03:53 19 Eylül 2019
Canlı Yayın

    Erdoğan: Milletin parasını dağa gönderenlere seyirci kalmayacağız

    © AA / Metin Aktas
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    12516
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Stadyumu'nda düzenlenen, "Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı Subay ve Astsubay Mezuniyet Töreni"nde konuştu.

    Konuşmasına, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 515 subay ve 3 bin 431 astsubayı tebrik ederek başlayan Erdoğan, subay ve astsubaylara görev yerlerinde başarılar diledi. Subay ve astsubayların mezuniyet töreni vesilesiyle törende bulunan ailelere seslenen Erdoğan, ülkeye böyle hayırlı evlatlar yetiştirdikleri için şahsı ve Türk milleti adına şükranlarını iletti.

    Her mesleğin değerli, kutsal ve önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları söyledi: "Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli olarak çalışacak buradaki gençlerimizin üstlendikleri vazifenin yeri çok ayrıdır. Ülkesi ve milleti için gerektiğinde canını feda etmekten çekinmemelerini gerektirecek bu mesleği seçen gençlerimizin her biri alınlarından öpülmeyi hak ediyor. Yaşadığımız coğrafya, millet olarak bizi bin yıldır kesintisiz mücadele etmeye, topraklarımızı kanımızla sulayarak, vatan yapmaya mecbur bırakmıştır. Gerek sınırlarımız dışından gerek sınırlarımız içinden ülkemizin ve milletimizin bekasına yönelik tehditlere karşı verdiğimiz mücadelenin ilanihaye devam edeceğini biliyoruz." 

    'Şehadetin' bu yüzden farklı ve anlamlı olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti: "Şehadet, ilk insandan başlayıp, kıyamete kadar devam edecek olan bir makamdır. Onun için Rabbimiz kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de şehadet ile ilgili bize müjdeyi veriyor. 'Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz.' buyuruyor. Dolayısıyla bu yol, şehadete giden bir yoldur. Sıradan ölmek var ama şehadetle kucaklaşmak var. Güvenlik teşkilatlarımızda görev alan evlatlarımızın bu bilinçle vazifeye koşuyor olmaları geleceğimize olan güvenimizi daha da perçinliyor. Şu anda Gabar'da, Cudi'de, Bestler Deresi'nde bu mücadeleyi teröre karşı sürdüren evlatlarımızı, şehadete yürüyen evlatlar olarak görüyorum. Annelerimiz öyle demiyor muydu; 'Git evladım, git ya gazi ol ya şehit' diyordu. Kınalı kuzular öyle değil miydi, onlar da öyleydi."

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi yaşananların, bu milletin her bir ferdinin gerektiğinde ülkesi ve milleti için canını vermekten çekinmeyeceğini ortaya koyduğunu vurgulayarak, "Tarih boyunca sayısız örneği olan kahramanlık hikayelerimizin yeni bir sayfası olan 15 Temmuz kıyamı gelecek nesiller için çok önemli bir örnek olacaktır." dedi.

    Neredeyse 35 yıldır sürdürülen terörle mücadelede, Irak ve Suriye sınırlarında ve ötesinde sürekli operasyon yapmak zorunda kalındığını belirten Erdoğan, "Bu harekatlarda askerlerimizin, polislerimizin, jandarmalarımızın, güvenlik korucularımızın gösterdiği kahramanlıklar da tarihimizin altın sayfaları arasında yer alacaktır. Sahillerimizin güvenliğinden sorumlu birimimizin özellikle insan ve mal kaçakçılarına karşı verdikleri kahramanca mücadeleyi de asla unutmayacağız." diye konuştu. 

    'BİR TOPRAĞIN UĞRUNDA ÖLEN YOKSA O TOPRAK VATAN OLMAZ'

    Erdoğan, 'bu toprakları vatan yapan ve vatan olarak devamı için bir gül bahçesine düşercesine toprağa giren tüm şehitleri, gazileri ve kahramanları rahmetle yad ettiğini' dile getirerek, "Unutmayınız, bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bir toprağın uğrunda ölen yoksa o toprak zaten vatan olmaz, olamaz ama ölen varsa eğer şehit kanıyla yoğruluyorsa o vatan olur."  ifadesini kullandı. 

    Halen Türkiye sınırları içinde ve ötesinde mücadele vermeyi sürdüren tüm güvenlik güçlerine başarılar dileyen Erdoğan, "Rabbim hepsini de muhafaza etsin, korusun diyorum. Son dönemde bölücü örgütün şehit ettiği jandarmalarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet niyaz ediyorum." dedi.

    "İnsan büyür beşikte mezarda yatmak için, kahramanlar can verir yurdu yaşatmak için" dizelerini hatırlatan Erdoğan, "Ülkesini yaşatmak, milletini korumak için can veren kahramanlarımızın her biri yüreğimizde sonsuza kadar yaşamaya devam edecek. Türkiye, bölgemizdeki ve dünyadaki pek çok devlet gibi sonradan kurulmuş, dengelerin ya da projelerin eseri bir devlet değildir. İçinde bulunduğumuz şu jandarma okulunun dahi 180 yıllık geçmişi var. Unutmayın bu devlet, bir kabile devleti değildir. Bu devlet, tarihe mal olmuş bir devlettir." şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kara Kuvvetleri Komutanlığının bu yıl 2228'inci kuruluş yıl dönümünü kutladığını hatırlatarak, şunları kaydetti:  "Pazartesi günü kendisinden kat be kat kalabalık bir orduyu gün batmadan darmadağın ettiğimiz Malazgirt Zaferi'mizin 948. yıl dönümü için inşallah Malazgirt'te, Ahlat'ta olacağız. Osmanlı'nın sadece devlet yapısının değil, askeri düzeninin etkisi de günümüze kadar tüm dünyayı etkilemeye devam etmiştir. Alparslan, oradan yola çıktı ve Anadolu işte böylece bizler için vatan oldu. Bizim milletimizin kurduğu ordular her dönemde dünyanın en önemli askeri yapıları olmuştur. Bugün de Türk Silahlı Kuvvetleri, dünyanın sayılı ordularından biridir. Halen güvenlik güçlerimizin geniş bir alanda yürüttüğü operasyonların benzerlerinin üstesinden gelebilecek pek az ülke vardır. Emin olunuz, yarın da öbür gün de bu millet yine dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olmaya devam edecektir. Bunun sebebi savaşa merakımız değil, bizi ne bu coğrafya da ne de dünyada başka türlü barındırmayacaklarını biliyor olmamızdır. Ecdat daima 'Hazır ol cenge eğer ister isen sulhu sala' sözüne uygun şekilde hareket etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta barış, dünyada barış' sözü de aslında barış içinde yaşayabilmek için daima çok güçlü olmamız gerektiğini ifade ediyor."

    Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    - Sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun batı ayağını tümüyle kırdık. İnşallah bu koridorun doğu ayağını da halen devam eden müzakerelerin ardından kırdığımızda gerçekten büyük bir oyunu bozmuş olacağız.

    - Binlerce kilometre uzaklıktaki ülkelerini korumak için masum-terörist ayrımı yapmadan milyonlarca insanı öldürenlere demokrasi havarisi muamelesi yapıyor, bizi savaş suçlusu gösteriyorlar.

    - Türkiye vatandaşlarından şehitler verirken, kendi konforlu dünyalarından bize ahkam kesenlerin sözüne göre hareket edecek değiliz.

    - İspanya'dan Fransa'ya kadar benzer işlemler yapılırken sesleri çıkmayanlar, konu Türkiye olunca ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Bu tavır, söz konusu çevrelerin demokratlıklarından değil, ülkemize olan husumetlerindendir.

    - Ülkemizin güvenlik öncelikleri neyi gerektiriyorsa milletimizin geleceği için hangi adımı atmamız icap ediyorsa ona göre davrandık, ona göre davranacağız. Eğer S400 almamız gerekiyorsa onun için aldık. Siyaseti ve demokrasiyi ihmal etmeden, ama gerektiğinde de güç kullanmaktan çekinmeden yolumuza devam ediyoruz.

    - Hem masadaki hem sahadaki mücadelemizi en küçük bir gevşemeye, en küçük bir rehavete müsaade etmeden, bayrağın sonraki nesillere devredene kadar sürdüreceğiz.

    - Sayın Putin ile bunları konuştuk, Sayın Trump ile de bunları konuşacağız. Biz artık masadayız. Hem masadaki, hem sahadaki mücadelemizi sürdüreceğiz.

    - Milletin parasını dağa gönderenlere seyirci kalmayacağız.

    - Kim terör ile el ele olursa, milletin bize verdiği yasal yetkiyi sonuna kadar kullanacağız. Şehit yakınlarını kapının önüne koyanları biz de kapının önüne koyarız.

    - Bunlara seyirci kalanlar gaflet içerisindedir. Günü geldiğinde elbette tüm pazarlıklar, ortaklıklar belgeleriyle ortaya dökülecektir.

    İlgili konular:

    Erdoğan: Bu kutlu çatının altından ayrılanların esamesi okunmamıştır
    Erdoğan ile Putin telefonda görüştü: Suriye ve Libya konuşuldu
    Erdoğan, Moskova'ya gidiyor: Salı günü Putin ile görüşecek
    Etiketler:
    Kayyum, Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın