00:48 24 Ekim 2018
Canlı Yayın
    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan New York'ta: Suriye'de güvenli bölgeleri arttıracağız

    © AA / Atılgan Özdil
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 811

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ABD'de Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi tarafından organize edilen New York'taki programda konuştu. Erdoğan, "İnşallah önümüzdeki dönemde Fırat'ın doğusunu da kapsayacak şekilde, Suriye'nin içindeki güvenli bölgeleri artırmaya devam edeceğiz" dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (sağda) ve eşi Emine Erdoğan (solda), Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere, özel uçak TUR ile TSİ 23.40'ta Amerika Birleşik Devletleri'nin başkenti Washington'a geldi.
    © AA / Kayhan Özer
    Erdoğan, Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen etkinlikte, Türk ve Amerikalı Müslüman toplumuna hitap etti.

    ABD'de yıllardır yaşayan vatandaşların kurdukları sivil toplum örgütleri ve bireysel gayretleriyle Türk-Amerikan ilişkilerinin gelişmesine büyük katkı sunduğunu belirten Başkan Erdoğan, şöyle devam etti: "İmkanlarımızın kısıtlı olduğu dönemde buradaki insanlarımız her türlü çabayı göstererek Türkiye'nin ve Türkiye'nin savunduğu ilkelerin Amerikan kamuoyu tarafından duyulmasını sağladılar. Özellikle 1915 olaylarına dair Ermeni yalanlarının yayılmasını engellemek için gerçekten takdire şayan çabalar harcadılar. Ben, sizlerin aracılığıyla Türkiye'nin gönüllü elçileri olan tüm vatandaşlarıma buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı şekilde Türk vatandaşı olmasa da ülkemize ve milletimize muhabbet duyduğu için Türkiye'nin hakkını, hukukunu savunan dostlarımıza, kardeşlerimize en kalbi şükranlarımı sunuyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde de omuz omuza vererek birlikte benzer çalışmalara imza atacağımıza inanıyorum."

    'YAPTIKLARI ARAŞTIRMALARLA TAKDİR TOPLAYAN AKADEMİSYENLERİMİZ VAR'

    "Profesör Doktor Aziz Sancar hocamız gibi bilim dünyasında açtıkları çığırla insanlığın tekamülüne vesile olan vatandaşlarımız var. Yaptıkları araştırmalarla geniş bir çevrede kabul gören, takdir toplayan hocalarımız, akademisyenlerimiz var. Adı adeta Türkiye ile özdeşlemiş müteşebbislerimiz, firmalarımız, birbirinden başarılı gençlerimiz var." diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    'HANGİ GÖRÜŞE SAHİP OLURSA OLSUN'

    — Biz, hangi görüşe sahip olursa olsun, ihanet çukuruna düşmediği sürece, tüm vatandaşlarımızın başarılarından gurur duyuyoruz. Onları Türk milletinin medarıiftiharları olarak görüyoruz. İşte bu anlayışla dünyanın neresinde olursa olsun, diasporamıza sahip çıkıyor, tüm imkanlarımızla destekliyoruz.

    'YAŞADIĞINIZ ÜLKELERDE NE KADAR GÜÇLÜ KONUMDA OLURSANIZ TÜRKİYE DE O DERECE GÜÇLÜ OLUR'

    - Burada önemine binaen sizlerin dikkatini şu noktaya çekmek istiyorum. Siz yaşadığınız ülkelerde ne kadar güçlü konumda olursanız Türkiye de o derece güçlü olur. Türkiye ne kadar güçlü olursa kardeşlerine, dostlarına, mazlumlara ve mağdurlara o derece iyi sahip çıkar. Sizin zayıflığınız da aynı şekilde ülkemizin hanesine yazılacaktır. Benzer durumlar, dünyanın farklı köşelerinden gelip de Amerika'yı yurt edinen diğer Müslüman kardeşlerimiz için de geçerlidir. Esasen biz onları kendi vatandaşlarımızdan ayrı görmüyoruz. Türkiye'yi anlatırken 81 milyon vatandaşı ve 6,5 milyon diasporası yanında, Afrika'dan Asya'ya ve Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca kardeşe sahip bir ülke olduğumuzu söylüyoruz.

    -  Şu anda genel başkan yardımcılarım benimle beraber, Dışişleri Bakanım, Maliye ve Hazine Bakanım, Savunma Bakanım, Sanayi ve Teknoloji Bakanım, Sağlık Bakanım, Ticaret Bakanım, milletvekili arkadaşlarım burada. Bütün bunlarla beraber cumhurbaşkanı başdanışmanlarım benimle beraber, onlar da burada. Bu ziyaretle birlikte bu toplantılar… Çünkü şurada 3 gün içerisinde birçok ülkenin liderleriyle görüşmelerimiz olacak. Bu ikili görüşmelerimizin yanında bazı toplantılar olacak. Eşimin katılacağı toplantılar olacak ve bu toplantılarla beraber bu süreci en güzel şekilde değerlendirmenin gayreti içerisinde olacağız. Buradan da Almanya'ya geçip, Almanya'da da 3 günlük çok çok önemli resmi davetle programlarımız olacak.

    'SURİYE SORUNU 8 SENEDİR DEVAM EDİYOR, BM BUNU ÇÖZEBİLDİ Mİ?'

    Artık yeni bir dünyanın inşa edildiğini bildiren Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Birleşmiş Milletler eğer adaleti tesis edecekse, işte bunu ancak bu şekilde tesis edebiliriz. Aksi takdirde adaleti tesis mümkün değil. Şu anda Birleşmiş Milletler bunu başarabiliyor mu? Hayır. Bu kadar olaylar oluyor, Suriye sorunu 8 senedir devam ediyor çözebildi mi? Hayır. İsrail, her türlü zulmü yapıyor, verilen kararlar var, bu kararlara rağmen İsrail verilen kararlara uyuyor mu? Ne anlamı oldu bunun? İşte onun için adalet. Suriye halkını hak ve özgürlük mücadelelerinde yalnız bıraktılar ama biz yalnız bırakmadık."

    Türkiye'nin sınırlarının hemen yanında, 4 bin kilometrekarelik alanda huzurun sağlandığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

    '260 BİNİN ÜZERİNDE SURİYELİ KARDEŞİMİZİN VATANINA DÖNMESİNİ SAĞLADIK'

    - Şehitler vererek gerçekleştirdiğimiz operasyonlar sayesinde 260 binin üzerinde Suriyeli kardeşimizin vatanlarına dönmesini sağladık. Son İdlib krizinde olduğu gibi, tek bir sivilin dahi burnunun kanamaması için diplomatik alanda yoğun çabalar yürüttük. Bu gayretlerimizin meyvesini almaya da başladık.

    — Bir dönem teröristlerin ellerini kollarını sallayarak dolaştığı bölgelerde, bugün Suriyeli çocuklar hiçbir korku duymadan okullarına gidiyor. Afrin'de, El-Bab'da, Cerablus'ta gidiyor. İnşallah önümüzdeki dönemde Fırat'ın doğusunu da kapsayacak şekilde, Suriye'nin içindeki güvenli bölgeleri artırmaya devam edeceğiz. Ülkemize yönelik terör tehdidi son bulana, Suriye'nin geleceğine kasteden çetelerin kökü kazınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

    — Aynı şekilde ilk kıblemiz Kudüs'ü, işgalcilerin ve Filistinlilere devlet terörü uygulayanların ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. İsrail ve Amerikan yönetimlerinin Kudüs'ün izzetini ve onurunu ayaklar altına alan tacizlerine karşı mücadelemizi diplomaside en üst düzeyde vereceğiz.

    'KURAN-I KERİM'İN EMİRLERİNE MÜSLÜMANLAR UYMUYOR'

    Erdoğan, "Son yıllarda yaşadığımız hadiselerin hepimiz için ibret kaynağı, uyanış vesilesi olması gerektiğine inanıyorum. Müslümanların dünya gündemini işgal eden meselelerde etkilerinin sınırlı olmasının temel sebebi… Az önce Kur'an-ı Kerim'den ayetler okundu, mealleri verildi. Ne yazık ki Kuran-ı Kerim'in emrine Müslümanlar uymuyor. İşte böyle olduğu için İslam alemi zayıf düştü. Uymadığı için bu parçalanmışlık bizi mahvediyor. Rabb'imiz, 'Hepiniz toptan Allah'ın ipine sarılınız, Allah'ın Kur'an'ına sarılınız, dağılmayınız, tefrikaya düşmeyiniz' buyuruyor. Devamında, 'Düşerseniz gücünüz gider, zayıf düşersiniz'" dedi.

    Erdoğan şöyle devam etti:

    'FİLİSTİN MESLESİNİN ÇÖZÜLEMEMESİNİN SEBEBİ İSRAİL'İN HUKUK TANIMAZLIĞINDAN ÇOK, MÜSLÜMANLARDAKİ BİRLİK EKSİKLİĞİDİR'

    — Bırakın küresel meseleleri, kendi dinlerini, kendi geleceklerini ilgilendiren konularda bile yeknesak bir duruş sergileyemiyor. Açık söylüyorum, Filistin meselesinin onca yıldır çözüme kavuşturulamamasının sebebi, İsrail'in hukuk tanımazlığından daha çok Müslümanlardaki vahdet yani birlik eksikliğidir.

    - İşte sene 1948 Filistin neydi, şu anda geldiğimiz sene 2018 Filistin ne? Başladığımız yerdeyiz. 1948'de devasa topraklar ama şu anda maalesef bir avuç Filistin toprağı. Gözü dönmüş bazı Budistlerin Arakan'da kardeşlerimizi kameralar önünde vahşice katletme cesareti gösterebilmeleri de yine İslam dünyasının parçalanmışlığından kaynaklanıyor.

    — Suriye'deki zulmün 7 yıldır bitirilememesinin nedeni de İslam dünyasına öncülük edecek devletlerin basiretsizliğidir. Tüm bu sorunların çıkmaza girmesinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi gibi küresel barış ve istikrarın garantörü kuruluşların acziyetini elbette kabul ediyoruz. Bu kuruluşların, yapıları gereği, çoğu zaman küresel barıştan ziyade, belli güçlerin çıkarlarının korunmasına hizmet ettiklerini biliyoruz. Ancak, şunu kabul etmemiz gerekir ki sorunlarımızın çözümünü başkalarına bırakarak, asıl hatayı biz yapıyoruz.

    'HATALARIMIZLA YÜZLEŞME ERDEM VE CESARETİNİ GÖSTEREBİLMELİYİZ'

    Bu açıdan dertlerin devasının başka yerlerde değil, içeride aranması gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, "Başkalarını suçlamak yerine, önce kendi hatalarımızla yüzleşme erdem ve cesaretini gösterebilmeliyiz. Ancak bu şekilde hatalarımızdan ders çıkararak tarihin tekerrür etmesine mani oluruz." dedi.

    Allah'ın Kur'an-ı Kerim'de birliği emrettiğini, buna uyulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Eğer bizler, 'Ancak müminler kardeştir' emrine uyarsak o zaman netice alırız. Bunun için de bu kardeşliğimizi devam ettirmemiz gerekiyor. Renkler, ırklar, kavimler ne olursa olsun, sadece birliğimiz çok önemli" dedi.

    İlgili konular:

    Erdoğan yurtdışındayken Cumhurbaşkanlığına Fuat Oktay vekalet edecek
    Bilal Erdoğan: Acaba kaç tanemiz at biniyor?
    Erdoğan TEKNOFEST'te konuştu: Bağımsızlığın şartı teknoloji üretmek ve ihraç etmektir
    Etiketler:
    Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Birleşmiş Milletler (BM), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın