07:06 17 Haziran 2019
Canlı Yayın
    Faik Öztrak

    CHP Sözcüsü'nden 'Kocaoğlu'na diğer adaylarla eşit muamele' mesajı

    © AA / Mehmet Ali Özcan
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 22

    27 Ocak'taki Parti Meclisi toplantısında yerel seçim için tüm adayların açıklanabileceğini söyleyen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, İzmir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun son dakikada fikir değiştirip yeniden aday olmaya karar vermesini de değerlendirdi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun 3.5 ay sonra fikir değiştirip yeniden aday olmaya karar vermesiyle sarsılan ve belediye başkanı adaylarının tamamını açıklama sürecini askıya alan CHP'de son durumla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, toplantı sürerken yaptığı açıklamada, MYK'de ekonomide yaşanan krizi, Sakarya'daki Tank Palet Fabrikası'nın devrine ilişkin gelişmeleri, ABD'nin Suriye'de kurmak istediği tampon bölgeyi ve 31 Mart yerel seçimini değerlendirdiklerini söyledi.

    CHP Sözcüsü'ne, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun yeniden aday adaylığıyla ilgili "İzmir adayı henüz açıklanmadı ve Sayın Kocaoğlu yeniden aday olacağını söyledi. Bununla ilgili MYK’da bir değerlendirme yapıldı mı" sorusu yöneltildi.

    27 Ocak'taki Parti Meclisi toplantısında tüm adayların açıklanabileceğine işaret eden Öztrak "Bütün adaylarımızın bir an önce açıklanması için arkadaşlarımız hızla çalışıyorlar. Mümkün olursa bu hafta yapılacak ilk Parti Meclisi toplantısında bu adayların açıklanacağını bana ifade ettiler" diyerek şöyle devam etti:

    "Sayın Kocaoğlu aday adaylarımızdan bir tanesi. Diğer tüm aday adaylarıyla eşit şartlarda değerlendirilecektir."

    Haftasonu Sakarya'da Türk-İş'in önderliğinde işçiler ve sivil toplum kuruluşlarının, Tank Palet Fabrikası'nın Katar ordusunun da ortak olduğu BMC şirketine devrini protesto için görkemli bir miting yaptığını hatırlatan Öztrak, "Ülkemizin en stratejik varlıkları, ordumuzun malı, milli harp sanayimizin bel kemiği olan fabrikalarımız sarayın yerli yandaşlarına ve onun Katarlı ortaklarına peşkeş çekiliyor" dedi.

    Bu fabrikanın devredileceği BMC şirketinin sahibi Ethem Sancak'ın 'Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde ticari araç üreten şirketin kendisine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından nasıl verildiğini' anlattığı görüntülerin sosyal medyada dolaştığını aktaran Öztrak, bunun Türkiye'de 16 yıldır yaşanan yandaşçılığın, adam kayırmacılığın, çürümenin ve hukuk tanımazlığın hikayesini oluşturduğunu savundu.

    'Tek adam parti devleti rejimine geçilir geçilmez Cumhurbaşkanına bağlanan TMSF'nin Türkiye'de sermayenin el değiştirme operasyonlarının tam göbeğinde yer aldığını' söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

    "Dünyanın hangi ülkesinde cumhurbaşkanları şirket alma verme işlerine karışır, bununla ilgili iş takipçiliği yapar? Hukukun üstünlüğünün olduğu ülkelerde, devletin devraldığı kurum ve kuruluşların yeniden sahiplendirilmesinde asgari rekabet şartlarına uyulur. Adrese teslim ihale ise suçtur. Şimdi sormak istiyorum, parası olan hangi iş adamı gelip de bu ülkede fabrika kurar, gençlerimize iş ve aş kapısı açar? Bu tür hukuksuzlukların olduğu ekonomiler etkin çalışmaz, küresel alanda rekabet edemez, hızlı büyüyemez."

    Sakarya Tank Palet Fabrikası özelleştirilmesinde ciddi bir milli güvenlik sorununun olduğuna işaret eden CHP Sözcüsü şunları söyledi:

    "Silahlı Kuvvetlerimize ait bu fabrika, milli harp sanayimizin tüm bilgi ve birikimiyle bir başka ülkenin ordusunun emrine veriliyor. Bu kabul edebileceğimiz bir husus değildir. Bu konuyla ilgili grup başkanvekillerimiz bu tür tesislerin özelleştirme kapsamından çıkarılmasıyla ilgili bir kanun teklifini TBMM'de verdiler. Şimdi bakalım yerli ve milli olmakla övünen diğer partiler ne yapacak?"

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu fabrikanın özelleştirilmesine ilişkin sorduğu 9 soruya bugüne kadar hiçbir yanıt gelmediğine dikkat çeken Öztrak, özelleştirmede öngörülen yasal aşamalar yerine getirilmeden ve ihale süreci tamamlanmadan, bir ihalenin kimde kalacağını açıklamanın ihaleye fesat karıştırma suçu olduğunu belirtti.

    'Tıpkı Türk Telekom'da olduğu gibi bu özelleştirmeden de kötü kokuların geldiğini' öne sürerek, şöyle devam etti:

    "Tamamen yerli ve milli palet fabrikamızın, Katar ordusunun en büyük ortağı olduğu şirkete devri, yerlilik ve milliği dillerinden düşürmeyen saray ve onun bekçisi için bir samimiyet testidir. Sayın Bahçeli'ye sormak istiyorum, daha önce 'Ben, Türk olmaktan mutluluk duymam, üzülürüm' diyen, Atatürk'ün millet tanımından hiçbir şey anlamayan yandaş iş adamına ve Katar ordusunun ortak olduğu şirkete milli harp sanayimizin en kritik fabrikalarından birisinin verilmesini nasıl içinize sindirebiliyorsunuz? 31 Mart yaklaşıyor, milletimize sesleniyoruz. Aziz milletimiz, sen tek adam parti devleti rejiminin neden olduğu, mutfağını kasıp kavuran ekonomik krizle boğuşurken, saray ve onun bekçiliğine soyunanlar kendi zenginlerini yaratmaya çalışıyorlar. Milli harp sanayimizin en gözde fabrikalarını Katar veya başka bir ülkenin ordusuna peşkeş çekiyorlar. Adına özelleştirme denen adrese teslim ihalelerle, senin evladının işinin, aşının elinden alınmasına yol açıyorlar. Yoksulluğunun artmasına yol açıyorlar. Sen bundan memnun musun?"

    "Değilsen, 31 Mart'ta sandık önüne gelecek. Bunu göster ki bu işlerden vazgeçsinler, kendilerine bir çekidüzen versinler. Biz, bu çok önemli konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin savunmasında önemli bir yeri olan bu fabrikanın Katar ordusuna peşkeş çekilmesine tüm gücümüzle engel olmaya çalışacağız."

    Türkiye'nin güvenliğini yakından ilgilendiren bir diğer önemli konunun ise güney sınırlarda kurulacağı söylenen tampon bölge olduğuna dikkati çeken Öztrak, "Şu anda kurulacak bir güvenli veya tampon bölge Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve ülkemizin uzun dönem çıkarlarına uygun mudur? Bu bölgenin kontrolü kimde olacaktır? Böyle bir tampon bölge Türkiye'nin hareket kabiliyetini artıracak mıdır, yoksa daha da azaltacak mıdır?" diye sordu.

    Tampon bölge meselesinin ABD tarafından oldukça ciddiye alındığının ortada olduğunu söyleyen Öztrak, Erdoğan'ın 'tampon bölgeden" anladığının ise 'Suriye'nin kuzeyinde TOKİ'nin 500'er metrekare bahçesi olan ikişer katlı evler yapması' olduğunu dile getirdi.

    Suriye'nin emperyal güçler tarafından parçalara ayrılmasının, gelecekte Türkiye'nin başının daha çok ağrımasına yol açacağına dikkati çeken Öztrak şunları kaydetti:

    "Güvenli bölge diyerek ülke parçalamanın ne olduğunu Irak'ta gördük. Emperyalizm, klasik 'böl, parçala, yönet' taktiğini bir kez daha uyguluyor. Saray ise 'inşaat taşeronluğu alır mıyım' derdine düşmüş. Çıkıp yeniden milletimize dönüp 'Aldatıldık, Allah affetsin' dememeleri için biz şimdiden uyaralım. Eğer emperyalist devletler kapalı kapılar ardında kolunuzu bükmeye çalışıyorlarsa gelin TBMM'de durumu tüm açıklığıyla anlatın. Yük, taşıyamayacakları kadar ağırsa TBMM duruma vaziyet etsin. Emperyal güçlerin, tek adamın kolunu bükmesi çok kolaydır ama milli iradenin tecelligahı olan parlamentoları ikna etmesi her zaman çok zor olmuştur."

    Ekonominin yangın yerine döndüğünü belirtan Öztrak, şöyle konuştu:

    "Hiçbir ciddi tedbir almadan, aspirin tedavisi ve pansumanla 31 Mart'a kadar gitmenin, seçimden sonra da ülkeyi IMF'ye emanet etmenin derdindeler. 'Merkez Bakasından gelecek parayla faizleri daha fazla kıpırdatmadan 31 Mart'a kadar idare edelim' diyorlar."

    Hem faizlerin hem de döviz kurlarının seçime kadar kontrol altında tutulmaya çalışıldığını öne süren CHP Sözcüsü, iktidarın borcu borçla çevirmeye çalıştığını, piyasada geri ödenmesinde zorluk olan kredilerin Ziraat Bankası'na devredilmeye çalışıldığını belirtti.

    Ekonomide yapılan yanlışları eleştirerek şöyle devam etti: "Düdüklü tenceredeki basınç her geçen gün artıyor. Anlaşılan düdüklü tencere patlayıp da etraf batınca, temizlik için IMF ülkemize çağrılacak. Temizlik yapmak ve alınan dış borçların geri ödenmesini garantilemek için de bu para fonu neler isteyecek Allah bilir. Biz, bunlar olmasın diye madde madde öneriler veriyoruz, bu önerilerin hiçbiri yerine gelmiyor."

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan
    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Murat Çetinmühürdar

    Tarım devriminin yapıldığı Türkiye'de tarımın bittiğini, son 16 yılda yabancı çiftçilerin cebine ithalat yoluyla 95 milyar doların girdiğini savunan Öztrak, çiftçi ve köylülere şöyle seslendi:

    "Sen tarlana gübre atamazken, traktörünü, tarlanı bankalara kaptırma tehlikesi yaşarken, sen masrafı karşılamıyor diye seranı bozarken, 'ürettiğim süt para etmiyor' diye sütleri sokaklara dökerken, el oğlunun çiftçisini, köylüsünü sıfır gümrükle ihya eden bu saray yönetiminden ve onun bekçisinden memnun musun? Memnun değilsen 31 Mart'ta önüne sandık geliyor."

    Etiketler:
    tampon bölge, peşkeş, Türk Telekom, Sakarya Tank Palet Fabrikası, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Katar ordusu, BMC, CHP, Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan, Aziz Kocaoğlu, Faik Öztrak, Kemal Kılıçdaroğlu, ABD, Suriye, Sakarya, İzmir, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın