04:32 17 Temmuz 2019
Canlı Yayın
    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki

    Özhaseki'den anket tepkisi: O zaman rakibim yüzde 75 ile geliyor, otursun çayını kahvesini içsin

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    31 Mart yerel seçimleri (1479)
    0 1112

    AK Parti tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilen Mehmet Özhaseki, "Bir ankete göre MHP'lilerin yüzde 73'ü, AKP'lilerin yüzde 17'si Mansur Bey'e oy verecekmiş. Anketlere güveniyor musunuz?" sorusuna "Bu söylediklerinize hiç güvenmiyorum. O zaman rakibim yüzde 75 ile geliyor, otursun çayını kahvesini içsin" yanıtını verdi.

    AK Parti tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na aday gösterilen Mehmet Özhaseki, Sözcü'den Özlem Gürses'in sorularını yanıtladı.

    Özhaseki, rakiplerinin 'bol keseden salladığını' belirterek sözlerini şöyle açtı:

    "Ankara Belediyesi'nin ortalama Maliye ve İller Bankası'ndan aldığı pay ayda 350 milyon civarında, 12 ile çarp, yıllık bütçe 4.2 milyar lira. Ama kaynak yaratabilirsiniz, hadi yıllık 5 milyar olsun. Bir de giderler var, aylık 445 milyon lira. Yani gelirin gideri karşılamadığı bir yapı."

    Özhaseki, 'hangi projelerin bol keseden atıldığına' dair soruya "Sabahleyin herkesin kapısına süt bırakacağım, EYT'cilere 75 TL vereceğim, akşamları çay çorba dağıtacağım" yanıtını verdi. Bunları popülizm olarak değerlendiren Özhaseki, "Ben bekliyordum ki rakiplerim de benim gibi çalışıp projelerini söyleyecekler, biz proje konuşacağız karşılıklı. İki rakibim var şu anda, bizim gibi bir kitapçık yapıp altına imza atan oldu mu, bir proje söyleyen oldu mu? Hayır. Hele 3. kere aday olmuş kişinin çok net projeleri olması lazımdı" ifadesini kullandı.

    Özlem Gürses'in devamında yönelttiği sorular ve Özhaseki'nin yanıtları şöyle:

    - CHP'li rakibinizi "yeterince açık olmamakla" eleştiriyorsunuz…

    Çünkü adeta bir oyun oynanıyor. Karşı tarafta şöyle bir durum var; İYİ Parti, CHP ve arka tarafta bir de sakladıkları, mahcup oldukları, söyleyemedikleri bir ortak. Ahmet Türk ile Kılıçdaroğlu görüşüyor, çıkışta deniyor ki "Yerel seçimlerde ittifakı görüştük, Kemal bey destek istedi, biz de vereceğiz…" HDP Eş Genel Başkanı Sezai Bey diyor ki "Batıda ittifak yapacağız, Cumhur İttifakı'na kaybettireceğiz." Güzel. "İstanbul'da, Adana'da destekleyeceğiz" diye bağırıyor HDP'liler. Ama Ankara'yı söylemiyorlar. Peki aday gösterin? O da yok!

    '50 YILDIR HEPSİ DENENDİ'

    - Eleştiriniz HDP'nin varlığı ile mi ilgili, ittifaktaki durumu ile mi? Zira geçmişte çözüm sürecini savunan pek çok beyanınız var…

    50 yıldır bu milletin başına bela olan bir terör örgütü var, amaçları belli. Biz de devlet aklımızla 50 yıldır uğraşıyoruz. Kimi dönem çok sert mücadele edildi, kimi dönem "Düz ovada siyaset" denendi, kimi dönem "Bir konuşalım, belki öyle çözeriz" diye düşünüldü… Bunların hepsinin arkasında birtakım doğru, meşru nedenler vardı, devlet 50 yıldır hepsini denedi. Ama bu son dönemde şımarıkça bir şekle girip öz denetim ilan etmeleri üzerine, devletin yeni tavrı bunları yok etmek üzerine oldu, "Sizinki artık ihanet" denilerek…

    - HDP ile yıllardır aynı çatı altında siyaset yapıyorsunuz, sonuçta yasal bir parti…

    Elbette öyle. Ama Meclis'e gelen temsilcilerinden de yıllardır hep şu beklendi: "Terör örgütü ile aranıza mesafe koyun. Ne olur, ‘Terör insanlık suçudur' deyin, sonra yine istediğinizi söyleyin."
    O arkadaşların en büyük hatası, bunu yapmamaları oldu.

    'AÇIKLAYIN BU İTTİFAKI'

    - HDP'nin kapatılması yönünde bir süreç başlatabilirdi hükümetiniz?

    Bakın çok aykırı fikirlerle parti kurulabilir, ben hiçbirinin kapatılmasından yana değilim, bunu net söylüyorum. Ama orada ferdi olarak bir suç işleyen varsa, o da hesap versin. Buradaki sıkıntı teröre "terördür" diyememeleri… Ben de CHP ve İYİ Parti'ye diyorum ki, "Açıklayın, bu ittifakı net olarak vatandaşa söyleyin." Ankara'da seçmeni biraz daha muhafazakar-milliyetçi görüyorlar ya, o nedenle üstünü örtme girişimiyle kandırma çabası içindeler.

    - Büyük bir imar yetkisi karmaşası var… Nasıl çıkılacak bu işin içinden?

    İmar yetkisi belediyelerde ve meclisinde olur. Onu denetleme yetkisi ise bakanlıkta olur. Bu kadar çok yetkili olunca şehir kentsel bütünlükten çıkıyor, envai çeşit plan yapılan bir ortam oluyor. Burada olması gereken prensipler ve temel tadilatlar üzerinde oynamamak. Şahıs lehinde olacak plan tadilatlarının önünü kesecek yasa çıkarmak. Bütün bu yasaları hazırladım ben, Meclis'e de getirdim ancak erken seçim kararı alınınca, benim imar ile getirdiğim bütün yasalar şimdi orada bekliyor.

    'YETKİ TEK ELDE OLACAK'

    - Peki bunlar gündeme gelecek mi?

    Tabii gelecek, ben bunun savaşını veriyorum zaten. Yetki tek elde olacak, denetim tek elde olacak.

    - Hem Bahçeli, hem Cumhurbaşkanı "Bu seçimler yeni geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi açısından önemli" diyor… Ne demek istiyorlar?

    Kemal Bey'in birkaç beyanı oldu, dedi ki "Şu kadar ilde büyükşehirleri alacağız, sonra da parlamenter sisteme geçmek için mücadele vereceğiz." O zaman herkes "Bir dakika" dedi, "Yeniden bir kavga mı başlıyor, yeniden bir rejim tartışması mı?" Oraya dönülmesi hususunu herkesin bir tehlike gördüğü açık, sorduğunuz sözlerle ifade edilen de budur.

    - Yeni parti çalışmalarını nasıl izliyorsunuz?

    Önce ihtimal vermek istemedim, yıllarca birlikte siyaset yaptığımız insanlar. Böyle bir çalışma var mı, gerçekten bilmiyorum, bana yansıyan da bir şey olmadı. Eğer varsa, aleni olarak söylenmesi lazım. Yoksa onun da söylenmesi lazım, bu bulanıklık hoş değil. Şahsen ben ihtimal vermiyorum, inşallah böyle bir hataya düşmezler, yeni bir tefrika, yeni bir ayrılık olmaz diye ümit ediyorum.

    - Demokratik bir haktır sonuçta parti kurmak…

    'Eyvallah, ona diyecek bir şey yok. Yolunu kesecek, engelleyecek halimiz de yok. Benimki sadece bir temenni.

    - Nasıl bir kampanya süreci yaşıyorsunuz, nasıl geçiyor?

    Ankara konusunu bana Cumhurbaşkanı çok önceden söylemişti. Ben 4-5 ay önce bir ekip kurdum bu nedenle, mimarlar, şehir plancıları var, kültür sanat danışmanları, spor uzmanları var, çocuk psikologları var. Bu ekibin çalışmaları aylarca sürdü. Ve çok kapsamlı bir projeler bütünü yarattık. En çok önemsediğim projelerden biri 411 tescilli eserin sergileneceği Kültür Yolu projesi. Bu eserlerin 29'u Cumhuriyet dönemine ait sembol yapılar. Düşünün o fakir fukara halimizle, dışarıdan uzmanlar getirerek olağanüstü güzellikte bir başkent ve kamu binaları yaratmışız. Her birinin gönlümdeki yeri ayrı.

    - Ankara'ya dair iki hassasiyeti sormak isterim. İlki şu, Cumhuriyet'in sembol yapıları tek tek ya yıkıldı ya imara açıldı… Son olarak da Saraçoğlu Mahallesi. Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

    Saraçoğlu'nun korunmuş bir planı var, oradaki ağaçlar bile tescilli, binaların hepsi tescilli, kimsenin onları yıkmaya gücü yetmez, değiştirmeye de gücü yetmez. Çevre ve Şehircilik Bakanımız ile de bu konuyu konuştuk. Dedim ki "Ya burayı restore edin, ya da bana verin ben edeyim, ben burayı kültür sanat merkezi yapacağım…" Gençlerin belki de en önemli merkezi Saraçoğlu olacak.

    - İkinci hassasiyet, Çiğdem Toker'in de sıklıkla yazdığı, belediyelerden çeşitli vakıflara para aktarılması…

    Hiç sıcak bakmıyorum, her yerde söyledim zaten. Vakıf kendi gelirini oluşturup insanlara faydalı olmak için ortaya çıkmış bir kurum. Devletin kaynağını alıp aktaran kurum değildir. En büyük vakıf belediyedir bu tanımda, harcanacak yer de halktır. Bütçelerin tamamını halka yönlendirmeye gayret edeceğim.

    'MHP'LİLER TABİİ Kİ BANA OY VERECEK'

    - Bir anket okudum, MHP'lilerin yüzde 73'ü, AKP'lilerin yüzde 17'si Mansur Bey'e oy verecekmiş. Anketlere güveniyor musunuz?

    Hele bu söylediklerinize hiç güvenmiyorum. O zaman rakibim yüzde 75 ile geliyor, otursun çayını kahvesini içsin!

    - MHP'liler kime oy verecek?

    Tabii ki bana oy verecek! Böyle bir soruyu abes kabul ederim. MHP içinde herkes benim gençlik yıllarımda ülkücü camia içinde olduğumu ve sonrasında tüm hayatım boyunca da çizgisi belli, yerli ve milli bir duruşum olduğunu bilir. Hatta ‘efsane başkan' olarak anarlar, sağ olsunlar.

    - CHP'liler size niye oy versin?

    Burada CHP'li akrabalarım var, bizim ailenin geneli demokrat, bir kısmı da CHP'li ve Ankara'dalar. İlk Çaylak Gazetesi'ni, Aziz Nesin'i ve Milliyet Gazetesi'ni bizim buradaki akrabaların eliyle okudum ben. Şunu söylüyorlar: "Yazıklar olsun bize, biz Atatürk'ün kurduğu partinin peşinde giden insanlarız, biz kendi içimizden bir sosyal demokrat aday gösteremedik."
    Zamanında partisinden ayrılırken "Siz CHP'lileştiniz" diyerek, CHP'yi tu kaka gören bir adamı aday yaptılar. "Bununla kazanacağımıza, hiç kazanmayalım" diyen CHP'liler var. Bu faktör önemli.

    'ANKETLERDEN KAÇ ÇIKTIĞIMIZ YÜZÜMÜZDEN BELLİ'

    - Kaç çıkıyorsunuz anketlerde?

    Kaç çıktığımız yüzümüze yansıyor. Biz her yerde moralli geziyoruz. Bir de gidin rakibin seçim kampanyasına bakın, oradaki dağınıklığı, moral bozukluğunu, nasıl birbirlerine girdiklerini görürsünüz. Kayseri'de yüzde 70 oy aldık. Kimden oy aldık size göre, diğer seçmenlerden oy aldık. CHP'li seçmenin yüzde 35'i, DSP'lilerin yüzde 50'si oy veriyordu bize.

    - Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin eski Başkanı Melih Gökçek, oyunu kime verecek sizce?

    Melih Gökçek'in 100 tane oyu olsa, 100'ünü de Mehmet Özhaseki'ye verir!

    - Belki de sandığa gitmez, küsmüştür…

    Ara ara görüşüyoruz biz, yıllarca belediye başkanlığı yaptı. O Ankara'yı çok seviyor, kendini Ankara ile özdeş görüyor, Ankara'ya kimin iş yapacağını da iyi biliyor Melih Bey…

    Konu:
    31 Mart yerel seçimleri (1479)
    Etiketler:
    tepki, anket, aday, belediye, yerel seçim, CHP, AK Parti, Mansur Yavaş, Mehmet Özhaseki, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın