13:46 15 Eylül 2019
Canlı Yayın
     Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan

    Erdoğan: İçimizde belli seviyelere gelenlerin yaptığı çalışmalar yanlış, Habil ve Kabil'le başlayan süreç devam ediyor

    © AA / Cumhurbaşkanlığı/Cem Öksüz
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    129111
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinde yer alan bazı isimlere eleştiriler yöneltti. "İçimizde belli seviyelere, noktalara gelenlerin yaptığı çalışmalar yenilir yutulur değil" diyen Erdoğan, "Habil ve Kamil'le başlayan süreç devam ediyor" ifadesini kullandı.

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Ankara'da Kızılcahamam ilçesinde düzenlediği kampta seçim sonuçlarını değerlendirdi.

    "Biz esasen İstanbul ve Ankara'da kaybetmedik, tam tersine kazandık" diyen Erdoğan, devamında "İstanbul'da 39 ilçenin 25'ini ittifak olarak almış bulunuyoruz. Ankara'da da sayı üstünlüğü bizde" ifadesini kullandı.

    Erdoğan, usulsüzlük iddiasıyla ilgili olarak da konuştu:

    "İşçi statüsündeki banka çalışanlarını sandık kurullarına memur yapmışlar. Çok ciddi bir organizasyon var. İsim veriyorum, İş Bankası, Şekerbank, Garanti Bankası ve Fibabanka'nın binlerce mensubu sandık başlarında memur statüsünde görev almıştır."

    'İÇİMİZDE YANLIŞ YAPANLAR VAR'

    Erdoğan, daha sonra partisinde yer alan bazı isimlere tepki gösterdi. "İçimizde yanlış yapanlar olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim" diyen Erdoğan şunları kaydetti:

    "Bu yeni değil, bu ilk insanla başlayan süreç. Habil ve Kabil ile başlayan süreç devam ediyor. İçimizde belli seviyelere, noktalara gelenlerin yaptığı çalışmalar yenilir yutulur değil. Bu davanın adamı olduğu söylenenler seçim kampanyası süresince neredeydiler? Nereye kayboldular? Bakın teşkilatlarda neler olduğunu, nerede neler döndüğünü biliyoruz. Zaman geldiğinde bunların hesabını soracağız. Sırtımızda taşıyacak değiliz.  Esen rüzgara göre yön değiştirenler, sırça köşklerinde yüksek siyasetçilik yapanlar bizim verdiğimiz kavganın sırrına eremez. Fırsatçılara bu meydanı bırakmayacağız.

    Encümenin 5'i seçilmiş, 5'i atanmış, artı bir de belediye başkanı. Fakat bunu demokrasiye uygun bulmuyorum çünkü demokrasi seçilmişlerin egemen olduğu bir yerdir, atanmışların değil. Yerel seçimlerle ilgili bir düzenlemenin parlamentoda gözden geçirilişinde bunu bir defa ele almamız şart.

    'NEREDE NELER DÖNDÜĞÜNÜ, HEPSİNİ BİLİYORUZ'

    Nerede neler döndüğünü hepsini biliyoruz, gün ola harman ola. Zamanı geldiğinde bu teşkilatın geleceği için hesabını sormasını biliriz. Bu parti bir davadır, bu davaya gönül verenler bu davanın sır küpü içerisinde kendilerini tutmaları gerekir. Biz bu yola böyle çıktı, böyle yürüyoruz. Bizi diğerlerinden ayıran budur."

    'SEÇİM DÖNEMİYLE İCRAAT DÖNEMİ FARKLIDIR'

    Erdoğan açıklamalarına şöyle devam etti:

    "Seçim dönemi ile icraat dönemi farklıdır. İcraat döneminde millete hizmet edilir. 'Kızgın demiri soğutalım' çağrımızla bu ince nokraya dikkat çektik. Biz önce büyüme, ihracat, yatırım diyen bir parti olduk. Milli meselelerde bir araya gelmenin önemini en iyi biz biliyoruz. Beka tehditlerini hep beraber göğüslememiz gerekiyor. Gün hep birlikte Türkiye olma günüdür. Gün 82 milyon olarak tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenme günüdür. Cumhur İttifakı ortak paydanın lokomotifidir, en büyük temsilcisidir.

    CHP zihniyeti hep yaptığı gibi geçen hafta şehit cenazesinde yaşanan hadiseyi çığrından çıkarmaya çalıştı. İşi şehit yakınlarına, milletimize ve çalışma arkadaşlarımıza hakarete vardırdılar. Seçim sürecinde kendini PKK güdümünden kurtaramamış işbirliği yapmış atması gereken adımlara daha dikkat etmeleri gerekiyor. Bu şehit senin işbirliği yaptığın PKK'nın canavarlarının alçaklarının siyasi görüntüsü olan HDP ile işbirliği yapmışsın. Bunu söylemeyelim mi yutalım mı? Sen onlarla işbiliği içinde olacaksın sonra şehit cenazesine gideceksin. Sen onları hiç düşünmüyor musun? Acaba onlar nasıl karşılayacak. 

    'SİYASİ İSTİSMAR İÇİN GİTTİN'

    Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun, şehit cenazesi için değil. Bunların bazı hokkabazları çıkıyor hükümetten kimse orada yoktu diyor. Çubuk'ta Cumhur İttifakı'nın yüzde 72 gibi bir oyu var. Orada sen yoksun. Kalkıyorsun o köyü terörist ilan ediyorsun. Nasıl ifadeler kullandıklarının farkında değiller. Biz hiçkimsenin şiddete maruz kalmasını onaylamayız. Bay Kemal Hacı Bektaş'ta Bakanımız Bekir Bey'in senin gözlerinin önünde nasıl saldırıya uğradığını biliyoruz. Kalkıp da bir geçmiş olsun demedin. Bunlar da bizim kayıtlarımızda var.

    'CHP ÇUBUK'TA YAŞANAN HADİSEYİ MECRASINDAN SAPTIRIYOR'

    CHP'nin Çubuk'ta yaşanan hadiseyi mecrasından saptırarak işi şehitlerimize, terörle mücadeleye, AK Parti'ye, hükümete ve millete karşı bir nefret kampanyasına çevirmeye çalışması yanlıştır. İstanbul'da zafer sarhoşluğu içerisinde Şişli'de bir kız yurduna saldıracak kadar gözü dönen CHP'lilerin Çubuk halkını terörist diye yaftalamaya hakkı yoktur. O yurttaki kızlarımızın o geceyi nasıl geçirdiklerini biliyor musun? Buradan bir endişeye kapıldınız mı? Biz sizin cibiliyetinizi de biliriz. CHP bu davranışlarıyla eline güç geçmesi halinde masum insanlara neler yapabileceğini göstermiştir. CHP'li kabul edilebilecek belediyelerde işçi kıyımları başlamıştır. Kimse bizim belediyelerimizde işten atılmayacaktır diyordun, ne oldu? CHP'nin kutuplaştırma siyasetine karşı kültürümüze, inancımıza uygun şekilde mücadele etmeyi sürdüreceğiz.

    KARAMOLLAOĞLU'NA ÜNİVERSİTE YANITI: TABELASI VAR, BİNASI YOK

    Bizi CHP'nin HDP'nin yaptıklarından ziyade 2002'ye kadar beraber yol yürüdüğümüz birinin söyledikleri, politikaları üzüyor. Seçimde aldıkları oy ne olursa olsun, görmezden gelemiyoruz. Ardahan'da üniversite kurmanın anlamı ne diyor? Hocası var, talebesi yok diyor.  Adama sormazlar mı tabelesı var, binası yok. Boğaz'a girdiğin zaman Büyük Çamlıca Camii'ni göreceksin. Bunlara oy verenler herhalde bu sözlerden ötürü hesaba çeker. Cahil insan gülün güzelliğini görmez dikenine takılır. Bay Temel öğretim üyesi öğrencisi yok diyorsun. Iğdır Üniversitesi 6 bin 500 öğrenci 278 öğretim elemanı ile faaliyetlerini sürdürüyor. Büyük Çamlıca Camii'ni küçümsemek hangi akılla izah edilir bilmiyorum. Milletimizin bu hezeyan sahiplerine hak ettikleri dersi vereceklerine inanıyorum.

    'ERMENİ TEHCİRİ NE SOYKIRIM NE DE BÜYÜK FELAKETTİR'

    Ermeni meselesinde Türkiye'nin utanacak bir geçmişi yoktur. Bir asır önce bu topraklarda yaşananların mağduru varsa o da bizim milletimizdir. Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında kadını ve çocuğuyla 2 milyon kardeşimizi kurban verdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Rus ve Ermeni işgallerinde bu kadar vatandaşımız katledildi. Sözünü ettiğimiz kayıplar sivil kayıplardır. Ermeni tehciri bir hicrettir. Bir mecburiyet olarak uygulandığı için acılar yaşanmıştır. Ama bunların konuşulacağı yer parlamento binaları değil arşivlerdir. Bunu yapacak olanlar da bilim insanlarıdır. Bizim arşivlerimiz Ermeni meselesi konusunda herkese açıktır. Davet ettik kimse gelmiyor, arşivlerde neler olduğunu bildikleri için. Amaçları gerçekleri anlamak olan herkes bu arşivlere girebilir. Bunun dışında her mesajı reddediyoruz. Ermeni tehciri ne soykırım ne de büyük felakettir. Bu acı bir olaydan ibarettir. Fransa Cumhurbaşkanı önce bu işleri öğrenmeli. Bu işleri bilmiyor. Yanlış kılavuz seçtiği için yanlış konuşuyor. Ülkesinde 700 bin Ermeni  var diye bu mesajı vermek seni kurtarmayacak. Siyasette dürüst olmazsan kaybedeceksin.

    'ABD İLE S-400 KONUSUNDA GÖRÜŞ AYRILIĞI VAR'

    ABD ile S-400 konusunda ciddi bir görüş ayrılığı halindeyiz. Kim ne derse desin bizim için asıl önemli olan ülkemizin istikbalidir. S-400 ve benzeri güvenlik tahkimatlarını yapmayı sürdüreceğiz. Şu şöyle demiş bu böyle demiş hepsi bir kenara. Biz ne diyoruz o önemli. 

    'TÜRKİYE'Yİ BEĞENMİYORSANIZ BU İŞİ BİTİRELİM'

    Avrupa Birliği için tüm kriterler yerine getirilmiştir. Bunun nedeni birliğin izlediği tutarsız politikalardır. Kendi ilkesizliklerinin üstünü kapamak için ülkemizi suçlama yoluna gidiyorlar. AB ile ilişkilerin geliştirilmesi veya sonlandırılması konusunda bir adım atılacaksa bunu yapacak olan Avrupalılardır. Türkiye'yi beğenmiyorsanız bu işi bitirelim. Havadan sudan bahaneler uyduruyorsunuz. Türkiye AB müzakereleriyle ilgili çok kan kaybetti. Biz verilen sözlerin yerine getirilmesini sabırla bekliyoruz.

    Golan Tepeleri Suriye'nindir İsrail'in değil. 1947'den itibaren yaptığı işgallerle İsrail bir işgalci yapılanmadır. Bu işgalci yapılanma gücünü ABD'den alıyor. Bu güçle beraber işgal hareketini devam ettiriyor.

    'SUDAN'LA ÇOK UĞRAŞTILAR'

    Libya'da meşruiyetini Libya halkında alan bir yönetim ve bazı Arap ülkelerinin desteklediği bir diktatör var. Libya'yı Suriye'ye çevirmek isteyenlerin heveslerini kursaklarında bırakmak için tüm imkanlarımızı ortaya koyacağız. Sudan'la da çok uğraştılar. Önce böldüler, şimdi de yutmanın hesabı içerisindeler. Bu ülkede yaşanan hadiselerin Sudan halkının beklentileri doğrultusunda şekillenmesini bekliyoruz. Türkiye, Sudanlı kardeşlerini desteklemeye devam edecektir. 

    Sri Lanka'da yaşanan katliam, Yeni Zelanda'daki vahşi saldırıyı meşrulaştırmanın aracıdır. Hamdolsun bu oyuna gelinmemiştir. İslam dünyasının kurtuluşu, terör örgütlerinin süratle tasviyesinden geçmektedir. Suriye'de DEAŞ'a gerçekten darbe vuran tek ülkenin Türkiye olması bu inancımızdandır. 

    'BELEDİYECİLİK AK PARTİ'NİN UZMANLIK ALANIDIR'

    Biz kabinemizle, bürokratlarımızla birlikte özellikle ülkemizin meselelerinin çözümüyle ilgili mücadelemizi sürdürüyoruz. Hep söylediğimiz gibi belediyecilik AK Parti'nin uzmanlık alanıdır. 

    Vatandaşın elini sıkmaktan kaçınandan belediye başkanı olmaz. Vatandaşına tepeden bakan, görünce sağa sola sapan böyle belediye başkanı olmaz. Halktan biri olacaksınız. Hiçbir zaman küçümsemeyeceksiniz, tepeden bakmayacaksınız. Gurur, kibir olmayacak.

    Benim belediye başkanlığım döneminde personel harcamaları bütçenin yüzde 30'uydu. Bu birçok belediyelerde yüzde 100'e vardı. Arkadaşlar böyle belediyecilik olmaz. Bir defa belediye olarak hangi yatırımı yapacaksın? Bu konuyu bilimsel bir zemine üreteceğiz.

    İki şey çok önemli. İstikrar ve güven. Bunu başaramadığımız zaman kaybederiz. Şimdi yeşil şehirler, huzurlu nesiller diyoruz değil mi? Şehirlerimiz yeteri kadar betona boğuldu. Yatay mimari, park gibi çalışmalarla şehirlerimizin rengini yeşile dönüştürmeliyiz. Millet Bahçelerini yaygınlaştıracağız. Millet Kıraathanelerinin sayısını daha da artıracağız. Niye? Gençlerimizi bu kıraathanelerde meşgul edelim. Bunlar sağa sola savrulup tinerci olmasınlar, değerlerimizden kopmasınlar.

    'TELEFON 24 SAAT AÇIK OLMALI'

    Telefon 24 saat açık olmalı. Telefonumu 24 saat açık tutan birisiyim. Siz de 24 saat telefonlarınızı açık tutacaksınız. Kapısı açık olmayan, ekibini doğru şekilde kurup denetlemeyen bir başkan AK Parti'nin belediye başkanı olamaz. Yönettiği şehrin tüm kesimlerine ulaşamayan, tüm kesimleri karar alma süreçlerine dahil edemeyen bir belediye başkanı mutlaka hata yapar.

    Şimdi mahallelerde kesinlikle yer altı, yer üstü... Yer üstünden kastım; cadde üstünde otopark değil. Belli bir alanı kamulaştırıp, yer altı ve yer üstü otoparklar inşa ederek bu soruna çözüm bulmanız gerekiyor. Ve bu araçların her yerde park etmesi suretiyle birçok zaman Allah göstermesin yangında vesairede itfaiye araçları gidecek yol dahi bulamıyorlar. Bunu çözmemiz lazım.

    İsraf meselesindeki hassasiyet belediyelerimizde yaşanan birçok şüpheyi ortadan kaldıracaktır. Denetimin olmadığı yerde savurganlıkta, keyfilik de diğer kötü alışkanlıklar kısa sürede kendine zemin bulabilir.

    Cumhurbaşkanlığı bünyesinde hazırlıklarını tamamladığımız sistemi, en kısa sürede faaliyete geçiriyoruz. Genel merkezimizde de kendi belediyelerimizi daha yakından incelemeye alacak ve çalıştıracağız.

    Seçim kampanyası boyunca gittiğimiz pek çok yerde karşımıza çıkan bir hususa değinmek istiyorum. AK Parti'nin sahibinin millet olduğunu, hesap vereceğimiz yerin de yine milletin vicdanı olduğunu adeta döne döne, tekrar tekrar söylüyorum.

    Hiçbirimiz bulunduğumuz makamların hizmet makamları olduğu unutmayacağız. Hizmet gayesi olduğu bir yerde, kibir, büyüklenme, tepeden bakma hele hele insanları kendinden uzak tutma kesinlikle söz konusu olamaz. Makamında, aracında, yolda, çarşıda, pazarda etrafına korumalarla kendi ekibiyle duvar ören belediye başkanı olamaz. Bu sayılar haddinden fazla oluyor. Halk ile ilişkisini kesen başkan ile biz de ilişkimizi keseriz. Size oy vermiş olsun olmasın, her bir ferdin meselesi artık sizin de meselenizdir. Şehrin insanını olduğu kadar tarihini, kültürünü, değerlerini de bir bütün olarak görmeniz gerekiyor.

    Son olarak şu sözleri ifade etmek istiyorum. Tüm teşkilatımız, sizleri birileri hep rahatsız etmek isteyebilir. Unutmayın fitne bugün başlamadı. Fitne fesat unsurları, böyle bir güçlü yapıyı her zaman tahrik, tahrip etmek üzere hep yollarına devam edeceklerdir. Ve bunlar da unutmayın, hep içimizden içimizden çıkan birileri olacaktır. Bizler seçim kampanyasında kar kış demeden koştururken, birilerinin Anadolu'nun değişik yerlerinde fitne fesat ürettiğini biliyoruz."

    Etiketler:
    yerel seçim, Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın