09:04 19 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Başbağlar katliamı

    'Başbağlar katliamında ABD parmağı' iddiası

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 21

    Sivas Madımak katliamından üç gün sonra gerçekleşen, Erzincan'da 33 vatandaşın kurşuna dizilip yakıldığı Başbağlar semalarında ABD helikopterlerinin uçtuğu iddia edildi. Başbağlar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya, "5 Temmuz 1993'te ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güç'ün, Başbağlar semalarında ne işi vardı?" diye sordu.

    Erzincan Kemaliye'ye bağlı Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993'te yaşanan katliamın üzerinden 25 yıl geçti.

    Sabah gazetesinden Kenan Kıran'ın haberine göre, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile Sivas Madımak katliamı gibi Başbağlar katliamı da 28 Şubat davasının gerekçeli kararında 28 Şubat sürecinin bir parçası olarak yer aldı.

    2 Temmuz 1993'te yaşanan Sivas Madımak katliamından üç gün sonra Başbağlar köyünde 28 kişiyi kurşuna dizilmiş, evlerinde bulunan Nazife Baltacı ve 13 yaşındaki oğlu İbrahim Baltacı ile Nurettin Aydın, Şakir Aydınlı ve Süleyman Orhan yakılarak katledilmişti.

    'ÇEKİŞ GÜÇ'ÜN BAŞBAĞLAR SEMALARINDA NE İŞİ VARDI?'

    Sanıkları serbest bırakılan ve hiçbir sonuç alınamayan katliama ilişkin en çarpıcı bilgi ise 25 yıl sonra köyün dernek başkanından geldi. Başbağlar Köyü Derneği Başkanı Mehmet Ali Dikkaya, katliamın yaşandığı 5 Temmuz 1993 günü OHAL kapsamında olmadığı halde Başbağlar semalarında ABD helikopterlerinin uçtuğunu söyledi.

    Habere göre Mehmet Ali Dikkaya, soruşturmanın Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tarafından yeniden açılması gerektiğini belirterek, "Sivas ve Başbağlar olaylarının birlikte planlandığını düşünüyoruz. Alevi ve Sünni çatışması çıkartılmak istendi. Cenazelerimizin üzerine üç bildiri bırakıldı. Bildirilerde; 'Sivas ve Dersim'in intikamı alındı' ifadeleri yer aldı. 5 Temmuz 1993'te ABD'nin oluşturduğu Çekiç Güç'ün, Başbağlar semalarında ne işi vardı? Başbağlar OHAL dışında bir köy olmasına rağmen Çekiç Güç helikopteri olay günü Başbağlar semalarındaydı" diye konuştu.

    'KÖYLÜLERE KALAŞNİKOF SİLAH TEKLİFİ YAPILDI'

    Başbağlar mağdurlarının avukatı Cüneyt Toraman, Sivas ve Başbağlar'ın birlikte planlandığını belirterek, Başbağlar'da bunun sağlanması için Başpınar Köyü Jandarma Karakol Komutanı Başçavuş Nafiz Canbaz'ın, köylülere kalaşnikof silah teklif ettiği tespitinin yapıldığını söyledi.

    Başbağlar köylülerinin silahları tutanakla almak istemesi üzerine silahların verilmesinden vazgeçildiğini belirten Toraman, "Söz konusu olay örtbas edildi. Gözaltına alınan Gürsel Aktaş, Hasan Boztaş, Ali İhsan Akgül, Cahit Aktaş, Aleattin Boztaş, Kenan Uludağ, Hayri Uludağ, Erdal Karakoç, Şahin Karakoç, Aziz Bozoğlu'nun da bulunduğu 14 sanık suçlarını itiraf etti. Erzincan Devlet Güvenlik Mahkemesi, teşhislerin usulsüz yapıldığını iddia ederek tetikçileri serbest bıraktı. İtirafçı olan iki kişi PKK terör örgütüne yardım ve yataklık suçunu işlediği gerekçesiyle ceza aldı. Başbağlar davasında ise, ceza alan tek sanık olmadı" diyerek soruşturmadan hiçbir sonuç alınamadığını dile getirdi.

    Soruşturmada ihmaller zinciri olduğunu söyleyen Toraman, "Naaşlar iş makineleriyle arandı. Katliam sonrası olay yeri incelemesini savcı yerine orada görevli bir asker yaptı. Olay yerinde bulunan 500 küsur boş kovanla ile ilgili balistik incelemesi bile yapılmadı" dedi.

    Etiketler:
    katliam, Sivas Katliamı, OHAL, Devlet Denetleme Kurulu, ABD, Başbağlar, Erzincan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın