13:39 21 Kasım 2019
Canlı Yayın
    Görüşme sonrası kameralar karşısına çıkan iki lider, tarihi bir mutabakata imza attıklarını söyledi.

    Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Samsar: Liderler arasındaki ilişkiler, ikili işbirliğinin her alanına yansıyor

    © Sputnik / Aleksey Druzhinin
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 80
    Abone ol

    Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Mehmet Samsar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki dostane ilişkilerin ikili işbirliğinin her alanına yansıdığını ifade etti.

    Sputnik’e konuşan Samsar, “Türk-Rus ilişkileri son dönemde çok iyi bir gelişim gösteriyor. Özellikle de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki dostane ilişkiler, iki ülke arasındaki işbirliğinin her alanına yansıyor” dedi.

    '2021'in ortak tarih yılı ilan edilmesi üzerinde anlaşıldı'

    Bu yıl Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı olduğunu hatırlatan Samsar, “Kasım ortasında St. Petersburg’daki uluslararası kültür forumunda özel konuk olarak yer alacağız. Gelecek yıl ikili ilişkilerimizin 100. yılını kutlayacağız. Liderlerimiz 2021’in ortak tarih yılı ilan edilmesi konusunda anlaştı” açıklamasını yaptı.

    Samsar, karşılıklı ekonomik ilişkilerin de iyi bir gelişim gösterdiğine değinerek, şöyle konuştu: “Karşılıklı ticaret hacmi yüzde 18 artarak 26 milyar dolara ulaştı. Enerji de işbirliğimizin çok önemli bir alanı. Doğal olarak turizm de gelişiyor, karşılıklı turist akışı artıyor. Rusya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı da yüzde 14 artış gösterdi. Yıl sonuna kadar 6 milyondan fazla Rus turisti ağırlayacağımızı düşünüyorum. Ayrıca iki ülkeden öğrenciler de Türkiye ve Rusya’da eğitim alıyor, bu bizim için çok önemli. İlişkilerimizin gelişiminden gerçekten çok memnunuz.”

    Samsar hatırlattı: Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yeni bir operasyona gerek yok

    Samsar, Suriye’de sona eren Barış Pınarı Harekatı hakkında da açıklamalarda bulundu.

    Samsar, “Savunma Bakanlığı 23 Ekim’de Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yeni bir operasyona gerek olmadığını bildirdi. Bu açıklama Rusya ile anlaşmaya varıldıktan sonra yapıldı. Ortak devriye nasıl yürütülecek, iki ülkenin askerleri arasındaki görüşmeler neticesinde nasıl bir belirleme yapılacak şu an tahmin etmek zor. Bu nedenle yanlış bir şey söylemek istemem. Önümüzdeki günlerde bunun nasıl yapılacağını göreceğiz” ifadelerine yer verdi.

     ‘Yabancı teröristler Suriye’den çıkıp geldikleri ülkelere dönmeliler’

    “Yabancı militanların-teröristlerin geldikleri ülkelere geri dönmelerinin yegane kararlı çözüm olduğundan eminiz” diyen Samsar, Türkiye’nin krizin başlamasından beri tüm çok taraflı platformlarda Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin önde gelen bir savunucusu olduğunu ifade etti.

    Samsar, “Türkiye, Suriye’de DAİŞ’e karşı sahada göğüs göğüse mücadele veren tek ülke. Bu nedenle yakalanan DAİŞ’li teröristlerin akıbeti Türkiye için büyük önem arz ediyor. Türkiye tarafından YPG terör örgütünün serbest bıraktığı 234 DAİŞ’li yakalandı. Bu bilgiler de İçişleri Bakanlığımız, Cumhurbaşkanımız ve İçişleri Bakanlığımız tarafından verilmiştir.”

     ‘Türkiye’nin Suriye’de demografik yapıyı değiştirmek gibi bir niyeti yok’

    Samsar, ayrıca şu açıklamaları yaptı: “Türkiye’nin harekat alanında tarihi, jeopolitik ve demokratik hakkaniyetinin yeniden tesis edilmesine katkı sunmaktan başka bir amacı yok. Ayrıca bölgenin demografik yapısını değiştirmek gibi bir amacı da bulunmuyor. Bu bir terörle mücadele operasyonu ve terörle mücadele hareketi aslında PYD/YPG eylemleri çerçevesinde yerlerinden edilmiş Suriyelilerin de ülkelerine dönmesini sağlayacaktır. Özellikle PYD/YPG boyunduruğu altında acı çeken Kürtler, Hristiyanlar, Araplar ve diğerleri özgürlüklerine kavuştuklarında daha iyi bir durumda olacaklardır.”

    ‘Ankara, Rusya ile çabalarının Suriye’de istikrar sürecine katkı sunacağına inanıyor’

    Soçi’deki mutabakatın ikili işbirliğinin bir sonucu olduğunu belirten Samsar, Türkiye’nin Rusya ile Suriye’deki istikrar sürecine katkı sunacağına; sahadaki çabalarının da bölgedeki durumun yanı sıra diğer ülkelerin pozisyonlarında gelişmelere yardımcı olacağına inandığını ifade etti.

    Samsar, “Türkiye ile Rusya arasındaki uyumlu, güvenilir işbirliği bu süreçte önemli rol oynuyor” dedi.

    ‘Türkiye’nin ABD ve Rusya ile olan anlaşmaları birbirini tamamlıyor’

    Samsar, “Rusya ile olan işbirliğimizin, ABD ile olan anlaşmamız birbirine alternatif değil, bu anlaşmalar birbirini tamamlıyor” dedi.   

    Türkiye’nin Astana formatında Rusya ve İran ile sürdürdüğü işbirliğinin Suriye Anayasası Komisyonu konusunda büyük katkıları olduğunu belirten Samsar, “Rusya ile Türkiye arasındaki işbirliği siyasi süreç ve sahadaki olaylar üzerinde büyük rol oynuyor. Bu işbirliği ruhunu gelecek süreçlerde de koruyacağımıza ve siyasi sürece katkı sunmaya devam edeceğimize inanıyorum” dedi.

    ‘Harekat bölgesinde fosfor kullanıldığı iddiaları gerçeği yansıtmıyor’

    Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı sırasında fosfor kullandığı iddialarına ilişkin de şunları söyledi: “Terör örgütlerinin dezenformasyon yayması yaygın bir durum. Bu iddiaları ve iftiraları reddediyoruz, daha önce de açıkladığımız gibi Türkiye’nin elinde kimyasal veya diğer yasaklı silahlar bulunmuyor.”

    Samsar, ayrıca Türkiye’nin kimyasal silahların yasaklanmasına ilişkin anlaşma çerçevesinde tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini de vurguladı.

    'Türkiye, Rusya ile İdlib konusunda varılan anlaşmalara sadık'

    Samsar, Türkiye’nin Rusya ile İdlib konusunda olan anlaşmalara sadık kalmaya devam ettiğini ifade etti.

    Samsar, Ankara’nın terörle mücadele konusunda kararlı olduğunu belirterek, “Terörle mücadelede uzun vadeli bir strateji için İdlib’deki sivillerle terör örgütlerinin birbirinden ayrılması gerekli” dedi.

    'Harekat öncesinde sivillerin zarar görmemesi için tedbirler alındı'

    Samsar, Suriye’deki harekat öncesinde sivillerin ve altyapının zarar görmemesi için tedbirler alındığını ifade etti.

    “Harekatın hedefi PYD, PKK ve YPG unsurları ile bu örgütlerin mevzileri, silahları, ulaşım araçları ve teçhizatlarıydı” diyen Samsar, Suriye’de yeni bir insani krize ve göçmen dalgasına yol açacağı yönündeki iddiaların, harekatın değerini düşürmeye yönelik olduğunu kaydetti.

    Samsar’a göre, Barış Pınarı Harekatı çerçevesinde BM ile işbirliğiyle Resulayn’daki su arıtma tesislerinin tadilatına ilişkin çalışmalar gerçekleştirildi.
    Samsar, “Bu tesis Haseke kenti civarında yaklaşık 400 bin kişiye su sağlıyor. Kızıl Haç ve AFAD insani yardım sağlamaya başladı. 15-19-22 ve 23 Ekim’de Tel Abyad’da 18 Ekim’de Resulayn’da insani yardım dağıtıldı. Suriye’nin kuzeydoğusunda yaklaşık 20 bin kişiye insani yardım sağlandı” dedi.

    ‘Harekatın başlıca amacı terör eylemlerine son vermek’

    Samsar, Barış Pınarı Harekatı’nın amaçlarını da şöyle sıraladı: “Başlıca amaç Suriye’den başlayan ülkemizde güvenlik tehdidi oluşturan terör eylemlerine son vermek ve bölgedeki teröristleri etkisiz hale getirmek. İkincisi, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğini korumak; üçüncü hedef de sivilleri teröristlerin baskı ve zulmünden kurtarıp militanların eylemleri yüzünden ayrılmak zorunda kaldıkları evlerine güvenli bir şekilde dönmelerini sağlamak.”

    Fırat’ın doğusundaki PYD/YPG terörist unsurları tarafından 320’den fazla saldırı gerçekleştirildiğini belirten Samsar, PYD/YPG teröristleri tarafından Türkiye sınırını geçip burada saldırılar gerçekleştirmesi için IŞİD militanlarını serbest bıraktığına dair güvenilir kanıtlar olduğunu da ekledi.

     

    Etiketler:
    İdlib, Astana, ABD, Suriye, DAİŞ, Barış Pınarı Harekatı, St. Petersburg, Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı, Vladimir Putin, Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Samsar, Moskova, Rusya, Türkiye
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın