16:40 18 Kasım 2019
Canlı Yayın

    Erdoğan akademik yıl açılış töreninde konuştu: Vakıf üniversiteleri vakıf olmaktan çıkmışlar

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    11130
    Abone ol

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, akademik yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada "Bazı üniversiteler hala kendileriden beklediğimiz yere ulaşamamış durumda" açıklamasında bulundu. Erdoğan ayrıca, "Vakıf üniversiteleri vakıf olmaktan çıkmışlar, adı vakıf ama tamamen ticari çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni'nde bir konuşma yaptı.

    Yaklaşık 13 yıl önce Türkiye'deki her şehre üniversite kurma kararı aldıklarında bazı kişilerin kendilerini kıyasıya eleştirdiğini anımsatan Erdoğan, bu kişilerin Ardahan, Bilecik, Rize, Burdur, Hakkari ve Karabük'te üniversite olamayacağını söylediklerini belirtti. 

    Fakir fukara ve garip gurebanın Hakkari'den çocuğunu İstanbul'a, Ankara'ya göndermesinin ve böyle bir imkanı yakalamasının mümkün olup olmadığını soran Erdoğan, "Biz ne yaptık, evladını İstanbul'a göndermeyi değil, üniversiteyi Hakkari'ye getirmek suretiyle müesseseleri, fiziki imkanları yavrularımızın ayağına getirmiş olduk. Böylece ilim tedris etme noktasında imkanlar ailelerimizin ayağına gelmiş oldu" dedi. 

    Bunun aynı zamanda maliyeti de yoğunluğu itibarıyla düşürdüğünü vurgulayan Erdoğan, "Bundan dolayıdır ki bakıyorsunuz şimdi Güneydoğu'da birçok ilimizde başarı oranı yükseldi. İlk sıralara giren öğrencilerimiz olmaya başladı mı, oldu. Şimdi Şırnak'tan ilk derecede bakıyorsunuz öğrenci çıkabiliyor. Demek ki imkanlar hazırlanırsa Şırnak'tan da, Iğdır'dan da Muş'tan da Hakkari'den de çıkar. Ankara'sı, İstanbul'u, İzmir'i ile yarış edebilen öğrencilerimizi, buralardan da çıkardığımızı görmek bize ayrıca bir mutluluk veriyor. Bu evlatlarımızın, bu noktadaki kabiliyetinin, özellikle gayretleri ile nereye ulaşabileceğinin en güzel ifadesidir" değerlendirmesinde bulundu. 

    'BAZI ÜNİVERSİTELERİMİZ HALA BEKLEDİĞİMİZ YERE ULAŞAMAMIŞ'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm rektörlere ve özellikle yeni kurulan üniversitelerin rektörlerine üstlendikleri görevin ağırlığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

    "Her yerde olduğu gibi üniversitede de iyi bir yönetici, 4 yılda kurumunu çeyrek asır ileriye taşıyabilir. Bu şekilde gerçekte takdire şayan sıçramalar gerçekleştiren üniversitelerimiz olduğunu da biliyorum. Ancak bazı üniversitelerimiz hala kendilerinden beklediğimiz yere ulaşamamış durumda. Rektörlerimizden özellikle üniversitelerle şehri bütünleştirme konusunda çok daha fazla gayret göstermelerini bekliyorum. Önümüzdeki dönemde rektör atamalarımızın kriterlerini çok daha yükseğe çıkartacağımızı ve adayları akademik ve idari bakımdan çok sıkı bir inceleme sürecinden geçireceğimizi de belirtmek istiyorum." 

    Erdoğan, üniversiteleri yaygınlaştırılırken öğrencilerin barınma ve geçinme sorunlarını da unutmadıklarına işaret ederek, yurtların yatak kapasitesini 677 bine çıkarttıklarını ve bunu önümüzdeki yıllarda 865 bine kadar yükselteceklerini söyledi.

    Öğrencilerin, evlerde yüksek kiralarla oturmasının da bir maliyet analizi gerektirdiğine değinen Erdoğan, bundan dolayı da bu maliyetleri düşürmenin gayreti içerisinde olacaklarını dile getirdi.

    "Yurtlardaki eğitim-öğretim noktasında kalitenin daha yüksek olduğuna inanıyorum" diyen Erdoğan, kendisinin de öğrenciyken yurt hayatını yaşadığını hatırlattı. 

     Kendisinin üniversite çağında değil, İmam Hatip'te öğrenci iken yurda girdiğini anlatan Erdoğan, "Oranın bize kazandırdıklarını her yönüyle çok iyi biliyorum. Üniversitelerimizde de bunun çok çok isabetli olduğuna inanıyorum. Nitekim az önce verdiğim rakamlarda bunun en açık ifadesi" dedi.

    'HARÇ VERİLDİĞİ ZAMAN KIYAMETİ KOPARANLAR ŞİMDİ NEREDE'

    Öğrencilere verilen kredi ve burs desteklerine ilişkin de bilgi veren Erdoğan, şöyle konuştu:

    "Kredi veya burs olarak olarak lisans öğrencilerimize aylık biliyorsunuz 500 lira ödüyoruz. Şimdi yeni bir zam daha gelecek. Yüksek lisans öğrencilerimize bin lira, doktora öğrencilerimize  bin 500 lira veriyoruz. Bu imkandan faydalanan öğrenci sayısı 1 milyon 613 bindir.  Harç filan var mı? Kaldırdık mı, kaldırdık. Harç verildiği zaman kıyamet koparanlar acaba şimdi nerede? Şimdi ortada yoklar. Ama biz devlet olarak milletimize karşı olan o görevi de yerine getirdik. Üstelik Türkiye attığımız tüm bu tarihi adımlara rağmen, nüfusa göre, üniversite sayısı bakımından hala oldukça mütevazi bir yerde bulunuyor.

    Uluslararası öğrenci sayımızın her geçen yıl artıyor olması Türkiye'nin bu alanda da küresel bir marka olma yolunda ilerlediğine işaret ediyor. Uluslararası öğrenci sayımız 15 bindi, şimdi 170 bine ulaştı. Aramızda öğrencileri görüyorum uluslararası. Bu da tabii Türkiye'nin bu noktada dünyaya nasıl açıldığının en güzel ispatı. Türkiye bursları yanında, kendi imkanlarıyla çeşitli üniversitelerimize gelen öğrenci sayısındaki bu büyük yükseliş, ülkemizin yüksek öğrenimdeki cazibesinin artığını da gösteriyor. Beklentimiz, ülkemizin nitelikli yabancı öğretim elemanları için de cazip hale gelmesi, bir başka ifade ile beyin göçünün çekim merkezlerinden biri durumuna dönüşmesidir."

    'BUNLARI ATILMIŞ ÖNEMLİ ADIMLAR OLARAK GÖRÜYORUM'

    Her üniversitenin her alanda ve aynı standartta eğitim öğretim veremeyeceği dikkate alındığında bu durumun kaçınılmaz olduğuna işaret eden Erdoğan, "Üniversitelerimizi ihtisaslaşma yolunda ne kadar cesaretlendirirsek buralara tahsis ettiğimiz kaynakların o derece verimli ve etkin değerlendirileceğini düşünüyorum. Araştırma üniversiteleri ve bölgesel kalkınma odaklı üniversiteler gibi girişimleri bu doğrultuda atılmış önemli adımlar olarak görüyorum" diye konuştu.

    Erdoğan, halen 10 ihtisas üniversitesi, 11 araştırma üniversitesi ve 5 de aday araştırma üniversitesi ile yürütülen çalışmaların bir an önce hedefine ulaşması temennisinde bulundu.

    'BİRİKİM VE BECERİ SAHİBİ YAPACAK YÖNTEMLER GELİŞTİRMELİYİZ'

    Türkiye'de eğitim öğretim imkanlarının genişlemesi, özellikle üniversite mezunlarının sayısının artmasının yeni bir durumu da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Yetişmiş insan gücümüzün sınırlı sayıda olduğu dönemlerde diploma ile ehliyet aşağı yukarı eş anlamlıydı. Ama tüm evlatlarımızın artık bu imkana sahip olduğu günümüzde diploma tek başına bir anlam ifade etmiyor. Geçmişin 'ne iş olsa yaparım' istihzası ile bugünkü 'diplomalı ama işe yaramaz' dokundurması aynı anlayışın ürünüdür.

    Bilim elbette uzun soluklu ve sabırlı bir çalışma gerektirir ama üniversiteye giden her öğrencimiz bilim adamı olamayacağına göre bunların reel dünyada daha etkin karşılık bulmasını sağlamanın yollarını aramak durumundayız. Bu bakımdan gençlerimizi sadece diploma değil aynı zamanda birikim ve beceri sahibi yapacak yöntemler geliştirmeliyiz." 

    'OSB'LERDE AÇILAN MESLEK YÜKSEKOKULLARI ÖNEMLİ BİR ADIM'

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin üretken, rekabetçi ve istikrarlı bir istihdam piyasasına kavuşmasını en az bu alandaki sayısal başarılar kadar önemli gördüğünün altını çizdi. 

    Bu çerçevede mesleki eğitimin yeniden ele alınması ve gençler için cazip hale getirilmesinin şart olduğunu belirten Erdoğan, "Organize Sanayi Bölgelerinde açılan meslek yüksekokulları bu çerçevede önemli birer adımdır. Meslek liseleri ve diğer meslek yüksekokulları için de benzer yöntemler geliştirilmelidir. Aynı şekilde mühendislik ve fen bilimleri öğrencilerinin de eğitim öğretim hayatlarını sektörle yakın ilişki içinde sürdürebilecekleri yollar bulunmalıdır" dedi. 

    Erdoğan, özellikle gençlerin yoğun ilgi gösterdiği, kariyer uzmanlığı olarak ifade edilen alanlardaki yeterlilik sınavlarında çıtanın giderek yükseldiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Hem kamuda hem özel sektörde açılan pozisyonlar için yapılan tanımlarda diploma sadece bir faktör haline gelmiştir. Bu tür işleri ancak yabancı dilden birikime ve beceriye kadar pek çok ilave şartın karşılanmasıyla ulaşılabilmektedir. Üniversitelerimizdeki ihtisaslaşma bu ihtiyacın bir kısmını karşılayabilir ancak asıl yapmamız gereken eğitim öğretim sistemimizi belki de okul öncesinden başlayarak bir bütün olarak bu yönde değiştirmek olmalıdır.

    Biz çocuklarımızın, gençlerimizin, milletimizin her bir ferdinin zekasına, kabiliyetine, çalışkanlığına, üretkenliğine, azmine güveniyoruz. Yapmamız gereken bu büyük potansiyeli eğitim öğretim yoluyla hem bireylerimizin hem milletimizin hem devletimizin hayrına neticelere vesile olacak şekilde eğitmek, yönlendirmektir. İnşallah hep birlikte bu meseleleri çok daha fazla konuşacak, tartışacak ve hedeflerimize uygun şekilde başarıya ulaştıracağız." 

    'SURİYE'DEKİ KRİZİN ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA ÇOK ÖNEMLİ KARARLAR ALDIK'

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eğitim, sağlık, adalet, ulaştırma, enerji gibi temel hizmet alanlarında Cumhuriyet tarihinin en büyük yatırımlarını, atılımlarını gerçekleştirirken Türkiye'nin bekasını ilgilendiren kritik konularda önemli mesafeler kat ettiklerini anlattı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Astana platformunun 5. zirvesini Ankara'da gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, "Ankara Zirvesi'nde yaptığımız ikili ve üçlü görüşmelerde Suriye'deki insani ve siyasi krizin çözümü konusunda çok önemli kararlar aldık. Zirvenin en önemli kazanımlarından biri siyasi sürece yeni bir dinamizm kazandıracak olan Anayasa Komitesi üyelerinin onaylanmasıdır. Böylece komitenin oluşumundaki tüm pürüzler giderilmiştir. Bir diğer husus ise büyük bir göç dalgası potansiyelini de içinde barındıran İdlib'deki sıkıntılı durumun en azından bir parça rahatlamasını sağlayacak görüş birliğine varılmış olmasıdır" değerlendirmesinde bulundu. 

    'LAF OLA BERİ GELE YOK, İCRAAT BEKLİYORUZ'

    "Suriye topraklarının dörtte birinden fazlasını işgal eden Fırat'ın doğusundaki bölücü terör örgütüyle ilgili endişelerimizin muhataplarımız tarafından da önemli ölçüde paylaşıldığını gördük" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

    "Bu durum Amerika ile yürüttüğümüz güvenli bölge çalışmalarının bir an önce sonuçlanmasını özellikle güçlendirdi. Zirve sırasında ve sonrasında yaptığımız açıklamalarda ifade ettiğimiz gibi iki hafta içinde buradan bir sonuç çıkmazsa kendi hareket planlarımızı devreye sokacağız. Avrupa ülkelerinden hem İdlib hem Fırat'ın doğusu konusunda çok daha güçlü bir destek bekliyoruz. Artık laf bizi doyurmuyor. Laf ola beri gele yok, icraat bekliyoruz."

    '2 İLE 3 MİLYON SIĞINMACIYI İSKAN EDEBİLİRİZ'

    Erdoğan, 3 milyon 600 bin mülteciyi Türkiye'de ağırladıklarını belirterek, "Dünyada bunun benzeri yok. Öyleyse Batı da bunun benzerini yapması lazım. Şayet İdlib'de sükuneti hızla sağlamazsak bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın yükünü kaldıramayacağımızı açıkça söylüyoruz. Fırat'ın doğusunu güvenli hale getirmek suretiyle buraya güvenli bölgenin derinliğine bağlı olarak 2 ile 3 milyon arasında halen ülkemizde ve Avrupa'da yaşayan Suriyeli sığınmacıyı iskan edebiliriz" diye konuştu.

    Her iki hususun Türkiye kadar Avrupa'yı da yakından ilgilendirdiğine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    "Türkiye'nin mücadelesine verilen desteğin samimiyeti ve boyutu bu sorunların çözümüne veya derinleşmesine yol açacaktır. Biz kendi sınır güvenliğimizi garantiye alma yanında özellikle Suriye'nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde bir çözüm için samimi çaba göstermekten asla vazgeçmedik. Buna karşılık bölgede etkinlik gösteren her ülkenin aynı tavır içinde olmadığı da bir gerçektir. Ülkemizin yaklaşımı böylesine insani ve çözüm odaklıyken hala önümüze külfet paylaşımından terör örgütlerine dirsek temaslarına kadar her konuda engeller çıkartılmasını kabul edemeyiz. Önümüzdeki aylarda yaşanacak gelişmeler, Suriye krizinin suhuletle mi çözüleceği, yoksa derinleşeceği mi hususunda belirleyici olacaktır." 

    2019-2020 akademik yılının hocalara ve öğrencilere hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak hem kendi güvenliğimiz hem de Suriyeli kardeşlerimizin geleceği için ilkeli ve aktif tutumumuzu sonuna kadar devam ettirmekte kararlıyız. Yürüttüğümüz bu tarihi mücadelede kamuoyumuzun tüm kesimleri gibi akademi dünyamızdan da destek bekliyoruz" şeklinde konuştu. 

     

    ERDOĞAN'A 'KLASİK EDEBİYAT BİLGİSİ' KİTABI HEDİYE EDİLDİ

    Törenin sonunda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, Erdoğan'a "Klasik Edebiyat Bilgisi" isimli kitabını hediye etti.

    Etiketler:
    Suriye, Üniversite, Türkiye, Konuşma, Açılış töreni, akademik yıl, Recep Tayyip Erdoğan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın