20:57 13 Kasım 2019
Canlı Yayın

    İmamoğlu'ndan Soylu'ya 'ahmak' yanıtı: Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye

    © DHA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    0 6420
    Abone ol

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisine 'ahmak' diyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yanıt verdi ve “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim" dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını Üsküdar'daki Fethi Paşa Korusu'nda yanıtladı.

    İmamoğlu'na ilk olarak, “Dün akşam korumalarınızın, bir şoförü darp ettiği, görüntüleri izlediniz mi? Korumalarınız bu olaya nasıl karışmış?sorusu yöneltildi. İmamoğlu, bu soruya şöyle yanıt verdi:

    Süreci takip ediyorum. Koruma arkadaşlarımızın, ne yazık, böyle hiç de yakışmayan ve kabul etmeyeceğim şekilde vatandaşla bir diyaloğu oluşmuş. Tarif edilenler doğru değil. Darp, tekme tokat ve bunun gibi saldırı biçimleri doğru değil. Ama her ne koşulda olursa olsun, hangi koşulda olursa olsun benimle çalışan hiç kimsenin böyle bir münasebetsiz tavrına ve sürecine asla müsaade etmem. Etmeyeceğim de. Çok görüntüler oldu böyle, tekme tokat vesaire ama burada böyle bir şey yok. Belki başka görüntülerle karıştırmış olabilirler. Ama burada takibimde. Aileden de özür dilediler. Aile bu özrü kabul etti. Yani çoluk çocuk, eşi bu ayrı olsa da yapamazlar. Hiç kimse yapamaz. Birisi polis memuru arkadaş, diğeri güvenlik arkadaşımız. Süreci takip ediyorum. Gerekli soruşturma da yapılacak. Benim yanımda olan hiç kimsenin böyle hadsizliği, tavrı davranışı olamaz. Ben de aileden özür diliyorum, aile ile irtibattayım ben de kendileriyle görüşeceğim zaten.

    'Tabii ki yaptırım olur'

    İmamoğlu, korumalara yönelik bir yaptırımı olup olmayacağına yönelik soru üzerine de şunları kaydetti:

    Tabii ki olur. Şu anda soruşturması devam ediyor. Aileyi dinleyeceğim, sonra onları dinleyeceğim, dinleteceğim. Arkadaşlarımız var. Burası bir kurum ama şahsi alanımda olması da gerekmiyor aslında. İstanbul'da benim çalıştığım organizasyonun içerisinde kim olursa olsun, sadece yanımda diye değil, kim olursa olsun vatandaşına güler yüzle, anlayışla ve bir seviye içerisinde davranış içerisinde bulunmak zorundadır.”

    'Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu'

    İmamoğlu'na son olarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kendisi için kullandığı ifadeler soruldu. Bunun üzerine “Ben lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Seviyesine inmeyeceğim bir alan bu. Seçim sürecinde de seviyesine inmeyeceğimi defalarca dile getirmiştim" diyen İmamoğlu, şöyle devam etti: 

    "Dünyada, Avrupa'da, onların gözünde nereye düştüğümüz noktasında, o olan şeylere, biten şeylere baktığımızda, tam da işte 31 Mart'ta seçimi iptal edenler ahmaktır. Önce ona bir odaklansın. Ama çok tabii benim inmeyeceğim seviyede. Yine ben onu devlet adamlığı yapmaya davet ediyorum ama yeter. Bıktım artık. Artık davet ede ede o da bir karşılık bulmadı. Birincisi; ben, Strasburg'da Türkiye'yi nasıl anlattığımı çok iyi biliyorum. Tamamı YouTube'da var. Bir-iki kelimeyi bilgi edinip, bunu söylemek… Sadece işte böyle araştırmadan, lafını bilmeden, bugün söylediğini yarın unutan kişiler ancak bunu yapabilir.

    6-7 sene önce birini övüp, ona karşı tehdit savuranlar ancak böyle hatalar yapabilir. Ben, o seviyeyi bilmiyorum. Ama ben, Strasburg'da memleketimi gayet iyi savundum. Onların söyleyemeyeceği, yapamayacağı derinlikte ve şiddetle, mülteci konusunda, sığınmacı konusunda Avrupa'nın Türkiye'yi nasıl yalnız bıraktığını anlattım. Aynı zamanda, buraya gelip raportör olarak çalışan heyete, hükümetin izin vermesi konusunun önemli olduğunu söyledim ve hükümete teşekkür ettim. Birçok içeriği var. Ben, orada geçerli şeyleri tek tek sıraladım. Bu konuda benim milliyetçiliğimi, benim milli duygularımı eleştirecek veya bunları seviyelendirecek… Makamını bir kenara koyuyorum; öyle bir Allah'ın kulu yok. Benim kimseyi sorgulamayacağım gibi, o da sorgulayamaz. Zaten Allah'a havale ediyorum onu. Daha çok haddini bilen bir tavrı olmadığı için Allah'a havale ediyorum. Ama ben, orada memleketimle ilgili çok değerli, çok güzel tespitler yaparak, savunmamı da yaparak, Avrupa'yı sorumluluğa da davet ederek cümleler kurdum. Üzücü. Bir İçişleri Bakanı'na yakışmadı.”

    ​Soylu ne demişti?

    Anadolu Ajansı'nın (AA) aktardığına göre Soylu, İmamoğlu'na yönelttiği eleştirisinde şunları kaydetmişti:

    "Avrupa Parlamentosu'na gidip Türkiye'ye gidip şikayet eden ahmağa söylüyorum. Bunun bedelini bu millet sana ödetecek. Bu iş o kadar bedava değil. Yazıklar olsun. Bu milletin sana okuttuğu okula yazıklar olsun. Bu milletin sana verdiği emeğe yazıklar olsun. Birileri eline silah alacak, 9 aylık çocuklarımızı, 11 aylık bebeklerimizi şehit edecek, orada Kürt, Arap ve Türk kardeşlerimizin dükkanını açmasını engelleyecek, çocukların üniversiteye gitmesini engelleyecek, bunu o belediyenin belediye başkanları yapacak, sen de Avrupa Birliği Parlamentosu'na gideceksin veya oradaki belediye toplantısına gideceksin, Türkiye'yi şikayet edeceksin. Yazıklar olsun. Bunları söyleyemeceksek, bunları ifade edemeyeceksek yaptığımız görevin ne anlamı var. Bu kadar ucuz mu bu işler."

    Etiketler:
    ahmak, Şikayet, polemik, İçişleri Bakanlığı, Süleyman Soylu, Ekrem İmamoğlu
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın