03:17 16 Kasım 2018
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın

    Kalın: ABD'nin kararına ihtiyatla yaklaşıyoruz, PYD'yi perdelemek içinse yakında ortaya çıkar

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    186

    Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, "(ABD'den PKK yöneticileri hakkında bilgi verene ödül açıklaması) İhtiyatla karşılıyoruz. Faydadan hali değildir, geç kalmış bir şeydir" dedi.

    Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Habertürk Televizyonu'nda Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek'e programına katıldı. Kalın, ABD'nin PKK üst düzey yöneticileri Murat Karayılan, Cemil Bayık, ve Duran Kalkan için para ödülü koyma kararını değerlendirdi.

    'GEÇ ALINMIŞ BİR KARAR'

    Kalın, "Bir politika tercihi yapıldı bunu devam ettirmek için zorlanıyorlar. 'YPG'yi, PYD'yi PKK'dan ayırıyoruz' diyerek kandıramazlar. Geç kalınmış bir karar. YPG ve PYD'yi perdelemek içinse yakında ortaya çıkar. 'Münbiç yol haritası bütün yönleriyle planlandığı şekilde uygulanacak. PYD-YPG unsurları Fırat'ın doğusuna geçecek. Orta devriyeler başladı'' ifadelerini kullandı.

    'BEKLENTİMİZ ABD'NİN PYD İLE ANGAJMANINI TAMAMEN BİTİRMESİ'

    Kalın, ''Beklentimiz; ABD'nin PKK'nın Suriye kolu olan PYD-YPG ile angajmanını tamamen bitirmesi. Pozisyonumuz aynı. Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından da son derece önemli'' şeklinde konuştu.

    'YPG İLE PKK'YI AYRI TUTARAK KİMSEYİ KANDIRMALARI MÜMKÜN DEĞİL'

    ABD'nin Obama'dan beri IŞİD'e karşı izlediği bir politika olduğunu, PYD ve YPG'yi desteklediğini dile getiren Kalın, bu politikanın meşrulaştırılması için 'ABD'nin önde gelen yayın kuruluşlarının PKK terörizmini estetize eden yayınlar yaptığını' ifade etti.

    Ayrıca ABD'nin bu politika doğrultusunda YPG ve PYD'yi PKK'dan ayrı tuttuğunu aktaran Kalın, şöyle konuştu:

    "Bununla kimseyi kandırmaları mümkün değil. YPG ve PYD'nin, PKK'nın Suriye kolu olduğunu kendileri raporlarında ifade ediyorlar, bunu da herkes biliyor. Cumhurbaşkanımız 3 yıldır hem Obama'ya hem Trump'a her seferinde bunların birbirinden ayrıştırılamayacağını, bunların organik bağının öyle zannedildiği gibi araçsal bir ilişki olmadığını defalarca anlattı. Ortaya koyduk, raporlarıyla anlattık, kimin kimden talimat aldığını. Bunu bilmiyor değiller, bilgi eksikliği söz konusu değil, bir bakış açısı sorunu var, bir politika tercihi var. Bunu devam ettirmek için zorlanıyorlar. Geçen yıl DEAŞ Suriye'de yenildi, bertaraf edildi, zafer ilan ettirler. Fakat şimdi diyorlar ki 'DEAŞ geri geliyor, dolayısıyla bizim YPG ile anlaşmamızı devam ettirmemiz gerekiyor''.

    'ABD'NİN TÜRKİYE'YE TERÖRLE MÜCADELEDE GENEL MANADA DESTEĞİNİ GÖREBİLMİŞ DEĞİLİZ'

    ABD 1997'de PKK'yı terör örgütü olarak ilan ettiğini söyleyen Kalın, ''O tarihten beri PKK ile mücadelede Türkiye'nin yanında olduklarını söylüyorlar. Dönem dönem bunun somut eyleme dönüştüğü oldu. Genel manada Türkiye'ye terörle mücadelede tatmin edeci bir desteği görebilmiş değiliz. Bunu açık bir şekilde ortaya koymamız lazım. Tersi olsaydı, DEAŞ ve El Kaide gibi bir terör örgütü direkt ABD'nin sınırında olsaydı, buna birileri sürekli silah verse, onlar da ABD'ye sürekli saldırı yapsalar, biz de 'Bunlar aslında o gruptan farklı falan' desek, ABD'nin tavrı ne olurdu? Cumhurbaşkanımız da bu konuyu gündeme getirdiğinde, 'Erdoğan niye bu kadar sert tepki veriyor?' Sizin için taktik gibi görülen bir mesele, bizim ulusal güvenliğimizi doğrudan tehdit eden bir mesele" şeklinde konuştu.

    'TÜRKİYE'NİN SURİYE KÜRTLERİ İLE İLGİLİ BİR SORUNU YOK'

    Kalın, Suriye'de IŞİD ile mücadele için ABD'ye Obama döneminde de teklifte bulunduklarını söylerken, PYD'nin Suriye Kürtlerini terörize ettiğini söyleyerek şöyle devam etti:

    ''Dolayısıyla biz burada hep söyledik, Cumhurbaşkanımız ta o zaman bunu Obama'ya teklif etmişti, Trump'a teklif etti. 'Bakın 'DEAŞ ile mücadeleyi biz hür Suriye ordusu, Suriyeli diğer gruplar, PKK'lı olmayan Kürtler ve biz Türkiye olarak yapabiliriz.' Bu yapılabilirdi. Bazen de şöyle takdim ediliyor, 'Bakın Türkiye, Kürtlere karşı Suriye'de.' Türkiye Kürtlere karşı değil, çok sinsice bir kelime oyunu yapıyorlar. Türkiye orada terör örgütüne karşı ve o terör örgütü PYD, YPG Suriye Kürtlerini de terörize ediyor. Bakın bir tane muhalif Kürt grup kalmadı. Türkiye'ye sığındı, Avrupa'ya kaçan oldu ya da şu anda sinmiş durumda. Hiçbirisi ABD'nin, Avrupa'nın onlara sağladığı siyasi, ekonomik, askeri teknolojik desteği alamıyor. Şunu net ortaya koymak lazım, Türkiye'nin Suriye Kürtleri ile bir sorunu yok terör örgütü ile sorunu var".

    'TEHDİT OLUŞURSA GEREKLİ ADIMLAR ATILIR'

    Kalın, geçen hafta bölgede yoğun temaslar olduğunu hatırlatarak, şunları anlattı:

    "Suruç'un karşısı Kobani'den top atışı yapıldı bizim silahlı kuvvetlerimiz tarafından. Çünkü karakolumuza taciz atışları yapıldı, bir zırhlı aracımıza saldırı yapıldı. Süleyman Şah'ın etrafında birtakım hareketlilik oldu. Angajman kuralları çerçevesinde sürekli talimatlar vardır sınır güvenlik birimlerimize verilen. 'Bunları gördüğünüz zaman vurun' diye. O talimatları yerine getiriyor silahlı kuvvetlerimiz de. Şimdi bu yapılınca, geçen hafta panik halinde Amerikalılar, Avrupalılar, Fransızlar bizleri aramaya başlardılar. 'Biz Güney'de DEAŞ ile mücadele ediyoruz, sizinkiler şeyi vuruyor, o mücadeleyi olumsuz etkiliyor.' Mevkidaşlarıma dedim ki, 'Bu adeta bizim zekamıza hakaret gibi bir şey. Suruç ve Kobani tarafı burada, arada 200 küsur kilometre mesafe var. Olup biten oradaki grupların beceriksizliğidir. Askeri olarak bir başarısızlık var ortada. Hava şartları da olumsuz gitmiş olabilir. Ama tutup siz, bunu oraya bağlayamazsınız. Bunlar ayrı şeyler.' deyip, haritaları da önlerine koyunca kestiler. Biz dedik ki, 'Sınırımızda bir tehdit söz konusu olduğunda gerekli adımlar atılır. Bunun için de Türkiye kimseden izin almaz".

    İRAN'A YÖNELİK YAPTIRIM

    Soçi'de düzenlenen 2018 yılının Valday Tartışma Kulübü'nde konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bir dizi küresel meseleye değindi.
    © REUTERS / Sputnik/Alexei Druzhinin/Kremlin via REUTERS
    Kalın, "İran'a yönelik yaptırımlar"a ilişkin soru üzerine ise bu konuda 6 ay süreyle 8 ülkeye bir istisna yapıldığını, bunun kapsamının ve alt birimleriyle ilgili görüşmelerin hala devam ettiğini söyledi.

    'TÜRKİYE'NİN İRAN İLE TİCARETİ ETKİLENMEDİ'

    Türkiye'yle İran'ın ticaretinin bugün itibarıyla etkilenmediğini ancak 6 aylık süre içerisinde ne tür öneriler getirileceğini göreceklerini belirten Kalın, "Burada bizim birinci önceliğimiz kendi milli çıkarlarımızdır, referans aldığımız yer budur. Amerika Birleşik Devletleri şu veya bu gerekçelerle bir ülkeye yaptırım uyguluyor diye biz kendi milli menfaatlerimizden vazgeçecek değiliz" dedi.

    İbrahim Kalın, daha önceki yaptırımlarda da benzer bir tablo olduğunu, daha sonra Obama yönetiminin oturup anlaştığını ve nükleer anlaşmayı yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu:

    "Alınan bu son yaptırım kararlarının da siyasi olduğu çok açık ortada. Uluslararası Atom Enerji Kurumu'nun raporlarına baktığınızda İran nükleer anlaşmaya uyuyor, silah üretmiyor. Barışçıl amaçlı nükleer enerji üretiyor. Durup dururken bu konu nereden çıktı? İran'ın bölgedeki başka politikalarıyla ilgili değerlendirmeler sonucu bu yaptırım meselesi gündeme geldi. Onlar için İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan vesaire gibi ülkelerin de katkılarıyla ve tahrikleriyle diyeyim, bu bir mesele haline getirildi. Elbette Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından bütün ülkelerin Suriye'den çekilmesi gerekir. Ama bunu bahane göstererek yani nükleer meseleyi bahane göstererek bu tür yaptırımların uygulanması bize göre sonuç verecek bir şey değil. Dünya ticaretine de bölge dengelerine de olumsuz etkide bulunacaktır. Şu aşamada 8 ülke içerisine konması Türkiye'nin iyidir. 6 aylık süre içerisinde biz süreci görelim, birlikte değerlendirelim. O sürede Amerikalıların ne tür değerlendirmesi olur, onlara da biz bakarız ama masaya giderken de bizim de koyacağımız bir takım ilkeler prensipler var, bunlardan hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz".

    'ABD İLE 'ARTIK BU HALK BANK MESELESİNİ GÜNDEMDEN ÇIKARTALIM' DİYE MUTABIK KALDIK'

    Kalın, "Yeniden bu Halk Bankası meselesinde olduğu gibi bir takım sıkıntılar çıkar mı bu 6 aylık sürenin sonrasında?" sorusu üzerine ise beklentilerinin bir sıkıntı çıkmaması yönünde olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

    "Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump'la geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde, 'Artık bu Halk Bank meselesini gündemden çıkartalım' diye mutabık kalındı. Sayın Trump Hazine Bakanlığına ve ilgili birimlere bu konuda talimat vereceğini söyledi. Bekliyoruz. Tabii, bugün orada Amerikan seçimleri var, ara seçimleri var, onlarla meşguller. Bu seçimleri atlattıktan sonra olumlu adımlar atmalarını bekliyoruz".

    Etiketler:
    SDG, PYD, PKK, Fatih Altaylı, Duran Kalkan, Cemil Bayık, Murat Karayılan, İbrahim Kalın, Türkiye, ABD
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın