketli bir hale gelir.
    • Bölücü terör örgütü Suriçi'nde yaşayan vatandaşlarımızın mahremiyetini hiçe sayarcasına evlerine girdi. Sokakları, çukurları kapattı ve güvenlik güçlerimize saldıran teröristler evlerin duvarlarını delerek, oluşturdukları tünellerden kaçarken geride kalan sivil vatandaşlarımızı hedef yaptırmaya çalıştı.
    • Benim Kürt kardeşlerimin, Arap kardeşlerimin, Zaza kardeşlerimin, tüm Diyarbakır'da yaşayan kardeşlerimin huzuruna musallat olanlar karşılarında bizi bulacaklardır ve bunun bedelini de ağır ödeyeceklerdir. Zira bunlar benim ne Kürt kardeşimin ne Türk, Arap, Zaza, hiçbir kardeşimin temsilcisi değil. Bunlar sahtekar, bunlar cellat. Bunlar 13, 14, 15 yaşlarındaki kızlarımızı dağlara kaçıranlar değil mi? Diyarbakır Belediyesinin önünde ağlayan anneler, o kızlarımızın anneleri değil miydi? O annelerle ben dertleştim. Hala şu dağlarda Kandil'de 14, 15, 13 yaşında kızlarımız var. Bunların ellerine silahları veriyorlar ve onları kendileri için taciz ediyorlar ve kullanıyorlar.
    • Bunlar sadece yıkmayı, öldürmeyi bilir. Bunlar sadece zulmetmeyi bilir. Peki biz ne yaptık? Hemen kolları sıvadık, önce evleri yıkıldığı için açıkta kalan vatandaşlarımızın mağduriyetini giderdik. Yani yarayı önce pansuman ettik. Ardından hemen ilgili bakanlarımızı buraya gönderdik. Hızla bir inşaat süreci başlattık ve bugün bu hale geldik. Şu anda Suriçi'nin bu halini görünce gerçekten ben de çok mutluyum. Sizler de mutlu musunuz? Nereden nereye. Binbir hileyle, milletimizi tahrik ederek, yürütülen faaliyetleri kesintiye uğratmaya çalıştılar. Hiçbirine kulak asmadık, yolumuza devam ettik ve bugün burada artık inşallah virgülü koyacağız.

    İlgili konular:

    AA: TSK birlikleri Afrin'in kuzeyinde buluştu
    Erdoğan: Afrin'e girdik giriyoruz, müjde bekliyoruz
    TSK: 3567 terörist etkisiz hale getirildi
    Etiketler:
    Recep Tayyip Erdoğan, Afrin, Diyarbakır
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın