14:48 19 Temmuz 2018
Canlı Yayın
    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podelışev, Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası’nı yenilgiye uğratmasının 73. yıl dönümünün haftasında Sputnik'le söyleşi gerçekleştirdi.

    Başkonsolos Podyelışev: Rusya-Türkiye ilişkileri spekülasyonlarla değil gerçeklerle değerlendirilmeli

    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    Elif Sudagezer
    Rusya ve Türkiye: Stratejik ortaklığa doğru (66)
    0 50

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı yenilgiye uğratmasının 73. yıl dönümünün haftasında Sputnik'le söyleşi gerçekleştirdi. Podyelışev, iki ülkenin ilişkilerinin "spekülasyonlara değil" somut ticari, siyasi, toplumsal ve kültürel işbirliğiyle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası'nı yenerek, altı yıl süren 2. Dünya Savaşı'na son vermesinin 73. yıl dönümünün haftasında Rusya-Türkiye ilişkileri başta olmak üzere, bölgesel gelişmeleri Sputnik'e verdiği röportajda değerlendirdi. Rusya ve Türkiye'nin güçlü bağlarının tarihselliğine işaret eden Podyelışev, iki ülkenin "dünyanın, tarihin en zorlu ideolojik çatışmalarını yaşadığı" dönemlerde bile iş birliğini sürdürdüğüne işaret ederek ilişkilerin giderek daha fazla gelişeceğine dair umudunu paylaştı:

    "Rusya ve Türkiye, birbirleriyle işbirliği yapmaya mahkumdur zira biz komşuyuz ve 500 yıldan fazladır süren diplomatik ilişkilerimiz var. Soğuk Savaş süreci dahil olmak üzere tarihin en zorlu ideolojik çatışmalarının yaşandığı dönemlerde bile, işbirliği fırsatları bulduk. Dolayısıyla, 1967'de Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında ekonomik işbirliği anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre SSCB, aslında Türk ekonomisinin temelini oluşturan en büyük firmaların oluşturulmasında aktif rol aldı. Örneğin, 1973 yılında kurulan Seydişehir'deki alüminyum fabrikası ve 1970 yılında inşa edilen 1 milyon ton kapasiteli İskenderun demir çelik tesisi, 1972 yılında kurulan 10 milyon ton kapasiteli Aliağa petrol rafinerisi gibi."

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev

    ‘RUSYA'YLA İYİ İLİŞKİLER TÜRKİYE'NİN ÜÇÜNCÜ TARAFLARLA İYİ İLİŞKİLERİNE ENGEL DEĞİL'

    Başkonsolos Podyelışev "Mevcut koşullarda iki ülke arasındaki işbirliğinin daha da derinleşmesinin önünde hiçbir engel yoktur. Türk medyasında zaman zaman Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ve Avrupa Birliği'ne yönelmiş olmasından dolayı Rusya ile aynı yolda olmadığı yönünde görüşlerin ifade edildiğini görüyoruz. Hatta bazen, Rusya'nın Türkiye'yle işbirliğini geliştirerek, Türkiye ile Batı arasına bir ‘bariyer koymaya' çalıştığını söyleyenler bile oluyor. Bu tür ifadeler tamamen yanlıştır. Rusya, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri veya dünyanın diğer ülkeleri ile karşılıklı olarak yararlı ilişkiler geliştirmekle ilgilenmekte ve bunu sürekli vurgulamaktadır. Bu bağlamda, Türkiye için ‘Rusya'yla veya Avrupa'yla ilerleneceği' gibi yanlış ifadeleri, ‘Türkiye'nin gelecekte hem Rusya hem Avrupa'yla iyi ilişkiler kuracağı' şeklinde bir ifadeyle değiştirmek önemlidir" dedi.

    ‘RUSYA VE TÜRKİYE LİDERLERİ YILIN BAŞINDAN BERİ 10'DAN FAZLA TELEFON GÖRÜŞMESİ YAPTI'

    "Uçak krizinin ardından Rusya ve Türkiye'nin ikili ilişkilerinin belki de dünyada eşi benzeri görülmemiş bir hızda stratejik ortaklık düzeyine ulaştığı" yorumu üzerine Başkonsolos Podyelışev şöyle konuştu:

    "Rusya ve Türkiye'nin Rus savaş uçağıyla ilgili meydana gelen olaydan doğan politik krizden çıkış hızları, iki ülkenin ne kadar önemli ortaklar olduğunu açıkça göstermektedir. Devlet Başkan Vladimir Vladimiroviç Putin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu krizin çözümünde belirleyici rol oynadılar. Her iki lider bugün bile ikili ilişkilere olumlu bir ton veriyorlar. Hatta liderler, yılın başından bu yana 10'dan fazla telefon konuşması gerçekleştirdiler. Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin 7. toplantısı çerçevesinde 3 Nisan'da yapılan Ankara görüşmeleri de çok yoğun ve verimli bir şekilde geçti. Türkiye'nin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin temelinin atıldığı tören hem Rus hem Türk medyası canlı yayınla aktarıldı. Bu, hem yatırım hacmi açısından (20 milyar dolardan fazla) hem de Türkiye'nin teknolojik alanda attığı adım açısından eşi görülmemiş benzersiz bir projedir."

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sputnik'e verdiği röportajda Rusya ve Türkiye arasında hızla gelişen ticari, toplumsal, siyasi ve kültürel ilişkileri anlattı.
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, Sputnik'e verdiği röportajda Rusya ve Türkiye arasında hızla gelişen ticari, toplumsal, siyasi ve kültürel ilişkileri anlattı.

    ‘TİCARETTE 2018'İN İLK 2 AYINDA ÖNCEKİ YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 60 ARTIŞ VAR'

    İlişkilerin tekrar düzelmesinden 2 yıl sonra, karşılıklı ticaret hacminin artması yönünde istikrarlı ilerlemeler kaydedildiğinin altını çizen Başkonsolos Podyelışev "Krizden önceki 2012 yılındaki rekor rakamlara ve 34 milyar doları aşılan bir seviyeye getirmeyi başardık. 2017 yılındaki ticaret hacmi, 2016 yılına göre yüzde 40 artarak 22 milyar doları aşmıştır. 2018'in ilk iki ayına ait rakamları alırsak, 2017'nin aynı dönemine kıyasla yüzde 60 arttığı görülmektedir. Doğal olarak, turizmin gelişmesinden de söz etmeliyiz. 2017 yılında Rus turist sayısı rekor kırarak, neredeyse 5 milyon kişiye ulaştı. Bu sene ise bu rakamın 6 milyon kişiye çıkmasını bekliyoruz. Rusya'daki bölgelerin Türkiye ile ilişkilerinin ne kadar aktif geliştiğini de belirtmek isterim. Başkürdistan, Yakutistan, Ulyanovsk, Tula, Vologda, Voronej, Lipetsk, Nijniy Novgorod ve Ryazan bölgelerinden gelen delegasyonlar, geçen bir buçuk yıl içinde Türkiye'yi ziyaret ettiler. İstanbul dahil olmak üzere düzenli olarak buraya gelen Tataristan delegelerinden bahsetmiyorum bile. Yani, Rusya'nın Türkiye ile karşılıklı olarak yararlı ekonomik ilişkiler geliştirmeye olan ilgisi büyümeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.

    ‘RUSYA-TÜRKİYE İŞ BİRLİĞİNDE SPEKÜLASYONLARA İTİBAR EDİLMEMELİ'

    Rusya-Türkiye işbirliği için yapılan "Stratejik mi taktiksel mi?" yönündeki tartışmaları "spekülatif tartışmalar" olarak değerlendiren Başkonsolos Podyelışev "Bu bağlamda, Rusya'yla ilişkiler hakkında Türk medyasında yer alan yazılara değinmek istiyorum. Periyodik olarak, Rusya ile Türkiye arasındaki işbirliğinin stratejik mi yoksa sadece taktiksel bir ortaklık mı olduğu sorusu gündeme getiriliyor. Bence bu konuda spekülasyon yapmak yerine, gerçeklere bakılmalıdır. Örneğin Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, onlarca yıl Rusya tarafından sahiplenilecek ve işletilecektir. Ama bu santralin yaşam ömrü yaklaşık 100 yıldır. Bir başka örnek ise, onlarca yıl boyunca Avrupa'ya gaz tedarik edeceğimiz Türk Akımı doğalgaz boru hattını inşa ediyor olmamız. Ayrıca Rusya, Türkiye'yle en yeni savunma sistemi olan S-400 füze savunma sistemlerinin tedarik sözleşmesini imzalamıştır. Bu da uzun yıllar sürecek olan sıkı işbirliği, uzman değişimi, teknik destek anlamına gelmektedir. Rusya ile Türkiye arasında Suriye konusundaki işbirliği de bir yıldan fazla sürecektir. Başka bir deyişle, ortak birçok çıkarlarımız vardır" dedi.

    ‘RUSYA, TÜRKİYE VE İRAN SURİYE'NİN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTA MUTABIK'

    Astana garantörü üç ülke olan Rusya, Türkiye ve İran'ın Suriye konusundaki iş birliğinin önemine değinen Başkonsolos Podyelışev "Suriye için oluşturulan Rusya, Türkiye ve İran'ı kapsayan ‘üçgenin' ne kadar etkili olduğu kanıtlandı. Her şeyden önce bu, Rusya'nın Türkiye ve İran ile birlikte, Suriye'deki terörizmin nihai olarak yok edilmesi ihtiyacının ve ülke içindeki çatışmaların yerini barışa bırakmasının önemini herkesten çok daha iyi anlamasından kaynaklanıyor. Çok sayıda trajik olay yaşayan Suriyeli insanlarla empati kuruyor ve ulusal uzlaşma yollarını bulmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ortak bir düşünceye sahibiz — Suriye devletinin bütünlüğünü korumak için varız. Bizi birleştiren bu yaklaşım oldu. Suriye — Türkiye ve bizim aramızdaki işbirliği, ikili siyasi diyaloglar yeni bir karşılıklı anlayış seviyesine taşınıyor. Dışişleri Bakanlığı, savunma bakanlıkları ve istihbarat teşkilatları düzeyinde yakın işbirliği olmaksızın, karmaşık sorunların çözülmesi ve Suriye'de olumlu değişimlerin gerçekleştirilmesi mümkün değildir.

    ‘TÜRK GAZETELERİNİ AÇIN, RUSYA'YLA İLGİLİ YAZILANLARDA MUTLAKA BATI AJANSI REFERANSI VAR; BU DEĞİŞMELİ'

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev, iki ülkenin kültürel ve toplumsal alandaki ortak çalışmalarına ve iki ülkenin bu alanlarda katetmesi gereken mesafeye değindi:

    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev ile söyleşiden bir kare...
    © Sputnik / Atakan Şalcıoğlu
    Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Podyelışev ile söyleşiden bir kare...

    "Türkiye'de Sovyetler Birliği'nin çöküşünden önceki Rus kültürü bugünkünden çok daha fazla temsil ediliyordu. Bu durumu eski haline getirmek ve insani yardım alanında işbirliğini genişletmek için sağlam bir temel oluşturmak amacıyla 2010 yılında bir Rus-Türk Toplumsal Forumu oluşturuldu. Bu yıl 31 Mart'ta bahsedilen kuruluşun genişletilmiş toplantısı, bu Forumun eş başkanları olan BDT İşleri Yurtdışında Yaşamakta Olanlar ve Uluslararası İnsani İşbirliği işlemlerini yürüten Federal Ajans (Rossotrudniçestvo) Müdürü Eleonora Mitrofanova'nın ve Milletvekili Berat Çonkar'ın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Bu toplantıda, çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağına dair bir takım sorular gündeme geldi. Forum katılımcılarının ciddi bir tutum sergiledikleri, gelecek yılki ‘Rusya ve Türkiye'nin kültür ve turizm kesişme yılı' konsepti çerçevesinde çeşitli alanlarda karşılıklı ilişkileri genişletme arzusu olduğu aşikardı. Rusya ve Türkiye tarihinin karmaşık konularını açıklığa kavuşturmak için ortak bir komisyon çerçevesinde eğitim ve bilim alanında işbirliği, Rusya'da Türk dilinde eğitim ve Türkiye'de Rus dilinde eğitim, tarihi anma alanları, iki ülkenin tarihçileri arasındaki iletişimin gelişimi hakkında konuşuldu. Doğal olarak, medyanın potansiyelini kullanma sorunu, iki ülkenin uzman topluluğu, iki ülkede gerçekleşen süreçler hakkında ortalama vatandaşa makul bilgi verilmek amacıyla tartışıldı. Son konu çok aktüel bir konudur. Herhangi bir Türk gazetesini açın ve göreceksiniz — Rusya hakkında bir şeyler yazılıyorsa, kesinlikle Batı haber ajanslarının referanslarıyla yazılmıştır. Bu ajanslar, Batı ülkelerindeki klişeleri Türkiye'de geliştirerek Batı'ya yerleşmiş olan ve genellikle Rusya ile ilgili olumsuz, gerçek dışı bilgileri Türk okuyucusuna sunar. Rusya'da da Türkiye'nin algısına ilişkin benzer bir sorun var. Bu, Rus-Türk kamu forumunun genişletilmiş toplantısında konuşuldu. Bu durumu düzeltmek için ciddi bir tutum vardır."

    ‘TÜRK VE RUS ÜNİVERSİTELERİ ARASINDAKİ BAĞI GÜÇLENDİRMEYE HAZIRIZ'

    Toplumsal ve kültürel alandaki işbirliğini artırmada iki ülkenin daha fazla sayıda vatandaşının diğer ülkenin dilini öğrenmesinin öneminin hatırlatılması ve Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu'nun desteğiyle kurs açılması planları olup olmadığının sorulması üzerine Başkonsolosu Andrey Podyelışev şöyle yanıt verdi:

    "Maalesef Başkonsolosluğun bu tür kursları düzenleme imkânı yok. Fakat Ankara'da, örneğin, Rusya Bilim ve Kültür Merkezi faaliyet gösteriyor. Bu merkezin görevi Rus dilini popülerleştirmek, Rusça dil kursları düzenlemek ve Rus üniversitelerinde Türk öğrencilere devlet bursu sağlamaktır. Buna ek olarak, bildiğimiz kadarıyla, Türkiye'deki en büyük üniversitelerin çoğunda Rus dili Fakülteleri vardır. Bu fakültelerde Rusya'dan gelen öğretmenler dahil olmak üzere Rus dili öğretmenleri çalışmaktadır. Türk ve Rus üniversiteleri arasındaki ilişkinin genişlemesinin, Türkiye'de Rusça öğretim seviyesini olumlu yönde etkileyebileceğine inanıyoruz. Bizler, Türk üniversiteleri ile bu bağları kurma konusunda yardımcı olmaya hazırız."

    ‘SSCB İLE FAŞİST ALMANYA'NIN SAVAŞTAKİ SORUMLULUĞU EŞİT TUTMAK HAYATINI KAYBEDEN MİLYONLARCA SOVYET VATANDAŞININ ANISINA HAKARETTİR'

    Söyleşinin gerçekleştirildiği 9 Mayıs Zaferi'yle ilgili değerlendirmeler de yapan Başkonsolos Podyelışev "9 Mayıs'ta kutladığımız Zafer'in 73. yıl dönümü olan Büyük Vatanseverlik Savaşı'nın anısı, her Rus kalbinde derinden hissetmektedir. Zaferi elde etmek bize pahalıya mal oldu — bu savaşta yaklaşık 27 milyon insanımızı kaybettik. "Biz" dediğimde, eski Sovyetler Birliği'nin bütün halkları: Rusların yanı sıra Özbekler, Başkurtlar, Kalmıklar, Tacikler, Ukraynalılar, Gürcüler, Belaruslular ve SSCB'de yaşayan diğer birçok milletleri kast ediyoruz. İşte bu yüzden bu bayramı, Kazakistan, Beyaz Rusya, Özbekistan, Azerbaycan ve SSCB'nin çöküşünden sonra oluşan diğer dost devletlerle kutlarız" ifadelerini kullandı.Sovyetler Birliği'ne, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasında"faşist Almanya" ile eşit sorumluluk yüklenmesinin kabul edilemez olduğuna işaret eden Podyelışev "73 yıl önce Sovyetler Birliği faşizme karşı kazanılan zafere belirleyici bir katkı yaptı, tüm dünyayı kahverengi vebadan kurtardı. Nazilerin tüm ulusları yok etmek için yaptıkları korkunç ve insanlık dışı planların gerçekleştirilmesine SSCB engel oldu. Aynı zamanda, bazı politikacılar, savaşın sonuçlarını gözden geçirmeye çalışırken bu Büyük Zafer'de Sovyetler Birliği'nin rolünü saptırmaya ve yok saymaya çalışıyorlar. Sovyetler Birliği'ne, İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasında faşist Almanya ile eşit sorumluluk yüklendiği oluyor. Bu düşünce tek başına korkunç ve savaş sırasında ölen milyonlarca Sovyet halkının anısına bir hakarettir" dedi ve ekledi:

    "Bizim kutsal görevimiz, o korkunç savaşı, kahramanlarını hatırasını, onun dehşetlerini hafızamızda korumak ve gelecek nesillere anlatmaktır. Sadece bu yolla gelecekte bu tür trajedilerin tekrarlanmasını önleyebiliriz. Bu bağlamda, Rusya'da ve yurt dışında "Ölümsüz Alay" eylemine geniş destek veren bir kamu girişiminden bahsetmek istiyorum. Şu anki nesil, dünyayı kurtaran atalarını anmak için dedelerinin, büyük dedelerinin portrelerini ele alarak Rusya'da ve diğer ülkeler de sokağa çıkıp yürüyüş yapıyorlar. Böyle bir eylem, İstanbul, Ankara, New York, Paris, Londra, Montreal, Berlin ve dünyadaki yüzlerce şehirde gerçekleşti. Bu tür eylemler, genç nesiller için iyi bir derstir, hayatında doğru seçimi yapmasına yardımcı olur, hangi ambalaja sarıldığına bakılmaksızın onu radikal ideolojilerden korur."

    Konu:
    Rusya ve Türkiye: Stratejik ortaklığa doğru (66)

    İlgili konular:

    Rusya ve Türkiye’nin domatese ortak denetimi 10 Mayıs’ta başlıyor
    Rusya, Türkiye ve İran'dan ortak Suriye deklarasyonu
    Kurtulmuş ve Medinskiy 2019 Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı etkinlikleri için bir araya geldi
    Kıbrıs: Türkiye ile yeniden diyalog kurulması için Rusya'nın katkı sunmasını bekliyoruz
    Rusya: Türkiye'nin, pazarını Rus et üreticilerine açmasını bekliyoruz
    Antalya’da Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceği konferansı: ‘Ticari ilişkiler siyasi nedenlerle aksamamalı’
    Türkiye Rusya’dan satın aldığı Ka-32 helikopterlerinin sayısını arttırabilir
    Rusya: Türkiye'nin S-400'leri üçüncü ülkelere satma riski minimum seviyede
    Türkiye, Rusya'ya askeri simülatör sevkiyatı yapabilir
    Etiketler:
    Rus Turizmi, Akkuyu, stratejik, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, ticaret hacmi, iş birliği, uçak krizi, turist, 9 Mayıs Zafer Bayramı, Zafer Günü, Akkuyu NGS, Türkiye-Rusya İlişkileri, S-400, Soçi görüşmesi, Astana görüşmeleri, Soğuk Savaş, SSCB, Rusya-Türkiye Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK), Türk-Rus Toplumsal Forumu, Avrupa Birliği, Rusya Bilim ve Kültür Merkezi, AB, NATO, Elif Sudagezer, Eleonora Mitrofanova, Berat Çonkar, Andrey Podyelışev, Andrey Podelışev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Nazi Almanyası, SSCB, Sovyetler Birliği, İran, Almanya, Avrupa, Suriye, Türkiye, ABD, Rusya
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın