05:39 22 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: Cumhur İttifakı'nı Meclis'te de sürdüreceğiz, kabine partili olmayan bakanlardan oluşacak

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 710

    Erdoğan, partisinin 24 Haziran'da MHP ile yaptığı 'Cumhur İttifakı'nın Meclis'te devam edeceğini söylerken buna gerekçe 'milletvekili dağılımı ve Türkiye'nin içinden geçtiği durumu' gösterdi. Erdoğan, pazartesi günü açıklanacak olan kabineyle ilgili olarak da "Partili olmayan bakanlarla kabine oluşturacağız" dedi.

     

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

    — Seçimlere katılma oranı yüzde 86,24 gibi gerçekten çok yüksek bir düzeyde gerçekleşti. Buradan Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy kullanan 50 milyon 68 bin 627 vatandaşımızın her birine şahsım ve milletim adına ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

    — Bu seçimler, yeni yönetim sistemimizin miladıdır.

    'TEZGAHLARLA KARŞI KARŞIYA KALDIK'

    — Milletimizin özellikle oylamasına sunduğumuz bir anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçmesini sağlayarak bizi bugünlere kadar getiren süreci de başlattık. Gerçi bu adımın bedelini partimizi kapatmaya kalkarak ödetmeye çalıştılar ama hamd olsun bu sıkıntıları da suhuletle aştık. 2014 cumhurbaşkanı seçiminden önce de benzer tezgahlarla karşı karşıya kaldık.

    'KENDİ SENARYOLARINI MİLLETİN ÜZERİNDE GÖRENLER…'

    — Gezi olaylarından 17-25 yargı emniyet darbe girişimine, pek çok hadiseye kadar her yol denenerek milletimizin iradesi ipotek altına alınmaya çalışıldı. Milletimiz cevabını 10 ağustos 2014 seçimlerinde, şahsımı milletin oyuyla göreve gelen ilk cumhurbaşkanı yaparak verdi. Kendi senaryolarını milletin iradesinin üzerine görenler, 2015 sürecindeki o karanlık ittifaklarından, çukur eylemlerinden nihayet 15 Temmuz darbe girişimine kadar devreye soktular.

    'CHP'DEN HESAP SORMAYA DAVET EDİYORUZ'

    - Son umut olarak 24 Haziran seçimlerine sarıldılar. Birbirlerini yolda görse selam vermeyecek olanlar her nasılsa karşımızda birleştiler. Öyle ki CHP, bölücü terör örgütünün güdümündeki partiyi barajın üstüne taşımak için kendisine oy verenlerin bir kısmını oraya yönlendirildi. Gerçi bunlar 1991’deki seçimde de benzer bir yola başvurmuşlardı. Bölücü örgütün güdümündeki siyasiler ilk defa Meclis’e ayak bastılar. Bugün de Meclis’te milletvekili olarak yerlerini alacaklar. Milletini seven her CHP’li vatandaşımızı, bu utanç için partisinin yönetiminden hesap sormaya davet ediyoruz. Türkiye'nin en eski partisini Batı'daki bir avuç marjinalin ve yurt dışındaki bir avuç terör örgütü yöneticisinin oyuncağı haline getirenlerden hem bu millet hem tarih, açık ve net hesabı soracaktır. CHP bu hesaplaşmayı kendi içinde yapmazsa bölücü örgütle anamuhalefet partisi arasındaki bağ taktik olmaktan çıkıp esas haline dönüşecektir.

    1 NUMARALI KARARNAME PAZARTESİ

    — Pazartesi günü, yemin törenimizin hemen ardından yayınlayacağımız 1 Numaralı Cumhurbaşkanlığı KHK'sı ile yeniden organize edilmiş haliyle bakanlıkları kuruyor, aynı akşam kabinemizi de inşallah açıklıyoruz.

    'İTTİFAKI PAZARA KADAR BİLE SÜRDÜREMEYENLERİN AKSİNE…'

    - Milletvekili dağılımı ve ülkemizin içinden geçtiği durum sebebiyle Cumhur İttifakı'nı Mecliste devam ettireceğiz. İttifaklarını pazara kadar bile sürdüremeyenlerin aksine bu birlikteliğe sahip çıkacağız.

    'İŞLEVSİZ KALMIŞ KURUMLARI TASFİYE EDEREK…'

    İlk etapta bakanlar, bakan yardımcıları, yeniden tanımladığımız kurum başkanları, genel müdürler düzeyine kadar bu kısmı üzerinde detaylı çalışarak bir noktaya getirdik. Benzer işleri yapan kurumları birleştirerek, işlevsiz kalmış kurumları tasfiye ederek devletin işleyişini hızlandırıyor ve etkin hale getiriyoruz.

    'BAŞARI SAYABİLECEK BİR PARTİ DEĞİLİZ'

    AK Partililer, partilerinin cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasını izledi
    © REUTERS / Alkis Konstantinidis
    - Seçim sonuçlarını değerlendirirken cumhurbaşkanlığında aldığımız oy ile milletvekili seçiminde elde ettiğimiz netice arasındaki farkı çok iyi analiz etmeliyiz. AK Parti'nin 2007, 2011, 2015 Kasım seçimlerinde, 2007, 2010 ve 2017 halk oylamalarında aldığı sonuçlar ortadadır. Buna karşılık 2015 Haziran'ında ve son seçimlerde üzerinde uzun uzun durmamız gereken sonuçlarla karşılaştık. Biz seçimlerden sadece birinci çıkmakla yetinebilecek, bunu başarı sayabilecek bir siyasi parti değiliz.

    — Önümüzde bir mahalli seçimler var, bu seçimlere kadar 24 Haziran'ın muhasebesini yapıp gereken adımları atmak durumundayız.

    'YANLIŞA DÜŞMEDİK, DÜŞMEYECEĞİZ'

    — 24 Haziran'ı doğru analiz edemez ve gereğini yerine getiremezsek, her şeyden önce kendi ilkelerimizle, kendi geçmişimizle çelişmiş oluruz. Bugüne kadar böyle bir yanlışa hiç düşmedik, bugün de düşmeyeceğiz.

    'KUSURA BAKMAYIN BU MİLLET ŞAMAR OĞLANI DEĞİL'

    - Aramızda belediye başkanı da bulunuyor. İşte bu seçimlerden sonra bana gelen raporlara baktığımızda özellikle bazı eleştiriler var ki bu çok çok önemli. Vatandaş özellikle şunu arıyor, bu tabi ağırlıklı belediye başkanları bunun yanında milletvekilleri vesaire… Tevazu arıyor tevazu. Belediye Başkanı, benim dükkanıma gelip bir çayımı içmedikten sonra ben bu belediye başkanını ne yapayım diyor. Yani seçimden seçime mi belediye başkanı, milletvekili beni ziyaret edecek diyor. Veya kendi tanıdıkları ofislere uğrayıp çekip gidecekler diyor. Değerli arkadaşlar AK Parti’nin müktesebatında böyle bir şey olamaz. Bizi yücelten tevazumuz olmuştur. Eğer biz bu tevazuyu kaybettiysek işte bu açık net, puan kaybına da neden olmuştur. En güçlü olduğumuz yerlerde eğer ciddi bir puan kaybı olmuşsa bunu kendi nefsimize soracağız. “Biz hatayı nerede yaptık? Yanlışımız nerede” Çok iyi hizmetler yapmış olabilir, bu hizmetler gerektir. Ama yeterli değildir. Yeterli olan o gönüllere girmektir. Gönüllere girersek bu işi başarmış oluruz. Vatandaşına tepeden bakıyorsak, onlara yeri geldiği zaman…. Kusura bakmayın bu millet şamar oğlanı değil. Bir oy verir, iki oy verir sonra kenara koyar.

    'GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ SEFERBERLİĞİ'

    - 2019 Mart'ına kadar belediyeciliğin adını 'gönül belediyeciliği seferberliği' olarak koyuyorum. Kongremizle birlikte yeni bir oluşum olacak. Şüphesiz ki MKYK'mizden tutun da MYK'mize varıncaya kadar bir değişim, dönüşüm orada da azda olsa yapacağız ama ondan sonra çok yoğun bir maraton başlıyor. Yerel seçimlerin startını vereceğiz ve bu startı verirken de kaşına gözüne değil, hem iş bitirme potansiyeline hem halkla uyumuna bakarak adım atmak durumundayız.

    'KİMSE KADROLAŞMA DİYEMEYECEK'

    Bakanlarımız artık eskisi gibi olmayacak. Şimdi artık partili olmayan bakanlarımızla bir kabine oluşturuyoruz. Ve bu arkadaşlarımız bundan önce olduğu gibi de köşeye sıkıştırılmak suretiyle, şuraya şu olsun buraya bu olsun mantığıyla hareket etmeyecek. Kimse kalkıp da şunu diyemeyecek, kadrolaşmaydı şuydu buydu bunu diyemeyecek. En azından bakan, olaylara bakarken daha objektif bakma imkanı getirecek. Bu tür zanların altında da kalmayacak. Tabi bütün bunlarda aranan ne olacak? Ehliyet olacak, liyakat olacak.

    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın