14:51 07 Aralık 2019
Canlı Yayın

    Ayşe Tuba’nın son feryadı: Öldüğümde mi bana yardım edeceksiniz?

    © AA /
    Türkiye
    URL'yi kısaltın
    1116
    Abone ol

    Eskişehir’de boşandığı eşi Yalçın Özalpay’ın satırlı saldırısı sonucu hayatını kaybeden Ayşe Tuba Arslan’ın, 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve el yazısıyla yazdığı son dilekçesinde, “Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz? Ben çok mağdurum” dediği ortaya çıktı.

    Eskişehir’deki bir anaokulunda aşçı olarak çalışan 2 çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan, 6 ay önce boşandığı 24 yıllık eşi Yalçın Özalpay tarafından, 11 Ekim'de, Odunpazarı ilçesindeki Atatürk Bulvarı'nda saldırıya uğradı.

    Arkasından gelen Özalpay, Ayşe Tuba Arslan'ın başına satırla vurduktan sonra çevredekilerin tepkisi üzerine kaçtı. Polis ekiplerince yakalanan Özalpay, mahkemece tutuklandı. Eski eşinin satırlı saldırısı sonucu ağır yaralanan Ayşe Tuba Arslan ise ambulansla Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Ancak 44 gün süren yaşam savaşını geçen Pazar sabahı kaybetti. Arslan’ın cenazesini kadınlar taşırken, Asri Mezarlığı’nda gözyaşlarıyla toprağa verildi.

    Başsavcılıktan açıklama

    Ayşe Tuba Arslan’ın ölmeden önce eski eşi hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve 1, 2 ve 6 aylık uzaklaştırma kararları aldırdığı belirlendi.

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Arslan’ın başvurusu üzerine katil zanlısı Yalçın Özalpay hakkında 10 iddianame hazırlanarak dava açıldığını açıkladı.

    Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, “Ayşe Tuba Arslan’ın gerek boşanmadan önce gerekse boşanma tarihinden sonra UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğüne genel olarak hakaret, tehdit, basit yaralama suçlamasıyla toplam 23 kez başvuruda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu başvurular üzerine derhal titizlikle soruşturmalara başlanılmış, toplanan delillere göre Yalçın Özalpay hakkında 10 ayrı iddianame düzenlenerek mahkemelere cezalandırılması talebiyle hakaret, tehdit ve basit yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır. Açılan davaların bir kısmı halen devam etmektedir. 2 dosya, birleştirme kararı ile 1 dosya ise mükerrer kayıt nedeniyle kapatılmıştır. Geriye kalan 10 başvuru için ise delil yetersizliği ve bazı dosyalarda Ayşe Tuba Arslan’ın kendi talebi üzerine doktor raporunun alınmaması nedeniyle iddiasının delillendirilememesi gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiştir. Ayrıca her olayda 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında evden uzaklaştırılma ve Ayşe Tuba ARSLAN’ a yaklaşmaması hususunda koruma kararları verilmiş ve Ayşe Tuba Arslan hakkında koruma uygulanmıştır” denildi.

    3 kez uzaklaştırma karar verildi

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 kez Yalçın Özalpay hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini belirterek, “Ayşe Tuba Arslan'ın kendisine şiddet uyguladığını belirttiği Yalçın Özalpay hakkında talebi üzerine Eskişehir 1.Aile Mahkemesi tarafından 17 Temmuz 2018 tarihinden itibaren ayrı ayrı 1 ay, 2 ay ve 6 ay olmak üzere uzatıldığı tespit edilmiştir. Son uzatma kararı 08 Ocak 2019 tarihinde 6 ay süre daha uzatılmıştır. Son üzücü olayın meydana geldiği tarihte uzatılan koruma kararının süresinin dolduğu, bu tarihten itibaren de herhangi bir talep yapılmadığı ve herhangi bir ihlal olmadığı için yeni bir karar verilmediği anlaşılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

    'Başvurmadığım hukuki işlem kalmadı'

    İki çocuk annesi Ayşe Tuba Arslan’ın, eski eşi hakkında 23 kez suç duyurusunda bulunduğu ve el yazısıyla yazdığı son dilekçesinde, çaresizliğini ‘benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz?’ yazarak anlattığı ortaya çıktı.

    Arslan’ın geçen 5 Temmuz’da el yazısıyla yazıp savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde, “Boşanmış olduğum eski eşimden hâlâ şiddet, ağzı alınmayacak hakaretler görüyorum. Yalçın Özalpay tarafından üzerime bir sürü borç bırakılmıştır. Maaşıma icra gelmiştir. Şu an kendisi oturmakta olduğu evdeki mobilyaları bana ödetmektedir. Ben şu an maddi manevi çok zor durumdayım, çalışamıyorum. Defalarca şikâyet etmeme rağmen hiçbir sonuç alamadım, uzaklaştırmam olduğu halde. Benim bu Yalçın Özalpay isimli şahısla ilgili başvurmadığım hukuki işlem kalmadı. Bu şahıstan ölüm tehdidi alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz? Ben çok mağdurum” dediği ortaya çıktı.

    Avukat Karasu: Sadece bu yıl 10 başvurusu var

    Avukat Yıldız Karasu, Ayşe Tuba Arslan’ın sadece 2019 yılında 10 başvurusu olduğunu söyledi. Kadına şiddete yönelik daha etkin ve hızlı çözümler bulunması gerektiğini anlatan Karasu, “Ayşe Tuba’nın bizim incelediğimiz kadarıyla 2017’den itibaren başvuruları var ama çok net tedbir kararını istediği tarih Eylül 2018. Daha sonra 1-2 aylık uzaklaştırmalar alıyor. Son olarak Ocak 2019’da ortaya çıkıyor ve 6 aylık uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla ulaşamama gibi çeşitli tedbirler alınıyor. Sırf 2019’dakini incelediğimizde kadının 10 tane başvurusu var. Bu başvurularda her defasında şunu söylüyor, ‘ben tedbir kararı aldırdım. 6284’e aykırı ihlaller var. Ben hakarete uğruyorum, tehdit ediliyorum. İşe gidip gelirken hep önüme geçiyor. Bana iftiralar atıyor, yaralıyor. Ne olur bana yardım edin’ diye dilekçeleri başvuruları var. Ne yazık ki bu başvurular devletin kulağına gitmiyor. 6284 yapılıyor ama 6284’ün kendi içerisinde o kadar çok bürokratik aksaklığı var ki bir kadın ben şiddete uğruyorum diyerek başvurduğunda bile mahkemeden geçmesi, tebligatı arada boşluklar doğurabiliyor. 6284’ün bu noktada çok ciddi ele alınması gerekiyor. Çünkü İstanbul sözleşmesi şiddeti engellemek için hızlı ve etkili çözümler bulmak zorundasın diyor. Biz bu noktada hızlı ve etkili çözümler bulmazsak her gün bir kadın cinayetiyle karşılaştığımız tablo artarak devam edecek” diye konuştu.

    Karasu, Ayşe Tuba Arslan’ın eski eşi Yalçın Özalpay’a yönelik ‘cinayet davası’na katılmak için şuana kadar 15 avukatın gönüllü olduğunu da sözlerine ekledi.

    Baba Arslan: Kızımı morgda tanıyamadım

    Ayşe Tuba Arslan’ın babası Serdar Arslan, boşandığı eşi Merak Sondikme, evlerinde kızlarının fotoğraflarına bakarak gözyaşı döküyor. Kızının saldırıya uğradığını arayan polislerden öğrendiğini anlatan baba Serdar Arslan, 44 gün sonra hastane morgunda kızını tanıyamadığını söyledi.

    Satırla saldırmasının büyük bir kin olduğunu ifade eden baba Arslan, “Olay günü beni polis memuru aradı kızımın ağır yaralı olduğunu ve Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde olduğunu söyledi. Hemen gittim, baktım ki kızımı parça parça doğramış, kafasını ikiye ayırmış. Kızım yere düşmüş, yerde de vurmaya devam etmiş. Hayvan desem hayvanlara hakaret olur. Arkasından saldırmış. Katilin İstanbul’dan ağabeyi gelmiş, bunlar planlamış cinayeti bir gün önce. Halk linç etmeye kalkınca, oradan uzaklaştılar” dedi.

    Ayşe Tuba Arslan’ın eski eşi hakkında çok sayıda başvurusu ve şikayeti olduğunu belirten Serdar Arslan, o kadar karara rağmen, katledildiğini söyledi. Sadece eski eşini değil, kendilerini bile tehdit edildiğini söyleyen baba Arslan şunları söyledi:

    “Bu kadar uzaklaştırması varken, adam kızı eline kolunu sallaya sallaya kızımın peşinde Azrail gibi gezdi. Hepimizi tehdit etti, ‘hepinizi öldüreceğim, keseceğim’ diye. Kızımı parçaladı, ne diyebilirim ben. Kızımı yaktı, beni yaktı. Bu kin nedir ya? Her gün bir kadın öldürülüyor. Bir ayda 299 kadın öldürüldü. Kadın anadır, ana olmazsa biz olmayız. Kadınlardan kızlardan ne istiyorlar. Bu kadar dosya varken, kızım satırla doğrandı, doğranana kadar kimse bir şey yapmadı. Nasıl bir adalet, nasıl yargı, nasıl bir sistem. Kızım kadınların idolü oldu, cenazesini kadınlar kaldırdı. Hiçbir cenazeyi kadınlar omzunda taşımadı. Bu ne demek biliyor musun? Yavrum gün görmeden toprağa gitti. Eceliyle ölmedi yavrum, gözleri açık gitti. Yavrumu ben morgda tanıyamadım. Küçücük kalmış, mezara kanlı kanlı gitti yavrum. Bundan sonra yavrularımız, kızlarımız, kadınlarımız bir kin uğruna ölmesin. Evlenirsin, boşanırsın kesip doğraman mı lazım? Kurbanda dahil bu hayvana bile bu yapılmazken, kızıma yapıldı. Allah’a havale ediyorum. Bunca sene kaç kadın gitti, yavru gitti. Memleket ne hale geldi komşunun çocuğunu sevemiyorsun ya” dedi.

    'Tuba'm eceliyle ölmedi'

    Ayşe Tuba Arslan’ın gözü yaşlı annesi Meral Sondikme ise kızına ait ölüm belgesi ve fotoğrafını elinden düşürmüyor. Çok feryat ettiğini ve çok üzüldüğünü anlatan Meral Sondikme, “Tuba’m eceliyle ölmedi. Sadece çocuk mezarı kadar mezarı oldu tanınmayacak şekilde satırlarla parçalamış bir hayvan dahi böyle parçalanmaz. Çok feryat ediyorum Allah bildiği gibi yapsın” diye konuştu.

    Etiketler:
    Suç duyurusu, Kadına şiddet, Kadın cinayeti, Cinayet, Eskişehir, Ayşe Tuba Arslan
    Topluluk kurallarıTartışma
    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın