01:21 19 Aralık 2018
Canlı Yayın
    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

    Çavuşoğlu: Türkiye'nin sondaj faaliyetleri sonbaharda başlayabilir

    © AA / Fatih Aktaş
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 104

    Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kuzey Kıbrıs'ın haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alındığını vurgulayarak, Türkiye'nin sondaj faaliyetlerine sonbaharda başlayabileceğini belirtti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Kuzey Kıbrıs Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Dışişleri Bakanlığı Resmi Konutu'nda ortak basın toplantısı düzenledi.

    Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de hidrokarbon arama faaliyetlerine ne zaman başlayacağına ilişkin bir soruya, "Bu bölgede, Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ekonomik alanı var. KKTC'nin de kıta sahanlığı ve karasuları var. Biz her ikisinin korunması için KKTC'nin de talebi üzerine gerekli tedbirleri her zaman aldık ve alıyoruz" yanıtını verdi.

    'AB VE YUNANİSTAN İLE GÖRÜŞÜYORUZ'

    Bu bölgede daha önce Türkiye'nin bazı sondajların başlamasını da engellediğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Şimdi biz de platform aldık ve sondajlara başlayabiliriz. Bunun hazırlığını Enerji Bakanlığımız gayet güzel yapıyor. Hazine ve Maliye Bakanımız olan Berat Bey özellikle bu platformun alınmasında büyük gayreti oldu ve gerekli hazırlıkları yaptılar. Sonbaharda böyle bir sondaj başlayabilir" diye konuştu.

    Çavuşoğlu, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de sondaj yapabilecek ülkelerin şirketleriyle Avrupa Birliği (AB) ile ve garantör Yunanistan ile de bu konuyu görüştüğünü, yarın Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias ile İzmir'de bir araya geleceğini belirtti.

    Kocias ile Kıbrıs meselesi dahil bazı konuları gayriresmi bir şekilde de zaman zaman görüştüklerini vurgulayan Çavuşoğlu, yarınki görüşmede de bu konuları ele alacaklarını kaydetti.

    Çavuşoğlu, 'Rum tarafının hem çözüme yanaşmadığını hem de Kıbrıs Türk halkının haklarını görmezden gelerek tek taraflı faaliyetlerde bulunduğunu' söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Bunun kendilerine bir faydası yok. Böyle devam ederlerse biz de her türlü tedbiri alacağız, almaya da devam edeceğiz. Sondajlara da başlayacağız. Biz de Kıbrıs Türk halkının hakkını, ekonomik çıkarlarını elbette koruyacağız ama Doğu Akdeniz'de Türkiye Cumhuriyeti'nin de hakları var. Bu hakkımızı da elbette arayacağız ve gereğini de yapacağız."

    'DOĞU AKDENİZ'DE GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞTİ'

    Kuzey Kıbrıs  Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da yaptığı açıklamada, Çavuşoğlu'na "son derece kritik bir dönemde" kendisini davet ettiği için teşekkür ederek, dünyanın diğer bölgelerinde olduğu gibi Doğu Akdeniz'de de mevcut güç dengelerinin değiştiğini dile getirdi.

    Özersay, bölgesel ve küresel aktörler arasındaki ikili ilişkilerin yeniden şekillendiğinin altını çizerek, Doğu Akdeniz bölgesinde konumlanan siyasi, askeri ve ekonomik gelişmeleri son derece yakından takip ettiklerini belirtti.

    Bu konuları müttefik, stratejik ortak ve garantör Türkiye ile bu ziyarette detaylı şekilde ele alacakları bilgisini paylaşan Özersay, değişen dünya konjonktüründe Kıbrıs adasının stratejik konumunun daha da önem kazandığı değerlendirmesinde bulundu.

    'HİDROKARBON ÇALIŞMALARI'

    Özersay, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon çalışmalarına ilişkin olarak, bölgedeki doğal kaynaklarda Kıbrıs Rum halkı kadar Kıbrıs Türk halkının da hak sahibi olduğunu, Kuzey Kıbrıs olarak her zaman uzlaşı ve iş birliği arayışında olduklarını kaydetti.

    Özersay, "Tavrımız, sadece çözüm müzakereleri için değil, aynı zamanda olası bir çözümsüzlük durumunda da iki taraf arasında ve ada etrafındaki farklı aktörler arasındaki iş birliğinin desteklenmesi şeklinde oldu. Doğu Akdeniz'deki doğal kaynaklar ve Kıbrıs'a dair diğer konularda Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye'nin hak ve menfaatlerine halel getirmeyecek bir iyi niyet anlayışı ortaya koyduk ve bundan sonra da bu yaklaşıma devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

    Özersay, "Türkiye ile birlikte bu bölgede ekonomide ve enerjide ilgili tüm aktörlerin arasında yaratılacak karşılıklı bağımlılığın, barış ve istikrarın en önemli güvencesi olacağına inanıyoruz." diyerek bu bağlamda uluslararası aktörlere büyük görevler düştüğüne işaret etti.

    'ZİHNİYET DEĞİŞİMİ ŞART'

    "Rum tarafının hem çözüm, hem de iş birliğine sıcak bakmasını sağlayacak bir zihniyet değişimi yaşaması için yerleşmiş kalıpların aşılması adına bazı adımların atılmasının şart olduğunu düşünüyoruz" ifadesini kullanan Özersay, New York'ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında da Kıbrıs meselesine ilişkin Çavuşoğlu ile derinlemesine fikir alışverişi yapacaklarının altını çizdi.

    'ZAMANLAMASI VE İÇERİĞİ SON DERECE KRİTİK DAVET'

    Kuzey Kıbrıs'ın her konuda Türkiye ile tam bir fikir birliğinde olduğunu dile getiren Özersay, "Sayın Çavuşoğlu'na zamanlaması ve içeriği son derece kritik olan bu daveti yaptığı için teşekkür ediyorum" dedi.

    Özersay, Kıbrıs Türk tarafı olarak Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm bulunmasa bile iki taraf arasında diyalog yoluyla kaynakları birlikte araştırma ve kullanma çağrısının halen geçerli olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

    "Kıbrıs Rum tarafı, eğer Kıbrıs Türk halkının iradesini hiçe sayarak bölgede tek taraflı sondaj çalışmalarına devam edecekse ve bazı şirketlere lisans vererek bu çalışmaları ileriye taşıdı ve kazı aşamasına geldiyse biz de Türk tarafı olarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına daha önce lisans verdiğimiz çerçevede kazı çalışmalarına yakında başlayacağız".

    'İDLİB'TE ATEŞKESİN BOZULMASI FELAKET OLUR'

    Bakan Çavuşoğlu, gelen sorular üzerine İdlib'te ateşkesin sürdürülebilmesi, Astana anlaşmasının devamı ve rejimin ihlallerini önlemek için Türkiye'nin gerek İran gerekse Rusya nezdinde temaslarını sürdürdüğünü vurguladı.

    İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in, geçen hafta Ankara'da olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

    "Savunma Bakanımız ve MİT Başkanımızla beraber Moskova'ya gittik. Şimdi askerlerimiz arasında, istihbaratlarımız arasında, Dışişleri Bakanlığımız da katılıyor, bu konuda görüşmeler sürüyor. Nasıl engellenir, nasıl bundan sonra buralarda adımlar atılır, terör örgütlerine karşı birlikte neler yapılabilir, bunları konuşuyoruz. Ama her zaman söylediğimiz bir şey var; İdlib'te ateşkesin bozulması, rejimin saldırması, Suriye ve bu bölge için bir felaket olur. İnsani bakımdan, güvenlik ve her bakımdan gerçekten tam bir felaket olur".

    İdlib bölgesinin, Astana anlaşmasıyla belirlenen çatışmasızlık bölgelerinden son kalan bölge olduğunu ve burada 3.5 milyon insanın yaşadığına dikkati çeken Çavuşoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımız, elbette bu konuları Tahran'da Cumhurbaşkanı Ruhani ve Başkan Putin ile görüşecek, zirvede bunları ele alacağız. Ama biz zirve öncesi temaslarımızı sürdürüyoruz, hazırlıklarımızı yapıyoruz ki buradan sağlıklı bir karar çıksın". değerlendirmesinde bulundu.

    'JEFFREY'İN ATANMASI İSABETLİ'

    ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Türkiye'ye yapacağı ziyareti de değerlendiren Çavuşoğlu, "Biz Jeffrey'i tanıyoruz. Daha önce Ankara'da büyükelçilik yaptı. Türkçeyi de iyi konuşuyor. Kendisinin Suriye Özel Temsilcisi olarak atanmasını isabetli buluyoruz." yorumunu yaptı.

    Çavuşoğlu, Jeffrey'nin bölgeyi yakından tanıdığının altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:

    "Türkiye'ye gelip bu konuları bizimle görüşmesi de önemli. Elbette sadece İdlib meselesi değil, tüm Suriye ile ilgili düşüncelerimizi, Suriye'nin sınır ve toprak bütünlüğü bakımından siyasi çözüm ve insani yardımları ve de ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek ve silahları mutlaka gündeme getireceğiz Ankara temaslarında".

    İlgili konular:

    Kıbrıs'ta yeni gerilim: Rumlar sondaj platformu getirdi, Türkiye'nin platformu yolda
    Etiketler:
    Kudret Özersay, Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın