00:09 17 Ekim 2019
Canlı Yayın
    Adnan Oktar

    Adnan Oktar: İngiliz derin devleti beni hedef alıyor, tutuklandığım gece dolar 3.70'lerden 5'lere çıkarıldı

    © AA / İsa Terli
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    1221
    Abone ol

    Kamuoyunda 'Adnan Hoca' olarak bilinen Adnan Oktar, ilk kez hakim karşısına çıktığı davada İngiliz derin devletinin kendisini hedef aldığını öne sürdü. Hakkındaki suçlamaların asılsız olduğunu kaydeden Oktar, “Arkadaşlarımın hepsi zeki insanlar. Biz çıldırdık mı örgüt kuralım. Beni yok etmek istediler” dedi.

    Adnan Oktar ve grubuna yönelik 171'i tutuklu 226 sanık hakkında açılan davanın görülmesine Silivri'de başlandı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları'nın karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davanın ilk duruşmasına Adnan Oktar, Oktar Babuna, Tarkan Yavaş, Ayşegül Hüma Babuna'nın da aralarında bulunduğu 261 tutuklu ve 29 tutuksuz sanık katıldı.

    Duruşmada savunmasını yapan Adnan Oktar, hakkındaki iddiaların tamamının boş olduğunu öne sürerek, “İddiaların boş olduğunu tüm Türkiye biliyor. İngiliz derin devletinin yıllardan beri Türkiye’ye karşı oynadığı oyun var. Benim arkadaşlarımın hepsi aklı başında insanlar. Biz çıldırdık mı hepsi uydurma. Deliller var ama bunların hiçbiri itibar edilecek deliller değil. Çıldırdık mı, oturup terör örgütü kuracağız. Arkadaşlarımızın hepsi aklı başında. Tüm bölgeyi Hristiyanlık'la kaplamayı düşünüyorlar. Bu oyunun etkili önleyicisi olarak beni gördükleri için beni hedef aldılar” dedi.

    'KADINA İHTİYACIM VARSA KADIN BULURUM'

    Aleyhine ifade veren kişilerin tehdit edildiğini öne süren Oktar, “Ben henüz 10 -12 yaşındaki kızı niye kucağıma alayım. Kadına ihtiyacım varsa kadın bulurum, neden böyle bir şey yapayım. Bu Serra M. beni çok seviyor, ben de onu çok severim. Çok tatlı bir çocuk. Annesi kızının benle yalnız görüşmek istediğini söyledi. Bana oyun oynayacaklarını anladığım için o kızla yalnız görüşmedim. Ondan dolayı annesine yanında durmasını söyledim. Tahmin ettiğim gibi. Yıllar sonra iftira atılıyor böyle. Bunlar hepsi İngiliz devletinin oyunu. Tutuklandığım gece dolar 3.70’lerden 5’lere çıkarıldı” dedi.

    '320 KİTABIM VAR, GÜCÜM BURADAN GELİYOR'

    Mahkeme başkanının ‘Nasıl bir gücünüz var da bu şekilde sizle uğraşıldığını düşünüyorsunuz?’ şeklindeki sorusu üzerine Adnan Oktar, “320 kitabım var, internet sitem var. Gücüm buradan geliyor” dedi.

    'BEN TÜM KADINLARA AŞIĞIM'

    Kadınlara yönelik sapkın cinsel fetvaları olduğuna yönelik hatırlatmalar üzerine Oktar, “Ben tüm kadınlara aşığım. Hepsini çok seviyorum. Allah aşkı olarak. Şefkat duyuyorum. Arkadaşlarımın hepsi zeki. Tarkan için sağ kolum derler ama Tarkan içine kapalı sessiz biri. Biz Allah rızası için çalışan, yaşayan Müslüman arkadaş grubuyuz” diye konuştu.
    Yaptığı bazı görüşmeleri gizlice kayıt altına aldığı şeklindeki iddialara yönelik Oktar, “İyi niyetle kayıt edilen görüşmeler. Sonradan unutulmasın diye. Burada bir suç yok. Ama devlete hizmet için” dedi.

    'GÜLEN KAFA OLARAK ZIT, YAPTIĞI ŞEY ÇILGINLIK'

    Oktar, bazı sohbetlerinde Fetullah Gülen’i övmesine ilişkin ise, “Fetullah Gülen kafa olarak tamamen zıt. Yaptığı şey çılgınlık. Akli dengesinin yerinde olmadığı anlaşılıyor. Kendini kainat imamı olarak tanımlıyor. Ben niye bunun peşinden gideyim. FETÖ’cüler sürekli hakkımızda dava açılıyordu. Başımıza bin bir türlü bela açmaya çalışan tehlikeli bir yapılanma. Fetullah Gülenciler aslında benden nefret ediyorlardı. Bunu söylediğimde daha çok nefret eder oldular. Sataşmasınlar diye söyledim. Biraz da kızdırmak için onları öyle dedim. Kendi sistemleri içinde benden nefret eder bir kafadaydılar. Belalarından korunmak için övdüysem de 10 misli yerdim. Allah belanızı verecek dedim. Pislik yapmasınlar, rezillik yapmasınlar diye. O dönem herkes yanlarındaydı, karşılarındaymışım gibi olmasın diye" ifadelerini kullandı.

    'SAKLANACAK OLSAM BENİ BULAMAZLARDI'

    Polislerin evine geldiği sırada arka kapıdan kaçtığı şeklindeki iddiaları da yalanlayan Oktar, “Kaçmıyorduk. Bu tarz operasyonlarda basının haberi olmuyor. Basına veriyorduk. Ben kendim vatana gidiyordum. Saklanacak olsam beni bulamazlardı. Suçum yok ki saklanayım” dedi.

    'TEŞEKKÜR ETMENİZE BİLE GÜLEN ARKADAŞLARINIZ VAR'

    Öte yandan Oktar’ın savunması sırasında zaman zaman güldüğünde salondaki diğer sanıkların da güldüğü görüldü. Bir süre ayakta savunmasını yapan Oktar’a mahkeme başkanı oturarak savunmasına devam edebileceğini söyledi. Bunun üzerine Oktar mahkeme heyetine teşekkür ederken, mahkeme başkanının ise Oktar’a “Teşekkür etmenize bile gülen arkadaşlarınız var” demesi salonda gülüşmelere yol açtı.

    'GENEL KÜLTÜRÜM ÇOK YÜKSEK, HUKUK BİLGİM, TIP BİLGİM, COĞRAFYA BİLGİM VAR'

    Örgüt üyelerinin yasa dışı silahlandırılması iddiaları sorulan Oktar'ın, "Silah almak için arkadaşımız müracaat ediyor. Devlet gidiyor organizeye soruyor. Bu kişi illegal bir örgüte üye mi diye bakıyorlar" demesi üzerine Mahkeme Başkanı, "Sizin silahınız var mı? Bu prosedürü nereden biliyorsunuz? Oradaymış gibi anlatıyorsunuz?" diye sordu.

    Sanık Oktar da "Silahım yok. Genel kültürüm çok yüksek. Hukuk bilgim, tıp bilgim, coğrafya bilgim var. Takdir sizin" diyerek güldü. Bunun üzerine diğer sanıklar ve izleyiciler de Oktar'ın bu sözlerine güldü.

    'GÖĞSÜMÜ GERE GERE GİDİYORDUM'

    Mahkeme Başkan Perk'in, "Polisin baskın yapacağını nasıl öğrendiniz?" sorusuna sanık Oktar, "Arkadaşlardan telefon geldi. Bunun üzerine ben 'Önden gidelim.' dedim. 'Basına haber verelim.' dedim hatta Ahmet Hakan'ı aradım. Vatan Emniyet'e doğru diyordum. Göğsümü gere gere gidiyordum. Yolda birçok kişi bana selam verdi. Yolda polis çevirdi. Ben kaçacak olsam yüzümü örter, aracın içinde yatardım. Ben kendim gittim" diye konuştu.

    'MERYEM ANA'YA İFTİRA ATILDIĞI GİBİ BİZE DE İFTİRA ATILDI'

    Adnan Oktar'ın savunmasının ardından 'örgütün 2. ismi olduğu' öne sürülen tutuklu sanık Ulviye Didem Ürer'in savunmasına geçildi.

    Örgüt oldukları iddiasını kabul etmeyen Ürer, "Sözde örgütün 2 numarası olmama rağmen 90 kişiyle hiç karşılaşmadım. 54 sanığın ismini hiç bilmiyorum. Allah Adnan Oktar'dan razı olsun, Allah yolunda bir hayat yaşamama vesile olduğu için. Meryem Ana'ya iftira atıldığı gibi bize de iftira atıldı. Biz namusumuz için yaşarız" dedi.

    Sürekli olarak kendilerine komplolar kurulduğunu savunan Ürer, bu komplolardan aklandıklarını söyledi.

    Evrim Teorisi'ni yerle bir eden çalışmalarla yurt dışında dikkatleri üzerlerine çektiklerini söyleyen Ürer, 15 aydır hiçbir suçu olmadan tutuklu olduğunu belirterek suçlamaları kabul etmedi.

    Bazı müştekilerin aralarında uzun zaman kaldığını, sonradan ayrıldığını söyleyen Ürer, onlara yönelik şantaj girişiminde bulundukları yönündeki suçlamaları da kabul etmedi.

    Ürer, 2016 yılında FETÖ bağlantısı nedeniyle kapatılan rotahaber.com isimli sitede 2012 yılında yazarlık yaptığını hatırlatarak, "Yazarlık yaptığım tarihte FETÖ suç örgütü olarak görülmüyordu. Zaten bu site de 2016 yılında kapatıldı" dedi.

    "Mehdiyeti anlatmak Mehdilik iddiasında bulunmak demek değildir" diyen Ürer, "Sayın Adnan Oktar defalarca A 9 televizyonunda Mehdi olmadığını anlattı. Adnan Bey'in aynaya bakıp anlattığı Mehdilik özellikleri yeşil gözlü siyah saçlı. Her yeşil gözlü Mehdi değildir. 'Evet ben de yeşil gözlüyüm, siyah saçlıyım. Evet bu özellikleri taşıyorum, ama bu özellikleri taşıyan herkes Mehdi olmaz' diyordu. 'Mehdi, kendisinin Mehdi olmadığını söyler' diyordu" dedi.

    Mahkeme Başkanı, Ürer'e, "Aynaya bakıp kendisini tanımlıyor. Siz onun Mehdi olduğuna inanıyor musunuz" sorusuna, "Hayır" diyerek yanıtladı.

    ‘MEHDİ OLSAM SARIK CÜBBEYLE ÇIKARDIM’

    Avukatların ardından Cumhuriyet savcısının sorularına geçildi. Savcının “A9 kanalında ‘Mehdi zaten mehdi olduğunu söylemez’ diyorsunuz, yayınlarınızda kendinizin mehdi olduğunu ima ediyorsunuz. Örgüt evlerinde karıncalarla konuştuğunuz, hava olaylarını değiştirebildiğinizle ilgili notlar ele geçirildi. Savunmanızda da tutuklandıktan sonra doların arttığını söylediniz. Bunları örgütü diri tutmak için mi söylüyorsunuz?” sorusuna sanık Oktar, şu şekilde cevap verdi:

    “Ben burada dürüst davranıyorum. Seyyidim. Peygamberin soyundan olduğum için bu normal. Bu benzerlik belki 100 insanda çıkabilir. Mehdi olsam sarık cübbeyle çıkardım. Eğlenen insanların da dekolteli hanımların da Müslüman olacağını göstermek istiyordum. Yoksa ben oynamaktan çok rahatsızım. Bazı gelenekçi Müslüman kardeşlerim bunu yanlış anladı.”

    ​Duruşmaya yarın sabah devam edilecek.

    SAÇAN: GİZLİ SİCİL DOSYALARIMI ZEKERİYA ÖZ'E VERDİLER

    Adnan Oktar suç örgütüne yönelik 1999 yılında yapılan ilk operasyonun başında yer alan, dönemin Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü ve müşteki Adil Serdar Saçan da duruşma salonu önünde bir açıklama yaptı. Oktar ve grubunun FETÖ ile bağlantılı olduğunu düşündüğünü söyleyen Saçan, şunları kaydetti:

    "Ergenekon soruşturmasında burada, tam arkanızdaki mahkemede müdahil oldular. Benim kendimde bile olmayan gizli sicil dosyalarımı Zekeriya Öz'e verdiler. Bunlar dava dosyasında var. Ve bunlardan firarda olan Emre Çalıkoğlu denilen şahıs buraya gelip aleyhimde tanıklık yaptı. Güya 1999'da biz bunları alınca 'Sizi Ergenekon adına aldık.' demişiz. Doğrudan müdahale ettiler. O zamanki savcı Zekeriya Öz ile son derece sıkı fıkıydılar. O konuda söyledikleri hiçbir şey doğru değil. Zaten zaman bunu gösterecek. Bu bahsettiğim konu Ergenekon yargılama dosyasında var. İstedikleri kadar inkar etsinler. Dosyalar, belgeler konuşur."

    Saçan, davada müşteki olduğunu ancak 'bir numaralı' müşteki olmadığını dile getirerek, "Adım A ve D ile başladığı için fihrist nedeniyle öyle" diye konuştu.

     

    Etiketler:
    Mahkeme, Hakim, Dolar, Operasyon, Derin devlet, İngiliz, örgüt, kedicik, Adnan Oktar
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın