11:07 22 Eylül 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan-Muş

    Malazgirt Zaferi'nin 947. yıldönümünde konuşan Erdoğan: Ahlat'a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yapacağız

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 732

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Malazgirt Zaferi'nin 947. yıldönümü nedeniyle Muş'un Malazgirt ilçesinde konuştu.

    Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

    — On binler burada. Az önce resmi rakamı aldım 75 bin kişi. Burada yapacağımız daha çok şeyler var. İnşallah çevre düzenlemesini burayı özellikle selvilerle çevreleyip çok daha iyi bir hale getirelim diyoruz.

    — Ahlat'ta otağ kuruldu. Oradan buraya yolculuk. 26 Ağustos'ta Malazgirt Zaferi'nin adımları atıldı. 

    — Malazgirt Zaferi'nin 947. yıldönümünü tebrik ediyorum. Bizlere bu güzel yurdu miras bırakan Sultan Alparslan'a, gazilere ve şehitlere saygımı sunuyorum. 

    — Fetih, zulme karşı başkaldırının adıdır. Fetih, toprakların ve toplumların adalet, hakkaniyet, iman ve cesaret mayasıyla harmanlanması demektir.
    Bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. En büyük fethimiz, hiç şüphesiz, gönüllerin fethidir

    AHLAT'A CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ 

    -Milletimizin birliğinin beraberliğini sembolü olan bu bölgeyi korumalı gözetmeliyiz. Sayın Bahçeli bir ziyaretinde güzel bir hatırlatmada bulundu: Ahlat'a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yakışır. Çünkü otağı Sultan Alpaslan oraya kurdu biz de varisleri olarak oraya böyle bir inşallah otağ kuralım. Bugün vali ve belediye başkanımızla görüştük. Onlar 1071 metrekare yer düşünmüşler. Dedik olmaz. 1071 metrekare oturum alanı olur en az 5 dönüm çevre düzenlemesiyle. Belediye başkanımız da coştu en az 10 dönüm dedi. Bu bir işaret fişeğidir inşallah sonu da hayır olur. Malazgirt savaşının yaşandığı bölgeyi milli park olarak ilan ettik ve düzenlemesine başladık. Bu yıl milli park alanının ilk etabı devreye girdi.

    'MALAZGİRT RUHUNU UNUTURSAK NE ÖNCEMİZ KALIR NE SONRAMIZ'

    — Kaç asır geçerse geçsin varlığımız bu sayede devam ediyor. Malazgirt'te kazandığımız zafer bize Avrupa'nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır. Bu yüzden Malazgirt Mekke, Medine, Bursa, Edirne, İstanbul tüm Balkanlar demektir. Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz Malazgirt'te sadece bir zafer kazanmadık Malazgirt'te millet olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Şayet Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak geçmişimizle birlikte geleceğimiz de kaybederiz.

    'MEKKE'YE, MEDİNE'YE, KUDÜS'E, CUMHURİYET'E, 15 TEMMUZ'A SAHİP ÇIKIN'

    — Maziden atiye uzanan bu büyük mirasa çok iyi sahip çıkın. Mekke'ye, Medine'ye sahip çıkın. Bu mübarek toraklara namusunuz gözüyle bakın. Kudüs'e sahip çıkın. Selçuklu'ya Osmanlı'ya sahip çıkın. Osmanlı başkentlerine evladı fatihan olan Balkanlara sahip çıkın. Kurtuluş savaşımıza ve cumhuriyetimize çok iyi sahip çıkın. 15 Temmuz kıyamına sahip çıkın. Bu tarihi hadiseyi asla unutmayın unutturmayın. Siz bu ülkenin bu ümmetin ve tüm insanlığın umudusunuz.

    'ANADOLU YIKILIRSA NE ORTA DOĞU NE BALKANLAR KALIR'

    — Anadolu, insanlığın geleceğinin kilit taşıdır. Büyük liderler Anadolu'ya sahip çıkmak istemiştir. İşte Çanakkale'de Gazi Mustafa Kemal o gençliği ile beraber yedi düvele karşı savaştılar ve Çanakkale geçilmez dedikleri. Nice şehitler verildi. Ülkemizin bir süredir yaşadığı sıkıntıların sebeplerini konjonktürel gelişmelerde arayanlar çok yanılırlar. Perde gerisinde yazılan senaryoların işte böyle bir arka planı vardır. Unutmayın, Anadolu bir benttir bu bent yıkılırsa ne Orta Doğu ne Orta Asya ne Balkanlar kalır. Üzerinden ulu çınar gölgesi kalkan bu tüm bu coğrafyalar tehlikeye maruz kalır.

    'MESELE TÜRKİYE'

    -Siyasette, diplomaside, ekonomide, ticarette güçlü olmak zorundayız. Ordumuzla, sanayi kuruluşlarımızla güçlü olmak zorundayız. Aksi halde bize bir tek gün yaşama imkanı vermezler.

    — En küçük zafiyet gösterdiğimizde üzerimize nasıl böyle leş kargaları, akbabalar gibi çullandıklarını görürsünüz. Bazı gafiller sanıyor ki mesele Erdoğan, AK Parti meselesi. Hayır, mesele Türkiye meselesi..

    — Mesele İslam meselesidir. Onlar için Türkiye demek Müslüman demektir. Dünyada Batı ile iç içe girip özgürlüğünü koruyabilen tek ülke biziz.

    — Eksiklerimiz, yanlışlarımız yok mu. Tabii ki var. İnsanın olduğu yerde bunlar olur. Önemli olan istikameti kaybetmemektir. Bu milletin istikametinin doğru olduğunu sayısız kez gördük.

    'BİZANS VARSA MALAZGİRT RUHU DA VAR'

    Erdoğan'ın konuşmasından önce etkinlikte MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım birer konuşma yaptı.

    Bahçeli'nin konuşmasından satır başları şu şekilde: 

    — Malazgirt Zaferi askeri bir başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür

    — Bu topraklara hakim olan Bizans, Grek, Ortodoks zihniyeti Malazgirt zaferiyle birlikte yerini Türk-İslam kültürüne bırakmıştır.

    — Türk milleti düşene vurmaz. Bizim medeniyet müktesabatımızda zulüm, eziyet işkence yoktur. Bizim tarihimizin hiçbir döneminde zorbalık görülmüş şey değildir. Ancak Bizans'ın kokuşmuş zihniyeti bütün bu insafsızlıkların niteliklerine sahiptir.

    — Sultan Alparslan ölmedi biliniz ki yaşıyor. Yine beyaz atına binerek manen aramızda dolaşıyor.

    'DÖVİZ VE KUR OYUNLARI BİZANS YÖNTEMİ'

    — Bizans varsa Malazgirt ruhu da vardır. Hamdolsun ayaktadır. Bir olursak, diri olursak, beraberliğimize sahip çıkarsak hiçbir Bizans artığı karışımıza çıkmaya cesaret edemeyecektir.

    — Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

    — Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu ve tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır.

    'TÜRKİYE'Yİ TEHDİT ETMEYE KALKANLAR GEREKEN YANITI MİSLİYLE ALIRLAR'

    Yıldırım'ın konuşmasından önemli kısımlar ise şu şekilde:

    — 1071'de Malazgirt'te, Allahû Ekber nidalarıyla buluşan bu topraklar her zaman Kubbet-ül İslam olmuştur. Milletimiz bin yıldır dünyaya hakkı ve hakikati haykırmıştır. Türk milleti, 26 ağustos 1071'de kazandığı zaferle tarihi değiştirdi ve hakkı üstün tutmak için İslam'ın kılıcı olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir medeniyetin varisidir. Bu medeniyeti geliştirerek yaşatmak hepimizin sorumluluğundadır.

    — Bir yandan PKK bölücü terör örgütü, FETÖ hain örgütü ve DEAŞ ile mücadelemizi sürdürdük diğer yandan da ülkemizin kalkınması için çalışmaya üretmeye devam ettik. Terörü, 'Türkiye'nin gündeminden çıkaracağız' dedik. Hamdolsun büyük oranda cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu başardık. 15 Temmuz'da 40 yıllık ihanet çetesinin oyununu 20 saate bozarak tarihimize yeni bir şeref sayfası hediye ettik.

    — Büyük Türkiye'ye ne ekonomik darbe girişimleri ne 15 Temmuz hain darbe girişimleri sonuç vermemiştir vermeyecektir. Türkiye ekonomisi dışa açık yapısıyla küresel rekabetin şartlarına uygun kapsayıcı bir büyüme ile yoluna devam ediyor. Finans piyasasındaki spekülatif hareketlere rağmen güçlü ekonomisiyle her türlü saldırıya rağmen Türkiye gelecek hedeflerine yürümeye devam ediyor.

    — Türkiye'yi tehdit etmeye kalkanlar gereken cevabı misliyle alırlar. Muhataplarımızın bir süredir sergiledikleri anlamsız ve aymaz tavırlarından en kısa sürede vazgeçerek ilişkileri normalleştirmek için yeni bir yaklaşımı göstermelerini tavsiye ediyorum.

    Etiketler:
    Cumhurbaşkanlığı Köşkü, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat, Malazgirt, Muş
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın