23:35 18 Mart 2019
Canlı Yayın
    Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 31 Mart yerel seçimleri için İskenderun mitingi

    Erdoğan: İstanbul'da ezanı ıslıklayan nursuzlara, cuma salasıyla dalga geçen edepsizlere sandıkta Osmanlı tokadı vurmaya var mıyız?

    © AA / Cumhurbaşkanlığı / Cem Öksüz
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 2274

    AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince İskenderun Anıt Alanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

    * 'Sağ-sol' denilerek, 'Türk-Kürt-Arap' denilerek, 'Alevi-Sünni', 'laik-antilaik' denilerek komşu komşuya düşmanlaştırılmak istendi. Kimlik, kültür, mezhep, meşrep farklılıklarımız kaşınarak bu topraklara fitne tohumları ekilmeye çalışıldı. Belli dönemler haricinde hamdolsun bu fitne girişimleri başarıya ulaşmadı. Bilhassa son 17 yılda milletimiz birlik ve beraberliğine sahip çıkarak her türlü provokasyonu boşa çıkardı. 'Cumhuriyet mitingleri' kılıfı altında, darbe çağrısı yapanlar, Reyhanlı saldırısıyla Hatay'ı karıştırmak isteyenler hedefine ulaşamadı. Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık girişimiyle, 6-8 Ekim hadisesiyle, 15 Temmuz ihanetiyle kurgulanan hiçbir tezgah bu ülkede tutmadı. Anadolu irfanı, insanımızın basireti karşısında hamdolsun hepsi de dağılıp gitti. Milletimiz 15 Temmuz gecesinde gereken dersi, göğsünü namlulara siper ederek demokrasisine, iradesine sahip çıktı, kardeşliğinin üzerine gölge düşürmedi.

    * Cumhuriyet mitinglerinde 'ordu göreve' pankartları asan cunta heveslilerine teslim olmadık. Gezi olaylarında sizlerin iradesine kasteden çapulculara meydanları asla bırakmadık. 17-25 Aralık'ta hükümetimize saldıran alçaklara, 15 Temmuz'da bağımsızlığımıza hamle yapan FETÖ'cü teröristlere boyun eğmedik. Hukuk ve adalet çerçevesinde hareket ederek hepsinin hesabını sorduk. Reyhanlı'da 52 vatandaşımızı şehit eden katilleri Suriye'de saklandıkları deliklerinde bulduk. Son derece başarılı bir operasyonla adalete teslim ettik. Şimdi mahkemelerimiz döktükleri her damla kanın hesabını o alçaklardan tek tek soruyor. Aynı şekilde Gezi olaylarını planlayanlar, finanse edenler, 12 ağacı bahane ederek hükümeti devirmeye çalışanlar da yargıya hesap veriyor. Artık Türkiye’de kimsenin işlediği suç yanına kar kalmayacak. Ülkemize operasyon çekmek isteyen herkes sırtını kime dayarsa dayasın layüsel olmadığını, hukukun üstünde olmadığını artık öğreniyor. Sadece Reyhanlı katillerini değil, FETÖ'cü alçakları da kaçtıkları yerlerde buluyor, yargıya teslim ediyoruz. Pensilvanya'daki şarlatanın parmağında oynattığı kuklalarına rağmen, koro halinde bize iftira atan Kandil'in mızıkacılarına rağmen bu ülkede adaleti muhakkak tecelli ettireceğiz.

    * Suriye'den Irak'a kadar Türkiye'ye yönelik her türlü oyunu hem masada hem sahada bozacağız. Binlerce tır dolusu silah dağıtılanları nasıl Afrin'de hezimete uğrattıysak inşallah Münbiç'ten başlayarak güney sınırımız boyunca da bunlara hadlerini bildireceğiz. 'YPG bize saldırmaz.' diyen CHP'nin başındaki gafile rağmen Suriye'nin kuzeyinde ülkemiz karşıtı bir terör koridorunun oluşturulmasına fırsat vermeyeceğiz. Zulümden kaçan muhacirleri düşmanlaştırıp PYD'nin avukatlığını yapan CHP'nin başındaki o zata rağmen inşallah Suriyeli kardeşlerimizin huzur içinde evlerine dönebileceği güvenli bölgeyi tesis edeceğiz.

    * 31 Mart seçimleri işte bunun için çok önemli. İşte bunun için 31 Mart, sadece bir belediye değil aynı zamanda beka seçimidir. Bugün Suriye ile ilgili hesapları olanlar, terör örgütleriyle içli dışlı olanlar, 31 Mart'ı bekliyor. 40 yıl boyunca FETÖ'yü besleyip, büyütüp, sonra da üzerimize salanlar 31 Mart'ı bekliyor. 15 Temmuz gecesi hevesleri kursaklarında kalanlar 31 Mart'ı bekliyor. Türkiye'yi Doğu Akdeniz’deki enerji pastasından uzakta tutmak isteyenler 31 Mart'ı bekliyor. Güney sınırımızda terör devleti kurmak isteyenler 31 Mart'ı bekliyor. Filistin'e, Gazze'ye, Kudüs'e, Yemen'e, Balkanlar'a, Türkistan'a kol kanat germemizden rahatsız olanlar 31 Mart'ı bekliyor. Ağustos ayında kur, faiz, enflasyon silahını çekenler 31 Mart'ı bekliyor. Cudi'de, Gabar'da, Tendürek'te, Kandil'de inlerini başlarına geçirdiklerimiz umutla 31 Mart'ı bekliyor. Bütün umutlarını Türkiye'nin ekonomik, askeri, siyasi, diplomatik olarak tökezlemesine bağlayanlar dört gözle 31 Mart'ın gelmesini bekliyor.

    * Bizim devlet olarak, hükümet olarak bütün bu hevesleri kursaklarında bırakmamız için 31 Mart'tan alnımızın akıyla çıkmamız şart. Birincilik yetmez, belediye başkanlığını almak yetmez, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Hatay'ın tüm ilçelerinde tarih yazmamız gerekiyor.

    * Herkesin 31 Mart sabahı vatandaşlık görevi olarak sandığa gitmesi gerek. 17 yılın en yüksek katılım oranına ulaşılarak Türk demokrasisine leke sürmeye çalışanlara hadlerinin bildirilmesi gerek.

    * Rumlara, Yunanlara ses çıkartmazken, söz konusu Türkiye olunca tehdit diline başvuranlar karşısında hep birlikte egemenliğimize sahip çıkacağız. İşte bak Mısır'da dokuz genci idam ettiler. Batı'nın sesi çıktı mı, çıkmadı. Kahire'de ne yazık ki katil Sisi ile bir araya geldiler mi, geldiler. Darbecilerin elini sıkmak için sıraya giren Batı'nın ikiyüzlü siyasetçilerine gelin 31 Mart'ta sandıkta bir ders verelim. Şimdi Fatih'in emaneti İstanbul'da ezanı Muhammediye'yi ıslıklayan nursuzlara, cuma salası ile dalga geçen edepsizlere inşallah hep beraber sandıkta esaslı bir Osmanlı tokadı vurmaya var mıyız?

    * Meydandakilere, "Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir bölge var mı?" diye soran Erdoğan, vatandaşların "Hayır" cevabının ardından şunları söyledi:

    Türkiye'de Güneydoğu Anadolu bölgemiz var, Doğu Anadolu bölgemiz var, Karadeniz'imiz var, Akdeniz'imiz var, İç Anadolu var, Ege var, Marmara var ama 'Kürdistan' diye bir bölge yok. Ben ona adresi söyleyeyim. Kuzey Irak'ta Kürdistan var. Çok sevdiğine göre buyursun oraya gitsin. Ülkemizi bölmeye bunların hakkı da haddi de yok."

    * HDP'lilerin "1 Temmuz'a kadar eğer terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız savaş kapıda…" sözlerini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

    Geçti 1 Temmuz, neredesiniz? Cudi'de gömdük, Gabar'da gömdük, Tendürek'te gömdük. Böyle bir yanlışa başvurduğunuz anda bulunduğunuz yerde sizleri gömeriz. Açtığınız çukurlarda gömdük, kanallarda gömdük, bundan sonra da gömeriz. Artık yıllar öncesinin Türkiye'si yok, geçti o iş. Ne diyor kadın, 'Biz sırtımızı YPG'ye, PYD'ye dayadık.' diyor. Kadın bak ben sana bir şey söyleyeyim, biz de sırtımızı İskenderun halkına ve Allah'a dayadık. Buraya böyle geldik.

    *
    Boş teneke çok ses çıkartır, muhalefetin durumu da aynen böyle. Bunların ülkeye dair ne bir vizyonu ne bir planı ne de bir fikri var. Türkiye'yi kalkındıracak, yüceltecek, ekonomik, siyasi, ticari, askeri olarak güçlendirecek tek bir projeleri dahi yok. Her kamera gördüklerinde, mikrofonu ellerine her aldıklarında koro halinde bize saldırıyorlar. Hepsi birden bize iftira atıyor. Vizyon boşluğunu, ufuk yokluğunu hakaretle kapatmaya çalışıyorlar.

    * Son 4-5 gündür muhalefetin dili iyice çirkinleşti. Seçim günü yaklaştıkça sandık korkusu sarmaya başladı. Kandil'in kontrolündeki bu dört kafadar, ittifak olarak her gün yeni bir skandalla yeni bir rezalete imza atıyor. Baktılar millet bunlara itibar etmiyor, benim Hataylı kardeşim bunları dikkate almıyor artık doğrudan şantaj yapmaya başladılar. Oy verdiği belediye başkanından hesap soran insanımızı kameraların önünde azarlayacak kadar muvazeneyi yitirdiler. 'Oy varsa yol var, oy yoksa yol da yok.' diyor. Hatay'da bu adama haddini bildirmek görevimiz değil mi? Öyleyse çok çalışacağız. Bunun genel başkanı da genel başkan değil ki. Genel başkan olsa kalkar, 'Sen nasıl böyle konuşursun.' der. İnanın benim bir belediye başkanım böyle bir yanlış yapsa kapıya koyarım çünkü benim vatandaşıma, benim halkıma belediye başkanı böyle bir hakarette bulunamaz. CHP'nin millete bakış açısı bu. CHP'nin geleneğinde seçmenin değeri sandıkta çıkan oy kadardır. CHP'nin gözünde bu milletin kıymeti ancak kendilerine verilen destek kadardır. Açın bakın, CHP'nin mazisi insanımızın aşağılandığı, hor, hakir görüldüğü, işte burada olduğu gibi hakarete maruz kaldığı skandallarla doludur. Niye? Çünkü CHP'nin siyaseti temelden bozuktur da ondan.

    * CHP'nin insana yaklaşımının hastalıklıdır, insana hiçbir zaman eşrefi mahlukat olarak bakmamıştır. Hazreti Mevlana gibi "yaratıktan şikayet, Yaradan'dan şikayettir", Hünkar Hacı Bektaş gibi "Her ne ararsan kendinde ara" demeyip bunlar hatayı, noktanı, eksiği, yanlışı hep millette arıyor.

    * Milleti bu CHP nasıl vasıfladı? 'Bidon kafalı, makarnacı, kömürcü, göbeğini kaşıyan adam.' dediler. Böyle tahkir ettiler. Bu CHP'liler böyle. Kendi beceriksizliklerinin, tembelliklerinin faturasını geldiler vatandaşa ya da devlete kesmeye gayret ettiler. Vatandaşa hizmet götürmediler. Bir eserleri yok.

    * Şu gerçeğin altını bir kez daha çizmek istiyorum, Türkiye son 17 yılda hangi başarıya imza atmışsa, HDP'ye, CHP'ye, marjinallere, CHP zihniyetindeki bürokratik vesayete rağmen başarmıştır. Bu kardeşiniz Cumhurbaşkanı olarak 4,5 yıldır Türkiye'nin başında. Hatay'da İbrahim Güler kardeşimizi büyükşehire belediye başkanı yapalım. Fatih Tosyalı kardeşimi İskenderun'a belediye başkanı yapalım. Böylece Cumhurbaşkanı, büyükşehir belediye başkanı ve İskenderun ilçe başkanı üçlü olarak buralarda mevcut eksiklikleri gidererek yeni bir İskenderun, yeni bir Hatay inşa edelim. Zaten Hatay'a ne yapıldıysa bizimle yapıldı. 17 sene öncesinin Hatay'ı ve İskenderun'u ile bugünkünün arasındaki büyük fark var. Elini vicdanına koyan her bir vatandaşım iki Türkiye arasındaki bu değişimi görecektir…

    * (Miting alanındakilere, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü döneminde hastanelerde yaşananlara ilişkin görüntüleri izlettirerek) Bay Kemal dönemi… İşte Bay Kemal'in SSK'sı. Buna bir koyun dahi teslim edilmez.

    * Tüm bu yatırımların artarak sürmesi için 31 Mart hayati öneme sahip. Hatay'ı hakaret belediyeciliğinden kurtarıp, hizmet belediyeciliğine kavuşturmamız lazım. Hataylıyı 'oy yoksa hizmet de yok' diye azarlayan kibir abidelerine sandıkta güzel bir ders vermeye hazır mıyız? Sizden topladığı vergileri, devletin gönderdiği milyarlarca kaynağı çarçur edenleri artık sandıkta tasfiye etmemiz gerekiyor. Sizlerden çok çalışmanızı ve sandıklara sahip çıkmanızı istiyorum.

    Etiketler:
    Recep Tayyip Erdoğan, İskenderun
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın