14:27 12 Kasım 2019
Canlı Yayın

    Gezi Parkı davasında ikinci duruşma: 'Sanıklar 5 yıl önce beraat etmişti, aynı suçtan ikinci dava açılamaz'

    © DHA / CEMAL YURTTAS
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 24
    Abone ol

    Gezi Parkı eylemlerine ilişkin olarak Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala'nın da aralarında bulunduğu 16 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında savunma yapan avukat Fikret İlkiz, "33. Asliye Ceza Mahkemesi 5 yıl önce zaten bu davayı görmüştü ve sanıklar beraat etmişti. Aynı suçtan ikinci bir dava açılamaz" dedi.

    İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısındaki binada yapılan duruşmaya, tutuklu sanık Osman Kavala ile 8 tutuksuz sanık ve avukatları katıldı.

    Duruşmayı, Hollanda, İsveç ve İsviçre İstanbul Başkonsolosları, Almanya ve Norveç İstanbul Cumhuriyet Başkonsolosluğu görevlileri, Uluslararası Af Örgütü, Uluslararası Barolar Birliği ve Uluslararası Hukukçular Komisyonu temsilcileri ile HDP’li ve CHP’li bazı milletvekilleri de takip ediyor. 

    Duruşmada sanık avukatlarının beyanları alınıyor. 

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 657 sayfalık iddianamede, Osman Kavala, Memet Ali Alabora, Ayşe Mücella Yapıcı ve Can Dündar'ın da aralarında bulunduğu 16 sanık ve 746 müşteki bulunuyor. 

    'İDDİANAMENİN CİDDİYETİ YOK'

    BBC Türkçe'den Esra Yalçınalp'ın aktardığına göre, Taksim Dayanışması'nda sanık olan Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay'ın avukatı Fikret İlkiz, savunmasında "33. Asliye Ceza Mahkemesi beş yıl önce zaten bu davayı görmüştü ve sanıklar beraat etmişti. Hukuk ilkelerine göre aynı suçtan ikinci bir dava açılamaz" dedi.

    Sanıklardan Can Atalay ve Tayfun Kahraman'ın avukatı Özgür Karaduman savunmasında, "Fethullahçı çetenin hazırladığı tutanak ve tapelerin 'yeniden kıymetlendirilmesi'yle hazırlanan bir iddianamenin savunmasını yapıyoruz" diye konuştu.

    Karaduman şöyle devam etti: "İddianamenizin ciddiyeti yok. 29. sayfasındaki bölümleri, 'anambunelan' takma adlı bir yazarın Uludağ Sözlük'te girdiği entry'den alınmış."

    CAN DÜNDAR'IN AVUKATI: MÜVEKKİLİMİN CAN GÜVENLİĞİ YOK

    Can Dündar'ın müdafi Akın Atalay da şunları söyledi:

    "Müvekkilim üç yıldır sürekli ve düzenli olarak yurtdışında yaşamaktadır. 'İşte Tayyip Erdoğan’ın yok dediği silahlar' başlıklı haberinden beri casusluğu, etki ajanlığı, ihaneti en yüksek perdeden kamuoyuna aktarılıyor. Her türlü cezaya müstahak olduğu iktidar temsilcileri ve uzantıları tarafından açıklanıyor. Hukuki ve can güvenliği bulunmadığı yönünde somut olgular var. Çağlayan Adliyesi’nin önünde silahlı suikast girişimine uğradı."

    KAVALA: GEZİ'YLE ARAMDA KURULAN TEK SOMUT BAĞ BİR SERGİ VE İKİ FOTOĞRAF

    Sanıklardan son olarak söz alan Osman Kavala, gözaltına alındıktan sonra savcı tarafından sorgulanmadığını söyledi.

    İddianamenin tutuklanmasından 16 ay sonra hazırlanmış olmasının da somut delil arama çabasının göstergesi olduğunu" belirten Kavala, "İddianamedeki kurgunun temel unsurlarını teşkil eden Soros, Açık Toplum Vakfı, Taksim Dayanışması, Otpor'la ilgili bana hiçbir soru sorulmadı. Gezi olaylarıyla aramdaki tek somut bağ olarak sunulanlar: Gezi olaylarından 3 ay sonra Brüksel’de gerçekleşmiş fotoğraf sergisi ve Taksim Meydanı’nda çekilmiş 2 adet fotoğraf" dedi.

    Savcı Kavala'nın tutukluluğunun devamını istedi.

    KAVALA'NIN 612 YILDAN 3 BİN 158 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

    İddianamede, sanıkların, 2011'den itibaren yönlendirme yaptıkları, 2013'te meydana gelen olayların ve eylemlerin finansmanıyla koordinasyonunu sağladıkları belirtilerek, tüm sanıklar hakkında 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen iddianamede, bazı sanıkların 'mala zarar verme', 'tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması', 'ibadethane ve mezarlıklara zarar verme', 'Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet', 'nitelikli yağma' ve 'nitelikli yaralama' gibi suçlardan değişen oranlarda hapisle cezalandırılması isteniyor. 

    İddianamede, Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Osman Kavala'nın, 'mala zarar verme, nitelikli mala zarar verme, ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve nitelikli yağma' suçlarından 612 yıldan 3 bin 158 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

    İlgili konular:

    Gezi Parkı iddianamesinde 'Kabataş' yok
    Gezi Parkı iddianamesinde 'Roger Waters' ayrıntısı
    ABD'den 'Gezi Parkı' soruşturmasıyla ilgili açıklama: İfade özgürlüğü müebbet hapis cezasıyla sonuçlanmamalı
    Gezi Parkı davası Anayasa Mahkemesi'ne taşındı
    Etiketler:
    Taksim Dayanışması, Avrupa, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Uluslararası Af Örgütü, Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı, Memet Ali Alabora, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fikret İlkiz, Duruşma, Osman Kavala, İstanbul, Gezi Parkı eylemleri
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın