15:30 23 Mayıs 2018
Ankara+ 26°C
İstanbul+ 23°C
Canlı Yayın
    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)

    TBMM’deki 23 Nisan kutlamasında ‘kiralık vekil’ tartışması

    © AA / Murat Kaynak
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Yurdagül Şimşek
    0 43

    CHP’den 15 milletvekilinin İYİ Parti’ye geçmesi TBMM’deki 23 Nisan oturumunda AK Parti ve CHP’liler arasında ‘kiralık vekil’ tartışmasına neden oldu. CHP’liler, “Korksanız da ağlasanız da bağırsanız da çağırsanız da yolcudur Abbas, bağlasan durmaz; gidiyorsunuz” derken, AK Partililer, “Kimin yolcu olduğunu milletimiz takdir edecek” diye konuştu.

    TBMM Genel Kurulu'ndaki 23 Nisan özel oturumunda AK Partili milletvekilleri CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasına sık sık tepki gösterdi. Zaman zaman tansiyon karşılıklı laf atmalar ile de yükseldi. AK Partililer, CHP'den 15 milletvekilinin İYİ Parti'ye geçmesini ve İYİ Parti'nin bu şekilde grup kurmasını eleştirdi.

    AK PARTİ: KİRALIK VEKİL OLMAZ

    Kılıçdaroğlu konuşurken AK Parti'den Bülent Turan, "Kiralık vekil olmaz, Öznur Çalık, "15 vekili kim istifa ettirdi? Siz kendi iradenizi satıyorsunuz", Zehra Taşkesenlioğlu,

    "Kiraya verdiklerinizin hesabını kim verecek?" diye laf attı. Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik "Milletvekillerini kiraya vermenin huzursuzluğunu bugün bu kürsü de yansıtmıştır" dedi. CHP'liler Elitaş'ın sözlerine ‘Yuh' diye tepki gösterirken AK Partililer alkışladı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in daha sonra bu sözlere yanıt vermesi ile Meclis'teki gerilim tırmandı. Bu tartışma ise tutanaklara şöyle yansıdı:

    CHP, SİİRT SEÇİMİNİ HATIRLATARAK YANIT VERDİ

    Özgür Özel (CHP): Sayın grup başkan vekili dün partimizden ayrılan 15 arkadaşımızı kastederek ‘15 milletvekilini kiraya verenler' ifadesini kullanmış. Bu konuda şuna müsaade edin: 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidar partisinin genel başkanı milletvekili olamamıştı. 9 Mart 2003'te seçimle sonuçlanacak bir Anayasa değişikliğiyle birlikte iki parti Siirt'teki tüm milletvekillerini istifa ettirdi.

    Ayşe Sula Köseoğlu (AK Parti): Ama söz konusu olan iktidar partisiydi değil mi? Şimdi söz konusu olan ne?

    Özgür Özel: Partilerinin kararıydı ve Siirt'teki milletvekillerinin istifası sonucu demokrasi kahramanı olundu ve Genel Başkanınız geldi Milletvekili ve Başbakan oldu. Ancak bugün, 15 arkadaşımıza bu haksız, hadsiz ve terbiye yoksunu ifadeyi kullanmaktan sayın grup başkan vekilini menederiz. (CHP sıralarından alkışlar) Demokrasi düşmanları, demokrasi kahramanlarının yaptıkları kahramanlığı anlayamazlar.

    Ayşe Sula Köseoğlu: Tarih onları hak ettiği yere koyacak.

    CHP'Lİ ÖZEL: KİRALIK İNSANLAR ANCAK…

    Özgür Özel: Kiralık insanlar, ancak bir tek adamın verdiği karar dışında karar veremeyen, oy kullanamayan ama buna rağmen her ay maaş alanlar kiralık olanlardır. (CHP sıralarından alkışlar)

    Fatma Benli (AK Parti): Milletvekillerinizi başka bir partiye verdiniz, o partiyle ne alakaları var?

    Özgür Özel: Arkadaşlarımızı kiralayabilecek ya da satın alabilecek bir parayı dünyanın hiçbir matbaası basamaz, onlar birer demokrasi kahramanıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

    Bülent Turan (AK Parti): Bravo sana!

    AK PARTİLİ İNCEÖZ: ADETA HEPSİ LİMON YEMİŞ GİBİ YÜZLERİ EKŞİ, MUTSUZ

    İlknur İnceöz (AK Parti): Az evvel, ana muhalefet partisinin grup başkan vekilinin söylemleri gerçekten içler açısı. Bir kere, demokratik anlamda sıkışmışlığın, çaresizliğin ve acziyetin sözleriydi; onu özellikle belirtmek istiyorum.

    İbrahim Özdiş (CHP): Hadi ya!

    İlknur İnceöz: Bugün —dün yaşanan- 15 milletvekilinin oradaki görüntülerini hep beraber izledik, adeta hepsi limon yemiş gibi yüzleri ekşi, mutsuz ve partilerinden gitmelerinin üzüntüsünü yaşıyordu; bu bir. [CHP sıralarından alkışlar]

    Engin Özkoç (CHP): Harikaydı.

    Özgür Özel: Hepsi burada.

    İlknur İnceöz: İkincisi, dünkü yaşanan olaylarla 15 milletvekilinin Cumhuriyet Halk Partisinden, Atatürk'ün partisinden, ana muhalefet partisinden bir başka partiye transferlerine, gönderilmelerine, onların üzüntülerine Türkiye olarak hep beraber tanık olduk.

    Özgür Özel: Şimdi mi aklına geldi?

    Engin Özkoç: Çok doğru olmuştu.

    İlknur İnceöz: Bunun 9 Mart seçimleriyle, Siirt seçimlerindeki olayla karıştırılması siyaseten ne kadar sıkışmış olduklarını göstermektedir.

    İbrahim Özdiş: İşinize gelmedi mi "karıştırma".

    İlknur İnceöz: Bir başka hususu daha belirtmek istiyorum ki, orada konuşan grup başkan vekilinin cümlelerinin altını çizmek lazım, diyor ki: "Genel Başkanın talimatıyla." Şimdi, adama sormazlar mı, "tek adam rejimi" derken kendi partilerindeki muhtemelen tek adamı, tek adamın söylemiyle kendi partisinden 15 milletvekilinin bir başka partiye, iradesinin, millet iradesinin teslim edilmesini açıklamalarını kendilerinden beklemezler mi? (AK PARTİ sıralarından alkışlar) "Millet iradesi" deniliyor ya, egemenlik milletindir ve millet sandıkta verdiğini sandıkta görmek ister aynı şekilde ve aynı şekilde sormazlar mı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir dönemde 15 milletvekilinin genel başkanlarının talimatlarıyla bir başka partiye rızaları hilafına, iradeleri hilafına geçişine milletimiz 24 Haziranda sandık kurulduğunda gereken cevabı verecektir.

    CHP'Lİ ÖZDİŞ: BU ÜLKENİNİN BAŞBAKANINI KAPIYA KOYDUNUZ

    Engin Özkoç: Çok doğru olmuştur.

    İbrahim Özdiş: "Demokrasinin yolunu açmak." denir ona.

    İlknur İnceöz: Sayın Başkanım, bir başka konu da şu ki: Az evvel genel başkanları konuşmalarında pek çok konuda arızi, bu anlamda, ciddi anlamda sıkıntılar oluşturan bir konuşma yapmıştır, özellikle millet iradesi noktasında.

    İbrahim Özdiş: Bu ülkenin Başbakanını kapıya koydunuz, bize neler söylüyorsunuz ya? Bu ülkenin Başbakanını kapıya koydunuz.

    Cemal Okan Yüksek (CHP): Belediye başkanları talimat almadı değil mi?

    İlknur İnceöz: Ve yine "tek adam" dedikleri bütün konuda Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız her daim sorunların çözümü noktasında millet iradesinden başka bir kapı aramamıştır ve millet iradesini üstün kılmıştır. Tek adamın sözüyle hareket eden milletvekillerine de milletimiz 24 Haziranda gereken dersi verecektir diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

    Özgür Özel: Şu kadar net bir şey söylüyoruz: Sayın Grup Başkan Vekilinin görev yaptığı partinin Başbakanı yüzde 49 oy almışken bir kişinin sözüyle görevinden azledilmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) İkincisi: Sayın Grup Başkan Vekilinin partisinin belediye başkanları "İstifa et, istifa etmezsen ben gereğini yapacağım." diyen birisi tarafından azledilmiştir, millî iradeye darbe yapılmıştır." (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bir kişi Adalet ve Kalkınma Partisinin tüm kararlarını vermekte, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun Anayasa gereği gizli oy kullanma sorumluluğu bile ellerinden alınarak açıkta oy kullandırılarak o kişilere en büyük hakaret yapılmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu tek adam rejimini de bu tek adam rejimini övenleri de kınıyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

    KAHRAMAN: MECLİSİ AŞINDIRMAYALIM

    Mehmet Uğur Dilipak: El kaldırma! El kaldırma! Haddini bil! Terbiyesiz!

    Mehmet Muş (AK Parti): Sayın Özel, nasıl genel başkan olunduğunu da anlat! Anlat anlat! Sayın Baykal'ı nasıl sattığını da anlat!

    Mehmet Uğur Dilipak: Terbiyesiz! Haddini bil, el sallayarak konuşamazsın! Yazıklar olsun!

    Başkan (İsmail Kahraman-AK Parti): Bunu lütfen bir başka güne taşıyın. Gelin, bugünü ve şu mekânı bu maksatla kullanmayın.

    Özgür Özel: Elitaş'a söyleyin, o başlattı.

    Başkan: Çok az bir zaman kaldı. Demokrasi, sandık; sandık 24'ünde geliyor. Bir propaganda zamanı da var, orada görüşürsünüz. Lütfen, mevzuyu ajite etmeyelim. Siyasi tarihimizde kötü sayılacak birçok vaka var ta 1950'den beri, çünkü 1950'den itibaren çoğulcu demokrasi başladı. Onları öne almak, onları anlatmak yerine müspetleri ortaya koymanın daha doğru olduğuna inanıyorum. Meclisi aşındırmayalım. Mesela bir beyan var: "20 Temmuz Meclis darbesi…"

    Bülent Turan: Ayıp ayıp Sayın Başkan, bu söylenebilir mi?

    Başkan: Şimdi, bu ve benzeri lafları rica edeyim demeyelim, etmeyelim. Günün ehemmiyetine, önemine binaen burayı bir müzakere makamı, yeri, mekânı olmaktan çıkarıp mücadele ve kavga yeri hâline getirmeyelim.

    İlknur İnceöz: Sayın Başkanım… Kayıtlara girmesi açısından söylemek durumundayım. Biraz evvel, Ana Muhalefet Partisinin Grup Başkan Vekilinin sözlerini kabul etmediğimizi özellikle belirtmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Genel Başkanımız her fırsatta millet iradesinin üstünlüğüne… Bunu da 15 Temmuz gecesi çok net olarak göstermiştir. Ölümle burun buruna gelmesine karşılık, halkına —meydanlara ve sokaklara, havalimanlarına- çağrıda bulunmuş ve milletiyle beraber darbeyi püskürtmek için çaba sarf edilmiştir. Şimdi, Grup Başkan Vekili —hazır Genel Başkanları da buradayken- şu iki soruya da cevap verirse… 1) Genel Başkanları nasıl Genel Başkan olmuş?

    İbrahim Özdiş: Haddini bil, haddini!

    İlknur İnceöz: 2) Genel Başkanları 15 Temmuz 2016 gecesi neredeymiş? Hazır, bunu buradayken açıklasın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

    Başkan: Mevzuları bayram hukuku, ahlakı, yaşayışı, günü içinde halledelim.

    İlknur İnceöz: O kadar ağır ithamlar bu şekilde cevapsız kalamazdı.

    Başkan: Bu mevzular zaten meydanlarda çok konuşulacaktır, anlaşılacaktır.

    İlknur İnceöz: O sözler asla cevapsız kalamazdı.

    CHP'Lİ ÖZEL: YOLCUDUR ABBS BAĞLASAN DURMAZ

    Özgür Özel: Adalet ve Kalkınma Partisinin Sayın Grup Başkan Vekili, dün yaşananlardan sonra, halkın, milletin, demokrasi sevdalısı bu milletin yaşadığı coşkuyu görmüş, kendi içlerindeki ruhsal çöküntüyü hitabetine yansıtmıştır. Şunu açıkça söylüyoruz: Korksanız da ağlasanız da bağırsanız da çağırsanız da…

    Nursel Reyhanlıoğlu (AK Parti): Senin gibi mi?

    Özgür Özel:…yolcudur Abbas, bağlasan durmaz; gidiyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

    AK PARTİLİ İNCEÖZ: KİMİN YOLCU OLDUĞUNU MİLLETİMİZ TAKTİR EDECEK

    İlknur İnceöz: Kimin bağırıp çağırdığını kimin yolcu olduğunu milletimiz takdir edecek.

    Engin Özkoç: Aynen öyle.

    Özgür Özel: Millet yolcu edecek.

    Başkan: Efendim, adam berbere gidiyor, saçının rengini soruyor, değil mi? Ne diyor berber? "Biraz sonra saçın önüne dökülecek."

    İsmail Tamer (AK Parti): Genel Başkanın psikolojisi çok bozuk Özgür, çok bozuk Genel Başkanın psikolojisi. Masaya vurulmaz.

    Başkan: Sabredin, iki ay var, hatta daha az var. Demokrasiyi zedeleyici beyanlarda bulunmayalım lütfen. Bir şey yok. Sandık var. Sandık eşittir demokrasi. Sandık konuşur. Demokrasi devam edecektir.

    Cemal Okan Yüksek (CHP): 7 Haziranda ne oldu? 7 Haziranda sandık yok muydu?

    KAHRAMAN: ALİ GİDECEK, VELİ GELECEK, İSMAİL GİDECEK, İBRAHİM GELECEK

    Başkan: Evet, gidenler olacak, yeni gelenler olacak. Kim bilir? Ali gidecek, Veli gelecek; İsmail gidecek, İbrahim gelecek. (CHP sıralarından "İnşallah" sesleri, alkışlar) Velhasıl, ne yazılıyla o olacak. Ne diyor İbrahim Hakkı Hazretleri? "Mevla görelim neyler, / Neylerse güzel eyler." Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin… (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Önümüzde yeni dönemler olacak, Türkiye daha iyiye gidecek, demokrasi kökleşecek ve yerleşecek. Buna alışacağız, bir şey yok, kavga yok. Allah Allah!

    Etiketler:
    İYİ Parti, TBMM, MHP, HDP, CHP, AK Parti, İlknur İnceöz, Bülent Turan, Özgür Özel, Mustafa Elitaş, Ankara
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın