07:10 26 Kasım 2020
Canlı Yayın
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    168
    Abone ol

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Maalesef bu belediye başkanları hukukun içerisinde hareket etmek yerine yanlış yollara tevessül etmişlerdir" ifadesini kullandı.

    AK Partili Çelik, dün İçişleri Bakanlığı kararıyla Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasıyla ilgili açıklama yaptı.

    Bu konunun daha önce Türkiye'de yaşandığını hatırlatan Çelik, "Maalesef çukur olayları zamanında ve öncesinde bir takım belediyelerin terör örgütüne, belediyenin imkanlarını kullandırdıkları, terörle bağlantılı kişileri istihdam ettikleri, halka hizmet için verilen hizmet araçlarını terör örgütüne çeşitli yollarla lojistik sağlamak için kullandıkları biliniyor. Bunun tekrar edilmemesi için pek çok çağrı yapıldı. Esas mesele halkın oyuyla seçilmiş olanların, hukuk devletinin kuralları içinde halka hizmet etmesidir. Ama terörle ilgili olarak bahsedilen iddialar daha öncesinde de yaşanmış olanlar, maalesef yeniden bu belediye başkanları tarafından aynen tekrar ediliyor. Dolayısıyla hukuk devletinin ilkeleri icabı, bu kişiler görevden el çektiriliyor" diye konuştu.

    Anayasa'nın İçişleri Bakanlığı'na verdiği yetkilerin açık olduğunu ifade eden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

    "Burada şöyle bir tartışma yürüyor, deniyor ki; 'Bunlar seçimle geldiler, dolayısıyla bu şekilde görevden alınmaları doğru değil. Seçimle görevden gitmeleri gerekir.' Tabii seçimle iş başına gelenlerin, hukuk devletinin ilkeleri içinde hareket etmesi ve bir sonraki seçimde de tekrar seçimlerin yenilenmesiyle pozisyonlarının belirlenmesi diye bir süreç söz konusudur demokrasilerde. Demokrasi nehri hukuk yatağında akar. Dolayısıyla demokratik yollarla iş başına gelmiş olanların, hukuk devletinin prensiplerine uyması gerekir. Türkiye gibi yoğun bir terörle mücadele veren ve uzun yıllara dayalı olarak teröre karşı bedel ödemiş olan bir ülkede, terörle mücadele demokrasiyi savunmanın ilk şartıdır. Bir kişi terörle mücadele konusunda herhangi bir şekilde doğru pozisyon alamıyorsa, onun demokrasi konusunda söylediklerinin hiçbir manası, etkisi ve meşruiyeti de olmayacaktır."

    'ASIL KAYYUM ELEŞTİRİLERİ SİYASİDİR'

    Çelik, ortaya çıkan tablonun açık olduğunu dile getirerek, "Maalesef bu belediye başkanları yine hukukun içerisinde hareket etmek yerine yanlış yollara tevessül etmişlerdir. Sonuçta Anayasa'nın verdiği yetki kullanılarak, halkın verdiği yetkinin bunlar tarafından teröre hizmet yoluyla kirletilmesinin önüne geçmek için bu şekilde bir tedbir alınmıştır" değerlendirmesinde bulundu. 

    Çelik, İçişleri Bakanlığı'nın kayyum kararına yönelik eleştirilere ilişkin ise şunları söyledi:

    "Bunların ortak noktası 'Hukuki değil, siyasidir. diyorlar. Açık bir şekilde terör örgütü propagandası, terör örgütüne yardım etme şeklindeki süreçler, geçmişte de görüldü. Bu belediye başkanlarının göreve geldiği andan itibaren tasarruflarını İçişleri Bakanlığımız, ayrıntılı bir şekilde yayınladı. Hangi iktidar buna göz yumabilir? Terör konusunda, teröre destek verme konusunda birileri bir gayret içindeyse, bunlara karşı bir tavır alındığı zaman bu tavrı doğru bulmamak, teröre destek verenlerin durumlarını hafifletmeye çalışmak asıl demokratik ilkelerle bağdaşmaz, asıl bu eleştiriler siyasidir. Burada eleştiriler, hukuk çerçevesinin hassasiyetlerini gözetmeyen siyasi eleştiriler olarak gündeme getirilmektedir. Tam tersine eleştirilerin herhangi bir şekilde hukuk hassasiyeti olmadığını, sadece siyasi bir takım mülahazalarla yapıldığını görüyoruz."

    'DEMOKRASİLER HUKUK ÇERÇEVESİNDE YAŞARLAR'

    Çelik, seçimle gelenin, seçimle gitmesinin temel demokratik prensip olduğunu aktararak, "Demokrasiler, hukuk çerçevesinde yaşarlar, hukuk çerçevesinde çalışırlar. Seçilmiş bir kişi, bir belediye başkanı hukuk prensiplerine uymuyorsa, hukuk devletinin temel prensiplerini, demokrasiyi yok etmeye çalışan bir terör örgütüne yardımda bulunuyorsa, buna karşı nasıl bir tasarrufta bulunulacaktır? Herhangi bir iktidarın, bu şekilde teröre yardım eden bir mekanizmayı görmezden gelmesi başlı başına bir suçtur. Açık ve net şunu söylemek gerekiyor; hangi iktidar olursa olsun, hukuka saygılı bir iktidarın, bu şekildeki eylem ve işlemlere izin vermemesi son derece doğaldır. Eğer hukuk çerçevesinde hareket etselerdi, bu hassasiyetleri gözetselerdi, kimse bunların yönetimde kalmasına müdahale etmeyecekti" ifadesini kullandı.

    "Halkın iradesine saygısızlık" diye bir argümanın da öne sürüldüğünü belirten Çelik, "Halkın iradesine saygısızlık, halktan demokrasi ve hukuk temelinde oy alıp daha sonra terör örgütüne bu imkanları kullandırmaktır. Asıl halkın iradesine saygısızlık burada gerçekleşmektedir" şeklinde konuştu.

    İlgili konular:

    AB’den üç büyükşehir belediye başkanının görevden alınması ile ilgili açıklama
    MHP'li Yalçın: Gül ve Davutoğlu'nun kayyum tavrı PKK'ya verilmiş zımni bir destektir
    30 barodan ortak kayyum tepkisi: İdari bir darbedir
    CNN Türk'e bağlanan güvenlik uzmanından kayyum savunması: O bölgede sandıktan çıkanı irade olarak görmemek gerekiyor
    AB’den kayyum atamaları açıklaması: Ciddi endişe yaratmaktadır
    Temelli: Belediye başkanlarımız akla hayale gelmeyecek yöntemlerle, uydurma gerekçelerle görevlerinden alındı
    Etiketler:
    Demokrasi, Terör, İçişleri Bakanlığı, Kayyum, Van, Mardin, Diyarbakır, Ömer Çelik
    Topluluk kurallarıTartışma
    Sputnik hesabınızla yorum yapınFacebook hesabınızla yorum yapın