19:39 21 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    Mercan Dede

    Mercan Dede: Koltuğa Japon yapıştırıcısıyla yapıştırılmış gibi tutunan bir partinin yaptığı muhalefetten bahsediyoruz

    © Fotoğraf : Instagram
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2116

    Müzisyen Mercan Dede, Türkiye gündemine dair görüşlerini anlattı. Dede, "Her ne hikmetse hakkında ne yolsuzluk haberi çıkarsa çıksın, hangi seçimi kaç kere kaybederse kaybetsin; oturduğu koltuğa Japon yapıştırıcı ile yapıştırılmış gibi tutunan bir partinin yaptığı muhalefetten bahsediyoruz" dedi.

    30 yıldır Kanada'da yaşayan müzisyen Mercan Dede, Sabah gazetesinden Tuba Kalçık'a konuştu.

    Bugüne dek hiçbir partiye yakınlığının veya düşmanlığının olmadığını belirten Dede, "Sanatçı özgürdür. Kesesini boş bırakacak bile olsa; bir yönetici, bir parti, ya da bir markayla arasında göbek bağı olmamalı" ifadesini kullandı.

    Dede şunları kaydetti:

    "Ben hakikatin peşindeyim. Bana göre biri ya da bir parti herhangi bir konuda doğru bir iş yapıyorsa desteklemek, yapmıyorsa eleştirmek ama her ikisini de yaparken nezaket ve dürüstlükten ödün vermemek gerekiyor. Sanatın özellikle politikalar üzerinde durması gerektiğine olan inancım; sanatın insanlığın iyiliği, güzelliği, aydınlığı, ve birliği için elimizdeki en önemli ve belki de en son anahtar olduğuna olan inancımdan kaynaklanıyor."

    Dede, Kalçık'ın"Muhalif olmanın alternatif bir dünya yaratmadıktan sonra bir anlamı olmadığını söylemiştiniz daha önce. Türkiye'de muhalefet bu alternatifi ortaya çıkarmadığı için mi başarılı olamıyor sizce?" sorusuna da şu yanıtı verdi:

    "Türkiye'de muhalefet uzun zamandır yok. Muhalefet tanımına benim için çok kısa bir süre için de olsa uyan son grup; Gezi olaylarının en başında Taksim Gezi parkına çadır kuran gençlerdi.
    Şu anki; varmış gibi görünen, vizyonsuz, içi çürük, bir yandan iktidarın yolsuzluklarından bahsederken, kendi içinde belediyesinden yönetimine kadar rüşvetin, üç kağıtçılığın içine dalmış durumda. Ve her ne hikmetse hakkında ne yolsuzluk haberi çıkarsa çıksın, hangi seçimi kaç kere kaybederse kaybetsin; oturduğu koltuğa Japon yapıştırıcı ile yapıştırılmış gibi tutunan bir partinin yaptığı muhalefetten bahsediyoruz. 'Yahu bizim niyetimiz iyiydi ama bu işi başaramadık. Biz hep birlikte istifa edelim, gencecik yeni bir ekibe öncülük, rehberlik yapalım, gençler devralsın' diyebilecek derinliğe ve iyi niyete sahip değil. Alternatif bir dünya görüşü ve vizyonu çıkarmayı bırak; farklı görüşlerden, özellikle gençlerden oluşan bir liste çıkarmayı bile doğru dürüst beceremeyen bir muhalefet var.

    Ne acıdır ki, içlerinde sevdiğim, saydığım değerli birçok dostumun da olduğu kitleler; evindeki odasında kaybettiği anahtarı, sokak daha aydınlık diye günlerdir arayan insanlar gibi, bu sıfatsız, hizipçi ve başarısızlığı defalarca kaybettiği seçimlerle onaylanmış partiyi desteklemeye devam ediyor.

    'AK PARTİ KAZANDI HABERİ İLE KRONİK DEPRESYONUNA GERİ DÖNEN GRUPTAN BAHSEDİYORUZ'

    Sorduğunda tek bir cevapları var: 'Ee kime verelim?' Bu noktada esas söylemek istedikleri şu: 'Çünkü odam karanlık ve ben zora gelemeyen bir yaratığım. Ülkemle ilgili kaygı duyuyorum ama zahmet edip yeni bir parti kuracak, yeni bir oluşum yaratacak, imkansız görünen yepyeni alternatifler üzerine toplantılar, festivallar düzenleyecek, üniversite üniversite gezip gençlerle sohbet edecek kadar değil sevgim.' Oy vakti geldiğinde ise kaybedeceğini bildiği, beceriksizliğini defalarca gördüğü ama sevmediği partinin karşısında olduğu için vizyonsuzluğuna, yalanına-dolanına rağmen gidip onlara oy veriyorlar. Günün sonunda 'Ne kadar vatansever, sorumluluk sahibi biriyim. Vatani görevimi yaptım, oyumu verdim' rahatlığı ile yatıp sabah 'AK Parti kazandı' haberi ile kronik depresyonuna geri dönen gruptan bahsediyoruz muhalefet dediğimizde.

    Türkiye'nin yakın geleceğindeki muhalefet anlamındaki tek umudu; zeki, vizyoner, yaratıcı, sözde değil, kalpte devrimci, insan gibi insan bireylerin, sanattan bilime, tarihten kültüre birçok alanda kişisel olarak gerçekleştirecekleri çabalarla yayacakları aydınlık. Sanatın gücü ve mucizesini yabana atmayan biriyim.
    Margaret Mead'in, 'Düşünceli, dikkatli, anlayışlı ve davasına inanmış küçük bir grubun, dünyayı değiştirebileceğinden şüphen olmasın çünkü bugüne kadar değiştirebilenler hep bunlar oldu' sözüne inanıyorum."

    Etiketler:
    eleştiri, muhalefet, koltuk, aday, belediye, yerel seçim, Sabah gazetesi, CHP, AK Parti, Tuba Kalçık, Mercan Dede, Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın